SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/577 E. 2024/11 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2016/577

Karar No

2024/11

Karar Tarihi

9 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2016/577 Esas

KARAR NO :2024/11

DAVA:Tazminat

DAVA TARİHİ:29/12/2015

KARAR TARİHİ:09/01/2024

.... İş Mahkemesinin ... sayılı 08/04/2016 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen ve Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 08/02/2014 günü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ... kamyonet ile seyir halinde iken trafik-iş kazası geçirdiğini, yol çalışması nedeni ile oluşan 4 metrelik çukura düştüklerini, yol çalışmasının başkaca bir taşeron firma tarafından, hiçbir güvenlik tedbiri alınmadan, uyarıcı levha konmadan, yol trafiğine kapatılmadan yapıldığını, davacının araç içerinde yolcu olduğunu, oluşan kazada hiçbir kusuru ve sorumluluğunun olmadığını, kaza sonrasında davacının 350 gün raporlu kaldığını, iki kez ameliyat geçirdiğini, iki koluna da platin takıldığını, ayrıca sağ kolunda güç kaybı olduğunu, davacının %27 oranında işgücü kaybına uğramış olduğunu belirterek şimdilik 250.000,00 TL'nin 08/02/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekilinin 31/10/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 250.000,00 TL'den 268.000,00 TL'ye artırmış ve eksik harcı ikmal etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karıştığı belirtilen ... plaka sayılı aracın 12/11/2013 başlangıç tarihli, 12/11/2014 bitiş tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile ... A.Ş. adına maluliyet halinde kaza tarihi itibariyle şahıs başına 268.000,00 TL azami sorumluluk hadleri ile davalı şirkete sigortalı olduğunu, davacıların söz konusu kazanın davalı sigorta şirketine ihbarı üzerine davalı sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası açıldığını ve konunun değerlendirildiğini, davaya konu kazanın karayolunda değil inşaat alanında gerçekleştiğini ve bu nedenle davacının başvurusunun reddedildiğini ve ödemenin yapılamadığını, kazanın meydana geldiği yerin karayolu olmadığından davalı sigorta şirketinin de söz konusu poliçe sebebiyle davacılara karşı herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davalı şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini ve temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddine, kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, aracın trafik tescil kaydı, davacının tedavi evrakları, ... Sigorta A.Ş. poliçe ve hasar dosyası, davacının maaş bordro bilgileri, SGK kayıtları, dosya içerisine alınmıştır.

Dosya ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'na gönderilmiş, düzenlenen 06/02/2018 tarihli raporda;" Gr1 VII(19E……….47)A %51x1/5=%10.2, Gr1 VII(2Aa....30)A %34x1/3=%11.3, Balthazard formülüne göre;20.3, E cetveline göre % 19,2(yüzdeondokuznoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,iyileşme (iş göremezlik) süresinin 08.02.2014tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği.." belirtilmiştir.

Dosya Kara Yolları Genel Müd. Fen eğitiminde görevli bir mühendis, bir kusur, bir aktüeryadan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 18/06/2018 tarihli raporda; olayın meydana geldiği yolun KTK 3. Maddesine göre karayolu kapsamında değerlendirilemeyeceği, yol yapım çalışmasını yürüten yüklenici ... ve alt yüklenicinin gerekli emniyet tedbirlerini ihmalden %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın dikkatsiz kontrolsüz ve tedbirsizliğinden dolayı %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, davacı ...’un kusurlu bulunmadığı, davacı ...’ un geçici iş gücü kaybı zararı 16.165,54 TL ve sürekli iş gücü kaybı zararı 90.630,54 TL olmakla meslekte kazanma gücü/efor kaybına ait toplam maddi zararının 106.796,08 TL olduğu, ancak yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre işbu zarardan ayrı ayrı %20 oranında hatır taşıması indirimi ve %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması sonrasında davalıdan talep edebileceği maddi zararının 64.077,64 TL olduğu belirtilmiştir.

Dosya yeniden Makina Mühendisi ve kusurcu bilirkişiye tevdi edilmiş düzenlenen 06/01/2020 tarihli ek raporda; 18.06.2018 tarihli kök raporda belirtildiği üzere söz konusu kazanın meydana geldiği yerin yol yapım çalışmasının sürdürüldüğü şantiye sahası içinde kullanılan, bir servis yolu olduğu, karayolu ile bağlantısının bulunmadığı dolayısıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmeliği tanımlar başlığı altındaki 3.maddede belirtilen “Karayolu trafik için, kamunun yararlanmasına açık olanı arazi şeridi, köprüler alanlardır” tanımına uymayan, karayolu sayılmayan bir şantiye içi ulaşım yolu olduğu belirtilmiştir.

Mahkememizce mahallinde 13/11/2020 tarihinde yapılan keşif ile dosya kusurcu bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 27/11/2020 tarihli raporunda özetle; Bir zararın, trafik sigortası kapsamına girebilmesi için o zararın motorlu araç ile karayolunda meydana getirilmiş olması gerekir. Karayolları Trafik Kanunu 3'ncü maddesinde Karayolu, trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olarak tanımlanmıştır. Ancak, anılan Yasa'nın 2'nci maddesinde de bu kanunun karayolunda uygulanacağı hükme bağlandıktan sonra, aksine hüküm bulunmadığı hallerde, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, patik yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerlerin, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Gerçekleşen bu somut olayda sigorta şirketi , rizikonun meydana geldiği yerin karayolu olmadığını, işyeri sahası içerisinde bulunduğunu, zararın sigorta teminatı dışında olduğunu savunmaktadır.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kananu' nun 2/a maddesinde; Aksine bir hüküm yoksa; karayolu dışındaki alanlarda kamuya açık alanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için ayrılan yerler ile bu kanun hükümleri uygulanır düzenlemesi karşısında davaya konu kaza Her Ne Kadar Karayolu Üzerinde Gerçekleşmemiş ise de taş ocağı veya şantiye sahası içinde taş kum taşımak için firmanın açtığı yolda ve motorlu aracın işletilmesi esnasında gerçekleşmiş olup kamuya açık bir alan olması nedeniyle, 2918 Sayılı Yasa kapsamında Karayolu olarak değerlendirilmesi kanaatimce uygun görülüp; İşyeri sahasının niteliği itibariyle araç trafiği olan, sürekli yükleme ve boşaltma yapılan bir yer olup KARAYOLU SAYILAN yerlerden olduğunun kabulü gerekmekte olup, bu durumda da rizikonun teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. ... plakalı araç sürücüsü ...’ın kullanmış olduğu araç ile servis yolu seyir halinde iken yol inşaatı alanındaki faaliyetlerin servis yolu üzerinde olabilecek değişiklik ve tehlikelere karşı tedbirli, dikkatli ve yavaş seyretmesi gerektiğinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre Madde 52/1-b maddesine (Aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) Kuralına uymadığından; ... yüklenici firması ile Alt Yüklenicinin;Kazanın servis yolu üzerinde yapılan çalışma faaliyetleri esnasında oluşan çukurla ilgili gerekli işaret ve emniyet tedbirlerinin yeteri kadar alınmamasından kaynaklandığının anlaşıldığı, Davacı ...’un dosya içerisinde ön kaza/olay raporlama formu Kaza Olay Hakkındaki Bilgi Kısmında araç içerisinde yolcu konumunda bulunduğu ve emniyet kemerinin takılmadığı tespit edilmiştir. Buna göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 78’e göre; Sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat (emniyet kemeri) kullanmaları zorunludur. Kuralına uymadığından; Meydana gelen Trafik kazasında ... yüklenici firması ile Alt Yüklenici firmasının servis yolunda yaptığı inşaat çalışma faaliyetleri sırasında oluşan çukurla alakalı gerekli işaret ve emniyet tedbirlerini almamasından dolayı 1. Derece Kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ ın ( Tc. No:...)’ın tali kusurlu olduğu, Davacı ...’ un kazanın gerçekleştiği an da koruyucu tertibat olarak uyulması gereken kurallardan emniyet kemeri ihlalinden tali kusurlu olduğu tarafımca belirlenmiş incelemeler neticesinde kanaatimdir.

Dosya ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 08/03/2021 tarihli raporda; "Gr1 VII(2Aa....30)A %34x1/3=%11.3 x0,8= %9,04, E cetveline göre %8,3 (yüzdesekiznoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 08.02.2014 tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir.

Dosya yeniden aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 15/06/2021 tarihli raporda; "08.02.2014 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazaşında davacı ...'a ilişkin tazminat tutarı; olay tarihini kapsayan KTK Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesindeki sakatlanma ve ölüm için kişi başına limitinin 268.000,00-TL olması nedeniyle davacının davalı şirketten talep edebileceği toplam tazminatın limit dahilinde ve 128.995,06 TL olduğu" belirtilmiştir.

Dosya raporlar arasındaki çelişki bulunduğundan yeniden ... trafik kürsüsünden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 04/01/2022 tarihli raporda; olayın cereyan ettiği servis yolunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre Karayolu olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu, dava dışı yüklenici ... firması ve alt yüklenici firmanın servis yolunda açılan çukur ile ilgili olarak gerekli işaretlemeleri yapmamasının, tedbirleri almamasının, birinci (asli) derecede ve takdiren » 75 (yüzde yetmişbeş) oranında etkili bulunduğu, davalı sigorta şirketine Trafik sigortalı, ... plaka numaralı kamyonetin dava dışı sürücüsü ...'ın hatalı sevk ve idaresinin, ikinci (tali) derecede ve takdiren Ve 25 (yüzde yirmibeş) oranında etkili olduğu, davacı ...'un, etkili herhangi bir hatalı davranışının bulunmadığı, kusursuz olduğu belirtilmiştir.

Dosya ATK 2. Üst Kuruluna gönderilmiş düzenlenen 11/04/2023 tarihli raporda;"03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası Grup4 kabul olunarak; Gr4 VII(2Ab.......45)A%49X1/3=%16.3 E cetveline göre %15.2(yüzdeonbeşnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 08.02.2014 tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir.

Dosya Aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 21/07/2023 tarihli raporda; 08.02.2014 tarihinde meydana gelen trafik/iş kazasında yaralanan davacı ...’un belirlenen maddi zararları her iki seçenekte de kaza tarihinde yürürlükte olan zorunlu trafik sigorta poliçesindeki 268.000,00 TL limitli sakatlık teminatını aşması nedeniyle davalının sorumluluğunun 268.000,00 TL limit ile sınırlı olacağı tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasından bedensel zararların tazminine dair açılan maddi tazminat davasıdır.

Davaya konu kaza 01.06.2015 tarihinden önce meydana geldiğinden somut olaya 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartlarının uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Kaldı ki; Anayasa Mahkemesinin 2019/40 sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunun 90. maddesine ilişkin verilen iptal kararından sonra verilen Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... E sayılı emsal kararında özetle; "...Bu durumda mahkemece, ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Dairemiz Yargıtay’da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması için içtihat geliştirdiği ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..." şeklindedir. Buna göre de 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartlarındaki hesap ilkelerinin uygulanma imkanı ortadan kalkmıştır.

Her ne kadar 7327 sayı ve 09.06.2021 tarihli Kanunun 18. maddesi ile Karayolları Trafik Kanunun 90. maddesinde: "..c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır.." şeklinde düzenleme yapılmış ise de 14.02.2023 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2021/... E, 2022/... K, 29.12.2022 T kararı ile Karayolları Trafik Kanunun 90. maddenin birinci fıkrasına 19.06.2021 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7327 sayılı yasanın 18. Maddesi ile eklenen ikinci cümlenin iptaline karar verilmiş olup, söz konusu değişiklik yürürlükten kalkmıştır. Bu durumda; bu konudaki Yargıtay karaları dikkate alınarak, hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri TRH 2010 yaşam tablosuna göre, bilinmeyen dönem kazançlar ise Yargıtay kararlarındaki gibi %10 artış ve %10 iskonto esasına(progresif rant yöntemine) göre belirlenerek hesaplama yapılacaktır.

04.01.2022 tarihli heyet raporu ile olayın meydana gelmesinde; Dava dışı ... ve Alt Yüklenici firmanın %75 oranında kusurlu olduğu, Davalı tarafından sigortalanan ve davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...’ın %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.

Son aktüer raporunda davalının %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre hesaplama yapılmıştır. Emniyet kemeri takılmamış olmasının davacının müterafik kusuruna ilişkin bir husustur. Raporda ayrıca %20 müterafik kusur indirimli zarar tutarı da belirlenerek hesaplama yapılmıştır. Ancak aşağıda açıklandığı gibi davalı taraf teminat limiti ile sorumlu olduğundan bu hususun tespiti neticeye etki etmemiştir.

Adli Tıp Kurumu tarafından davacının iyileşme (iş göremezlik) süresinin 18 ay olduğu belirlenmiştir. Ancak olay aynı zamanda iş kazası olup, SGK tarafından davacının istirahat süresinin 27.01.2015 tarihine kadar sürdüğü ve bu tarihe kadar davacıya toplam 40.202,54 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği bildirilmiştir. Bu durumda gerçek belli iken ATK tarafından farazi olarak belirlenen iyileşme süresine itibar edilmesi mümkün olmadığından, SGK tarafından fiili duruma göre belirlenen süreye itibar edilerek davacının kaza tarihinden, fiilen istirahatinin bittiği 27.01.2015 tarihine kadar geçen geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararı %100 malul gibi hesaplanarak bu dönemde SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödemelerinin rücuya tabi tutarları tenzil edilmiştir.

Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairesinin bu konudaki emsal kararlarında özetle; Maluliyete ilişkin alınacak raporlarda "... kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." demektedir. Bu durumda en son Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulu tarafından 11.04.2023 tarihli rapor ile kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %15,2 olarak belirlenmiş olup anılan oran üzerinden davacının sürekli iş göremezlik dönemindeki maddi zararı belirlenmiştir.

6098 Sayılı Borçlar Kanunun 55. maddesine "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez." şeklindedir.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin, 6098 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra oluşan kararlarında özetle; SGK tarafından bağlanan iş kazası gelirlerin ilk peşin değerlerinin ve ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edilebilecek kısmının hesaplanarak zarar tutarından indirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Diğer yandan; SGK tarafından bu olay nedeniyle kazalıya bağlanan iş kazası gelirlerinin ilk peşin değerleri 169.876,09 TL ve ödenen geçici iş göremezlik ödeneği toplamı 40.202,54 TL olarak bildirilmiştir. Hesaplamalar sadece davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün %25 kusuruna göre belirlendiğinden rücuya tabi gelirlerinde 3. kişinin kusuruna isabet eden tutarları dikkate alınacaktır.

Olayın meydana gelmesinde 3. kişi konumunda bulunan araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu belirlenmiştir. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 21’nci maddesinin 4’ncü fıkrasında; “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.” demektedir. Buna göre araç sürücüsü 3. kişi konumunda olup, 3. kişiler bakımından ilk peşin değerlerin yarısı dikkate alınarak kusurları oranı üzerinden rücuya tabi tutarların belirlenmesi gerekmektedir. Geçici iş göremezlik ödeneği bakımından 3. kişi yönünden yasal bir düzenleme bulunmadığından geçici iş göremezlik ödemelerinin rücuya tabi tutarı %25 kusura göre belirlenecektir. Buna göre davacının maddi zararından tenzili gereken rücuya tabi SGK gelirleri belirlenmiştir.

08.02.2014 kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre sigorta şirketinin zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumluluk ölüm/sakatlık ve tedavi gideri teminatı bakımından ayrı ayrı 268.000,00 TL.dır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/... ile 2013/... E sayılı kararlarında açıkça geçici iş göremezlik zararının zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında ve sakatlık teminatı limitine dahil olduğu belirtilmektedir. Buna göre davacının yukarıda belirlenen maddi zararları her iki seçenekte de poliçe limitini aşmaktadır.

Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesinde; “Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” şeklindedir. Bu durumda davacı tarafından davalı sigorta şirketine 13.08.2015 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası 25.08.2015 tarihinde mesai saati bitimi sona ermektedir. Bu durumda davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt bir sonraki iş günü olan 26.08.2015 tarihinde gerçekleşmiş olacaktır.

08.02.2014 tarihinde meydana gelen trafik/iş kazasında yaralanan davacı ...’un; hükme ve denetime elverişli aktüer raporuna göre ilk seçenekte; Müterafik kusur indirimi yapılmaksızın davalının %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre; geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının 516,85 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %15,2 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 448.390,71 TL olduğu, 2. seçenekte; davalının %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre belirlenen zarardan %20 müterafik kusur indirimi yapılması durumuna göre geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının SGK ödemesi ile karşılandığı, sürekli iş göremezlik dönemine ait %15,2 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 354.465,67 TL olduğu, davacının yukarıda belirlenen maddi zararları her iki seçenekte de kaza tarihinde yürürlükte olan zorunlu trafik sigorta poliçesindeki 268.000,00 TL limitli sakatlık teminatını aşması nedeniyle davalının sorumluluğunun 268.000,00 TL limit ile sınırlı olacağı, başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinin 26.08.2015 olarak belirlendiği, sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari nitelikte olması nedeniyle avans faizi uygulanması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulü ile 268.000 TL tazminatın 26/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜ ile 268.000 TL tazminatın 26/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  2. Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 18.307,08. TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.203,88. TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 17.103,20. TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  3. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 42.200,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan; 853,88. TL Peşin Harç, 350,00. TL Tamamlama Harcı, 12.018,25. TL bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar ile 1.511,50 TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 14.733,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.09/01/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yolcuhiçbirTL'ninşimdilikverilmesinivııe………a...avanstrafiğinekazadametrelikameliyatyüksekdavalıkamyonetbaşkacaözetle;kaybınaolduğunu,dilekçesindetarafaidaresindekiyolplatinalınmadan,konmadan,oranındagiderleri4tahsiline,güçkaybıbelirterekkapatılmadançalışmasıtarafından,istanbul%27davalıdanuğramışsağkusuruplakalı...’ınikenyargılamaavukatlıksonrasındakarardavaişgücükezgünüsorumluluğununbirişleyecektaşerontrafik-işuyarıcıkazasıyükletilmesineitibarenyapıldığını,güvenlikoluşankoluna350kazafaizicevaptalep08/02/2014seyirolmadığını,sevkayrıcaolduğunugündavacınınfirmaveiçerindekaldığını,ikiaraççalışmasınıntarihindentakıldığını,ileraporlutedbirilevhahalindeücretininkolundaetmiştir.çukuraenhükümvekilinedenikarayoluDavacısayılandüştüklerini,da250.000,00geçirdiğini,

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim