İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/659 E. 2024/26 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/659
2024/26
15 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/659
KARAR NO :2024/26
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:03/10/2022
KARAR TARİHİ:15/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde ... Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Dış Tic.Ltd.Şti.'nin malik ve dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde olduğu ... plaka sayılı araca 13/12/2019 tarihinde davalı şirketin malik ve dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın ... ili ... ilçesi ... beldesinde ... Enerji A.Ş.firmasına ait maden sahasında yolun çıkış istikametinde seyir halinde iken geri geri duramayarak arka kısımları ile aracın ön kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, tanzim ettirilen ekspertiz raporundan ve olay yeri görgü tespit tutanağına göre ... plaka sayılı araç sürücüsünün olayda %100 oranında kusurlu olduğunu, ekspertiz raporu ile sigortalı araçta meydana gelen hasar bedeli 51.651,95 TL olarak belirlenmiş olup hasar tazminat miktarının ilgisine ödendiğini, ödenen tazminat tutarının 12.651,95 TL kısmının ... Sigorta trafik ihtiyari poliçesi tarafından karşılanmış olup kalan bakiye olan 39.000 TL için davacı sigorta şirketinin TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, işbu alacağın ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili için davalılar aleyhine....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ancak sigortalısının kusuru oranında ve azami teminat miktarı ile söz konusu olabileceğini, iddia edilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu, davalı şirketin ZMMS Genel Şartalrı B.2.Maddesinde öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte yasal faizin ancak temerrüt tarihinden itibaren geçerli olacağını, bu nedenlerle davanın reddine, alacak likit olmadığında icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti, ... Tüm Oto Sigorta Poliçesi, ekspertiz raporu, rücu yazısı, olay yeri görgü tespit tutanağı, ödeme belgesi, ibraname ve teslim/temlik beyannamesi, faturalar, fotoğraflar, servis kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları, trafik tescil kayıtları, ... Sigorta A.Ş.poliçe ve hasar dosyası dosya içerisine alınmıştır.
....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalılar ve ... aleyhine 39.000 TL asıl alacak, 3.539,25 TL faiz olmak üzere toplam 42.539,25 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kusur hasar uzmanı ve sigortacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen 10/05/2023 tarihli raporda; dava konusu ... plakalı araçta oluşan hasarın ekspertiz raporunda belirtilen hasar onarım listesi ile uyuşmadığı, dava konusu ... plakalı araçtaki oluşan hasar izlerinden 13.12.2019 tarihli trafik kazasının beyanlar ve tutanaklarda belirtildiği şekli ile uyumlu olmadığı, dava konusu 13.12.2019 tarihli trafik kazasının, tarafımızca hasar ile kazanın oluş şekli ve beyanlar ile uyumlu olmadığı kanaatine varıldığından, kusur değerlendirmesi ve hasar onarım değerlendirilmesi yapılmasına gerek olmadığı, hasarın “uyumlu olmadığı” tespitine bağlı olarak, davacı tarafça yapılan ödemenin olsa olsa bir “lütuf ödemesi “ olabileceği, bu durumda da davacı sigortacının rücu alacağının bulunamayacağı sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Davacı vekilinin talebi doğrultusunda dosyanın yeni bir kusur hasar uzmanı ile sigortacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdii ile taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu yönünden dosyada mevcut bilirkişi raporu ve ekspertiz raporlarıyla karşılaştırmalı olarak inceleme yapılarak davacı tarafın itirazlarını irdeler şekilde rapor tanzimi istenmiş, düzenlenen 08/10/2023 tarihli raporda; Dosya kapsamında yer alan tüm fotoğraflar, beyanlar, raporlar ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ... plakalı araçta oluşan hasarın ekspertiz raporunda belirtilen hasar onarım listesi ile uyuşmadığı, dava konusu ... plakalı araçtaki oluşan hasar izlerinden 13.12.2019 tarihli trafik kazasının beyanlar ve tutanaklarda belirtildiği şekli ile uyumlu olmadığı 10/05/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda belirtilen hususlara ve görüşün yerinde olduğu, davacı tarafın Bilirkişi Raporuna karşı yapmış olduğu itirazları destekler herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, dava konusu 13.12.2019 tarihli trafik kazasının, hasar ile kazanın oluş şekli ve beyanlar ile uyumlu olmadığı kanaatine varıldığından, kusur değerlendirmesi ve hasar onarım değerlendirilmesi yapılmasına gerek olmadığı, özetle “düzenlenen poliçenin bağlı olduğu genel ve/veya poliçede kararlaştırılmış olan özel şartlarla çelişen” yada olay tarihinde yürürlükte ve geçerli bir poliçenin mevcut olmadığı durumlarda; hasar/zarar için (sigortacının tazmin mükellefiyeti altında olmadığı halde sigortalısına “ex gratia” olarak da adlandırılan türde) tazminat ödeme yükümlülüğü getiren herhangi bir düzenleme mevcut olmadığından; bu tür bir ödeme (yani hatır ödemesi) yapılması halinde sigortacının rücu hakkı doğmayacağı kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir.
Dava 13.12.2019 tarihinde meydana gelen kaza olayı nedeniyle davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından 15.10.2019-15.10.2020 tarihlerini kapsar şekilde tanzim edilen ... no'lu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ait ... plakalı araçta oluşan hasar bedeli için ödenen 39.000,00-TL'lik ödemenin TTK 1472 maddesi kapsamında halefiyet yoluyla davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı tarafça 13/12/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeni ile davalının dava dışı ... plakalı araç maliki / sigortalısına Kasko Sigorta Poliçesinden ödemiş olduğu 51.651,95 TL maddi tazminatın davalı ... firmasının maliki olduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı araç sürücüsünün kazada tam ve asli kusurlu olması nedeni ile TTK 1472 maddesi- halefiyet ilkesi dahilinde, ... Sigortanın ödemiş olduğu 12.651,95 TL ‘ nin tenzili sonrası bakiye kalan 39.000,00 TL' lik kısmın davalılardan rücuen tahsili amacı ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiştir.
Teknik bilirkişi tarafından dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgeler, ekspertiz raporu ve fotoğraflar üzerinde yapılan tespit ve değerlendirmeler neticesinde; dava konusu kazanın oluşumu sırasında araç sürücüleri haricinde herhangi bir görgü tanığı ve olay anını gösterir kamera kaydının olmadığı, kaza sonrası düzenlenmiş olan Olay Yeri Görgü ve Kamera Araştırma Tutanağının bulunduğu ancak ... Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığının kayıtlarında dava konusu trafik kazası ile ilgili herhangi bir kayıt olmadığının bildirildiği, ... plakalı araç sürücüsünün 02/01/2020 tarihli yazılı beyanında; “Araçla ocağa indiğini, yükleme yaptığını ve çıkarken önünde giden ... plakalı kamyonun kendisinden yaklaşık 10-15 metre ileride olduğunu, diğer kamyonun birden geri manevra ile yukarıdan aşağıya kaymaya başlayınca sollamak istediğini, karşıdan kamyon gelince arkasında kalmak zorunda kaldığını ve diğer aracın aracının ön kısmına çarptığını, yalnız olduğunu ve yaralanma olmadığını, el freni ve imdadı çektiğini, aşağı inip fotoğraf çektiğini, sonradan şantiye şefini aradığını, onların geldiğini ve fotoğraf çektiğini, daha sonra jandarmayı çağırdıklarını ve gelerek tutanak düzenlediklerini, kazanın 07:45 ile 08:30 arasında olduğunu, daha sonra aracın çekici ile ... Oto’ya çekildiğini” belirttiği, dosya kapsamında mevcut fotoğraflar incelendiğinde, dava konusu ... plakalı aracın motor kaput kısmının ... plakalı aracın kasasına çarpmış olduğu, ... plakalı aracın ön tampon, sağ-sol farlar ve ön cam kısımlarının kasaya çarpmamış olduğunun görüldüğü, ayrıca dosya kapsamında bulunan eksper raporundaki basamak bakalitlerinin hasarının ilgili çarpma ile alakalı olmadığının görüldüğü, mevcut fotoğraflardan birinde aracın hasar aldığı kısmın motor kaputu olduğu açık bir şekilde görülmekte iken başka bir fotoğrafta motor kaputunda herhangi bir hasar olmadığının görüldüğünü, dava konusu aracın ön tampon, sağ ve sol farlar, ön tampon bakalitlerinin ve sis lambalarının önünde bulunan aracın kasasına ve arka stop lambası ve plakalığın bulunduğu dingile çarpmasının mümkün olmadığı,... plaka sayılı araç sürücüsünün beyanında "araçla çıkarken önünde giden ... plakalı kamyonun kendisinden yaklaşık 10-15 metre ileride olduğunu, diğer kamyonun birden geri manevra ile yukarıdan aşağıya kaymaya başlayınca sollamak istediğini, karşıdan kamyon gelince arkasında kalmak zorunda kaldığını ve diğer aracın aracının ön kısmına çarptığını" belirttiği, olay yeri fotoğrafları incelendiğinde araçların arka arkaya sıralanmış olduğu, beyanın göre sollama yaptığına dair yolun soluna doğru herhangi bir kaçışının olmadığının görüldüğü, davacı tarafça tanzim ettirilen eksper raporunda dava konusu aracın hasar onarımı ile ilgili fotoğraflarda hasarlı olduğu görülen ancak kaza ile ilgisi bulunmayan parçalarında onarım listesine dahil edilmiş olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksper tarafından düzenlenmiş olan 04.01.2020 tarihli Araştırma Raporunda da “sigortalı aracın ön camının kırık olduğu, tampon üzerinde ve alt kısımlarında hasarlar olduğu, motor kaputunda herhangi bir hasar olmadığı, camdaki çatlak yerlerdeki toprak renginin kırsalda açık alanda çalıştıklarından tozdan olabileceğinin düşünüldüğü; kaza sonrası çekilen fotoğrafların tutanakta belirtilen tarih ve saat ile uygunluk sağladığı, zeminin yokuş yukarı olduğu, zeminde sigortalı araca ait parça olmadığı, sigortalı araca hasar veren ... plakalı kamyonun kasasının alt kısmının sigortalı aracın ön panjurunun üst kısmına denk geldiği, tampon, sis lambaları ve far gibi parçalara temas olamamasına rağmen hasarlı olduğu; ... plakalı aracın kasasının sigortalı aracın ön camına denk gelmediği ve kupanın ön kaputa dayandığı; ancak sigortalı aracın serviste yapılan fotoğraflamasında motor kaputunda da hiçbir hasar olmadığının görüldüğü; araçların yanaştırılarak fotoğraflandırıldığının düşünüldüğünü, hasarın tutanak ile uygunluk sağlamadığının” belirtildiği, buna göre mevcut tüm fotoğraflar, beyanlar, raporlar ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ... plakalı araçta oluşan hasarın ekspertiz raporunda belirtilen hasar onarım listesi ile uyuşmadığı, dava konusu ... plakalı araçtaki oluşan hasar izlerinden 13.12.2019 tarihli trafik kazasının beyanlar ve tutanaklarda belirtildiği şekli ile uyumlu olmadığı tespit edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Alınan teknik bilirkişi raporuna göre; davaya konu araçta meydana gelen zarar ile kazanın oluş biçiminin uyumlu olmadığı şu hale göre kaza ile zarar arasındaki illiyetin ispatlanamadığı, TTK 1472 maddesi uyarınca rücuen tazmin isteminin şartları oluşmadığı ve davacı sigorta şirketinin bu bedelin tazmini istenemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 513,77 TL harcın mahsubu ile 86,17 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip istek halinde sahibi davacıya iadesine,
-
Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
-
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. (11). (13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 15/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29