İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/817 E. 2024/453 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/817
2024/453
12 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/817 Esas
KARAR NO :2024/453
DAVA:İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/12/2023
KARAR TARİHİ:12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin maliki olduğu dükkan niteliğindeki ... İli, Merkez İlçesi, ... Mah.2015 Parsel, B Blok 15 No'lu dükkan niteliğindeki taşınmaza taraflar arasında 06/03/2020 tarihli protokole konu olduğunu, işbu protokole göre davacı şirketin, davalı ...'a 1.050.000,00 TL ( Bir Milyon Elli Bin Türk Lirası ) borcu bulunmakta, borcun 600.000,00 TL ( Altı Yüz Bin Türk Lirası )'lık kısmı için ... İli, Merkez İlçesi, ... Mah.2015 Parsel, B Blok 15 No'lu dükkan niteliğindeki taşınmaz davalı ...'a devredildiğini, kalan 450.000,00 TL ( Dört Yüz Elli Bin Türk Lirası ) borcu da 31/05/2020 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli senet ve 31/07/2020 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli senet ile ödenecek diye protokolde belirtildiğini, davacı şirket tarafından her iki senedin de ödendiğini, ancak davalı ... haricen öğrendikleri üzere ... İli, Merkez İlçesi, ... Mah. Köy içi Mevkii 2015 Parsel, B blok No:15'de bulunan dükkan niteliğindeki taşınmazı 31/08/2020 tarihinde protokole aykırı bir biçimde, mal kaçırma amacıyla ...'na satış suretiyle devrettiğini, işbu satışın taşınmazın gerçek bedelinin çok altında, taraflar anlaşarak muvazaalı biçimde, davacı şirketten mal kaçırma amacıyla gerçekleştirdiğini, davalı ile haricen iletişim kurulduğunu ancak davalının davacı şirkete ilgili taşınmazı geri devretmekten kaçındığını, 06/03/2020 tarihli protkolde taşınmazların başkasına devredilmesinin yasaklandığını, davalı ... tarafından taşınmazlar 3. Kişilere devredilirse 2.000.00,00 TL cezai şart öngörüldüğünü, işbu cezai şartın da davacı şirkete ödenmediğini, taşınmazın emsallerine oranla çok çok düşük bir bedel ile satıldığını, uyuşmazlık konusu taşınmazı devralan ...'nun davaya konu taşınmazın emsal satışlarını öğrenmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafın ... isimli şahısla anlaşarak ve mal kaçırma amacıyla aralarında çok düşük bedel üzerinden satış yapmış gibi gösterip, davacı şirketin protokoldeki borcunu ödediği halde davacı şirkete devretmeleri gereken taşınmazı devretmediklerini, davacı şirketin borcunu ödediği, protokole uyduğu halde protokolün tarafı Mugissiddin Aydın'ın taşınmazı kötü niyetlice devir alan ...'na devrettiğini, bunun üzerine taraflarınca .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafça işbu takipte borca ve imzaya itiraz edildiğini, Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının istinat ettiği protokolün 2020 tarihli olduğunu, 2020 yılında davacı ne gerçek kişi tacir ne de bir şirketin ortağı olduğunu, işbu davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olabilmesinin mümkün olmadığını, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davaya müstenit protokolün sahte olduğunu, protokolde bulunan imzanın davalıya ait olmadığını, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, taşınmazın devir vaadi içeren protokolün noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekmekte olup protokolün geçersiz olduğunu, davacının kendisi dahi sahte protokole uygun davranmadığını, protokolde yer alan edimlerini yerine getirmediğini, mezkur taşınmazın 450.000 TL bedel karşılığında satıldığını, satış işleminde herhangi bir muvazaanın söz konusu olmadığını, huzurdaki davanın 2023 yılında açıldığını, davacının 3 yıl boyunca beklemesinin herhangi bir hukuki işlem yapmaması, ihtar dahi çekmemesi yahut bu durumu ticari defterlerine işlememesinin de izaha muhtaç olduğunu, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu belirterek Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, itirazları doğrultusunda huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava 6098 sayılı TBK'nın 502 ve devamı maddelerine göre, vekalet sözleşmesindeki hak ve yükümlülüklerin sona erdirilmesine dair protokole aykırılık iddiasıyla cezai şart alacağın tahsiline dair başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK 67. maddesine göre iptali talebidir.
Taraflar arasında .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı yargılamasının yapıldığı, davalı ile dava dışı İsmail Süleymanoğlu'nun taşınmaz satışına dair vekalet görevini kötüye kullandıklarından bahisle tapu iptali ve tescil davası açıldığı, bu yargılama devam ederken yargılamamıza dayanak 06.03.2020 tarihli sulh protokolünün imzalandığı ve bu sebeple davacının anılan davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava da vekilin sulh protokolüne uygun davranmadığı iddiasıyla açılmıştır.
Görüldüğü üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık temelde vekalet ilişkisine dayanmakta olup, vekalet ilişkisi TBK 502 ve devamı maddelerinden düzenlenmiş bir müessese olup, 6102 sayılı TTK'da düzenlenmediğinden TTK 4. Maddesinde belirtildiği anlamda mutlak bir ticari davaya vücut vermez. Ancak, vekalet sözleşmesinin her iki tarafı tacir olması durumunda, uyuşmazlık nispi ticari davaya vücut verebilir.
Eldeki davada davacı tüzel kişi tacir olmakla beraber, davalı tacir değildir. Dolayısı ile TTK 4. maddesi bağlamında her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren bir uyuşmazlık olmadığına göre, eldeki dava ticari dava olmadığından görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin görevsizliğine,
-
Dosyanın süresinde talep edilmesi halinde görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
HMK' nun 331/2 maddesi gereğince yargılama masraflarının görevli mahkemece hükme bağlanmasına,
Dair, her iki taraf vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/06/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19