İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/950 E. 2024/66 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/950
2024/66
25 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/950 Esas
KARAR NO:2024/66
DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/11/2017
BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS, ... KARAR SAYILI DOSYA
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/11/2017
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ...'da inşaat alanında faaliyet gösterdiği, ticari ilişkide oldukları ...Ltd. Şti. Yetkilisi olan ...'nın davacı şirkete ait çekleri yapılacak bir ticari alım satım kapsamında henüz imza altına alınmadan teslim aldığı ve bu çekleri sahte imza tatbik ederek piyasada kullandığını, davacı şirket muhasebe müdürlüğüne gelen davalı yetkilisinin kendilerinden alınacak mallar karşılığında oluşacak 100.000,- TL lik bedeli ve vadesinin taraflarca belirlenmiş keşide edilecek 5 adet çeki almak istediğini, bu çeklerin hazırlanıp hazırlanmayacağının davacı Şirket yetkilisi ...'a sorulduğunu, davacı şirket tarafından 5 adet çekin hazırlandığını, imza için ...'ın beklendiğini, şirket yetkilisinin geç dönebilecek olması nedeniyle, davalı şirket yetkilisinin sonradan imzalatmak üzere 5 adet çeki imzasız olarak teslim aldığını, bu gelişmelerden sonra davalı ile alınacak mallar konusunda uyuşmazlığa düşülmesi üzerine mal alımından vazgeçildiğini, davalı şirket yetkilisinin çekleri iade edeceğini beyan etmesine karşılık iade etmediğini, çeklerin vadelerinin yaklaştığında çeklerin piyasadan sorulmaya başladığını ve çeklerin sahte imza ile piyasaya sürüldüğünün öğrenildiğini, ... Bankası ... /İstanbul Şubesinin ... numaralı ... İnş. Malz. Dek. Nak. San. Tic. A.Ş. hesabına ait ... numaralı çekin ...İnş. Miz. Nakliye San Tic. Ltd. Şti. emrine 30/10/2017 keşide tarihli 20.000,-TL bedel ve keşide yeri İstanbul olarak hazırlandığını, fakat imzalanmadığını, çekte imzanın sahte olduğunu, davalı şirketin önceleri davacı şirketin ticari ilişki içinde olduğu bir şirket olduğunu, kendisine oluşan barçlar kapsamında çek ve nakit olarak ödemeler yapıldığını, oluşan sorunlar kapsamında ticari ilişkiye son verildiğini, davalı şirketin yetkili imzayı daha evvel alınan çeklerden dolayı bildiğini, kuvvetle ihtimal bu kapsamda imzayı tatbik ettiklerini, davaya konu 1 adet çekin bulunduğunu, akıbeti bilinmeyen 4 çekin kim ya da kimlerde olduğunun bilinmediğinden şimdilik bu çekler için dava açıldığını, davalı şirketin oluşan sahtecilik ve dolandırıcılık eylemi karşısında davalı firma yetkilisi ... aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığını belirterek davacı şirketin davalılara borcunun bulunmaması ve çekin davacı tarafından imzalanmamış olması nedeni ile menfi tespit davasının kabulüne, dava konusu çekin iptaline, davacı adına takip açılması muhtemel olduğundan dava kesinleşinceye kadar tedbir kararı verilmesine, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz 20/11/2017 tarihli tensip ara kararı ile, davacının tedbir talebinin kabulü ile; icra takibinin kesinleşmediği dikkate alınarak dava değerinin %15'i oranında teminat yatırıldığı takdirde icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından diğer davalı ...Ltd. Şti. den yasa ve yönetmeliklere uygun bir şekilde tevsik edilen dava konusu 20.000,- TL tutarlı çekin alındığını, akabinde de çekin tahsil edilememesi üzerine borçlular aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas dosyadan takip başlatıldığını, icra takip dosyasına ilişkin 22.11.2017 tarihinde gerçekleştirilen ihtiyati haciz işlemi sırasında davacı tarafından ihtiyati haciz miktarının ödendiğini, Mahkeme tarafından verilen tedbir kararı gereği davacı tarafından yatırılan dosya borcunun İcra Müdürlüğünde bulunduğunu, huzurdaki davada dava dilekçesi içinde davacı şirkete ait çekin davacı ile diğer davalı arasında var olan ticari ilişki sebebi ile davacı şirkete ait çekin davacı şirket yetkilisinin daha sonra imzalayacağını beyan etmesi üzerine diğer davalıya verildiğini, ancak daha sonra aralarındaki ticari ilişkiye ilişkin uyuşmazlık yaşandığını ve diğer davalının çekleri iade etmeyerek sahte imza ile piyasaya sürüldüğü iddia edilerek ihtiyati tedbir kararı verilerek davacının borçlu olmadığının tespitinin istendiğini,Mahkemenin ara kararı ile tedbir talebinin kabulü ve icra talebinin durdurulmasına karar verildiğini, ancak kararının kabulünün taraflarınca kabul edilmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davaya konu çekin rızaen aralarındaki ticari ilişki sebebi ile diğer davalıya verildiğini ve borcu kabul ettiğinin açık olduğundan davacının imza itirazının reddi, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ve menfi tespit isteminin usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile reddinin gerektiğini, Mahkeme tarafından verilen ihtiyatı tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, davacının dava konusu çek bedelini ihtiyati haciz sırasında İcra Müdürlüğüne yatırdığını, davacı ile diğer davalının muvazaalı işlemler ile haksız kazanç elde etrnek amacı ile beraber hareket ettiğini, dava konusu çekin diğer davalıya ikrar olduğu üzere rıza ile ve var olan ticari ilişki kapsamında verildiğini, çekin rıza dışında elden çıktığı konusunda bir beyanın bulunmadığını, davacı tarafın .... İcra Hukuk Mahkeme'sinin ... Esas saylı dosyasında imzaya itiraz ettiğini, davacının huzurdaki davayı açmakta bir yararının bulunmadığını, davaya konu çeke ilişkin borcun davalı tarafından açık bir şekilde ikrar edildiğini, çekin davacı şirket yetkilisinin onayı ile diğer davalıya teslim edildiği ikrar edilerek borcun kabul edilmiş olması nedeniyle davacının imza itirazının reddinin gerektiğini, davacı tarafından verileri beyanların tümünün inandırıcılıktan uzak olduğunu, ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, özellikle hem davacı hem de diğer davalının tacir olduğu düşünüldüğünde hayatın olağan akışına aykırı iş bu kurgunun inandırıcılıktan uzak olduğunu, dava konusu çekin basım tarihinin 17.04.2017 olduğunu, cevap dilekçesi ekinde sunulan alacak bildirim formundan görüleceği üzere çekin davalı tarafından temlik alındığı tarihin 12.05.2017 olduğunu, davacı şirket yetkilisinin onayı ile düzenlenen çeklerin yine şirket yetkilisinin onayı ve rızası ile diğer davalıya teslim edildiğini, aralarında bu kadar yakın ilişki olan aynı adreste faaliyet gösteren davalı tarafından davacıya imzalatılmasının nedeni mümkün olmadığının anlaşılamadığını, iş bu hususun tek başına davacının iddiaların doğru olmadığının ortaya çıktığını, çekin basım tarihi ile davalının temlik alındığı tarih incelendiğinde aralarında bir aylık süre dahi olmadığı ve bu denli yakınlık içinde olan ve yıllardır aynı adreste faaliyet göstermiş kişilerin ilişkilerinin bu kadar kısa sürede nasıl bozulduğunun anlaşılamadığını, davacı ile diğer davalı ...Ltd. Şti. nin dilekçe ekinde bulunan Ticaret Sicil Gazetesinden de görüleceği üzere aynı adreste faaliyet gösterdiklerini, Ticaret Odası kayıtları ve ...internet sitesinde yer alan ... numaralı telefonun davacı şirket adına kayıtlı olduğunu, ayrıca ...yetkilisi ... adına kayıtlı ... numaralı telefonun davacı şirket adresinde kullanıldığını, davacı tarafından ikrar edildiği üzere dava konusu çekin rıza ile diğer davalıya teslim edildiğini, ...'in çeki temlik alan iyi niyetli 3.şahıs konumunda olduğunu, davacının ne çek üzerindeki imzanın sahte olması ne de davalı ile olan ticari ilişkilerinin bozulması yönündeki şahsi defileri Faktoring Şirketine karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, ayrıca ticari ilişkide Uyuşmazlık konusunun yaşandığına dair iddianın da yargılama gerektirdiğini ve davacı tarafından ispatlanamadığını, davalı şirketin alacağını yasa ve yönetmeliklere uygun şekilde tevsik ettiğini, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 9/2 maddesinde faaliyete konu faktaring işlemlerinin yapılabilmesi ve Faktoring sözleşmesi kapsamında faktoring şirketlerinin müşterilerinden temlik yoluyla aldığı bir alacağı takip edebilmesi için alacak bir kambiyo senedinden kaynaklansa bile Müşteri ile Faktoring Şirketi arasında sözleşme, fatura veya alacağın bir mal ve hizmet satışından doğmuş olduğunu tevsik eden benzeri belgeler ile ilişkilendirilmiş olması gerektiğinin hüküm altına alındığını, Mahkemede görülen uyuşmazlığa ilişkin olarak diğer davalı ile Faktoring Şirketi arasında 07.10.2016 tarihinde Faktaring Sözleşmesi imzalandığını, müşteri tarafından sunulan 08.11.2016 düzenleme tarihli ve ... numaralı Davalı ...ile davacı arasında düzenlenmiş fatura ile çekin tevsik edildiğini ayrıca davaya konu çekin 12.05.2017 tarihinde temlik alındığını, yine müşteri ile Faktoring Şirketi arasında alacak bildirim föyünün bulunduğunu, davalı şirketin TTK 790.maddesinde sayılı çiro silsilesinin düzgün olup olmadığını kantrol etmek dışında kontrol yükümlülüğünün bulunmadığını, ayrıca davaya konu çek ile davacı şirket yetkilisinin .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin 07.11.2017 tarihli haciz tutanağında yer alan imzalar karşılaştırıldığında imzalar arasında gözle görünür farklılık bulunmadığının aşikâr olduğunu, davalının çek üzerindeki imzayı karşılaştırma imkânı olsa dahi imzalar arasındaki farkın anlaşılmasının mümkün olmadığını, davacının borçlu olmadığının tespiti için davacı tarafça davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun kesin ve yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini, dava konusu çekin rıza dışında elden çıktığına ilişkin iddiaların tümünün davalı tarafından çekin temlik alınması sonrasında öğrenildiğini belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz iddialarla açılan davanın usulden reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin inşaat alanında faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkilinin ticari ilişki içinde olduğu davalı ... Mühendislik ... Ltd. Şti ile müvekkili şirkete ait dava konusu çekleri yapılacak ticari alım satım kapsamında henüz imza altına alınmadan aldığını ve devamında da bu çekleri sahte imza tatbik ederek piyasada kullandığını, müvekkili şirkete gelen davalı ... Mühendislik .. Ltd. Şti yetkilisinin alınacak mallar karşılığında 100.000-TL'lik bedeli ve vadesi taraflarca belirlenmiş keşide edilecek 5 adet çeki imzasız olarak aldığını, daha sonra davalı şirketten alınacak mallar kapsamında uyuşmazlığa düşüldüğünü ve bunun üzerine teslim edilen imzasız çekleri davalıdan iade etmesinin istendiğini fakat davalı şirketin çekleri iade etmediğini, müvekkili şirketin çekleri piyasadan sormaya başladığını, çeklerin davalı şirket tarafından sahte imza ile piyasa sürüldüğünü öğrendiklerini ve diğer davalı ...Ş tarafından tahsil amaçlı olarak elinde bulundurduğunun tespit edildiğini, bu nedenlerle davalı ... Mühendislik ... Ltd. Şti açısından müvekkilinin bu şirkete borcunun bulunmaması nedeniyle ve çeklerin müvekkili tarafından imzalanmamış olması yani kamiyo evrağının sahte olması sebebiyle menfi tespit taleplerinin kabulüne, diğer davalı açısından davaya konu çeklerin müvekkili şirket tarafından imzalanmamış olması yani kambiyo evrağının sahte olması sebebiyle menfi tespit taleplerinin kabulüne, çeklerin iptaline, davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ara kararı ile, tedbir talebinin %115 teminat karşılığında kabulü ile davalıların davalıların dava konusu ... nolu Türkiye İşbankası ... Şubesine ait 20.000,00-TL bedelli çekten dolayı davalı aleyhine takip başlatmamalarına ve başlatılan takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
CEVAP:
Davalı ...Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu çekin keşidecisi ve cirantaları ile İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/950 e. Sayılı davasına konu çekin keşidecisi ve cirantaları aynı olduğunu, çeklerin aynı tarihte ve aynı şekilde teslim edildiğini ve her iki davanın da konusunun aynı olduğunu belirterek davaların birleştirilmesini talep etmiştir.
DELİLLERVE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava menfi tespit davasıdır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve ...Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ... CBS soruşturma sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden, davacı şirketin ticaret sicil kayıtları,
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından 30/10/2017 vade tarihli, 20.000,00 TL bedelli çek aslı celp edilmiştir.
... Sulh Hukuk Mahkemesinden talimat yolu ile vekaletname asılları celp edilmiştir.
Mahkememizce davacı şirket yetkililerinin yazı ve imza örnekleri alınmıştır.
Dosya grafolog bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 23/07/2019 tarihli raporda; "İnceleme konusu ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'nin “.... MÜH. İNŞ.MALZ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.” emrine yazılı, “20.000”, “yirmibin” TI bedelli, “... İNŞ. MLZ. DEK. NAK. TİC. A.Ş.” adına atılmış, ... seri numaralı, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 30.10.2017 olan çek aslı ön yüzündeki borçlu imzası davacı şirket yetkilileri...'ın eli ürünü olmadıkları.." belirtilmiştir.
Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 05/01/2021 tarihli raporda; davalı ... A. Ş. tarafından Diğer Davalı ...Ltd. Şti. 11.05.2017 tarihinde yapılan finansman işleminin taraflar arasında akdedilen bir sözleşmeye dayandığı, fatura temliki alınarak ve işlem tutarını ödeyecek bir çek alınmak sureti ile yapıldığı, bedelin diğer davalının hesaplarına ödendiği, işleme konu temlik alınan faturanın tarihi 03.06.2016 olup, işlem tarihi 11.05.2017 ödeme belgesinin vadesinin 30.10.2017 olduğu, fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında 16 aydan uzun bir sürenin bulunduğu, ayrıca fatura üzerinde düzeltmelerin bulunduğu, işlem tutarı nedeni ile faturanın teyidinin alınmadığı ve istihbarat yapılmadığının ifade edildiği, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usül ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. Maddesinin 1. Fıkrasına göre faktoring şirketleri kambiyo senetlerini devir alırken müşterinin itibarını ve ticari geçmişini araştırmak ve senedin gerçek bir mal veya hizmet karşılığı edinilmiş olup olmadığını incelemekle yükümlü olduğu, davalı ... A. Ş.'nin bu yükümlülüğü yerine getirdiği konusunda kusursuzluğunu ispat edecek bir belge sunamadığı, ayrıca ödeme belgesi olarak alınan çekteki imzanın davacı şirket yetkililerinin el ürünü olmadığının bilirkişi tarafından tespit edildiği, bu çerçevede davalı ...Ş.'nin yaptığı finansman işleminde istihbarat yapmayarak ve fatura teyidi almayarak Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usül ve Esaşlar Hakkında Yönetmeliğin 5. Maddesinin 1. Fıkrası hükümlerini yerine getirdiğini bu hususta kusursuzluğunu ispat edemediği, dava konusu çekteki imzaların davacı firma yetkililerinin el ürünü olmadığının bilirkişi marifeti ile tespitinin ve davacının çekteri arzusu hilafına elinden çıktığı konusunda herhangi bir bilgi ve belge sunamamasından kaynaklanan tarafların karşılıklı kusurlarının hukuki sonuçlarının Mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği, tarafların tazminat ve diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin hukuksal değerlendirmeyi gerektirdiği ve Mahkemenin taktirinde olduğu belirtilmiştir.
Dosya yeniden Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 21/06/2022 tarihli ek raporda; kök raporda yapılan tespitlerin ilave gelen evrak ve bilgiler çerçevesinde daha da güçlendiği Finansman işlemine konu edilen ve temlik alınan faturanın davacı kayıtlarında bulunmadığı, davaya konu çekin ise ne davacı ne de diğer davalı ...firma kayıtlarına alınmadığı, takibe konu çekin üzerindeki imzaların firma yetkiliklerine ait olmadığının bilirkişi marifeti ile tespit edildiği, temlik alınan fatura üzerinde oynamaların bulunduğu, yönetmelikte belirtilen istihbaratın yapılması halinde bu olumsuz durumların tespitinin çok kolay olacağı, yeterli ve gerekli inceleme yapmayan ... A. Ş. nin kusursuzluğunu ispat edemediği, kök rapordaki görüş ve tespitimin yeni veriler çerçevesinde güçlendiği, tarafların diğer taleplerinin Mahkeme taktirinde olduğu belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Asıl ve birleşen davada; davacı ... A.Ş'nin inşaat alanında faaliyet gösteren bir firma olduğu, davalılardan ...Ltd Şti ile aralarında ticari ilişki bulunduğu, davacıya ait dava konusu iki adet çekin aralarında geçmişten gelen ticari güven ilişkisinden kaynaklı olarak davalı ...Ltd Şti'nin yetkilisi olan ...'ya imza atılmadan önce teslim edildiği, ticari anlamda anlaşamamaları üzerine davalılardan ...Ltd Şti'nin söz konusu çekleri davacıya teslim etmek yerine diğer davalı ... .... A.Ş'ye aralarında imzalanan Faktoring Sözleşmesi kapsamında temlik edildiği anlaşılmıştır.
Asıl dava bakımından ... Bankası .../İstanbul şubesine ait ... numaralı ve 20.000-TL bedelli çek üzerinde yapılan inceleme neticesinde 23/07/2019 tarihli raporda çekteki imzaların davacı şirket yetkililerinin el ürünü olmadığı, davalılardan ... A.Ş'nin temlik aldığı çeke ilişkin istihbaratı yapmadığı, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in ilgili maddelerine göre faktoring şirketleri kambiyo senetlerini devir alırken müşterinin itibarını ve ticari geçmişini araştırmak ve senedin gerçek bir mal veya hizmet karşılığı edinilmiş olup olmadığını incelemekle yükümlüdür kaldı ki davalılar arasında bulunan Faktoring Sözleşmesi kapsamında temlik alınan fatura bakımından davalılardan ...tarafından davacı adına düzenlenmiş faturanın okunaklı görüntüsünden fatura tutarının yazı ile yazıldığı bölümde davacıya ait vergi dairesinde tek çizgi ile iptal ve düzeltme yapıldığı, yine firma ismi ve vergi numarasının tükenmez kalemle tekrar üzerinden geçilmiş olduğu hususu dosya içerisinde yer alan 05/01/2021 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılmakla Davalı ... A, $. nin yaptığı finansman işleminde istihbarat yapmayarak ve fatura teyidi almayarak Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usül ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. Maddesinin 1. Fıkrası hükümlerini yerine getirmediği, yine dava konusu çekteki Imzaların Davacı firma yetkililerinin el ürünü olmadığı anlaşılmakla asıl davada davanın kabulü ile Davacının dava konusu ... Bankası .../İstanbul Şubesi'ne ait 30.10.2017 keşide tarihli, ... seri nolu 20.000 TL bedelli çek nedeni ile davalılar ...Ltd. Şti ve ... A.Ş'ye borçlu olmadığının tespitine, davalılardan ... A.Ş'nin dava konusu çekin ciro silsilesi ile hamili olduğu, bu nedenle keşidecinin imzasının sahte olduğunu bilebilecek durumda bulunmadığından İİK 72/5. maddesindeki tazminat koşulları somut olay bakımından gerçekleşmediğinden kötü niyet tazminat talebinin davalı ...Ş'nin kötü niyetli olduğu subut bulmadığından REDDİNE, diğer davalı ...Ltd. Şti bakımından %20 oranında 4.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalı ...Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerinin reddine,
Birleşen dava bakımından ... Bankası .../İstanbul şubesine ait ... numaralı ve 20.000-TL bedelli çek için de davacı imza itirazında bulunmuştur. Sahtelik itirazı, herkese karşı ileri sürülebilir. Bu kıymetli evrak hukukunda da genel olarak adi senet bakımından da geçerlidir. Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspat yükü ise bir olayın gerçekleşmiş olup olmadığının anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden yargıcın aleyhte bir kararıyla karşılaşmak tehlikesidir(YILMAZ,Ejder; İspat Yükü, 1980, s. 3). Kendisine ispat yükü düşen taraf için ispat yükü bir yükümlülük değil(mükellefiyet), yüktür(külfettir). İspat konusu, 6100 sayılı kanunun ise 187 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Yargıtay 12. HD'nin 2019/5272 esas, 2020/2821 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK.nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 E.-2006/231 K. sayılı kararı) Burada atıf yapılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir (Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı; aynı yönde, Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/12-2692 esas, 2019/1003 karar) Somut olayda da ispat külfeti, takibe dayanak senede dayanan alacaklı sıfatlı davalıdadır. Davalı ...vekili, 12/01/2023 tarihli duruşmada özetle; birleşen dosyada ki çek bakımından inceleme yapılamaması hususunda beyanda bulunmak için süre talep ettiği, celse arasında verdiği dilekçesinde söz konusu çekin diğer davalı ...Ş'de olduğunu beyan ettiği, süresi içerisinde Mahkememizce, davalılara 30/01/2023 tarihli ara karar ile çek aslını HMK 220.madde uyarınca takibe dayanak olan ve davacının imzasının olduğu iddia edilen senedin (çekin) aslını sunmaları veya bulunduğu yeri bildirmeleri amacıyla 2 hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içinde çek aslı sunulmaz veya bulunduğu yer bildirilmez ise yargılamaya dosya kapsamına göre devam edileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Davalı kesin süre içinde takibe dayanak olan ve davacının imzasının olduğu iddia edilen senedin (çekin) aslını sunmamış veya bulunduğu yeri bildirmemiştir. 15/06/2023 tarihli duruşmada davalının mazereti üzerine yeniden 1 haftalık kesin süre verildiği, ancak süresi içerisinde çekin dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Önemle belirtmek gerekir ki; mahkememizce verilen kesin süre usule ve hukuka uygundur. Çünkü, Hakimin tespit ettiği süreler ise, kural olarak kesin değildir (Kuru, Baki/ Arslan Ramazan/ Yılmaz, Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış 22. Baskı, Ankara 2011, s.749). Belirtildiği üzere, ilke olarak, hakimin verdiği süre kesin olmayıp, kesinlik için iki koşuldan birinin varlığı zorunludur. İlk hal, hakimin kesin olduğunu belirtmeksizin verdiği ilk sürede işlemin yapılmaması nedeniyle ilgili tarafın yeniden süre talep hakkının varlığı karşısında, bu talep üzerine hakimin verdiği ikinci sürenin kesin olması ve bu kesinliğin yasadan kaynaklanmasıdır; bu halde, ikinci kez verilen sürenin kesin olduğu belirtilmemiş ve ihtar edilmemiş olsa dahi, sonuç değişmez. İkinci halde ise; yasaya göre hakimin, tayin ettiği ilk sürenin kesin olduğuna da karar verebilmesidir. Kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Bu ilkenin doğal sonucu, yargısal kesin süreyle sadece tarafların değil, hakimin de bağlı olduğu, dolayısıyla hakimin bu tür bir ara kararından dönmesinin hukuken geçersiz bulunduğudur. Kısaca; ister kanun, ister hakim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir.(Benzer ilkelere YHGK'nin 12.12.2012 gün ve 2012/9-1170 E., 1172 K.; 18.02.1983 gün 1980/1-1284, 1983/141; 22.11.1972 gün 8/832, 935; 13.10.2010 gün 2010/17-510-485; 28.04.2010 gün 2010/2-221-241 ve 28.03.2012 gün 2012/19-55-2012-249 sayılı kararlarında da değinilmiştir.). Davalı vekili, verilen kesin sürede, takibe dayanak olan ve davacının imzasının olduğu iddia edilen senedin (çekin) aslını sunmamış veya bulunduğu yeri bildirmemiştir ve davacı lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Aşamalar da davalı vekili, çek aslının sunulması için davacıya kesin süre verilmesini beyan etmiştir. İspat yükü davalıdadır ve ispat külfetini davalı yerine getirememiştir. Tüm açıklamalar ışığında, davalı tarafça ispat külfeti yerine getirilemediğinden, bu yönüyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu ... Bankası .../İstanbul Şubesi'ne ait 30.10.2017 keşide tarihli, ... seri nolu 20.000 TL bedelli çek nedeni ile davalılar ...Ltd. Şti ve ... A.Ş'ye borçlu olmadığının tespitine, davalılardan ... A.Ş'nin dava konusu çekin ciro silsilesi ile hamili olduğu, bu nedenle keşidecinin imzasının sahte olduğunu bilebilecek durumda bulunmadığından İİK 72/5. maddesindeki tazminat koşulları somut olay bakımından gerçekleşmediğinden kötü niyet tazminat talebinin davalı ...Ş'nin kötü niyetli olduğu subut bulmadığından REDDİNE, diğer davalı ...Ltd. Şti bakımından %20 oranında 4.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalı ...Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
- ASIL DAVADA Davanın KABULÜ ile,
Davacının dava konusu ... Bankası .../İstanbul Şubesi'ne ait 30.10.2017 keşide tarihli, ... seri nolu 20.000 TL bedelli çek nedeni ile davalılar ...Ltd. Şti ve ... A.Ş'ye borçlu olmadığının tespitine,
Kötü niyet tazminat talebinin davalı ...Ş'nin kötü niyetli olduğu subut bulmadığından REDDİNE, diğer davalı ...Ltd. Şti bakımından %20 oranında 4.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalı ...Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerinin reddine
- BİRLEŞEN DAVADA Davanın KABULÜ ile,
Davacının dava konusu ... Bankası .../İstanbul Şubesi'ne ait 30.10.2017 keşide tarihli, ... seri nolu 20.000 TL bedelli çek nedeni ile davalılar ...Ltd. Şti ve ... A.Ş'ye borçlu olmadığının tespitine,
Kötü niyet tazminat talebinin davalı ...Ş'nin kötü niyetli olduğu subut bulmadığından REDDİNE, diğer davalı ...Ltd. Şti bakımından %20 oranında 4.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalı ...Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerinin reddine
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
-
Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.366,20. TL harçtan daha önceden ödenen toplam 341,55. TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.024,65. TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde. 13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan; 341,55. TL Peşin/nisbi Harcı, 1.750,00. TL Bilirkişi ücreti, 667,55. TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.759,10TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
-
Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.366,20. TL harçtan daha önceden ödenen toplam 341,55. TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.024,65. TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde. 13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan; 341,55. TL Peşin/nisbi Harcı, 123,50. TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 465,05TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29