İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1061 E. 2024/474 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1061
2024/474
25 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1061 Esas
KARAR NO :2024/474
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:14/11/2018
KARAR TARİHİ:25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 12.11.2017 tarihinde sözlü olarak anlaşma yapıldığı, bu anlaşma kapsamda davalı tarafa yazılım geliştirme hizmeti verileceğini, bu kapsamda anlaşma ile sınırları belirlenen yazılıma ilişkin olarak back-end kısmının geliştirileceği bu iş projenin dört fazdan oluştuğu ve ilgili fazlar tamamlandıkça test edilip yayına alınacağı, söz konusu işin toplamda 8 ay süreceği ve Bayın sonunda sona erip İşin tamamının tesilm edilmiş olacağı, parça parça yapılıp teslim edilen işin bedeli ile ilgili de Davalı tarafından yapılacak ödemelerin aylık olarak bu iş kapsamında çalıştırılacak davalı tarafından onaylanacak sayıda ... Personeli başına Adam X Ay :20.000TL + KDV olarak ödeneceği, ancak bu süre içerisinde söz konusu işle ilgili davalı taraf herhangi bir yatırım alırsa bu yatırıma konu paranın davalı tarafın hesabına geçtiği andan itibaren davacı tarafa ödenecek Adam X Ay = 24.000TL+KDV olarak kararlaştırıldığını bu yazışamaya dair mailler dosya ekinde sunulduğunu, davalı tarafa yapılan yazılım işleminin kapsamlı ve meşakkatli olduğunu, bu husus Bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, anlaşma maili ve bilirkişi raporundan da anlaşılması üzerine işin tamamının 8 ay olarak (bitiş tarihinin 12.07.2018) öngörüldüğünü, taraflar arasında da mutabakat sağlandığını ve her ay hakkediş şeklinde yüklenici davacı ... tarafından o ay çalıştırılan adam x ay hesabı üzerinde yapılacağı kararlaştırıldığını, ilk etapta söz konusu iş için 3 ile 3,5 adam x ay hesabı üzerinden çalışmaya başlandığını, başlangıçta davalı tarafından düzenli ödemelerin yapıldığını, daha sonra devam eden aylarda iş kapsamına göre davalı tarafın onayı ile işçi sayısının artırıldığını, davacı tarafından fazlardan ilkinin bitirildiğini API testlerin yapıldığını ve uygulamaya alındığını buna ilişkin taraflar arasında yazışmaların ekte sunulduğunu, ikinci faz olan garaj datanın geliştirilmeye başlandığı sırada davalı tarafından tamamen farklı yeni bir talep geldiğini, “...” adlı yepyeni bir ürünün projeye dahil edilmesini talep ettiklerini, bu ürünü ... kısmında kullanılmasını ve bu projeye göre geliştirilmesini beyan ettiklerini, davalı tarafından talep edilen ...'de toplam 230 milyon adet data bulunduğunu ve bu dataların sadece ... (bulut) ortamına aktarılması dahi uzun zaman alacak bir iş olduğunu, Bilirkişi tarafından yapılan incelemede bu işin yeni bir iş olduğunu ve 1,5 ay alacak işlemde olduğunu, bu durumu davalı tarafın talep ettiğinin tespitinin yapıldığını, ... süreci ve Datamativ'in eklenmesine ilişkin tüm taleplerin ve ... süreci ile İlgili yazışmaların ekte sunulduğunu, davacı tarafın 1 adam X 1,5 aylık bir sürece ve yönde bir zaman kaybının olduğunu, davalı taraf ile ...'in uygulanması ile ilgili Firma yetkilisi ... ve Diğer ... çalışanı ile yazışmaların yapıldığını bu yazışmaların dahi 40 gün sürdüğünü, bu sebeple ciddi zaman kaybedildiğini, tüm yaşanan olumsuzluklara rağmen davalının işin kapsamını sürekli arttırdığını ve taahhüt edilen tamamlanma tarihine henüz 2,5 aylık bir zaman varken birden bire davalının mayıs ayında projenin geciktiği ve gereği gibi yürütülemediği hususunda e- postalar gönderildiğini, bu süreçte davacı tarafından işlerin devam ettiğini, bu yazışmalar ve dolasıyla iş devam ederken davacı tarafın Nisan 2018 ayındaki çalışma için 4 adam X ay üzerinden kesilen 30.04.2018 tarihli fatura bedelini Davalı tarafından
ödenmediğini, davalı tarafından 8 günlük iade süresinde iade edilmediğini buna karşılık 25.05.2018 tarihinde iade faturası kesildiğini, bu lade faturasına karşılık davalı tarafın faturanın ödenmesine yönelik .... Noterliği'nin 28.05.2018 tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarname gönderildiğini, aynı şekilde işin yapılmasına devam edildiğini ve sözleşmeye ilişkiye istinaden yazılım geliştirme işine 5 adam X ay üzerinden 31.05.218 tarihli fatura bedeli de ödenmediğini, davalı tarafın faturanın ödenmesine yönelik .... Noterliği'nin 11.06.2018 tarihli ve 18078yevmiye no'lu ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından olumlu geri dönüş olmadığını Bunun üzerine 11.06.2108 tarihinde davalı tarafın davranışları sebebiyle sözleşmenin fesih edildiğini ve dava konusu faturaların ödenmesi için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını davalı tarafın haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın Y020 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına, alacağın ticari reeskont faizi ile davalı taraftan tahsiline hükmedilmesine yargılama ve vekaleti ücreti davalı tarafa yüklenilmesini talep ve beyan edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından dava edilen faturaların davalı tarafa ifa edilmediğini ve davalı tarafından ödenen bedellere ilişkin hizmetin alınmadığını, taraflar arasında sözlü olarak kurulmuş ve detayları kısmi şekilde e-mail yolu ile belirlenmiş olan sözleşme kapsamını davacı tarafından kötü niyetli şekilde mahkemeye eksik aksedildiğini, taraflar arasında sözlü olarak 4 fazdan oluşacağı konusunda anlaşma sağlandığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak sözleşmeyi daralttığını davacı tarafından alınan bilirkişi raporunda eksik inceleme olduğunu, davalı tarafından davacı tarafın ikrar ettiği üzere Nisan 2018'e kadar tüm faturaların düzenli şekilde ödendiğini30.,04.2018 ve 31.05.2018
faturalarını ödemekte haklı olarak imtina edildiğini, Davalı tarafın davacı tarafın yapılan tüm çalışmaların teslimi ve tamamlanan kodların devri için davacı tarafından talep edildiğini ancak davacı taraf talepleri cevapsız bıraktığını, davacı tarafından iddia edildiği gibi 22.03.2018 tarihine kadar yapılan kodlar teslim edilmediğini, tüm bu izahlar haricinde proje sürecinde davalı tarafından talebe dilen ek işlere ilişkin teknik detaylar ve zamanlama konusunda taraflar mutabık kaldığını, ancak ilerleyen süreçler davacı daha önce mutabık kalınana zamanlamalarda işleri tamamlamadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davacı tarafından yapılacağı taahhüt edilen işler bir bütün olarak arz edildiğini, taraflar arasında 2 hafta bir “sprint”toplantı yapıldığını ve bu toplantılarda projelerin gidişatları hakkında raporlama yapıldığını, bu süreçte projenin tamamlandığına dair davacı tarafından davalı yana somut veri sunulmadığını, davacı tarafından kesilen faturalara itiraz edilmemesi sebebi sözleşme konusu eserin kendisine teslim edileceğine olan inancı ve işin niteliği gereği kendisine yapılan raporlar dahilinde işlerin tam olarak yapıtdığını sanmasından kaynaklandığını, tüm bu izahlar neticesinde davanın reddini üzere inkar tazminatına, alacağın ticari reeskont faizi ile davalı taraftan tahsiline hükmedilmesine yargılama ve vekaleti ücreti davacı tarafa yüklenilmesini talep ve beyan edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalılar aleyhine toplam 214.259,71 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 03/10/2023 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ... Oğlu; "ben davalı şirkette 2018 yılından beri teknoloji biriminde önce CTO olarak sonra da yazılım direktörü olarak çalışmaktayım, biz davacı tarafla 2 haftada bir işin yapılması için toplantılar yapıyorduk, düzenli olarak onların ofisine gidiyorduk, yapılan geliştirmeler hakkında soruları oluyordui biz de cevap veriyorduk, işin hangi aşamada olduğu konusunda bilgi alıyorduk, bize her şey yolunda deniliyordu, belli tarihlerde teslimatın yapılacağı söyleniyordu, Mayıs Haziran gibi teslim yapılacaktı, en son yapılan görüşmede son maddeler neler bunlar üzerinde konuşuldu, bize işi bitirme aşamasında olduklarını 2 hafta içinde işin biteceğini söylediler, 1 gün sonra yeniden toplantı talebinde bulundular, bize yeni bir zamanlama çıkardıklarını söylediler, kalan işin Eylül ayında tamamlanabileceğini söylediler, bu husus anlaşmaya tamamen aykırıdır, bizde ofisimize dönüp kendi kararımızı aldık, davacı şirkete karşı güvenimizi kaybettik, işin doğası gereği normal sarkmalar doğaldır ancak bu olayda davacı taraf çok gecikmiştir, 3 ay süre fazla bir süredir, 6 ay çalışmadan sonra 3 aylık süre çok uzun bir süredir, kendi ekibimizle işi yapabileceğimize kanaat getirdik, 4 ay içerisinde tüm işlemleri yaptık sistemi çalışır hale getirdik, tüm yazılımı sıfırdan kendimiz yaptık, davacı taraf bize hiç bir şey teslim etmedi, proje farklı aşamalardan oluşuyordu, bize kaynak kodu verilmedi, onların beyanına göre ilk faz tamamlandı diyorlar ancak bize böyle bir iş teslim edilmedi, en önemlisi de kaynak kodu teslim edilmedi, işin ilk fazının canlıya alındığı bize söylendi ancak biz test ettiğimizde çalışmadığını gördük, ben davacının ek yazılımcı eklemesine davalının onay verip vermediği bilmiyorum çünkü ben teknik kısım ile ilgiliniyorum , data motiv ürünü en başta sözleşme kapsamında olup olmadığını veya sonrada eklenip eklenmediği ben bilmiyorum, benim alanımda olan hususlar değildir, davacının iddia ettiği data motivi ben test ettiğimde sadece otomobil datası verisi vardı fakat ticari araç verisi yani %40 'lık kısım eksikti, ayrıca otomobillerin belli özellikleri eksikti, mesela standart donanım fiat gibi, data motiv davacı şirketin hazırladığı bir veri tabanı değildir, biz daha önce bu veri tabanını başka şirketten satın almıştık, davacıdan istenilen bunu daha kolay erişilebilir hale getirmekti, ancak bunu yapamadılar, bu data motiv çok kapsamlı bir veri tabanıdır, bizim kaynak koduna erişimimiz olmadığı için hiç bir kodu kullanamadık, 6 aylık bir süreçte davacı taraf sadece 1.fazı yaptığını söyledi, geri kalan 3 fazın belirttikleri 3 ayda bitmesi mümkün değildi dedi."
Mahkememizin 03/10/2023 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ...; "ben davalı şirkette önce genel müdür yardımcısı olarak bu yıldan itibarende direktör olarak çalışmaktayım, taraflar arasındaki tüm konuşmalar ve anlaşma işin bitiş tarihine göre kararlaştırıldı, Mayıs sonunda işin tamamı bitecekti ancak belirtilen tarihte iş bitirilmedi, durum toplantılarında işin yetişmeyeceği söylenince işi küçülttük hatta buna dair 25 Nisan tarihinde davacı şirkete mail çektik, işin küçültülmüş halini bile bize Eylül ayında teslim edebileceklerini söylediler daha erken bitmesini istiyorsak ek eleman alacaklarını o ihtimalde de işin Temmuz sonunda bize biteceğini söylediler, biz Mayıs sonunda yatırımcılarımıza ürünü sunup tekrar yatırım almak istiyorduk, bu yüzden işin küçültülmesini bile kabul ettik, Nisan sonunda bize Temmuz sonunda önce teslim edilmeyeceği söylendi, davacının işi yapamayacağına kanaat getirerek şirkete eleman alarak 4 ayda tüm işi kendimiz yaptık, bize teknik olarak hiç bir şey teslim edilmedi, çünkü kod listesi bize hiç bir zaman teslim edilmedi sadece kullanım ara yüzü teslim edildi, bu teslim edilen bizim geliştirebileceğimiz bir husus değildi, test için bize test ortamı açıldı, orada da sadece karşı tarafa hataları söyledik ama kod bize teslim edilmedi, bütün iş için bize bir tarih verilmedi ancak ek eleman alınarak işin Eylülde bitirileceği bize söylendi bu husus dosyaya sunulan yazışmalarda da vardır, istediğimiz şey ... uygulamasının otomotiv versiyonuydu ancak bu hiç bir zaman canlıya alınmadı, bize de hiç bir kod verilmedi dedi."
Mali Müşavir ve Bilgisayar Yüksek Mühendisi bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiş, düzenlenen 28/07/2020 tarihli raporda; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yana ait incelenen 2018 yılı ticari defteri ile yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dava konusunun; Taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde tanzim edilmiş olan faturalar nedeni ile davacı tarafı tarafa alacak tespitine yöneliktir, davacı ve davalı tarafın 2018 yılı hesap dönemine ilişkin tutulması zorunlu ticari defterlerinin, kanuna uygun, eksiksiz olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yetkili makamlarca zamanında yapıldığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Fatura ve Çari Heşap Bakiyeşi Alacağı konusu olduğu görülmüştür. Detaylıca verilen davacı taraf 2018 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davacı taraf davalı tarafa yukarıda seri numaraları ve tarihleri belirtilen faturalarla toplam 591.321,60 TL tutarın hizmeti verdiğini, davalı tarafından 378.921,00TL ödeme yaptığı görülmüştür. Davacının davalıdan kaydi olarak 212.400,60TL tutarında alacaklı olduğu görülmüştür. Davacı ve davalı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde teknik bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme sonucunda davacının davalıdan kaydi olarak 212.400,60 TL İşlemiş Faiz 1.859,71TL olmak üzere toplamda 214.259,71TL tutarın alacaklı olduğu, İİK 67/2 maddesi uyarınca takibin fatura ve cari hesaba dayanması bu kapsamda belirlenebilir ve tikit olması sebebi ile ayrıca davacının %20 oranında olmak üzere 42.851,94 TL icra inkar tazminatı talebinde bulunabileceği görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Bilgisayar Mühendisi bilirkişisine dosya tevdi edilmiş, düzenlenen 26/11/2020 tarihli raporda; Bu proje için ortalama 3 ile 3.5 kişinin 8 ay boyunca çalışacağı, proje kapsamının tanımlanmamış olmasından dolayı, yazılım çalışması için gerekli minimum özelliklerin yeterli olacağı,
İstenen temel özelliklere sahip ve çalışabilir bir yazılımın 24-28 Adam/Ay maliyet ile ve 8 ay içerisinde geliştirilmesinin mümkün olduğu, proje kapsamı tanımlanmamış bir yazılımın başarılı olup olmadığının doğrulanamayacağı, proje kapsamının teknik olarak yeterli ve denetime elverişli olmadığı için, teknik olarak yeterli ve denetime elverişli kesin bir sonuç söylenemeyeceği, daha önce alınmış bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere, projenin hayatın olağan akışına uygun olarak devam ettiği ve zamanında bitirilmesine herhangi bir engel olmadığıgörüş ve kanaati belirtilmiştir.
Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Bilgisayar Mühendisi bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiş, düzenlenen 11.05.2021 tarihli raporda; Davalı iş sahibi ile Davacı yüklenici arasında bir yazılım eseri üzerinde sözleşme yapıldığı, bu eserin araçlarla ilgili olarak alım, satım ve birçok hizmetin sağlanabildiği özel bir internet sitesi olduğu, bu site üzerinde son kullanıcıların yanı sıra hizmet veren çeşitli iş ortaklarının bir üyelik modeli ile buluşturulduğu, ayrıca HGS borcu, Tramer Sorgusu gibi kamusal hizmetlerle entegrasyonun sağlanmasının hedeflendiği, Yüklenici olan Davacı’nın sözleşme öncesinde iş sahibi Davalı’yı yeterince aydınlatmadığı, eserin kapsamını, yapım maliyeti ve süresini net olarak tespit etmediği, sözleşme öncesinde sunulması gereken bilgi-belgeler konusunda Davalı’yı bilgilendirmediği, işin kapsamında, süre ve maliyetlerde değişiklik yaşanmadan önce, kendisine bir talep geldiğinde, makul bir süre içerisinde Davalı’yı uyarmadığı, zararın oluşmasından sonra bilgilendirme yaptığı, bir yazılım projesinde, kodlamaya başlanmadan önce analiz yapılmasının önemli olduğu, bu analizde iş sahibinden alması gereken bilgi-belge-dosyaların da belirtilebileceği, bunlar iletilmez ise yüklenicinin uyarı yaparak sözleşme süresinin aşılmasındaki sorumluluktan kurtulabileceği, somut olayda bunlar yapılmadan bilgi toplama, analiz ve üretimin birarada yapıldığı, proje kapsamının muğlak olduğu, sonradan projeye ek taleplerin geldiği, ayrıca Davalı tarafın özellikle Mayıs 2018’de taraflar arasında proje takibi için sürekli kullanıldığı anlaşılan ... platformu üzerinden yapılan taleplere cevap vermediği, bilgi toplamadaki gecikmelerin proje süresini etkileyebileceği, açıklanan tüm bu nedenlerle başta hedeflenen 6 veya 8 aylık sürenin aşılmasının, makul ölçülerde kaldığı sürece, sözleşmeden dönme koşullarını oluşturmayacağı, davalı tarafın sözleşmeyi fesih için 24.05.2018’de Davacı’ya seçenekler sunduğu, bunlar kabul edilmeyince 25.05.2018’de sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği, 12 Kasım 2017 işin başlama tarihi olarak kabul edilse dahi 8 aylık sürenin 12 Temmuz 2018’de tamamlandığı, her ne kadar projenin kapsamı net değilse de, taraflar arasındaki yazışmalardan Payment kısmı haricindeki bölümlerin önemli ölçüde tamamlanmış olduğu, henüz sözleşmenin süresinin bitmesine uzun süre varken, artık eserin tamamlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmasının hakkaniyetli olmayacağı, taraflar arasında kalan işin netleştirilip, üretim aşamasındaki değişiklikler de gözetilerek makul bir sürenin belirlenmesinin mümkün olduğu, huzurdaki davanın yalnızca Davacı tarafın aralarındaki anlaşmaya göre faturalandırdığı ancak Davalı tarafça ödenmeyen kısma ilişkin olduğu, Davalı’nın daha önce ödemiş olduğu tutarları (ve zararlarını) talep edecek şekilde bir karşı dava ikame etmediği, Davacı’nın çalıştırmış olduğu kişilere ilişkin kayıtları dosyaya sunduğu, Davalı tarafça bu kişilerin gerçekte çalışmadığı yönünde bir itirazının bulunmadığı, açıklanan nedenlerle Davacı’nın fiilen proje kapsamında çalıştırdığı adam-gün maliyetlerinin ödenmesi yönündeki taleplerinin kabul edilebileceği, Sayın Mahkeme tarafından kabulü halinde davacının davalıdan 16.06.2018 takip tarihi itibarı ile toplam alacağının 213.192-TL asıl alacak tutarının 212.400- TL olduğu, 212.400-TL asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişken oranlarda avans faiz oranı üzerinden faiz talep edilebileceği görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Bilgisayar Mühendisi bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiş, düzenlenen 28/06/2021 tarihli raporda; Dosya ve ekleri üzerinde yapmış olduğumuz incelemeler neticesinde; Uyuşmazlık konusu yazılımın üretimine ilişkin olarak taraflar arasında imzalı bir sözleşmenin bulunmadığı, ek talep ve değişikliklerde de bunların dahil edildiği yeni bir sözleşme veya tadil yapmak yerine karşılıklı görüşmelerle işin sürdürüldüğü, dosya kapsamında gerçek anlamda teknik projelendirme olarak nitelendirilebilecek herhangi bir Yazılım Tasarım Dokümanı ve Veritabanı Tasarım Dokümanlarına rastlanmadığı gibi programın akış diagramlarının, ekranlarının ve menü tasarımlarının dahi sunulmamış olduğu, taraflar dilekçelerinde çok sayıda elektronik posta sunulmuşsa da teyid edilebilecek nitelikte eksiksiz bir bütün halinde dosyaya sunulmadığı, bu yazışmalarda özetle geçilen, kısaltmalar kullanılarak ya da sadece görüşmeyi yapan kişilerin anlayabileceği atıfların, gerekli ek açıklamalar yapılmadan heyetimizce anlaşılabilmesi ve doğru değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığı, yukarıda belirtilen eksiklerin dosyaya sunulan delil tespit raporu kapsamında da alınmamış olduğu, taraflarca tüm bu teknik konulara cevap verebilecek nitelikte, HMK md. 293’de düzenlenen şekilde, herhangi bir uzman görüşü sunulmamış olduğu, tespit edildiğinden dosya üzerinde yargılamaya yardımcı olabilecek, denetime uygun ve teknik olarak doyurucu bir değerlendirmenin yapılması mümkün olmamıştır. Sayın Mahkeme’ce bu yönde takdir edilir ve bu hususta heyetimize yetki verilmesi halinde tarafların söz konusu teknik doküman ve açıklamalarını sunabilecekleri bir keşfin düzenlenmesi, keşif gününün taraflara ve heyetimizde katılacak üyelere tebliği sonrasında daha detaylı bir raporun tanzim edilebileceği görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Bilgisayar Mühendisi bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiş, düzenlenen 08.05.2023 tarihli raporda; taraflar arasında mail yazışmalarına dayalı bir anlaşmanın mevcut olduğu ve davacı tarafından davalının kullanımına sunulmak üzere web yazılımı geliştirme ediminin üstlenilmiş olduğu, proje bedelinin net olarak belirlenmemiş olduğu ve çalıştırılacak personel üzerinden bir maliyet anlaşmasının yapılmış olduğu, öngörülen proje maliyetinin proje maliyetinin 480.000-560.000 TL olarak hesaplandığı, ancak tarafların karşılıklı mutabakatı çerçevesinde görevlendirilen ek personelle birlikte ortaya çıkan maliyetin, öngörülen maliyetin çok üzerine çıkmış olduğu, dört faz olarak planlanan projenin ilk iki fazının canlı sisteme alındığı, üçüncü fazının geliştirmesinin devam ettiği ve dördüncü fazının geliştirmesinin yapılmamış olduğu, tüm hususlar neticesinde fesih döneminde projenin %70 oranında tamamlanmış olduğunun kabulünün mümkün gözüktüğü, kalan işlerin tamamlanabilmesi için ise, aynı çalışma performansında minimum 3 ay gibi bir süreye ihtiyaç olduğunun değerlendirildiği, davaya konu faturaların projede görevlendirilen personellerin Nisan ve Mayıs 2018 dönemindeki ücretlerine ilişkin olduğu, söz konusu dönemde Davacı tarafından proje geliştirme süreci devam ettiğinden dolayı takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere Nisan ve Mayıs 2018 döneminde personel ücretlendirmesi konulu fatura alacağının talep edilebileceği, taraflar arasında anlaşmaya konu olan proje bütün olarak değerlendirildiğinde henüz tamamlanmamış olmasından ve proje bedeli de personel görevlendirmesi ücreti üzerinden belirlenmiş olduğundan dolayı toplam maliyet bedeli de ucu açık durumda bulunduğu, projenin tamamlanması için minimum 3 ay gibi bir süreye ihtiyaç olduğu değerlendirilmiş olduğundan dolayı kalan süreler de göz önüne alındığında toplam proje bedeli 945.321,60 TL’ye ulaşmış olacağı, Projenin tamamlanma oranı %70 olarak belirlenmiş olduğundan dolayı proje bedelinin %70’i de 661.725,12 TL olacağı, bu hesap şekline göre de Davacının, huzurdaki dava da dahil olmak üzere kesmiş olduğu tüm fatura bedeli toplamı 591.321,60 TL olduğundan dolayı davaya konu faturaların hak ediş kapsamı içerisinde olduğunun ifade edilebileceği, dolayısıyla Davacının her halükarda davaya konu hak ediş bedellerini talep edebilmesinin mümkün gözüktüğü, projenin ilk iki fazı canlı sisteme alınmış olduğundan ve Marketplace fazı henüz tamamlanmamış ve canlı sisteme alınmamış olduğundan dolayı işin tamamlanmış kısmının Davalıya teslim edilmemiş olduğunun anlaşıldığı, hak ediş bedelinin takdirine ilişkin olarak kodların Davalı tarafa teslim edilmemiş olması durumuna ilişkin değerlendirme takdiri Sayın Mahkemenize ait olacağı görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Bilgisayar Mühendisi bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiş, düzenlenen 29/02/2024 tarihli raporda;
Teknik İnceleme
Dosyada mevcut bulunan 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilmiş olduğu ve tarafların beyanlarında ifade etmiş oldukları üzere; taraflar arasında e-posta üzerinden yapılan anlaşma ile Davacı tarafından, Davalıya web yazılım hizmeti verilmesi edimi üstlenilmiştir. Verilecek hizmet karşılığında Davalı tarafından Davacıya ödenecek ücretin, tüm proje bedeli olarak belirlenmediği, ödenecek ücretin çalıştırılacak olan personel başına 20.000 TL + KDV şeklinde kararlaştırılmış olduğu görülmüştür. Davaya konu alacak talebinin de; Davacı tarafından, Davalının kullanımına sunulması planlanan yazılımın geliştirilmesi hizmetinde çalışan personellerin Nisan ve Mayıs 2018 dönemi ücretine ilişkin olduğu belirtilmiştir. Buna göre söz konusu faturalarda Nisan 2018 döneminde 4 personel, Mayıs 2018 döneminde ise 5 personel ücretleri talep edilmektedir. Sayın Mahkeme tarafından verilen görev kapsamında hazırlanan 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; dosyada mevcut dijital ve fiziki dokümanların incelendiği, davaya konu yazılım hizmetinin hangi oranda tamamlanmış olduğuna ilişkin olarak, dosyada mevcut bulunan USB Bellek içerisinde davaya konu yazılımın kaynak kodları mevcut olmasına karşın bu kodların davacının geliştirme ortamının birebir aynısının kurularak test yapılması teknik olarak mümkün olamadığından dolayı incelenmesinin mümkün olamadığı tespiti açıklanmıştır. Dolayısıyla proje süreci ile ilgili kaynak kodlarından ziyade dosyada mevcut diğer dokümanlar üzerinden bir değerlendirme yapılabilmiştir. Buna göre dosyada mevcut dokümanlar üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; davaya konu yazılım kaynak kodları üzerinde yapılmış inceleme ile hazırlanmış olan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... D. İş numaralı dosyası üzerinden alınan 16/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda açıklanan işin %70' lik kısmının tamamlanmış olduğu görüşünün makul olduğu değerlendirilmiştir. Bunun üzerinden de projenin tamamlanması için minimum 3 ay gibi bir süreye ihtiyaç olduğu ön görülmüştür. Belirlenen bu oran üzerinden de alacak hesabı yapılmıştır. Dosyaya sunulan 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporu sonrasında Sayın Mahkeme tarafından Davacının geliştirmiş olduğu yazılımın projesinin kaynak kodları üzerinden çalışan halinin davacı tarafından ortam üzerinden sağlanarak incelenmesine karar verilmiş olup; buna ilişkin olarak 03/10/2023 tarihli duruşmada verilen kararda belirtilen inceleme tarihinde mahkeme duruşma salonunda, bu tarihte incelemenin tamamlanması mümkün olmadığından daha sonra uzak bağlantı yoluyla taraf vekillerinin ve yetkililerinin katılımı ile inceleme toplantısı yapılmıştır. Davaya konu kaynak kodlarının; yazılımın geliştirildiği dönem olan 2018 yılına ait olup olmadığı hususunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin olması için Davacı tarafından kullanılan versiyon kontrol sistemi üzerinde tutulan kaynak kodları indirilmek suretiyle inceleme gerçekleştirilmiştir. Versiyon kontrol sisteminde mevcut kodların değişiklik tarihlerinde yapılan incelemede son değişiklik tarihinin 14-15 Ağustos 2018 tarihinde gerçekleştirildiği, bu tarihin de .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... D. İş numaralı dosyası kapsamında yapılan incelemenin tarihi olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu değişikliğin de kaynak kodun bütününde bir değişikliğe neden olmayan ve yalnızca kaynak kodun çalıştırılabilmesi için gerekli tanımlamalardan ibaret olduğu anlaşılmıştır. Bu duruma ilişkin versiyon kontrol sistemi üzerinden alınan ekran görüntüleri aşağıda sunulmuştur. Kaynak kodlarının, ihtilaf dönemine ait olduğu anlaşıldığından dolayı Davacıya ait kaynak kodları incelenmiştir. Yazılım geliştirme aşaması 4 faz üzerinden planlandığından, her bir faz kendi içinde değerlendirilmiştir. Buna göre yapılan incelemede ilk faz olan ... (Garaj Sepeti Üyelik Sistemi) fazının tamamlanmış olduğu anlaşılmış ve söz konusu fazın Davalıya ait ... Sunucusu üzerinde tutulduğu belirtilmiştir. İlgili faz kapsamında yer alan işlevler tamamlanmış olduğundan ve çalışır durumda bulunduğundan bu aşamaya ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır. İkinci faz olan ... (Garaj Veri) aşaması; sisteme ait olan ve Davalı tarafından temin edilen verilerin tutulduğu veritabanı olup; 08/05/2023 tarihli raporda “...” verisinin aktarılmış olduğu değerlendirilmiştir. Buna ilişkin olarak Davalı tarafından, ticari araç verilerinin aktarılmadığı ve söz konusu verinin projenin bütünü açısından kritik olduğu belirtilmiştir. İnceleme sırasında söz konusu “Garaj Veri” datasının incelenmesi teknik açıdan mümkün olmamış, dolayısıyla bu noktada bir değerlendirme yapılamamıştır. Öte yandan taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığından; Davacının ... aşamasında ticari araçlar yönünden bir sorumluluğu olup olmadığı değerlendirmesi takdiri Sayın Mahkemenize ait olacaktır. Üçüncü faz olan ... aşaması; online bir pazar yeri için gerekli alt yapı çalışmalarının gerçekleştirilmesinin planlandığı aşama olup, 08/05/2023 tarihli raporda bu aşamaya ilişkin bir takım çalışmalar yapılmasına karşın henüz tamamlanmamış olduğu değerlendirilmiştir. Yine .... Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin ... D. İş numaralı dosyası çerçevesinde hazırlanan 16/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda da söz konusu faz kapsamında tamamlanmamış modüllerin bulunduğu belirtilmiştir. İnceleme sırasında market place aşamasına ilişkin olarak; daha önce Davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan ve ayrıca yine Davacı tarafından 27/07/2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan ve ... üzerinde geliştirme sürecinin takibi amacıyla oluşturulan doküman üzerinde tamamlandığı belirtilen işler yönünden inceleme gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda söz konusu işler kapsamında Davacı tarafından çalışma gerçekleştirilmiş olduğu görülmüş olmakla bu aşamadaki söz konusu işlerin test aşamasına tabi tutulması gerektiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla market place aşaması tam olarak bitirilmemiş olmakla birlikte, bu aşamada bitirildiği belirtilen işlerin de Davalı tarafından kabul edilebilir durumda olup olmadığının test aşaması süreçleri ile sonuçlandırılabileceği değerlendirilmiştir. Garaj Sepeti Ödeme Sistemi konusunda herhangi bir çalışma yapılmadığından bir inceleme yapılamamıştır.
Açıklanan tüm hususlar neticesinde, davaya konu yazılım kaynak kodları üzerinde yapılan incelemede; Davacı tarafından OAuth fazına ilişkin işlevlerin tamamlandığı, ... aşamasında veri aktarımı gerçekleştirildiği, bu aşamada Davalı tarafından ticari veri aktarımının yapılmadığının belirtildiği ancak bu hususta taraflar arasında sözleşme mevcut olmadığından Davacının yükümlük olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılamadığı, ... aşamasında bir takım çalışma gerçekleştirilecek bazı işlevlerin tamamlandığı belirtilmiş ve incelemede kaynak kodlar görülmüşse de söz konusu işlevlerin Davalı tarafından kabule uygun olup olmadığının değerlendirmesi için test aşamasına tabi tutulması gerektiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla kaynak kodları yönünden yapılan değerlendirmede; daha önce açıklanan %70 tamamlanma oranının geçerli olarak kabul edilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan dava konusu olay Nisan – Mayıs 2018 dönemi için personel çalıştırma ücretine dayandırılmış olduğundan dolayı; versiyon kontrol sistemi üzerinde bu dönemde kaynak kod üzerinde commit (işleme) gerçekleştirildiği ve dolayısıyla ilgili dönemde çalışma gerçekleştirilmiş olduğu sonucuna da varılabileceği ifade edilebilecektir. Davacı tarafından geliştirilen yazılım kaynak kodlarının Davalıya teslim edilmiş olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığı, dolayısıyla Davalı tarafından bu kodlar üzerinden eksik kalan kısmın başkasına tamamlattırılmasının da mümkün olamayacağı ifade edilebilecektir.
İhtarnameler: Dava dilekçesinin ekinde davacı tarafından sunulan 3 adet ihtarrname incelendiğinde;
.... Noterliği 28.05.2018 tarih, ... Yevmiye Nolu İhtarname ile Davacının, davalıya hitaben; “Anlaşma gereği yazılım ve geliştirme hizmetine ilişkin tanzim edilmiş 30.04.2018 tarih ... nolu kdv dahil 94.400,00 TL. tutarındaki faturanın 30.04.2018 tarihinde gönderlidği, itiraz süresi olan 8 gün içinde itiraz edilmediği 17.05.2018 ... nolu iade faturasının tanzim edilerek 25.05.2018 tarihinde şirkete ait bilgi@... e-posta adresine gönderildiğini, faturanın süresi içerisinde itiraz edilmediğinden kesinleştiği, kendilerine tanzim edilen iade faturasını kabul etmeyerek, işbu ihtarname ile iade ettiklerini, kendileri tarafından tanzim edilen ... nolu fatura tutarının ivedilikle ödenmesini” ihtar ettiği tespit edilmiştir.
.... Noterliği 11.06.2018 tarih, ... Yevmiye Nolu İhtarname ile Davacının; davalıya hitaben; “Anlaşma gereği yazılım ve geliştirme hizmetine ilişkin tanzim edilmiş 31.05.2018 tarih ... nolu kdv dahil 118.000,00 TL. tutarındaki faturanın 30.05.2018 tarihinde gönderlidği, 31.05.2018 ... nolu iade faturasının tanzim edilerek 06.06.2018 tarihinde şirkete ait bilgi@... e-posta adresine gönderildiğini, faturaya iadenin iade faturası tanzim edilmek süretiyle itiraz edilmeyeceği, TTK 21/2 ye göre faturaya itiraz edilebileceği belirtilerek, tanzim edilen iade faturasını kabul etmeyerek işbu ihtarname ile iade edildiğini, ödenmeyen nisan ve mayıs ayına ait 2 adet fatura bedelinin ödenmesini aksi takdirde icra yoluyla tahsilat yoluna gidileceği” ihtar ettiği tespit edilmiştir.
.... Noterliği 18.06.2018 tarih, ... Yevmiye Nolu İhtarname ile Davacının; davalıya hitaben; “Anlaşma gereği davalı nezdinde çalıştırılacak personele ilişkin her çalıştırılacak personel için 20.000,00 TL/Ay bedelli ile anlaşma yapıldığı akabinde bu tutarın her çalıştırılacak personel için 24.000,00 TL/Ay olarak revize edildiği, söz konusu döneme ilişkin düzenlenen faturalar için tanzim edilen iade faturalarının davalıya iade edildiği halde nisan ve mayıs faturaların ödenmediğini, hizmetin devamına ilişkin tüm taleplerin geri çevrilmesi sebebiyle davalı ile yapılan anlaşmayı fesih ettiğini” ihtar ettiği tespit edilmiştir.
•BA-BS Beyanları: Davacı şirketin, davalıya tanzim ettiği faturaların aynen davalının ticari defterlerine kayıt edildiği, ba beyanı ile beyan edildiği, husumetin davacının tanzim ettiği 2018/Nisan ve Mayıs ayına ait 2 adet faturadan kaynaklandığı, davalının kendisine iletilen bu faturaları kabul etmeyerek iade faturası tanzim ettiği, bu iade faturalarının daha sonra davacı tarafından noter marifetiyle davalıya iade edildiği, davalının ticari defterlerinde olmasına rağmen davacının ticari defterlerinde davalının tanzim ettiği iade fatularının olmadığı tespit edilmiştir.
•İcra Takibine Konu Edilen Faturalar : Davacının icra takibine konu ettiği 2 adet faturaya ilişkin bilgilerin aşağıdaki şekilde olduğu;
•30.04.2018 tarih, A-... nolu irsaliyeli fatura “yazılım geliştirme hizmeti” açıklaması ile kdv dahil 94.400,00 TL.
•31.05.2018 tarih, A-... nolu irsaliyeli fatura “yazılım geliştirme hizmeti” açıklaması ile kdv dahil 118.000,00 TL. tespit edilmiştir.
Davacı ve davalının 2018 yılına ait ticari defterleri incelenmiştir. Davacı ve davalının; 2018 ticari defterlerinin; “TTK 64-65-66 ve 82 Mad. ve VUK 220-226 maddesine göre açılış ve kapanış tasdikinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından VUK 215-219 Mad. hükümleri ile muhasebe sistemi uygulama tebliğlerine uygun olduğu” ticari defterlerin davacı lehine delil vasfına haiz olduğu kanaati edinilmiştir. (HMK 222/2)
Davacı ... Ltd.Şti’nin; İncelenen 2018 yılı ticari defterlerinde, Davalı ... A.Ş’nin;
2018 Yılında ; “120.01.A02–... A.Ş.” Alıcılar hesabında hareket gördüğü;
•Davacının, davalıdan 19.06.2018 icra takip tarihi itibariyle; 212.400,00 TL. alacaklı olduğu,
•Davacının, davalıdan 14.11.2018 dava tarihi itibariyle; 212.400,00 TL. alacaklı olduğu,
•2018 yılındaki kayıtlarının; satış, kdv ve chs. hesapları Tekdüzen Muhasebe Sistemine uygun olarak ticari defterlerine kayıt edildiği tespit edilmiştir.
•Davalı ... A.Ş’nin; İncelenen 2018 yılı ticari defterlerinde, Davacı ... Ltd.Şti’nin; 2018 Yılında ; “320.01–...” Alıcılar hesabında hareket gördüğü;
•Davalının, davalıya 19.06.2018 icra takip tarihi itibariyle; borcu olmadığı (bakiye sıfır)
•Davalının, davalıya 14.11.2018 dava tarihi itibariyle; borcu olmadığı (bakiye sıfır)
•Davalının, davacı tarafından icra takibine konu edilen 2 adet faturaya karşılık iade faturası tanzim ettiğinden davacıya ticari defterler kayıtlarında borcunun olmadığı,
•2018 yılındaki kayıtlarının; satış, kdv ve chs. hesapları Tekdüzen Muhasebe Sistemine uygun olarak Ticari defterlerine kayıt edildiği tespit edilmiştir.
Fesih Koşulları Yönünden İnceleme Ve Hesaplamalar
Mahkemenin ara kararında bilirkişiye verilen görevler ve bunlara dair dosyadaki önceki bilirkişi raporları ile teknik ve mali bilirkişilerin tespitleri doğrultusunda ulaşılan tespitlerimiz şöyledir: Projenin kaynak kodları üzerinden çalışan halinin davacı tarafından web ortamı üzerinden sağlanması ve tarafların kusur oranları tespit edilerek varsa davacı tarafın ortak kusur oranının da tespit edilmesi, taraflar arasındaki yazılı bir sözleşme bulunmasa da eposta yazışmalarından ve davadaki iddia ve savunmalarından taraflar arasında web yazılımı geliştirme konusuna dair bir eser sözleşmesi veya karma bir sözleşmenin bulunduğu, iki tarafın buna dair bir kısım edimlerini yerine getirdikten sonra proje tamamlanmadan, temelde proje maliyetlerin aşırı artmasına ve gecikmeye dayalı sorunlar yaşanması üzerine davalı tarafın son iki aya ait futaralarının ödenmediği, işin devamına dair taleplerinin karşılanmadığı böylece eylemli olarak sözleşmenin önce davalı tarafça sonlandırıldığı, Nihayet davacı yüklenici tarafın takip tarihinden bir gün önce noter ihtarıyla sözleşmeyi feshetmiş olduğu, eldeki takibin ve davanın fesih tarihi itibariyle davacı/yüklenici şirketin projede çalıştırılan personel maliyetleri üzerinden hak kazandığını iddia ettiği alacaklarına ilişkin olduğu açıktır. Taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmakla birlikte, tarafların sözleşmeden kaynaklı karşılıklı edimlerini açıkça ve detaylı şekilde birleyen bir yazılı sözleşme bulunmadığından, fesih tarihi itibariyle tarafların karşılıklı edimlerin ne ölçüde yerine getirmiş oldukları, buna bağlı olarak işin sonlandırılmasında/fesihte hangi tarafın/tarafların kusurlu olduğu dosya kapsamındaki teknik ve mali inceleme sonuçlarına göre belirlenebilecektir. Gerek dosyada alınan önceki bilirkişi raporunda gerekse bu rapordaki teknik bilirkişi tarafından işin tamamlama seviyesinin %70 civarında olduğu, projenin bazı fazları gerçekleştirilmiş ve web üzerinden iş sahibi davalı şirkete gönderilmiş olduğu, Nisan-Mayıs 2018 döneminde personel çalıştırılmış olduğunun söylenebileceği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, mevcut proje üzerinden işe devam edilmesi halinde projenin tamamlanması için asgari 3 aya ihtiyaç olduğu, yine davacı tarafından geliştirilen yazılım kaynak kodlarının Davalıya teslim edilmiş olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığı, dolayısıyla Davalı tarafından bu kodlar üzerinden eksik kalan kısmın başkasına tamamlattırılmasının da mümkün olamayacağı da ifade edilmiştir. Yine teknik bilirkişiler tarafından, başlangıçta öngörülen proje maliyetinin 480.000-560.000 TL olarak hesaplandığı, ancak tarafların karşılıklı mutabakatı çerçevesinde görevlendirilen ek personelle birlikte ortaya çıkan maliyetin, öngörülen maliyetin çok üzerine çıkmış olduğu da tespit edilmiştir. Söz konusu teknik tespitlere göre, taraflar arasındaki sözleşmenin/iş ilişkisinin feshinin, esas itibariyle projenin yüklenici davacı şirket tarafından başlangıçta öngörülen ve iş sahibine taahhüt edilen maliyetlerle ve sürede tamamlanmamış olmasından/tamamlanamayacağının anlaşılmasından kaynaklandığı ve fesih tarihi itibariyle sözleşme konusu proje/eser davacı şirketçe tümüyle meydana getirilmemiş olduğu gibi projenin kaldığı yerden devam edilerek tamamlanması için gerekli kaynak kodlarının da iş sahibine teslim edilmediği tespit edilmiştir. Mahkemenin bu inceleme ve tespit sonuçlarına itibar etmesi halinde takip tarihi itibariyle davacı şirketin alacaklı olmayacağı sonucuna ulaşılabilecektir. Mahkemenin farklı değerlendirmeyle başka bir sonuca ulaşması ihtimali için alternatif bir değerlendirme olarak; dava konusu projenin başta öngörülen maliyetlerinin aşırı artması ve işin süresinde tamamlanmamış olmasında davalı iş sahibinin açık bir kusuru tespit edilmemekle birlikte, eldeki davanın yalnızca fesihten önceki dönemde projede istihdam edilen personel maliyetlerine ilişkin olması ve fesihten kaynaklı diğer zarar iddia ve taleplerinin bu davanın dışında olması gözetilerek, Mahkeme tarafından, projenin zamanında yetişmeyeceği ve fesih zamanına kadar istihdam edilen ek personel giderleri sebebiyle proje maliyetlerinin radikal şekilde artacağının, diğer ifadeyle maliyet artışı ve gecikme riskinin fesihten önce Nisan-Mayıs 2018 döneminde de öngörülebilir olması ve ayrıca teknik bilirkişi taraından versiyon kontrol sistemi üzerinde bu dönemde kaynak kod üzerinde commit (işleme) gerçekleştirildiği ve dolayısıyla ilgili dönemde çalışma gerçekleştirilmiş olduğu sonucuna da varılabileceği ifade değerlendirildiğinden, derhal fesih yerine işe devam edileceği yönünde yüklenici/davacı tarafa bir güven verilmiş olması gözetilerek, dava konusu edilen Nisan-Mayıs 2018 dönemi personel maliyetlerinin oluşmasında iş sahibi davalı şirketin de müterafık kusurunun bulunduğu değerlendirilirse, bu ihtimalde takip/dava konusu alacakta herhangi bir tenzilat yapılmaksızın takibin devamı veya kusur durumuna göre ½ veya 1/3 oranında indirim yapılarak itirazı iptali talebinin kısmen kabulü veya reddi hususları tamamen Mahkemenin takdirindedir. 25.08.2018 tarih ... y.nolu ihtarnameyi, Mayıs 2018 faturası 118.000 TL (ve tekrar Nisan faturası) için 11.06.2018 tarih ve ... y.nolu ihtanameyi, nihayet fesih amacıyla takipten bir gün önce 18.06.2018 tarih ve ... nolu ihtarnameyi göndermiştir. Davalı iş sahibi şirket, gönderilen Nisan Mayıs 2018 dönemi faturaları defterlerine işlemeden iade ettiği gibi, fesihten önceki yaklaşık 2 aylık sürede hizmetin devamına dair tüm davacı taleplerini de geri çevirdiğine göre aradaki sözleşmenin davacıdan önce davalı tarafça eylemli olarak feshedilmiş olduğu söylenebilir. Davalı iş sahibinin sözleşmeyi usulünce feshetmediği benimsense dahi takip tarihinden bir gün önce ....Noterliğinde 18.06.2018 tarih, ... Y, no ile gönderilen ihtarname ile bu defa davacı/yüklenici tarafından sözleşme noter ihtarıyla feshedilmiştir. Feshin önce hangi tarafça yapıldığı değil, feshin haklı sebepleri önemli olduğundan yukarıda fesih yönünden yapılan inceleme ve tespit sonuçları değişmeyecektir.
-Mevcut haliyle iş teslim edilmediği taktirde kalan kısmının başkasına yaptırılıp yaptırılamayacağı Teknik bilirkişiler tarafından, davacı şirket tarafından geliştirilen yazılım kaynak kodlarının Davalıya teslim edilmiş olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığı, dolayısıyla davalı tarafından bu kodlar üzerinden eksik kalan kısmın başkasına tamamlattırılmasının mümkün olamayacağı da ifade edilmiştir. Bu tespitlere göre, kaynak kodları verilmeden davalı iş sahibinin, kısmen veya tamamen tamamlanarak web üzerinden sunulan fazları kullanarak işi aynı proje üzerinden tamamlayamayacağı söylenebilir.
-Taraf itiraz ve beyanları ile taraflar arasındaki e-mail yazışmaları dikkate alınarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı varsa miktarının nelerden ibaret ve ne kadar olduğu Teknik ve mali inceleme sonuçlarına göre, fesih tarihi itibariyle işin tamamlanma seviyesi %70 civarında olsa da davalı tarafa kaynak kodları verilmeden işin aynı proje üzerinden tamamlanması teknik olarak mümkün olmadığından işin seviyesinin belirleyici olmayacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca, yukarıda belirtildiği üzere, feshin esas itibariyle yüklenici/davacı şirketin başta taahhüt ettiği maliyetlerin aşırı artmasından ve ek personel istihdamına rağmen süresinde tamamlanamayıp, fesih tarihi itibariyle 3 aylık süreye ihtiyaç olması olmasından kaynaklandığı da tespit edilmiştir. Tüm bunlar, aradaki sözleşmenin esaslı unsurları olan maliyetlerin ve sürenin, tacir sıfatı taşıyan ve TTK.m.18/2 gereğince işlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olan yüklenici şirket tarafından öngörülememiş olması, işin sonuçta da tümüyle istenilen kapsam ve içerikte teslim edileceği konusunda iş sahibi tarafta ciddi tereddütler ve haklı endişeler yaratmış olması beklenir. Bu teknik ve mali tespitlere göre fesihte davacı yüklenici tarafın tam kusurlu olduğu (davalı iş sahibinin müterafık kusuru olmadığı) değerlendirilirse takip tarihi itibariyle davacı şirketin alacağı bulunmadığı sonucuna ulaşılabilecektir.
Sayın Mahkemenin yukarıda sebepleri ve ayrıntıları izah edilen alternatif değerlendirmeye itibar etmesi halinde, tarafların nihai kusur durumu ve kusurun derecesinin tümüyle Mahkemeye ait olması sebebiyle, Mahkemece davacı yüklenici şirket tam kusurlu kabul edilerek, takibin aynen devamına karar verilecek olması halinde davacının ana para alacağının 212.400 TL olacağı, mahkemece davalı iş sahibi şirketin müterafık kusurunun 1/3 olarak değerlendirilmesi halinde davacının ana para alacağının 141.600,00 TL olacağı, mahkemece davalı iş sahibi şirketin müterafık kusurunun 1/2 olarak değerlendirilmesi halinde davacının ana para alacağının 106.200 TL olacağı hesaplanmıştır.
İade Faturaları Yönünden: Davalı taraf, Nisan 2018 dönemine ilişkin ilk faturaya karşı, 30.04.2018 tarihli ihtarname ile gönderilmesinden (muhtemel tebliğ süresi ve) 8 günlük itiraz süresi geçtikten sonra 17.05.2018 tarihli iade faturası düzenleyerek 25.05.2018 tarihinde şirketin e posta adresine göndererek itiraz etmiştir. Faturaya itirazın yasal zorunlu bir şekli olmadığından ve TTK.m.18/3’de sayılan ihtar/ihbar türlerinden olmadığından davacı yanın mail adresine gönderilerek faturaya itiraz edilemeyeceği savunmayı yerinde olmamakla birlikte, ilk fatura için iadenin/itirazın 8 günlük süresinde olmadığı savunması yerindedir. Davalı taraf Mayıs 2018 dönemi faturasına aynı gün içinde iade faturası keserek süresi içinde etmiştir. Ancak, faturaya hiç ya da süresinde itiraz etmemeni sonucu fatura konusu alacağın bir daha talep edilemeyeceği sonucunu değil, yalnızca ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurduğundan ve eldeki itirazın iptali davasında konu esastan tartışılıp kusur, fesih ve alacak yönlerinden esastan inceleme yapıldığından, Nisan 2018 dönemi faturasına süresinde itiraz edilmemiş olsa dahi, yukarıda ulaşılan sonuçlarda bir değişiklik olmayacaktır.
Takip Öncesi Faiz Yönünden: Davacının TTK.m.1530/4’e göre takip öncesi faiz talep etmiş olmakla birlikte, TTK. m.1530/2’de ön koşul olarak belirtilen “…alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse” koşulları somut olayda oluşmadığından TTK.m.1530 gereğince ihtar gerekmeksizin faiz istenemeyeceği değerlendirilmektedir. Mahkemece alternatif değerlendirmeye itibar edilerek karar verilecek olması halinde, 3095 sayılı Kanun m. 2/2 gereğince alacaklı “arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde TCMB avans faizi üzerinden talep edebileceğinden” takip tarihi itibariyle tespit edilen alacağın Nisan 2018 faturası olan 94.400 TL’lik kısmı için ilk ihtarname tarihi 30.04.2018’den, Mayıs 2018 faturası olan 118.000 TL için ise ikinci ihtarname tarihi 30.05.2018’den takip tarihine (19.06.2018) kadar, TCMB avans faizi oranından gecikme faizi hesaplanması gerekir.
Teknik İnceleme Sonuçlarına Göre;
Davaya konu işin fesih tarihine kadar %70'lik kısmının tamamlanmış olduğu, projenin tamamlanması için minimum 3 ay gibi bir süreye ihtiyaç olduğu davacı tarafından geliştirilen yazılım kaynak kodlarının Davalıya teslim edilmiş olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığı, dolayısıyla Davalı tarafından bu kodlar üzerinden eksik kalan kısmın başkasına tamamlattırılmasının da mümkün olamayacağı,
Mali İnceleme Sonuçlarına Göre;
Davacı ile davalının incelenen ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı ile davalının ticari defterlerinde davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacının tanzim ettiği ve icra takibine konu edilen 2018/Nisan ve Mayıs dönemi faturaları davalının ticari defterlerine işlenmiş olduğu, bu faturalara karşılık davalının iade faturası tanzim ettiği ve dolayısıyla davalının ticari defterlerinde davacıya borcunun olmadığ (bakiye sıfır), davacının ticari defterlerinde ise husumete konu 2 fatura bedeli olan 212.400,00 TL. davalıdan alacaklı gözüktüğü, davalının tanzim ettiği iade faturalarının davacı tarafından süresi içerisinde itiraz edilerek noter marifetiyle iade edildiği, taraflar arasında yazılı bir anlaşmaya rastlanmadığı ancak yazışmalardan, davacının vereceği “yazılım geliştirme hizmeti”ne dair ilişkinin 12.11.2017 tarihinde kurulduğu, davacının, icra takibine konu ettiği faturaların;
•30.04.2018 tarih, A-... nolu “Yazılım Geliştirme Hizmeti” İrs. Fat’nın kdv dahil 94.400,00 TL,
•31.05.2018 tarih, A-... nolu “Yazılım Gliştirme Hizmeti” İrs. Fat’nın kdv dahil 118.000,00 TL olduğu,
•Davacının tanzim ettiği ... nolu faturaya istinaden davalının tanzim ettiği 17.05.2018 ... nolu iade faturasının davacı tarafından ....Noterliği 28.05.2018 tarih, ... Yevmiye Nolu İhtarname İle davacıya iade edildiği,
•Davacının tanzim ettiği ... nolu faturaya istinaden davalının tanzim ettiği 31.05.2018 ... nolu iade faturasının davacı tarafından ....Noterliği 11.06.2018 tarih, ... Yevmiye Nolu İhtarname ile davalıya iade edildiği,
-
....Noterliği 18.06.2018 tarih, ... Yevmiye Nolu İhtarname İle Davacının, davalının icra takibine konu ettiği faturaların ödenmemesi ve hizmetin devamına ilişkin tüm taleplerin geri çevrilmesi sebebiyle davalı ile yapılan anlaşmayı fesih ettiğini” ihtar ettiği,
-
Davacının, 19.06.2018 tarihinde ....İcra Müdürlüğü ... E. nolu icra dosyasında 212.400,00 TL. ana para + 1.859,71 TL. işlemiş faiz talebinde bulunduğu, davacı muhtelif defalar noter marifetiyle alacağını talep ettiği ve “taraflar arasında davalının ödemesini geciktirmesi halinde talep edebileceği faiz oranı” tespit edilememiş ise de TTK m. 1530/4'’e göre işlemiş faiz hesabının yapıldığı,
-
İcra takibine ve Sayın Mahkeme Nezdindeki Davaya Konu Edilen Nisan – Mayıs 2018 dönemi için personel çalıştırma ücretine dayandırılmış olduğu, versiyon kontrol sistemi üzerinde bu dönemde kaynak kod üzerinde commit (işleme) gerçekleştirildiği teknik bilirkişi tarafından tespit edildiğinden, ilgili dönemde çalışma gerçekleştirilmiş olduğu sonucuna da varılabileceği ifade edileceği değerlendirme ve kanaatine ulaşıldığından; davacının, davalıdan talep edeceği ana para 212.400,00 TL. alacağının yerinde olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; davacı ... Ltd. Şti’nin davalıya verilen yazılım geliştirme hizmeti karşılığında davalının şirketinde çalıştırılan personel için kararlaştırılan ödemenin yapılmaması sebebiyle tanzim ettiği "2018/Nisan ve Mayıs dönemine ilişkin fatura bedelleri"nin ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü ... E. icra dosyası ile icra takibi yapıldığı, icra takibine davalı ... A.Ş’nin vaki itirazı üzerine açılan İtirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki yazılı bir sözleşme bulunmasa da e-posta yazışmalarından ve davadaki iddia ve savunmalardan taraflar arasında web yazılımı geliştirme konusuna dair bir eser sözleşmesi veya karma bir sözleşmenin bulunduğu, iki tarafın buna dair bir kısım edimlerini yerine getirdikten sonra proje tamamlanmadan, temelde proje maliyetlerin aşırı artmasına ve gecikmeye dayalı sorunlar yaşanması üzerine davalı tarafın son iki aya ait futaraları ödemediği, işin devamına dair taleplerinin karşılanmadığı böylece eylemli olarak sözleşmenin önce davalı tarafça sonlandırıldığı, nihayet davacı yüklenici tarafın takip tarihinden bir gün önce noter ihtarıyla sözleşmeyi feshettiği anlaşılmıştır.Eldeki takibin ve davanın konusu, fesih tarihi itibariyle davacı/yüklenici şirketin projede çalıştırılan personel maliyetleri üzerinden hak kazandığını iddia ettiği alacaklarına ilişkindir.
Taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Tarafların sözleşmeden kaynaklı karşılıklı edimlerini açıkça ve detaylı şekilde belirleyen bir yazılı sözleşme bulunmadığından, fesih tarihi itibariyle tarafların karşılıklı edimlerin ne ölçüde yerine getirmiş oldukları, buna bağlı olarak işin sonlandırılmasında / fesihte hangi tarafın/tarafların kusurlu olduğu dosya kapsamındaki teknik ve mali inceleme sonuçlarına göre belirlenmiştir.
Gerek dosyada alınan son rapordan önceki bilirkişi raporunda gerekse son raporda teknik bilirkişi tarafından işin tamamlama seviyesinin %70 civarında olduğu, projenin bazı fazlarının gerçekleştirilmiş ve web üzerinden iş sahibi davalı şirkete gönderilmiş olduğu, Nisan-Mayıs 2018 döneminde personel çalıştırıldığı tespit edilmiştir.
Bununla birlikte, mevcut proje üzerinden işe devam edilmesi halinde projenin tamamlanması için asgari 3 aya ihtiyaç olduğu, yine davacı tarafından geliştirilen yazılım kaynak kodlarının davalıya teslim edilmiş olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığı, dolayısıyla davalı tarafından bu kodlar üzerinden eksik kalan kısmın başkasına tamamlattırılmasının da mümkün olamayacağı tespit edilmiştir. Yine teknik bilirkişiler tarafından, başlangıçta öngörülen proje maliyetinin 480.000-560.000 TL olarak hesaplandığı, ancak tarafların karşılıklı mutabakatı çerçevesinde görevlendirilen ek personelle birlikte ortaya çıkan maliyetin, öngörülen maliyetin çok üzerine çıkmış olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu projenin başta öngörülen maliyetlerinin aşırı artması ve işin süresinde tamamlanmamış olmasında davalı iş sahibinin açık bir kusuru tespit edilmemekle birlikte, eldeki davanın yalnızca fesihten önceki dönemde projede istihdam edilen personel maliyetlerine ilişkin olması ve fesihten kaynaklı diğer zarar iddia ve taleplerinin bu davanın dışında olması gözetilerek projenin zamanında yetişmeyeceği ve fesih zamanına kadar istihdam edilen ek personel giderleri sebebiyle proje maliyetlerinin radikal şekilde artacağının, diğer ifadeyle maliyet artışı ve gecikme riskinin fesihten önce Nisan-Mayıs 2018 döneminde de öngörülebilir olması, ayrıca teknik bilirkişi tarafından versiyon kontrol sistemi üzerinde bu dönemde kaynak kod üzerinde commit (işleme) gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, dolayısıyla ilgili dönemde çalışmanın gerçekleştirildiği, derhal fesih yerine işe devam edileceği yönünde yüklenici/davacı tarafa bir güven verilmiş olması gözetilerek dava konusu edilen Nisan-Mayıs 2018 dönemi personel maliyetlerinin oluşmasında iş sahibi davalı şirketin de müterafık kusurunun bulunduğu değerlendirilerek davacının tamamlanan orana göre hak ettiği alacak miktarından mahkememizce ½ oranında indirim yapılmıştır.Dolayısıyla icra takibine ve davaya konu edilen uyuşmazlığın, Nisan – Mayıs 2018 dönemi için personel çalıştırma ücreti alacağından kaynaklanıdğı, versiyon kontrol sistemi üzerinde bu dönemde kaynak kod
üzerinde commit (işleme) gerçekleştirildiği teknik bilirkişi tarafından tespit edildiğinden, ilgili dönemde çalışma gerçekleştirilmiş olduğundan davacının, davalıdan 212.400,00 TL alacağının bulunduğu teknik heyet raporundan anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen gerekçelerle davalı tarafın müterafık kusur durumuna göre takipte talep edilen miktar üzerinden ½ oranında indirim yapılarak takip tarihi itibariyle davacı alacağının ana para 106.200 TL ve takip öncesi faiz 945,62 TL olmak üzere toplam 107.145,62 TL olacağı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasındaki takibin 107.145,62 TL üzerinden devamına, asıl alacak 106.200 TL ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığı ve miktarı yargılama neticesinde tespit edildiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasındaki takibin 107.145,62 TL üzerinden devamına, asıl alacak 106.200 TL ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine,
-
Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 7.319,12. TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.659,03. TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.660,09. TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan; 3.659,03. TL Peşin Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan; 13.100,00. TL Bilirkişi ücreti, 419,90. TL Keşif Harcı, 1.690,10. TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 15.210,00. TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.606,12. TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafın yapılın; 2.400,00 TL bilirkişi ücreti, 150,00 TL diğer masraflar olmak üzere toplam 2.550,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.274,82 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.25/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09