SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/221 E. 2024/637 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/221

Karar No

2024/637

Karar Tarihi

25 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/221 Esas

KARAR NO : 2024/637

DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

DAVA TARİHİ : 10/03/2015

KARAR TARİHİ : 25/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA/

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ve ... adına kayıtlı, davalı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın ... ve ... plakalı araçlara çarptığı ve davacının iki araç arasında sıkışarak ağır şekilde yaralandığı; kaza tutanağında ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'nın tam kusurlu olduğu; ... plakalı aracın sigortalısının ... (... Sigorta) olduğu; davacının kaza tarihinden itibaren hiçbir şekilde çalışmadığı; sakatlık nedeniyle çalışmasının da mümkün olmadığı geçici, kalıcı iş gücü kaybı ve buna ilişkin gelir kaybının tespiti ile davalılardan tazminine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 200.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı araç sahibinden ve sürücüden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

SAVUNMA/

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, zamanaşımı itirazında bulundukları, davalının dava konusu kazada tam kusurlu olduğu yönündeki hususları kabul etmedikleri, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın lastik havasının boşalması nedeniyle sağ şeride park ettiği; davacıya yardıma gelen ... plakalı araç sürücüsünün dörtlü ikazlar yanar şekilde park ettiği ancak bu aracın gündüz vakti sağ şeritte zorunlu duraklama yaparken gerekli önlemleri almadığı; davalının tedavi boyunca davacıya maddi ve manevi desteğini hiç esirgemediğini tüm bu nedenlerle öncelikle davanın zamanaşımından reddine sonrasında esastan davanın reddine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde kaza tarihi belirtilmediğinden poliçenin kaza tarihini kapsayıp kapmadığının bilinmediği, poliçenin kaza tarihini kapsamaması halinde davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığı, davacının maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiği, davalı şirketin tüm bilgi ve belgelerle ihbar yapılarak temerrüte düşürülmediği, olayın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle ancak yasal faize hükmedilebileceği bu nedenle davanın reddine, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden temerrüd söz konusu olmadığından aleyhe masraf, faiz ve vekalet ücretine hükmolunmamasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalı ... adına tensip tutanağı ekli duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın usule uygun yapıldığı ancak davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.

DELİLLER VE GEREKÇE/

Dava, 6098 sayılı TBK m.54'de düzenlenen bedensel zarar ile m.56 kapsamında manevi zararın tazmini davasıdır. Mahkememizin 08/10/2020 tarihli ... E. ... K. sayılı kararı ile ''Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davalarında, davalı işleten ile davalı sigortacının sorumluluğu paralel olup 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, davalı sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalı işleten ve sigortacıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.

İhtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı, davacının tazminata esas maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile yoksun kaldığı kazanç itibariyle bedensel zararının tespiti noktalarında toplanmaktadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir.

İstanbul ATK Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan ... tarih - ... sayılı rapor ile; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın ve ...plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu tespit edilmiştir.

İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan ... tarih - ... sayılı rapor ile; davacı ...'ın %23,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 ay sürebileceği tespit edilmiştir.

... SGK tarafından gönderilen 03/03/2016 tarihli cevabi yazısından vaki kazadan dolayı davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapmadığı bildirilmiştir.

Aktüer bilirkişi ...'den alınan 28/06/2019 tarihli bilirkişi raporu ile; davalı ...'ın %100 kusur durumuna göre ve davacının %23,2 daimi maluliyeti ve 6 ay iyileşme süresi nazara alınmak suretiyle dosya kapsamıyla davacının başka bir kazancı ispat edilmemiş olduğundan asgari ücret nazara alınmak suretiyle progresif yönteme göre yapılan hesap neticesinde davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararının 3.980,80 TL, daimi iş göremezlikten kaynaklanan zararının ise 116.938,93 TL olduğu ve davalı sigorta şirketinin 07/12/2011 tarihinde temerrüte düştüğü tespit edilmiştir.

Dosya içerisinde örneği bulunan ... nolu KZMMS poliçesi ile ... plakalı otobüsün işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun 03/03/2011 - 2012 tarihleri arası sakatlık halinde kişi başı 200.000,00 TL limit ile sigorta güvencesine alındığı görülmektedir.

Davacı vekili 16/07/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile müdeabbihi 110.919,73 TL arttırmak suretiyle 120.919,73 TL'nin davalı işleten ve sürücü bakımından kaza tarihi olan 07/12/2011 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

... İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Polis Merkezi'nden gönderilen 11/01/2016 tarihli cevabi yazıdan davalı ...'ın halk otobüsü işletmeciliği yaptığı, iki katlı bina ve ...'da bir daire sahibi olduğu, evli, 5 çocuklu olduğu, davalı ...'ın dört katlı binası ve ... plakalı bir aracı olduğu, kira gelirleri ile geçindiği, davacı ...'ın ise babasına ait evde oturduğu, inşaat işlerinde çalıştığı, 3 katlı binası ve üzerinde kayıtlı binek otomobili olduğu tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ile alınmış olan kusur, maluliyet ve aktüer bilirkişi raporları denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan, davacının vaki kaza kapsamında uğramış olduğu 120.919,73 TL'nin davalı şirketi bakımından 10/03/2015, diğer davalılar bakımından ise 07/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

Davacı her ne kadar 200.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş ise de manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığı gibi davalıların da fakirleşmesine neden olmayacak düzeyde ve fakat davacıda manevi tatmin yaratacak düzeyde olması gerektiğinden kusurun tamamen davalı işleten ve sürücüde olması, davacının maluliyet oranının %23,2 oranında yüksek olması ve kazaya sebep aracın şehiriçi yolcu taşımacılığında kullanılan otobüs olması nedeniyle ticari kazanç elde etme amacıyla işletiliyor olması ve davacı işletenin gerek otobüs işletmek gerekse de sahip olduğu mal varlığı değerleri itibariyle hali refahta olması, davalı sürücünün de keza sahip olduğu mal varlığı değerleri itibariyle hali refahta olması nedeniyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın 07/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine'' şeklinde karar verilmiştir.

Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 20/02/2024 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile ''6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davada tarafların taraf ehliyetine sahip bulunmaları HMK'nin 114/1-d maddesi uyarınca dava şartlarındandır. Bu nedenle, davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olup olmadığı mahkemece kendiliğinden incelenecektir.

Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki hak ehliyetini medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Gerçekten, kimlerin taraf ehliyetine sahip bulundukları 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 8'inci ve 48'inci maddelerine göre belirlenir. Buna göre hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. Aynı Kanun(un 28'inci maddesinin 1'inci fıkrasına göre gerçek kişilerin kişiliği ve bununla hak (medeni haklardan yararlanma) ehliyeti ölümle sona erer. Bu nedenle ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Dava devam ederken davacı ölürse, davacının mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip edebilirler. (..., ..., ..., Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 25'inci baskı, sayfa 207 vd.)

Dava dosyasının incelenmesinde; nüfus kaydı içeriğine göre 10/12/2017 günü ölmesi nedeniyle davada taraf olma ehliyeti sona eren davalı ...'ın mirasçıları davaya dahil edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam olunarak nihai karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Kabule ve uygulamaya göre yapılan incelemede ise: Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinin 12/12/2018 tarihli raporunda yönetimindeki otobüsle yerleşim yerinde gündüz görüş alanını kontrol altında bulundurarak tetikte seyretmesi, yolun sağında arıza nedeniyle duran ve onun arkasında yardım için dörtlü uyarı lambaları açık durumda bekleyen araçları dikkate alıp kontrollü biçimde seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususlara uymayıp durmakta duran araca tedbirsiz biçimde çarpan davalı sürücü ...'ın asli derecede %100 oranında kusurlu olduğu, diğer sürücüler ...ve ...'ın ise kusurunun bulunmadığı belirtilmiş; ATK 3'üncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 17/11/2017 gün ve 24755 sayılı raporunda ise, davacının 7/12/2011 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre meslekte kazanma gücünden %23,2 oranında kaybetmiş sayılacağı bildirilmiştir.

Dosyaya eklenen ZMSS poliçesi ile motorlu araç tescil belgesinin tıpkıçekiminden, kazaya karışan ... plakalı aracın ticari işlerde kullanılan otobüs olduğu anlaşılmış; davacı vekili dava dilekçesinde dava ve bedel arttırım dilekçelerinde hükmolunan tazminatlara en yüksek mevduat faizi uygulanmasını istemiştir.

Bu itibarla davacı lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminata, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2'nci maddesinin, 2'nci fıkrası uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faizin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.

Davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü manevi tazminata ilişkin istinaf nedenleri bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır.

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına'' şeklinde karar verilmiştir.

Bozma ilamı sonrası mahkememizin işbu dosyasında yapılan yargılamada müteveffa davalı ...'ın mirasçıları davaya dahil edilerek usule uygun tebligatların yapıldığı anlaşılmıştır.

Davacının 07/12/2011 tarihinde davalı ...'nın sürücüsü olduğu davalı ...'ya ait ... plakalı otobüsün ... yolunu takiben ... istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile yolun sağında arıza yapan davacıya ait ...plakalı kamyonete yardım etmek üzere arkasında duran ve dörtlüleri yanık olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile arkadan çarpması ... plakalı aracında çarpışmanın etkisi ile ötelenerek davacıya ait... plakalı kamyonet çarpması ve arıza yapan aracıyla arkasında yardım için duran araç arasında yaya konumunda bulunan davacı ...'ın araçlar arasında sıkışması sonucu yaralandığı; davacının kaza nedeniyle atfıkabil dahil kusurunun bulunmadığı ve ... CBS ...soruşturma ... karar nolu kararında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından şikayet yokluğu ve uzlaşma nedeniyle KYOK kararı verildiği anlaşılmıştır. Soruşturma dosyası kapsamında davacının alınan beyanında 07/12/2011 tarihinde aracı ile ... Üniversite Hastanesi'ne giderken bir aracın lastiğinin patlak olduğunu söylemesi üzerine aracı sağ tarafa çekerek durduğu; yardımına gelen ..., ... ile arabanın arkasına baktığı esnada Belediye otobüsünün Necati'nin arabasına çarpması sonucu arabanın arkasına sıkıştırdığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Davacının kaza nedeniyle ATK İhtisas Kurulu'nun ... tarihli .... karar sayılı raporunda %23.2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Davacının kaza nedeniyle ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli ... karar sayılı raporunda davacının kusursuz olduğu, davacının kazanın oluşumunda atfı kabil kusuru bulunmadığı; davalı sürücü Mustafa'nın %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının kaza nedeniyle geçici iş göremezlik nedeniyle 6 aylık geçici iş göremezlik zararının 3.980,80 TL; sürekli iş göremezlik tazminatının 116.938,93 TL olduğu hesaplanmıştır. Davacının 3.980,80 TL+ 116.938,93 TL= 120.919,73 TL toplam maddi zararının bulunduğu anlaşılmıştır. Dava öncesi sigorta şirketine başvuru yapılmadığından dava tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 07/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek (dosyaya eklenen ZMSS poliçesi ile motorlu araç tescil belgesinin tıpkıçekiminden, kazaya karışan ... plakalı aracın ticari işlerde kullanılan otobüs olduğu anlaşılmakla) 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2'nci maddesinin, 2'nci fıkrası uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faizi ile birlikte tüm davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekili tarafından yalnızca uygulanan faize ve manevi tazminat miktarı yönünden kararı istinaf ettiği anlaşılmıştır.

Davacının manevi tazminat yönünden yapılan incelemede, 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

...İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Polis Merkezi'nin ... tarihli müzekkere cevabı da dikkate alındığında davacı her ne kadar 200.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş ise de davacının kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığı; davalı ...'nın %100 kusurlu olduğu davacının kaza nedeniyle %23,2 oranında malul olduğu, davacı için sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde kazaya sebep aracın şehiriçi yolcu taşımacılığında kullanılan otobüs olması nedeniyle ticari kazanç elde etme amacıyla işletiliyor olması hususları da dikkate alındığında olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacının manevi tazminatın kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın 07/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2'nci maddesinin, 2'nci fıkrası uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faizi ile birlikte davalılar ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...’tan ( ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas...karar sayılı veraset ilamında yer alan payları doğrultusunda) ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Maddi tazminat davasının KABULÜ İLE;

120.919,73 TL'nin davalı sigorta şirketi bakımından 10/03/2015, davalılar ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...’tan ( ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ... karar sayılı veraset ilamında yer alan payları doğrultusunda) ve diğer davalılar bakımından ise 07/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2'nci maddesinin, 2'nci fıkrası uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faizi ile birlikte tüm davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

  1. Manevi tazminatın kısmen KABULÜ İLE,

60.000,00 TL manevi tazminatın 07/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2'nci maddesinin, 2'nci fıkrası uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faizi ile birlikte davalılar ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...’tan ( ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ... karar sayılı veraset ilamında yer alan payları doğrultusunda) ve ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

Maddi tazminat yönünden;

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 8.260,03 TL nispi karar harcının, 717,25 TL peşin harç ve 378,85 TL ıslah harcı toplamı 1.096,10 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 7.163,93 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 19.347,16 TL vekalet ücretinin davalılar ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...’tan ve diğer davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan toplam 820,00TL yargılama gideri ile 717,25 TL peşin harç, 378,85 TL ıslah harcı ve 27,70 TL başvuru harcı toplamı 1.943,80 TL'nin davalılar ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...’tan ve diğer davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

Manevi tazminat yönünden;

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4.098,60 TL nispi karar harcının davalılar ... ve ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...’tan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...’tan tahsili ile davacıya verilmesine,

Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesi gereğince red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,

Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/09/2024

KATİP

¸e-imzalıdır

HAKİM

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SebebiyleistanbulVeÖlümkatipCismanihakimZararverilmesineAçılanhükümsavunmakzmmsTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim