SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2014/100 E. 2024/215 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2014/100

Karar No

2024/215

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/100 Esas

KARAR NO : 2024/215

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 19/02/2007

KARAR TARİHİ : 18/09/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; Davalıların kitaplarından intihal yaparak kitaplar oluşturup sattıklarını, sayısının yüzbinler olan kitaplardan haksız kazanç elde ettiklerini ve kendisini zarara uğrattıklarını iddia ederek 80.000 TL'nin Haziran 2003 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan alınıp kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA;

Bir kısım davalılar vekili; İşbu davaya konu taleplerin tam olarak hangi kitaplara dayandığının anlaşılmasının mümkün olmadığını, Davalı ... dışındaki müvekkilleri açısından davanın husumetten reddini, tazminat miktarının fahiş olduğunu ve davanın reddini savunmuştur.

Davacı asil 09.10.2008 tarihli oturumda davalılardan ... ve ... hakkındaki davadan feragat etmiş, davacı vekili de 28.12.2011 tarihli oturumda davalı ... hakkındaki davayı atiye bırakmıştır.

Mahkememizce ...esas, ...karar sayılı 28.12.2011 tarihinde verilen kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin... esas, ...karar sayılı ilamıyla bozulduğu görülmüştür.

Dosya kapsamı itibari ile müteaddit kere bilirkişi raporu alındığı, taraflara tebliğ edildiği, tarafların beyan ve itirazlarının alındığı görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava dasyası içeriği, yapılan tespitler ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde; Davaya konu yayınların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında, “ilim ve edebiyat eseri” niteliğinde olduğu, Davacı tarafın yayınladığı eserler üzerinde FSEK'ten doğan manevi ve mali hakları tasarruf yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce Yargıtay Bozma ilamı çerçevesinde gerekli incelemeler yapılmış olup, Yargıtay bozma ilamında;" Davacının, dava dilekçesinde mevcut manevi tazminat istemi yönünden miktar belirtmediği gibi mahkemenin 29.01.2009 tarihli ara kararına istinaden davacı tarafından tazminat taleplerine ilişkin olarak verilen 03.04.2009 tarihli açıklama dilekçesinde de manevi tazminat istemine ilişkin olarak bir miktar belirtmediği anlaşıldığından davanın manevi tazminat istemi yönünden ilke olarak reddi gerektiği düşünülmeksizin manevi tazminat talepleri ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi de doğru olmadığı" şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı mahkememizce nazara alınarak; davacı tarafından tazminat taleplerine ilişkin olarak verilen 03.04.2009 tarihli açıklama dilekçesinde de manevi tazminat istemine ilişkin olarak bir miktar belirtmediği anlaşıldığından manevi tazminat istemli davanın reddine yönelik aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Davalı ... yönünden bozma ilamı öncesi verilen "HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA" ilişkin karar Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğinden, aynı kararın tekrarı ile bahsi geçen davalı yönünden HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Davalılar ... ve ... yönünden bozma ilamı öncesi verilen "FERAGAT NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE" ilişkin karar Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğinden, aynı kararın tekrarı ile bahsi geçen davalılar yönünden FERAGAT NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Davalı ... yönünden bozma ilamı öncesi verilen" DAVANIN REDDİNE " ilişkin karar Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğinden, aynı kararın tekrarı ile bahsi geçen davalı yönünden DAVANIN REDDİNE dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı incelendiğinde;" Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından intihal iddiasına delil olarak sunulan kitapların taraflar arasında 2003 yılında akdedilen protokolden sonra basıldığı varsayımı ile tazminat hesabı yapıldığı gibi ilk bilirkişi raporunda uyuşmazlığa konu her kitap yönünden intihal oranları ayrı ayrı belirlenmişken, hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda varsayımsal olarak % 12 ortalama intihal oranı belirlenerek buna göre tazminat hesabı yapılması nedeniyle her iki bilirkişi raporu arasında oluşan açık çelişki giderilmeksizin karar tesisi doğru olmamıştır. Ayrıca 14/03/2011 tarihli ilk bilirkişi raporunda sadece ... ve ...'ın kitaplarda yazar olarak adlarının yazdığı belirtilmesine rağmen ikinci bilirkişi raporunda bu konuda hiçbir tespitte bulunulmadan ve davalılardan ... ve ... yönünden somut tespitler yapılmadığından uyuşmazlığa konu kitapların yazarlarına ilişkin olarak hasıl olan tereddüt giderilmeksizin düzenlenen ikinci bilirkişi raporuna göre karar tesisi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir."şeklinde karar verilmiştir.

Yukarıda yer verilen Yargıtay bozma ilamının koyu harfler ile gösterilen bölümde açıkça intihal oranlarının belirlenmesinde çelişkinin olduğu ve çelişkinin giderilmesi gerektiği açıkça vurgulanmıştır.

Davacı yan her ne kadar aşamalardaki beyanlarında Türkçe ve Matematik kitapları yönünden intihalin varlığı ve oranın kesinleştiğine dair kesinleşmiş mahkeme kararları olduğunu beyan etmiş ise de, ilgili dava dosyalarının yapılan incelemesinde, mahkeme kararlarında her ne kadar intihalin mevcudiyetine dayalı olarak karar verildiği anlaşılmakta ise de, mahkeme kararlarının içeriğinde intihal oranlarının ne olduğu hususunda bir değerlendirme olmadığı, ilgili mahkeme kararlarının kesinleşmesinin, kesinleşen dava dosyasında alınan bilirkişi raporunun doğrudan esas alınması için yeterli olmadığı, ilgili mahkeme nezdinde görülen davalarda kesinleşen husus " intihalin" varlığı olup, intihal oranlarının kesinleşmesi gibi bir durum usul olarak mümkün değildir. Nitekim Yargıtay bozma ilamında da ilgili mahkemeler nezdinde alınan bilirkişi raporlarına dayalı olarak tespit edilen intihal oranlarına göre karar verilmesi gerektiği noktasında karar verilmemiş, bozma ilamında açıkça intihal oranlarının tespitine ilişkin alınan raporlar arasındaki çelişkiye dikkat çekmiş ve çelişkilerin giderilmesi gerektiğine karar verilmiştir. İş bu sebeple davacı yanın bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.

Mahkememizce bozma ilamı kapsamında çelişkilerin giderilmesi maksadıyla bozma ilamı sonrası bilirkişi incelemesi yapılması amacı ile ara kararlar kurulmuş ise de, bilirkişilere itiraz edilmesi ve bir kısım bilirkişilerin ise görevden çekilmesi sebebi ile incelemenin yapılması gecikmiş, dosya kapsamına alınan 18.02.2016 tarihli bilirkişi raporu ise son derece yüzeysel hazırlanmış olup, sadece bozma öncesi alınan raporlardan hangisine itibar edilmesi gerektiğine dair tespit yapmış ancak bozma ilamının gerekliliklerine uygun rapor tanzim edilmemiş, mahkememizce bilirkişi listesinde de intihal konusunda rapor hazıryacak bilirkişi kalmadığından, dosyanın ve eklerinin rapor alınmak üzere Nöbetçi ... Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilerek talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosya kapsamına alınan 10.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile Türkçe ve Matematik kitapları yönünden gerekli incelemeler yapılmış, intihal olup olmadığı, varsa oranı ile buna ilişkin hesaplamalar yapılmış, alınan rapora ilişkin tarafların beyan ve itirazları alınmıştır.

Bilahare mahkememizce icra edilen 19/04/2022 tarihli duruşmada

" -Mahkememizce res’en seçilen 3 kişilik BİLİRKİŞİ heyetine (MATEMATİK ÖĞRETMESİ, EDEBİYAT ÖĞRETMENİ, TELİF UZMANI BİLİRKİŞİ) yasal yemin ihtarları yaptırıldıktan sonra dosyamızın tevdii edilerek tarafların dosyamıza sundukları tüm deliller, cevap ve karşı cevap dilekçeleri incelenerek tarafların ileri sürdükleri iddia ve savunmalara ışık tutacak ve ihtilafın halline yönelik doğrultuda gerekli incelemelerin yaptırılmasına ve bilirkişilerden uyuşmazlığın çözümüne yönelik rapor tanzim ettirmelerinin istenmesine, bilirkişilere rapor tanzimi için DOSYA TESLİMİNDEN itibaren 2 aylık süre verilmesine, rapor sunulduğunda raporun taraf vekillerine tebliğine, raporun tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde rapora karşı tarafların itirazları varsa bildirmelerine, ayrıca Taraf vekillerine mahkemece tespiti istenen olgular haricinde bilirkişi yada bilirkişilerce belirlenmesinin gerekli olduğunu düşündükleri konular varsa iddia ve savunmanın değiştirilmesi kapsamı dışına çıkmayacak şekilde dosya bilirkişilere tevdi edilmeden önce mahkemeye bildirmeleri hususunda bugünki oturumdan itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, BOZMA İLAMI KAPSAMI, BOZMA İLAMINDAN ÖNCE ALINANA RAPOR İÇERİKLERİ, DAVALI YANIN SORU KALIPLARININ DAVACIDAN ÖNCE PİYASADA BULUNAN SORU KALIPLARINA İLİŞKİN OLDUĞUNUN VE İNTİHAL OLMADIĞINI İDDİA ETMESİ, DAVACI YANIN İSE İMTİHAL OLDUĞU İDDİASIYLA TAZMİNAT TALEP ETMİŞ OLUŞU GÖZETİLEREK DOSYAYA FOTOKOPİSİ GÖNDERİLEN KİTABA AİT EKLERDE BİLİRKİŞİLERE TUTANAKLA TESLİM EDİLEREK SORU KALIPLARI KARŞILAŞTIRILMALI OLARAK İNCELENMEK SURETİYLE ESER NİTELİĞİ TAŞIYIP TAŞIMADIĞI, DAVACININ HUSUSİYETİNİ TAŞIYIP TIŞAMADIĞI, İNTİHAL OLUP OLMADIĞI, ÜZERİNDE HAK İDDİA EDİLEN SORU KALIPLARININ DAHA ÖNCE EMSALLERİNCE YAZILIP YAZILMADIĞI, BİR İNTİHAL VAR İSE ORANIN ESİNLENME DÜZEYİNİ AŞIP AŞMADIĞI HUSUSLARINDA DENETİME UYGUN ŞEKİLDE RAPOR ALINMASINA,

Bilirkişilerin sarf edeceği emek ve mesai karşılığında 1000’er -TL ve bilirkişi tebligat ücreti 100-TL toplam 3.100- TL ‘nin davacı tarafından 2 haftalık kesin sürede mahkeme veznesine depo edilmesine, belirlenen kesin süre içinde masraf verilmediği takdirde dosya içindeki mevcut deliller ile inceleme yapılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına( duruşma zaptının davacı vekiline tebliğine, tebliğ tarihinde 2 haftalık kesin sürenin başlatılmasına, 2 haftalık kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde bu delile dayanma hakkından vazgeçmiş sayılacakları ve mevcut dosyadaki delillere göre bir karar verileceği hususunun duruşma zaptının tebliğ tarihinde ihtar edilmiş sayılmasına)" şeklinde karar verilmiş, davacı taraf kesin ve ihtarat içeren kesin süreye rağmen gereken delil avansını yatırmamış ve sonraki süreçte sunduğu beyanda intihal oranlarının kesinleşmiş mahkeme kararları ile tespit edildiği gerekçesine dayanarak sadece mali inceleme yapılması gerektiği düşüncesi ile masrafı yatırmayacağını beyan etmiş ise de; intihal oranlarının belirlenmesi mali bilirkişinin görevi olmayıp, yukarıda ayrıntısı ile belirtildiği üzere intihal oranlarının yeniden belirlenmesi, bozma ilamının gereği olduğu gibi davanın nihayete ermesi için de bir zaruriyet teşkil etmektedir. İş bu sebeple davacı yanın bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiş, bilirkişi incelemesi için gereken masrafın yatırılmaması sebebi ile dosya mevcut hali ile mahkememizce değerlendirilmiştir.

Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede, bozma ilamında da açıkça vurgulandığı üzere intihal oranlarının belirlenmesinin davanın sübuta ermesi için zorunlu olduğu, intihal oranlarının belirlenmesi hususunun teknik bir konu olup, hakimin hukuki bilgisi ile belirlenemeyeceği, mahkememizce 10.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile de çelişkilerin giderilmesi amacı ile bu konuda bilirkişi raporu alındığı, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda Türkçe kitapları yönünden davacıya ait kitaplardan davalıya ait kitaplara izinsiz iktibas yapılmadığı yönünde rapor tanzim edildiği, iş bu raporun da davacı yanca delil olarak sunulan Türkçe kitaplarında intihalin tespit edildiğini gösterir kesinleşmiş mahkeme kararı ile tezatlık ihtiva etmesi hasebiyle yeni bir bilirkişi raporunun alınması gerekmesine rağmen mahkememizce icra edilen 19/04/2022 tarihli duruşmada bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin ihtarat ve kesin süre içeren bilirkişi incelemesi yapılması ara kararına rağmen davacı yanın kesin sürede masraf yatırmadığı gibi, yatırmayacağını da açıkça beyan ettiği, bu durumda Türkçe kitapları yönünden kesinleşmiş mahkeme kararına göre intihal olduğu kabul edilse dahi, intihal oranının ne olduğu ve buna dayalı olarak davacı yanın tazminat alacağının olup olmadığının tespitine yönelik inceleme yapılamaması, bu konuda ispat külfetinin davacıda olması ve dosya kapsamı itibari ile Türkçe kitapları yönünden intihal oranının kesin olarak tespitine imkan tanıyacak delillerin bulunmaması, mevcut deliller ve alınan raporların çelişkiler içermesi ve en son alınan raporda da Türkçe kitapları yönünden izinsiz iktibasın bulunmadığı tespiti nazara alındığında davacı yanın Türkçe kitapları yönünden davasını ispat edemediği mahkememizce değerlendirilmiş, iş bu sebeple Türkçe kitapları yönünden davacı yanın tazminat alacağı bulunmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.

Dosya kapsamına alınan 10.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile, Davaya konu davalıya ait 2004 baskı tarihl... isimli yayınlarda, davacı tarafın mali hak sahipliğinin bulunduğu eserlerden çeşitli bölümlerin blok halinde veya değiştirilerek alıntılandığı, dava konusu somut fiilin FSEK md 30 ila 40. maddeleri arasında düzenleme konusu yapılan istisnalar kapsamına girmediği ve davacı tarafın tasarruf yetkisini haiz olduğu FSEK 14, 15 ve 16. maddelerinden kaynaklanan manevi haklardan "umuma arz yetkisi”, “adın belirtilmesi yetkisi” ve “eserde değişiklik yapılmasını men” ile FSEK 22 ve 23. maddelerinden kaynaklanan mali haklardan “çoğaltma” ve “yayma” haklarını ihlal ettiği, yargılamaya konu ... Yayınlarına ait ... kitaplarının yazarı, ... ve ... olduğu kitaplardan anlaşılmakta olup; intihal eylemi eseri kaleme alan yaratan kişiler tarafından gerçekleştirileceğinden söz konusu eşerler yönünden yazarlar ... ve ...'nın müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, Davacı ile davalı arasında yapılan 28.04.2003 tarihli protokolün bu tarihten sonra gerçekleşecek haksız eylemleri haklı kılmasının mümkün olmadığı, doğmamış bir haktan feragatin mümkün olmadığı, 14.03.2011 ve 05.10.2011 tarihli bilirkişi raporlarında yapılan intihal oranı hesaplamasının Yargıtay denetimine elverişli olmadığı, Dosya içeriğinde mevcut bilirkişi raporlarında belirlenen intihal oranlarının hangi yöntemle belirlendiği, hangi oran orantı yöntemi kullanıldığının anlaşılamadığı, bu oran hesaplanırken davalılar tarafından alıntılanan kısımların davalıların kitabındaki oranının yüzdesi esas alınmak suretiyle bir hesap yapılması gerekirken bu yöntemle hesaplama yapılmadığı anlaşıldığından her iki rapordaki intihal oranları benimsenmediği yönünde tespitler yapılmış olup, yapılar tespitlerin bozma ilamına uygun olduğu gibi Matematik kitapları yönünden taraflarca görülen dosyaya delil olarak giren kesinleşmiş mahkeme kararına da uygunluk ihtiva ettiği iş bu sebeple alınan rapor bu meyanda mahkememizce yerinde bulunduğu, bu durumda ... kitapları yönünden Yargıtay bozma ilamı kapsamında daha önce alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve yeniden intihal oranının hesaplanması gerekeceği bu doğrultuda aynı bilirkişi heyeti tarafından intihal oranın usule uygun olarak belirlenerek gerekli hesaplamanın yapıldığı, intihal oranının yeniden usul ve yasaya uygun olacak şekilde hesaplandığı, yapılan hesaplama ile Davacı yan FSEK 68. madde uyarınca, rayiç bedel olarak tespit edilen 19,76 TL'nin üç katı olan; 59,28 TL'yi talep edebileceğinin tespit edildiği,yargılamaya konu ... Yayınlarına ait ...kitaplarının yazarı, ... ve ... olduğu kitaplardan anlaşılmakta olup; ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin verilen kararın kesinleşmiş olması sebebi ile sorumluluğun yazar ... ile yayın evi sahibi ...'te olduğu iş bu iki davalının 59,28 TL'den müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ancak mahkememizce bozma ilamı öncesi ... yönünden 1.302 TL üzerinden karar verilmiş, gerekçeli kararda da 30/06/2003 tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmek suretiyle faize hükmedilmiş, verilen karar Bozma ilamı incelmesinde kesinlik sınırı altında olması sebebi ile temyiz istemi iş bu davalı yönünden reddedilmiş olup, bu durumda kesinleşmiş mahkeme kararı gereği davalı ...'in 1.302,00 TL maddi tazminattan 30/06/2003 tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmek suretiyle işleyecek faizi ile sorumlu olduğu ancak gerçek sorumluluk miktarının 59,28 TL olması sebebi ile davalı ... yönünden kesinleşmiş mahkeme kararı da nazara alınarak Davalı ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat istemli davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davalı ... yönünden bozma ilamı öncesi 1.302,00 TL üzerinden verilen tazminat kararı kesinleştiğinden, işbu davalının sorumluğu kesinleşmiş karara dayanması hasebiyle tahsilde tekerrür olmaması kaydı ile( davalı yanın, mahkememizce bozma ilamı öncesi verilen karar kapsamında ödeme yapıldığı iddiası kapsamında, mahkememizce hükmedilen tazminattan fazlasının ödenmesinin önüne geçilmesi adına) 1.302,00 TL maddi tazminatın; 59,28 TL olan kısmından davalı ... ve ...'in müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 1.242,72 TL'den ise sadece ... sorumlu olacak şekilde, bahsi geçen alacaklara 30/06/2003( faiz başlangıç tarihi ve türü ... yönünden kesinleşmiş olup, diğer davalı yönünden ise Yargıtay bozma ilamında faiz başlangıç tarihi ve faiz türüne ilişkin bozma kararı olmaması sebebiyle diğer davalı yönünden de aynı faiz türü ve başlangıç tarihi esas alınmıştır.) tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmek suretiyle faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...'ye ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Türkçe kitapları yönünden davacının davasını ispat edemediği, Matematik kitaplarında da sorumluluğun ..., ... ve...'te olduğu, ... yönünden Hüküm kurulmasına yer olmadığı yönünde karar verilmiş, diğer iki davalı yönünden ise sorumluluklarına karar verilerek tazminata hükmolunmuş olup, bu durumda geriye kalan davalılardan ... ve ...'e sorumluluk izafe edilecek bir durum bulunmadığı anlaşılmakla iş bu davalılar yönünden ikame edilen davanın reddi ile aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:

  1. Manevi tazminat istemli davanın Yargıtay bozma ilamı nazara alınarak her bir davalı yönünden ayrı ayrı REDDİNE,

  2. Davalı ... yönünden bozma ilamı öncesi verilen "HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA" ilişkin karar Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğinden, aynı kararın tekrarı ile bahsi geçen davalı yönünden HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,

  3. Davalılar ... ve ... yönünden bozma ilamı öncesi verilen "FERAGAT NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE" ilişkin karar Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğinden, aynı kararın tekrarı ile bahsi geçen davalılar yönünden FERAGAT NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE,

  4. Davalı ... yönünden bozma ilamı öncesi verilen" DAVANIN REDDİNE " ilişkin karar Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğinden, aynı kararın tekrarı ile bahsi geçen davalı yönünden DAVANIN REDDİNE,

  5. Davalı ... ve ... yönünden açılan davanın esastan REDDİNE,

  6. Davalı ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat istemli davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davalı ... yönünden bozma ilamı öncesi 1.302,00 TL üzerinden verilen tazminat kararı kesinleştiğinden, işbu davalının sorumluğu kesinleşmiş karara dayanması hasebiyle tahsilde tekerrür olmaması kaydı ile 1.302,00 TL maddi tazminatın; 59,28 TL olan kısmından davalı ... ve ...'in müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 1.242,72 TL'den ise sadece ... sorumlu olacak şekilde, bahsi geçen alacaklara 30/06/2003 tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmek suretiyle faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...'ye ödenmesine,

  7. Kabule konu tazminat miktarı nazara alınarak aleyhine karar verilen davalılardan alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.080,00 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatan 652,40 TL harcın kararın kesinleşmesi ile davacı tarafa iadesine, aleyhine karar verilen davalılardan karar ve ilam harcı olarak alınması gerekip, davacının yatırmış olduğu peşin harca mahsup edilen 427,60 TL'nin davalı ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile(davalı ...'in sorumlu olduğu alacak miktarı nazara alınarak davalı ...'in diğer davalı ... ile birlikte müştereken sorumlu olacağı miktar 19,46 TL olmak, diğer davalı ...'in ise tek başına sorumlu olacağı miktar 408,14 TL olmak kaydıyla) davacıya ödenmesine,

  8. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince davanın kabul edilen kısmı yönünden hesaplanan 1.302,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 59,28 TL olan kısmından davalı ... ve ...'in müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 1.242,72 TL'den ise sadece ... sorumlu olacak şekilde bahsi geçen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

  9. Bir kısım davalılar vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarif gereğince hesaplanan;

-Redde konu maddi tazminat istemi yönünden, tarifenin 13/3 maddesi gereğince davacı vekili için takdir edilen vekalet ücretinden fazlasına karar verilemeyecek olması sebebi ile 1.302,00 TL tek vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil eden davalılara verilmesine,

-Manevi tazminat istemli dava yönünden her ne kadar vekalet ücreti kararı verilmesi gerektiği düşünülecek olsa dahi, işbu dava yönünden vekalet ücreti takdir edilmesi için dava değerinin bulunması gerekeceği ancak davacı yanca bu dava yönünden talebinin bulunmadığı gerekçesi ile değer bildirilmediği anlaşıldığından dava değeri olmaksızın manevi tazminat istemli dava yönünden vekalet ücreti belirlenemeyeceğinden iş bu dava yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

10-Davacı tarafça bozma öncesi ve sonrası yapılan başvurma harcı, tebligat, posta masrafı ve bilirkişi ücretlerinden oluşan 11.030,25 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak; 179,51 TL olan kısmının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla aleyhine karar verilen davalılar ... ve ...'ten müştereken tahsili ile( davalı ...'in sorumlu olduğu alacak miktarı nazara alınarak davalı ...'in diğer davalı ... ile birlikte yargılama giderinden müştereken sorumlu olacağı miktar 8,17 TL olmak, diğer davalı ...'in ise tek başına sorumlu olacağı miktar 171,34 TL olmak kaydıyla) davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

11-Davalı ... tarafından yapılan 70,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak; 69,00 TL olan kısmının davacıdan tahsili ile bahsi geçen davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

12-Arta kalan gider ve delil avansının hükmün kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,

Dair karar davacının ve bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı davalılar yönünden kabule konu miktar yönünden KESİN davacı yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde TEMYİZ YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/09/2024

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

taşıyıpesinlenmeredditemyizolmadığına"bulunaniddiaolduğununincelenmekyazılıpniteliğiolmadığıhususiyetinikurulmasınaolmadığınadavalıöğretmesikitabauzmanıetmesiedilerekmatematikdosyaya"feragatilamıferagatolarakhususlarındaemsallerincealınanaedebiyatiçeriklerikesinistanbulkalıplarınatazminatteslimindenkarşılaştırılmalıilamındanolduğuşekildesavunmaedilenoluşugözetilerekbozma"hükümsuretiyleoranınetmişdosyaTazminatimtihaldüzeyiniilişkinfotokopisiaşmadığıteslimtaşımadığıiddiasıylaraportalepreddinereddine"kısmendavanıneklerdeintihaldavacınınöğretmeniolmadığınınedeniyleuygunkabulbilirkişikapsamıalınmasınabilirkişileretutanakladavacıdanüzerindeyanınkalıplarıhükümgönderilenpiyasadatışamadığıyazılmadığıdenetimekalıplarınındavacıtelif

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim