İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/357 E. 2024/461 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/357
2024/461
25 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/357 Esas
KARAR NO :2024/461
DAVA:SPK hisse devri sözleşmesinden kaynaklı alacak
DAVA TARİHİ:12/06/2024
KARAR TARİHİ:25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkilisi ...ile davalı ... bundan birkaç yıl öncesinde hisse devri için anlaşmış olup bahse konu hisseler ... A.Ş. ve... A.Ş. Aracılığıyla virmanlanları yapılmış ve aradaki ticari ilişki ile yargı süreçlerinin devam etmesi sebebiyle bugüne kadar herhangi bir süreç başlatılmamış olup bahse konu hisse devirlerinin karşılığını talep etme gereği doğduğunu, bahse konu lot hisse devirleri ekte sunulan talimat yazılarından da anlaşılacağı üzere hisseler davalı yana devredilmiş ancak hisse bedellerinin halen davacıya ödenmediğini, devredildiği tarihte nominal değeri düşük olan bu hisse bedellerinin günümüz koşullarında 125 TL civarında olduğu kabul edildiğinde davacının alacak miktarının oldukça yüksek çıkacağını, dolayısıyla ilgili hisselerin karar tarihindeki karşılığı itibarıyla davacıya ödenmesini talep ettiklerini, davacı şirket ve yetkilisinin bugüne kadar davalı tarafa aradaki ticari ilişkiden dolayı herhangi bir dava açmadıysa da davalı tarafından buna karşılık ödemeler yapılmadığı gibi kendisi müvekkil hakkında farklı iddialarda bulunarak borçlu çıkartmaya çalışmakta, davacıya her anlamda ceza alması için üstün bir çaba sarf etmekte olup kendisi ile arabulucuk görüşmesi sağlanmış ancak anlaşmanın sağlanamadığını, o dönemin şartlarında taraflar aralarındaki güven ilişkisine dayanarak kurulan ilişki yıllar içerisinde hem davacı ... hem de davacı şirket yetkilisini maddi ve manevi zor koşullarda bıraktığını, bununla birlikte kural olarak geçersiz bir hukuki işleme dayanarak kendisini borçlu zannedip edimini ifa eden, yerine getirdiği edimin geri verilmesini talep edebileceğini, geri isteme talebinin sebepsiz zenginleşmeye ilişkin Bk. M. 62’ye dayandığını, sebepsiz zenginleşme konusunda önceden sözleşme yaparak özel hükümler koymanın adetten olmadığını, sebepsiz zenginleşmenin kurallarına göre, alan aldığını faiziyle birlikte hemen geri vermekle yükümlü olduğunu, kanunda düzenlenen borç olmayan şeyin ifası ile sebepsiz zenginleşmenin tüm şartları şeklen geçersiz hukuki işlemden doğan borcun yerine getirilmesi ihtimalinde mevcut olduğunu, ifa amacıyla yapılan kazandırmanın (hisse lot devri) yapıldığı anda davalı taraf borçlu konumunda olduğundan işbu hisse bedellerinin bir an önce davacı şirkete ödenmesi gerektiğini, bilindiği üzere borsa hareketli bir ekonomik kaynak olduğundan o gün tarihiyle verilen hisselerin dava tarihi itibariyle devri gerektiğini, mümkün değilse dava tarihindeki nominal değeri üzerinden tarafımıza iadesi gerektiğini, o günkü bedel üzerinden hesaplanması halinde davacı şirketin alacak hakkı ülkenin enflasyon koşullarında eriyerek adeta yok olacağını, davacı şirketin mağduriyetinin giderilmesi için işbu davanın açılması zaruriyetinin doğduğunu, davacının davalı tarafla yapmış olduğu anlaşma neticesinde davalı tarafa lot virmanını gerçekleştirerek davalı sebepsiz zenginleştiğini, davacının da bu oranda zararının doğduğunu, bu zararın davalı yan tarafından halen giderilmediğini, bu ödemelerin yapılmadığı ise davalı ... ile farklı bir hususla ilgili görüşme esnasında davalının beyanı üzerine fark edilmiş olup öğrenme tarihinden itibaren hemen arabulucuk sürecine başvurulmuş ve arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmanın sağlanamadığını belirterek yargılama sırasında oluşacak durumlar da göz önünde bulundurularak davanın kabulüne, davalıya ödenen 2.250.000 adet lot hisse bedelinin karar tarihindeki karşılığı hesaplanarak en yüksek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Her ne kadar davacı, eldeki davayı sebepsiz zenginleşme olarak nitelemiş ise de HMK 33. maddesine göre davayı nitelemek mahkemenin görevindedir. Dava dilekçesindeki anlatımda davacı, yatırım şirketleri aracı kılınarak davalıya B grubu hisseler devredildiğini fakat davalının devredilen hisse bedellerini ödemediğinden işbu davanın hisse bedeli talepli olarak açıldığını beyan etmiştir. O halde eldeki dava, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanu'nun 12. maddesinde düzenlenen sermaye piyasası araçlarının devrine dair sözleşmeye dayanmaktadır. Eldeki davanın Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli ... numaralı kararı ile 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. Maddesinin birinci fıkrası uyarınca;
1)13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2)22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969. Maddelerinden,
3)19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan (142.maddesinde düzenlenenler hariç),
4)23/02/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'ndan,
5)21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'ndan,
6)06/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan,
7)20/06/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri,
Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'dan, kaynaklanan ve Asliye ticaret Mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İstanbul Adliyesi için 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkur mahkemelere gönderilmemesine, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine karar verilmiştir.
Talep incelendiğinde davacının davasını her ne kadar sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirmiş ise de HMK 33.maddesine göre Hakim Türk hukukunu resen uygulanan hükümleri gereği, dava dilekçesindeki anlatımdan davacının bir sermaye piyasası aracı olan B grubu hisselerinin davalı satışından kaynaklı bedeli alamadığını dile getirerek bu sermaye piyasası araçlarına güncel değerini istediğinden talebin 6362 sayılı sermaye piyasası kanununun 12.maddesine göre sermaye piyasası araçlarının satışına dair sözleşmeden kaynaklandığın anlaşılmaktadır.
HSK'nın 25/11/2021 tarih ve ... sayılı ihtisas kararında 6362 sayılı SPK'dan kaynaklanan davaların finans Mahkemelerinde görüleceği hükme bağlandığından, dosyanın İstanbul 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu’na gönderilmesine ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-
Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 25/11/2021 tarihli ... numaralı ihtisas kararı uyarınca dosyanın Finans Mahkemeleri sıfatıyla bakılmak üzere 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu’na gönderilmesine,
-
Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/06/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09