Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/595
2024/645
27 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/595 Esas
KARAR NO : 2024/645
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/03/2024
KARAR TARİHİ : 27/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'a ait ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta tarafından ... poliçesi ile sigortalanan, diğer davalı ...'ın ruhsat sahibi olduğu ve diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 17.12.2023 tarihinde... mevkisinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde yapılan incelemelerde davalı tarafa ait aracın %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu tespit edildiğini, müvekkile ait aracın onarımı kendi kasko sigorta şirketi tarafından yapılmış olup, onarıma ilişkin ekspertiz raporu ile onarım faturası ekte bulunduğunu, somut olaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihte ZMMS poliçe teminat limiti 120.000,00 TL tutarında olduğunu, müvekkiline ait araçta 134.265,91 TL hasar onarım faturası mevcut olup evleviyetle davalı tarafa ait aracın ZMMS poliçesinin teminat limitlerinin dolduğu görüleceğini, hal böyle iken, müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybı ve aracın onarım süresince kullanılamamasından kaynaklanan zararların tazmin edilmesi için sorumlu olan davalılara karşı huzurdaki davayı ikame etme gerekliliği hasıl olduğunu, müvekkili ...'a ait ... plakalı araçta meydana gelen ve yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporu ile belirlenecek bedele artırılmak üzere belirsiz alacak olarak 100,00 TL değer kaybı zararının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan ... plakalı karşı aracın ... poliçesini tanzim eden davalı ... Sigorta A.Ş. İle müteselsilen sorumlu olan araç sahibi davalı ... ve müteselsilen sorumlu olan diğer davalı sürücü ... tarafından, kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tazmin edilmesini, müvekkile ait aracın onarım süresice kullanılamamasından kaynaklanan ve bilirkişi raporu ile belirlenecek tespite göre artırılmak üzere şimdilik belirsiz alacak olarak 100,00 TL tutarındaki araç mahrumiyet bedeli zararının karşı aracın ruhsat sahibi davalı ... ile müteselsilen sorumlu olan diğer davalı sürücü ... tarafından, kaza tarihinden itibaren işletilecek olan faizi ile birlikte tazmin edilmesini, davalılar hakkında edinilen bilgiye göre, adreslerini değiştirme hazırlığında oldukları ve mallarını kaçırmakta oldukları anlaşıldığını, alacağın rehinle temin edilmemiş olduğundan ötürü yetkili olan mahkemeden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sayın mahkeme tarafından alacağa yeter düzeyde belirlenecek miktarda davalılara ait mallar hakkında teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA/
Davalıların davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat davasıdır.
Mahkememizin 2024/222 Esas sayılı dosyasında 26/09/2024 tarihli ara kararı ile dava dilekçesi netice ve talep kısmının 2. bendinde ''müvekkile ait aracın onarım süresice kullanılamamasından kaynaklanan ve bilirkişi raporu ile belirlenecek tespite göre artırılmak üzere şimdilik belirsiz alacak olarak 100,00 TL tutarındaki araç mahrumiyet bedeli zararının karşı aracın ruhsat sahibi davalı ... ile müteselsilen sorumlu olan diğer davalı sürücü ... tarafından, kaza tarihinden itibaren işletilecek olan faizi ile birlikte tazmin edilmesine,'' karar verilmesi talep edilmiş olmakla ilgili talep yönünden dosyanın tefriki ile mahkememizin işbu esasına kaydedilmiştir.
TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1.fıkrasında "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda..."sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12.maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. 26/06/2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6335 sayılı yasanın 2.maddesinde, "6102 sayılı Kanun'un 5.maddesinin başlığı" 2. ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" şeklinde, 1.fıkrasında yer alan "davalara" ibaresi ise davalar ve ticari nitelikteki "çekişmesiz yargı işlerine" şeklinde 3.ve 4. fıkraları "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şekilde değiştirilmiştir.
6102 sayılı TTK 16/1. maddesinde: "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." ve TTK'nun 19. maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
TTK 4/2 maddesinde mutlak ticari davalar sayılmış olup, dava sayılan mutlak ticari davalar kapsamında değildir. Ancak, TTK 4/1 maddesine göre ticari dava sayılması için de, davanın her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması gereklidir. Eğer taraflardan biri, tacir değil, esnaf niteliğinde ise davayı ticari dava olarak kabul etmek mümkün değildir.
Bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamında yapılan incelemede davacının değer kaybı tazminatının sigorta şirketi ile diğer gerçek kişilere karşı açıldığı; neticei talep kısmında davacının onarım süresince aracın kullanılamaması nedeniyle tazminatın yalnızca gerçek kişilere yöneltildiği anlaşılmakla gerçek kişiler arasında meydana gelen haksız fiil nedeniyle talep edilen iş bu tazminat alacağında mahkememiz görevli olmadığı; taraflar arasında mevcut ticari ilişkiden kaynaklı olmayıp haksız fiil sorumluluğunda olduğu ve sigorta şirketinden talep edilen bir tazminat olmadığı anlaşılmakla iş bu tazminat kalemi yönünden davacının davasının görev-dava şartı yokluğundan-usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulması halinde, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)Davacının araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat davasının Görev. Dava Şartı Yokluğundan. USULDEN REDDİNE,
-
)Mahkememizin görevsizliğine,
-
)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulması halinde, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
-
)HMK 331/2 md. gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
-
)Süresi içinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
Dair tarafların yokluğunda HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı 27/09/2024
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59