İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/294 E. 2024/375 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/294
2024/375
20 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/246 Esas
KARAR NO :2024/266
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:03/09/2019
KARAR TARİHİ:16/04/2024
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı Görevsizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... ... End. Tic. Ltd. Şti. arasında 1 Mart 2018 başlangıç tarihi 12 ay süreli Yönetim Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşme ile hizmet süresi 12 ay olarak belirlendiği, sözleşmenin bitiminden 2 ay önce taraflarca sözleşmenin uzatılamayacağı bir bildirim olmadıkça sözleşmenin aynı şartlarla yenileneceği kararlaştırıldığını, davacı tarafından 1 Mart 2018 tarihinden itibaren davalı şirkete yönetim danışmanlığı hizmeti verildiğini, tarafların sözleşmenin yenilenmeyeceğine dair herhangi bir bildirimi olmaması üzerine sözleşme 1 Mart 2019 tarihinden itibaren aynı şartlarla 2019-2020 yılını kapsayacak şekilde yenilendiğini, davacının Nisan 2019 ayına ilişkin ücreti ödenmediğini, davacının hak kazandığı Nisan 2019 ücreti ile haksız fesih nedeniyle sözleşme sonuna kadar ödenmesi gereken ücretlerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline karar verilmesi için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu belirterek davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasındaki ilişkinin vekalet sözleşmesi niteliğinde olup davalı tarafından uygun bir zamanda feshedilmiş ve davacı tarafından da hususun kabul gördüğünü, sözleşmenin bir an için hizmet sözleşmesi olarak kabul edilmesi halinde dahi somut olaya belirsiz süreli s özleşmenin feshine ilişkin hükümlerin uygulanacağını, nitekim taraflar arasında akdedilen sözleşmede bildirim şartına uyulmaması halinde sözleşmenin devam edeceğinin ifade edildiğini, yoksa bir yıl daha uzayacağının kararlaştırıldığını, o bakımdan davacı tarafın sözleşmenin 2019 - 2020 yılı için yenilendiğinden bahisle bir yıllık ücret alacağına ilişkin talebin hukuka aykırı olup bu iddia ile icra takibinde bulunmasının ve huzurdaki davayı açmasının haksız ve kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu belirterek davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, davacı aleyhine dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiştir.
Dosya Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 14/04/2022 tarihli rapor özetle;
"a) Davacı ... 193 Sayılı GVK m. 66’ ya göre Serbest Meslek Erbabı sayılmaktadır. Bu sebeple ticari defter tutmamakla birlikte Serbest Meslek Kazanç Defteri tutmaktadır.
17.12.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan VUK 487 No’lu Genel Tebliği’ne göre Serbest Meslek Erbabı olan mükelleflerin kayıtlarının ve defterlerinin elektronik ortamda tutulması amacıyla geliştirilen Defter Beyan Sistemi’ne tabidir. Bu sebeple defter incelemesi yapılamamıştır.
b) Davalı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64,65,66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226,229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 gereğinde mevcut haliyle davalının ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu kanaatine varılarak Takdir Sayın Mahkeme’nize aittir.
c) Taraflar arasında düzenlenen makbuzların davalı şirket tarafından Form BA (Mal ve Hizmet Alışlarına İlişkin Bildirim Formu) ile kanuni süresinde vergi dairesine beyan edildiği, davacı tarafın serbest meslek mükellefi olması sebebiyle BA-BS bildirimi yapma mecburiyeti bulunmadığı tespit edilmiştir.
d) Dava konusu sözleşmenin bir iş görme sözleşmesi olduğu, taraflara yüklediği hak ve borçlar incelendiğinde sözleşmenin vekalet sözleşmesi olarak nitelendirilebileceği, vekalet sözleşmesi olarak nitelendirilmemesi ihtimalinde de TBK m. 502/2 hükmü gereğince kanunda yazılı olmayan iş görme sözleşmelerine de vekalet sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı hükmü gereğince, TBK’daki vekalet sözleşmesi hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanabilceği,
e) Vekâlet sözleşmesinde, tarafların her zaman, bir sınırlamaya veya süreye, karşı tarafın rızasına tabi olmaksızın ya da özel veya geçerli bir sebep gösterilmesine gerek olmaksızın tek taraflı olarak sözleşmeye son verme imkânı bulunduğu,
f) TBK’nin 512/1 maddesi ile uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren tarafın, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu,
g) Tek taraflı sona erdirme hakkının uygun olmayan zamanda kullanıldığının ve bundan dolayı zarara uğradığın, tazminat talep eden tarafın ispat etmesi gerektiği,
h) Yoksun Kalınan Kârın Hesaplanması: davacı taraf sözleşmenin feshedildiği 01.04.2019 tarihinden itibaren bu hizmeti vermeye devam etmiş olsaydı 11 aylık süre içerisinde toplam (KDV Hariç) 224.927,85 TL (38.500 USD) tutarında davalı tarafa serbest meslek makbuzu kesecek ve tahsil edecekti ancak bu tutar üzerinden Yıllık Gelir Vergisine tabi olacağı göz önüne alındığında bu gelir üzerinden vergilendirilecek ve 2019 yılı için 63.782,81 TL ve 2020 yılı için 7.438,25 TL vergi ödemesi yapması gerekecektir. Davacı’nın bu sözleşme kapsamında, kar kaybı talebi ile ilgili olarak doğan zararlarını belgeleyen bilgi belge dosyada olmadığı anlaşılmakla bu işten kaynaklı kar kaybı olduğu ispata muhtaçtır. Davacı tarafın her hangi bir kar mahrumiyetin olmadığı ancak mahkenizce kar mahrumeyeti talebi verilmesi uygun görülmesi halinde davacı tarafın sözleşme devam etmiş olsaydı davalıya düzenleyeceği serbest meslek makbuzlarının toplamı asıl alacak 224.927,85 TL 38.500 USD karşılığı olacaktı. Davacı hizmet sektöründe faaliyet göstermesinden dolayı bu iş ile ilgili bire bir katlanacağı maliyet olamayacağı gibi, ancak genel ofis giderleri kapsamında katlandığı maliyetler olabilecektir. Dolayısyla bu giderlerinde % kaçının bu işe tekabül edip elde ettiği kardan mahsup edileceği ile ilgili dosya münderatında bilgi ve belge olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın her hangi bir kar mahrumiyetinin olmadığı, ancak mahkemenizce kar mahrumiyeti talebi verilmesi uygun görülmesi halinde taleple bağlı kalınarak 223.781,25 TL olabileceği" şeklindedir.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 14/11/2022 tarihli ek raporda; taraf vekili itirazları doğrultusunda, kök raporda değişikliği gerektirir herhangi bir eksiklik tespit edilmediğine dair görüş ve kanaatimizi içerir bilirkişi heyet ek raporumuzu sayın mahkemeye saygıyla sunarız.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 08/08/2023 tarihli 2. ek raporda; taraf vekili itirazları doğrultusunda, kök ve raporlarda değişikliği gerektirir herhangi bir eksiklik tespit edilmediğine dair görüş ve kanaatimizi içerir Bilirkişi Heyet 2. EK Raporumuzu Sayın Mahkemeye saygıyla sunarız.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 29/01/2024 tarihli 3. ek raporda;
Dosya Münderecatında Bulunan 23.09.2020 Tarihli Duruşma Tutanağında Bulunan Davalının Tanıkları
Davalı Tanığı ...’nın Anlatımında: “Ben 2017 yılından beri davacı şirket nezdinde pazarlama müdürü olarak görev yaparım, 2018 yılında davacının çalıştığını hatırlıyorum, davacının görevi danışmanlıktı, şirketimiz kurumsal bir yapıya bürünmek istedi o sebeple davacıyla anlaşıldı, 2018 yılının son ayında davacı ile anlaşma sona erdi diye hatırlıyorum, davacının mesai kavramı yoktu, sürekli ve düzenli mesai saatlerinde çalışmazdı, bazen haftada bir gün gelirdi, davacı ara ara yönetim kurulu başkanı ... ile toplantı yapardı, ara ara fabrikaya giderdi, yine benimle de toplantılar yaptığı olmuştu, davacı yazılım alınması gerektiği yönünde davalı şirket yönetim kurulu ...’ a teklifte bulundu, ... Bey’ de kabul etti, yazılım alınması hususunda benimde hazır bulunduğum 2018 yılı kasım ayındaki toplantıda davacı kullanıcı sayısında hata yaptı, bende daha önce yazılım şirketinde çalıştığım için hatayı ... Beye aktardım, sunum yaptım hatta davacı da sunumda hazır bulunuyordu, daha sonra ... Bey davacıya ithafen kız anlatıyor anlamıyor musunuz şeklinde cümle kullandı daha sonra da ... Bey de sinirlenerek ceketini alıp gitmek istedi daha sonra ... Bey ortamı yumuşattı, 2018 yılı sonu itibariyle ... Beyin ve davacının birlikte çalışmayacakları ve anlaşmayı sonlandırma hususunda konuşmaları oldu, davacıyı 2019 yılında şirkette hiç görmedim.” Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti istemiyorum, dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı.
Davalı Tanığı ...’in Anlatımında: “Ben davalı şirkette 15 yıldır çalışmaktayım, yaklaşık 7-8 yıldır da finans müdürü olarak çalışırım, ...’ ü de şirketimiz arasında şirketimizin yönetim sisteminin yenilenmesi hususunda danışmanlık hizmeti alınması hususunda sözleşme yapıldı, 2018 yılının şubat mart aylarında yapıldı diye hatırlıyorum, davacının mesai kavramı yoktu, hususi odası yoktu, bazen haftanın bir günü gelir, iki hafta gelmez, bazen haftada 2-3 gün gelirdi, sürekli değişirdi, ben müdürler kurulu toplantısına katılmıyorum ancak ... katılıyordu, anlaşma süresi 1 yıldı, 2019 yılında yenilenmedi diye biliyorum ... bey bana ...’ ün getirdiği sistem ile şirketimizin sisteminin uyuşmadığını söylediğini beyan etmiştir, ...’e söylerken ben yoktum, davacıyı 2019 yılı başlarında gördüm diye hatırlıyorum ancak ne amaçla olduğunu bilmiyorum, ben finans müdürü olmam sebebiyle davacının ödemelerini yapardım, 2019 yılı mart ayı itibariyle anılan ayda hizmet almamış olmamıza rağmen ... bey bana ... beye ödemeyi yap, biz kendisi ile helalleştik, bundan sonra çalışmayacağız, 2019 yılı mart ayında ödedik, onun haricinde bir ödeme yapmadık, ancak sonra davacıdan 2019 yılı nisan ayına ilişkin bir fatura geldi onun ödemesini yapmadık, ben durumu ... beye arz ettim ... beyde biz kendisi ile helalleştik, herhalde yanlışlık oldu, herhangi ödeme yapmayın, faturayı davacıya geri gönderin dedi bizde gönderdik” Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti istemiyorum, dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı.
Yoksun Kalınan Kârın Hesaplanması:
Davacı taraf sözleşmenin feshedildiği 01.04.2019 tarihinden itibaren bu hizmeti vermeye devam etmiş olsaydı 11 aylık süre içerisinde toplam (KDV Hariç) 224.927,85 TL (38.500 USD) tutarında davalı tarafa serbest meslek makbuzu kesecek ve tahsil edecekti ancak bu tutar üzerinden Yıllık Gelir Vergisine tabi olacağı göz önüne alındığında bu gelir üzerinden vergilendirilecek ve 2019 yılı için 63.782,81 TL ve 2020 yılı için 7.438,25 TL vergi ödemesi yapması gerekecektir. Davacı’nın bu sözleşme kapsamında, kar kaybı talebi ile ilgili olarak doğan zararlarını belgeleyen bilgi belge dosyada olmadığı anlaşılmakla bu işten kaynaklı kar kaybı olduğu ispata muhtaçtır.
Davacı tarafın herhangi bir kar mahrumiyetinin olmadığı ancak mahkemenizce kar mahrumiyeti talebinin uygun görülmesi halinde davacı tarafın sözleşme devam etmiş olsaydı davalıya düzenleyeceği serbest meslek makbuzlarının toplamı asıl alacak 224.927,85 TL 38.500 USD karşılığı olacaktı, davacı hizmet sektöründe faaliyet göstermesinden dolayı bu iş ile ilgili bire bir katlanacağı maliyet olamayacağı gibi ancak genel ofis giderleri kapsamında katlandığı maliyetler olabilecektir.
Aşağıdaki tabloda davacının 2018 ve 2019 yılları gelirleri içinde davalı taraftan tahsil ettiği gelir ve bu gelirin davacının toplam gelirinin içindeki oranı tespit edilmiş olup davacının toplam giderleri bu orana göre hesaplanarak tespit edilmiştir. 2018 yılı için davacının toplam gelirinin %76,13’ünü davalı tarafa vermiş olduğu hizmetten elde ettiği ve bu oran üzerinden hesaplandığında 116.613,42 TL’lik toplam gider içinde 88.780,96 TL’sinin davalıya verilen hizmet kapsamında gider olarak yazılabileceği, 2019 yılında ise toplam gelirinin %73,50’sinin davalıya verilen hizmetten elde edildiği ve toplam 39.489,51 TL tutarındaki giderin 29.024,80 TL’sinin davalıya verilen hizmet kapsamında gider olarak yazılabileceği tespit edilmiştir. İş bu giderlerin gelirler içindeki oranı hesaplandığında 2018 yılı için elde edilen gelirin %43’ü, 2019 yılı için ise %49’u gider olarak hesaplanmıştır. Söz konusu giderlerin ortalaması alınarak 2020 yılı için kar kaybı hesaplaması raporun ilerleyen kısımlarında hesaplanmıştır.
Sözleşme devam etmiş olsaydı davacının davalıya düzenleyeceği serbest meslek makbuzları aşağıdaki gibi toplam 224.927,85 TL olacak idi.
Dönemler Aylık Net Tutar Aylık Tahsil Edilen Tutar (KDV Hariç) Döviz Kuru Net Ödenmesi Gereken Tutar
30.04.2019 3500 USD+ Stopaj+ KDV 3.500,00 USD 5,9282 20.748,70 TL
31.05.2019 3500 USD+ Stopaj+ KDV 3.500,00 USD 5,9235 20.732,25 TL
30.06.2019 3500 USD+ Stopaj+ KDV 3.500,00 USD 5,7551 20.142,85 TL
31.07.2019 3500 USD+ Stopaj+ KDV 3.500,00 USD 5,5709 19.498,15 TL
31.08.2019 3500 USD+ Stopaj+ KDV 3.500,00 USD 5,814 20.349,00 TL
30.09.2019 3500 USD+ Stopaj+ KDV 3.500,00 USD 5,6591 19.806,85 TL
31.10.2019 3500 USD+ Stopaj+ KDV 3.500,00 USD 5,7363 20.077,05 TL
30.11.2019 3500 USD+ Stopaj+ KDV 3.500,00 USD 5,7403 20.091,05 TL
31.12.2019 3500 USD+ Stopaj+ KDV 3.500,00 USD 5,9402 20.790,70 TL
31.01.2020 3500 USD+ Stopaj+ KDV 3.500,00 USD 5,9716 20.900,60 TL
29.02.2020 3500 USD+ Stopaj+ KDV 3.500,00 USD 6,2259 21.790,65 TL
TOPLAM 38.500,00 USD 224.927,85 TL
Yukarıda yapılan açıklamalara göre; davalı tarafından sözleşmenin iptal edilmemiş olması halinde davacı tarafça davalıya toplam 11 adet, 224.927,85 TL tutarında makbuz daha düzenleneceği, bu gelirin %46’sının gider olarak düşülmesi halinde davacının elde edeceği kârın (224.927,85 –(224.927,85 x 0,46= 103.466,81 ) = 121.461,04 TL olabileceği hesaplanmıştır.
4. SONUÇ
a. Davacı tarafın herhangi bir kar mahrumiyetin olmadığı ancak mahkemenizce kar mahrumiyeti talebi verilmesi uygun görülmesi halinde davacı tarafın sözleşme devam etmiş olsaydı davalıya düzenleyeceği serbest meslek makbuzlarının toplamı asıl alacak 224.927,85 TL 38.500 USD karşılığı olacaktı, davacı hizmet sektöründe faaliyet göstermesinden dolayı bu iş ile ilgili bire bir katlanacağı maliyet olamayacağı gibi, ancak genel ofis giderleri kapsamında katlandığı maliyetler olabilecektir. 2018 yılı için davacının toplam gelirinin %76,13’ ünü davalı tarafa vermiş olduğu hizmetten elde ettiği ve bu oran üzerinden hesaplandığında 116.613,42 TL’lik toplam gider içinde 88.780,96 TL’sinin davalıya verilen hizmet kapsamında gider olarak yazılabileceği, 2019 yılında ise toplam gelirinin %73,50’sinin davalıya verilen hizmetten elde edildiği ve toplam 39.489,51 TL tutarındaki giderin 29.024,80 TL’sinin davalıya verilen hizmet kapsamında gider olarak yazılabileceği tespit edilmiştir. İş bu giderlerin gelirler içindeki oranı hesaplandığında 2018 yılı için elde edilen gelirin %43’ ü, 2019 yılı için ise %49’ u gider olarak hesaplanmıştır. Söz konusu giderlerin ortalaması alınarak 2020 yılı için kar kaybı hesaplaması yapılmıştır.
b. Davalı tarafından sözleşmenin iptal edilmemiş olması halinde davacı tarafça davalıya toplam 11 adet, 224.927,85 TL tutarında makbuz daha düzenleneceği, bu gelirin %46’sının gider olarak düşülmesi halinde davacının elde edeceği kârın (224.927,85 –(224.927,85 x 0,46)= 103.466,81) = 121.461,04 TL olabileceğine dair görüş ve tespitimizi içerir Bilirkişi Heyet Ek raporumuzu Sayın Mahkemeye saygıyla sunarız.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacının taraflar arasında tanzim olunan yönetim danışmanlığı hizmet sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiası ile kâr mahrumiyetinin tahsili istemine ilişkin davalı aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında 1 Mart 2018 tarihli 12 ay süreli "Yönetim Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi" akdedilmiştir. Anılan sözleşme ile hizmet süresi 12 ay olarak belirlenmiş olup, sözleşmenin bitiminden 2 ay önce taraflarca sözleşmenin uzatılmayacağına yönelik bir bildirim olmadıkça sözleşmenin aynı şartlarla yenileneceği kararlaştırılmıştır.
Y. 15. HD. 31.05.2021 T. 2021/949 E. 2021/2336 K. ; "Dava, haksız fesih nedeni ile kâr mahrumiyetinin tahsili istemine ilişkindir. Bu durumda mahkemece, davacının fesih tarihinden itibaren davacının aynı nitelikte ve aynı şartlarla başka bir güvenlik hizmeti sözleşmesi imzalaması için gereken makul sürenin tespit edilerek makul süre için kâr kaybının belirlenmesinde TBK'nın 438. maddesinin kıyasen uygulanması ve yukarıda değinilen hususların gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak, konusunda uzman bilirkişi kurulundan açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır." şeklindedir.
Dosya kapsamındaki tanık beyanları, davalı beyanı ve davalı tarafça sunulan watsapp yazışmasına göre davalı tarafın en son Mart 2019 tarihli ödemeyi yaparak artık davacı ile çalışmak istemediğine dair mesaj gönderdiği görülmekle sözleşmenin bitim tarihi olan 01.03.2019 tarihinden 2 ay önce davalı tarafça sözleşmenin uzatılmayacağına yönelik bir bildirimin dosya kapsamında olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz ara kararlarında ısrarla makul sürenin ne kadar olduğunun tespit edilmesi istenilmiş ise de alınan 4 ayrı bilirkişi heyet raporunda bu yönde bir teknik tespit yapılamadığından mahkememizce taraflarca imzalanan sözleşmede fesih için belirlenen 2 aylık sürenin makul süre olduğu kanaatine varılmıştır. Alınan son bilirkişi heyet raporunda, davalı tarafından sözleşme feshedilmemiş olsaydı davacı tarafça davalıya toplamda 11 adet 224.927,85 TL tutarında makbuzun daha düzenleneceği, bu gelirin %46’sının gider olarak düşülmesi halinde davacının elde edeceği kârın 121.461,04 TL olacağı tespit edildiğinden ve davalı tarafça zaten 2019 Mart ayı hizmet bedelinin ödendiği tanık beyanları, mail yazışmaları ve mali tespitlerden anlaşılmakla 2019 Nisan ayına ait hizmet bedelinin de ödenmesi gerektiği kanaatine varılmakla hükme esas alınan son mali raporda 11 aylık kar kaybı bedeli 121.461,04 TL olarak hesap edildiğinden bir aylık kar kaybı bedelinin 121.461,04 :11=11.041,91 TL olduğu anlaşılmakla 2019 Nisan ayına ait hizmet bedeline ilişkin kar kaybı bedeli olarak 11.041,91 TL nin davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasındaki takibin 11.041,91 TL üzerinden devamına, asıl alacak 11.041,91 TL ye takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacağın varlığı ve miktarı yargılama neticesinde tespit edildiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ve yapılan yargılama neticesinde davacı alacağı tespit edilmekle davacının takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasındaki takibin 11.041,91 TL üzerinden devamına, asıl alacak 11.041,91 TL ye takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, tarafların icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 754,27 TL harçtan davacı tarafça başlangıçta yatırılan 2.702,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.948,45 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 11.041,91. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T m.13/3. fıkrası gereğince 11.041,91. TL TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 754,27 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan; 8.800,00 TL bilirkişi ücreti, 431,00 tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 9.231,00. TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı dikkate alınarak 455,48 TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
-
1.320,00. TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 65,13 TL'sinin davalıdan, 1.254,87 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
-
Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.16/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27