İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/189 E. 2024/612 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/189
2024/612
16 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/189 Esas
KARAR NO :2024/612
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/03/2024
KARAR TARİHİ:16/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin maliki olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 10619 Ada 283 Pafta ve 3 Parsel Numaralı Arsa nitelikli Bağımsız Bölüm olarak Tapu Müdürlüğü'nde kayıtlı taşınmazı 2019 yılı itibari ile herhangi bir kira sözleşmesi bulunmaksızın davalı ... Anonim Şirketi tarafından baz istasyonu inşa etmek suretiyle haksız işgal etmiş olduğu tespit edilmiş olup taşınmazdaki haksız işgallerine son verilerek haksız el atmanın önlenmesi ve ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketlerin davacı ... İnşaat Taah. San. Ve Tic. Anonim Şirketi'nin tek maliki olduğu ilgili arsa nitelğindeki taşınmazını 2019 yılı itibari ile herhangi bir kira sözleşmesi bulunmaksızın baz istasyonu inşa etmek suretiyle haksız işgal ettiklerinin tespit edilmesinin akabinde tarafımızca 30.01.2024 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, işbu ihtarnamede; baz istasyonlarına ilişkin kira sözleşmelerinin rayiç kira bedelleri tarafımızca tespit edilememiş olduğundan fazlaya ilişkin hakkımız saklı tutmak kaydı ile şimdilik sadece ilgili taşınmazdaki baz istasyonunun kaldırması suretiyle yedi (7) gün içinde boşaltılarak haksız işgale son verilmesi ihtar edildiğini, bu kapsamda taraflarınca yedi günlük süre beklenmiş ancak davalı şirket tarafından bir dönüş alınamamış olduğundan 12.02.2024 tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, arabuluculuk görüşmeleri esnasında baz istasyonlarının habersiz bir şekilde acele ile kaldırıldığı bilgisi öğrenilmiş olup bu minvalde davalı şirket ile görüşmeleri üzerine kiralama davalı yetkilisi ...tarafından 16.02.2024 tarihinde baz istasyonunun söküldüğü bilgisini içerir e-posta tarafımıza ileterek dava konusu baz istasyonunun davacı taşınmazında bulunduğunu ikrar ettiğini, davacı şirketin mülkiyetinde olan ilgili taşınmazın davalının kullanımına ilişkin davacı şirket tarafında herhangi bir muvafakat verilmemiş olup herhangi bir kira sözleşmesinin akdedilmediğini, bu minvalde davalı şirketin iyiniyet kurallarına aykırı bir şekilde hakkı olmadığını bilmesine rağmen taşınmazı kullanmaya ve yararlanmaya devam ettiğini, bilindiği üzere, telekomünikasyon şirketleri ile taşınmazı sahibi arasında akdedilen kira sözleşmesi neticesinde baz istasyonunun kurulabileceğini, ancak somut durumda davalı şirketlerin dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 10619 Ada, 283 Pafta 3 Parsel Numaralı Arsa nitelikli Bağımsız Bölüm olarak Tapu Müdürlüğü'nde davacı şirket mülkiyetine kayıtlı taşınmazı 2019 yılından bu yana taraflar arasında herhangi bir kira sözleşmesi bulunmaksızın haksız işgalci olarak kullandığını, hal böyleyken, davalı taraf fuzuli işagil olarak taşınmazdan faydalandığını, tüm bu nedenler ışığında; davacı şirketin muvafakati olmadan, herhangi bir kira ilişkisi de bulunmayan davalının inşa etmiş olduğu baz istasyonun haksız işgali sebebiyle yıkmak suretiyle kaldırılarak müdahalenin meni ile birlikte davalı tarafından haksız işgal ile yararlanması sebebiyle ise 22.03.2019 - 22.03.2024 tarihleri arasında 60 aylık -fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla- HMK 107. maddesi gereğince 6.000,00 TL (her ay için 100,00 TL olmak üzere) ecrimisil bedelinin belirsiz alacak davası olarak işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini belirterek davacı ... İnşaat Taah. San. Ve Tic. Anonim Şirketi'nin tek maliki olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 10619 Ada 283 Pafta ve 3 Parsel Numaralı Arsa nitelikli Bağımsız Bölüme davalı tarafından inşa edilmiş olan baz istasyonu, cihazlarını ve eklentilerini yıkmak suretiyle kaldırılarak müdahelenin mennine ve kal kararı verilmesine, bilirkişi incelemesiyle birlikte esas tutar belirlenecek olmakla beraber fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik HMK 107. maddesi(belirsiz alacak davası olarak) gereğince 6.000,00 TL ecrimisil bedelinin haksız işgalin başlangıç tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davanın kabulü ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı yanca müdahalenin men'i ve kal talebinde bulunulduğundan eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davacı yanca da ifade edildiği üzere huzurdaki dava ikame edilmeden evvel davalı şirket tarafından baz istasyonunun tahliyesi gerçekleştirildiğinden müdahalenin men'i ve kal talebinin hukuki yarar şartı yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, davacı yanın 5 yılı aşan taleplerinin zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin dava konusu taşınmazda kira ilişkisine dayalı olarak kiracı sıfatıyla yer aldığından haksız işgalci konumunda olmadığını, davalı şirket tarafından taşınmazın tamamı kullanılmamış olup kullanılan alanın m2 olarak tespiti ve yalnızca kullanılan alan kadar ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerektiğini, davacı yanın dava konusu taşınmazda çekişmesiz olarak kullandığı kısım olup olmadığının tespit edilmesi gerekmekte olup çekişmesiz olarak kullandığı kısım olması halinde huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin malik olduğunu davalı şirkete gönderilen ihtarnameyle bildirdiğinden yalnızca iş bu tarih itibariyle ecrimisil talep edilebileceğini belirterek müdahalenin men'i ve kal talebinin hukuki yarar şorta yokluğu sebebiyle reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, taraf delilleri dosya içerisine alınmıştır.
Dava: haksız işgal nedeniyle müdahalenin meni ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TIK'nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK'nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğ3an davalardır. bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gereksi nispi ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; eldeki davada istenen ecrimisilin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(TMK) 683. ve 995. Maddelerine dayandırıldığı; her ne kadar taraflar tacir olsalar dahi, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmadığı, esasen dava dilekçesinde de bu yönde bir iddiaya yer verilmediği, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşecektir. (Emsal için bkz İst.BAM 1 HD 2018/609 E 2018/1441 K sayılı ilamı).
Bu kapsamda huzurdaki davanın niteliği itibariyle davacının davasının görev yönünden usulden reddine, görevli mahkemelerin genel görevli mahkeme İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı HMK'nın 2. Maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE
-
HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın İSTANBUL NÖB. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına ,
-
HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
Yargılama, harç ve masrafların görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.
16/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58