Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/468
2024/641
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/468 Esas
KARAR NO : 2024/641
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 26/07/2024
KARAR TARİHİ : 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
davacı müvekkilinin maliki olduğu taşınmazda konulan ipoteğin kaldırılması için ... 13. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalıya tebligat yapılmasının ve müvekkilinin yatırmış olduğu parayı alarak söz konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırmasının sağlaması gerektiğini, davalı şirket terkin edildiğinden ve herhangi bir şekilde tebligat yapılamadığından müvekkilinin yatırdığı paranın da haliyle davalı şirket tarafından alınamadığını ve ipoteğin de kaldırılmadığını, ilgili icra dosyasında ipoteğin kaldırılması işlemlerinin devamı için şirketin ihya edilmesi gerektiğini, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen yazıyla... Şirketi'nin sicil kaydının 31.07.2013 tarihinde 6102 Sayılı TTK Geçici m.7 kapsamında resen terkin edildiğinin bildirildiğini ancak şirketin tüzel kişiliğini tekrar kazanması halinde ... 13. İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyasında tebligatın davalıya yapılmasının mümkün olacağını, Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşlar haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceğini, bu sebeple şirket tüzel kişiliğinin tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ihya edilmesi ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, ilgili kanun maddesinde 5 yıl olarak belirtilmiş de olsa öğrenme tarihleri yeni olduğundan ve ipoteğin kaldırılması gerektiğinden başka bir hukuki yol mevcut olmadığından bu yola başvurma zorunluluklarının hasıl olduğunu, zira paranın müvekkili tarafından yatırıldığını, ipoteğin kaldırılması gerektiğini ancak ipotek alacaklısının da ortada mevcut olmadığından bir şekilde işlemlerin devam edip ödenen para akabinde ipoteğin kaldırılması gerektiğini, dolayısıyla büyük bir hukuki yararın mevcut olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla sicilden terkin edilen ... vergi kimlik numaralı ve ... sicil numaralı ... Şirketi'nin tasfiye dışı kalmış ve ipoteğin kaldırılması için TTK m.547 ve geçici 7. madde uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için son tasfiye memurları ... ve ... hasım gösterilerek ilgili şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... savunması; Ticaret Sicili Müdürlüğünün 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işleminin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrasının “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü haiz olduğunu, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise de; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili ticaret sicili müdürlüğünün “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, Yargıtay İçtihatları gereğince sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak dava dilekçesinde bahsedilen işlemlerle sınırlı olarak dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, 29.05.2024 tarihinde resmi gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 Sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeceğinin belirtilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davanın reddini, mahkemece davanın kabulüne kanaat getirilmesi halinde ise dava konusu şirketin dava dilekçesinde anılan işlemler kapsamında ek tasfiyesini ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, ticaret sicilinden res'en terkin edilen şirketin ek tasfiyesi için yeniden tescili (ihyası) istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK 547.maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' denilmiştir.
Somut olayda ihyası istenen şirketin sicil kaydı incelendiğinde şirket merkezinin ... olduğu anlaşılmıştır. Kartal ilçesi yargı yetkisi bakımından İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine bağlıdır.
TTK 547. maddesinde şirketin ihyasının, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden istenebileceği ifade edilmiş olmakla bu mahkemenin yetkisinin kesin yetki niteliğinde bulunduğu, HMK 114. maddesinde kesin yetkinin dava şartları arasında sayıldığı, HMK 115. maddesi gereğince dava şartlarının mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği açık olduğundan ihyası istenen şirketin merkezinin bulunduğu yerin bağlı olduğu mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle davanın kesin yetki yönünden usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle HMK'nın 114/1. ç ve HMK'nın 115/2 maddeleri gereği davanın usulden reddine,
-
HMK'nın 20. maddesinde belirtilen süre içinde mahkememize yazılı olarak başvurulması halinde dosyanın yetkili İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNE gönderilmesine, süresi içinde başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
-
HMK'nın 331/2 maddesi gereği yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/09/2024
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59