İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/378 E. 2024/605 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/378
2024/605
18 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/378 Esas
KARAR NO : 2024/605
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2017
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ... AŞ'den 14.595,00 USD ve 3.220,12 EURO alacaklı iken davalı ... AŞ ile yapılan 21/12/2010 tarihili sözleşme ile bu borcun üstlenildiğini ve 14.595,00 USD borcun 28/06/2011 - 28/12/2015 tarihleri arası her biri 260,00 USD ve 28/01/2016 tarihinde 295,00 USD olmak üzere toplam 56 taksit şeklinde, 3.220,12 EURO'nun da 28/02/2016 - 28/04/2017 tarihleri arası her biri 200,00 EURO ve 28/05/2017 tarihinde ise 220,12 EURO olmak üzere toplam 16 taksit halinde ödeme taahhüdünde bulunulduğunu, ancak dolar borcunun 28/06/2011 - 28/05/2012 tarihleri arası 12 takside denk gelen 3.120,00 USD'nin vadesinde ödenmemesi nedeniyle ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, ancak borçlunun itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ve vaki itirazın iptali için ... 11. ATM'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, devam eden süre içerisinde davalının geriye kalan taksitlere tekabül eden 11.475,00 USD ile 3.220,12 EURO borcu da ödememesi nedeniyle iş bu alacak davasını açtıklarını, bu nedenle 11.495,00 USD ile 3.220,12 EURO'nun temerrüt tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin boş nakil sözleşmesi olduğunu, TBK m.199/1 kapsamında davalı müvekkilinin ... AŞ'nin sahip bulunduğu bütün def'i ve itirazları ileri sürme hakkına sahip olduğunu, borcu nakil alınan ... AŞ'nin BDDK'nın 10/02/2011 tarih ve 171 sayılı kararına istinaden tasfiye halinde olduğunu, bu nedenle hakkında takip yapılamayacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, borcun nakli sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili davasıdır.
Bozma öncesi mahkememizin 24/03/2021 tarih 2017/892 Esas - 2021/203 Karar sayılı kararı ile '' Bankacı bilirkişi ...'dan alınan 09/10/2019 tarihli bilirkişi raporu ile; dosya kapsamıyla davacının davalıdan 13.375,00 USD asıl alacak ve 2.698,27 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.173,27 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporu ile EURO alacağı bakımından herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle aynı bilirkişiden alınan 10/02/2020 tarihli bilirkişi raporu ile; davacının ayrıca davalıdan 3.220,12 EURO ana para ve 129,57 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.349,69 EURO alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamıyla taraflar arasında akdedilen sözleşme mahkememizce de 6098 sayılı TBK m.195 vd. maddelerinde düzenlenen borç üstlenim sözleşmesi olarak kabul edilmiş ve anılan sözleşme ile davalı tarafından üstlenilen borcun sözleşmede öngörülen vadelerde ödenmesi gerektiği halde davalının ödemeyi yazılı belge ile ispat edememiş olması ve özellikle üstlenilen borcun kayıtsız şartsız olarak üstlenilmiş olması nedeniyle bu sözleşmeye konu borcun TBK m.18 kapsamında borcun sebep içermeyen şekilde üstlenilmiş olması niteliğinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 16/05/2024 tarih ...Esas ...Karar sayılı ilamı ile ''mahkemece davanın kabulüne dair esasa ilişkin karar verilmiş ise de; bilindiği üzere görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan resen dikkate alınması gerekmektedir.
6102 Sayılı TTK'nun 3.maddesinde "bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu" belirtilmiş, aynı Kanun'un 4.maddesinde ise ticari dava ve işler sayılmıştır.... bu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık taraflar arasındaki temlik sözleşmesinde davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediği iddiasından kaynaklandığından asliye hukuk mahkemesi görevlidir (Aynı yönde; Yargıtay 11.HD'sinin ... Esas, ...Karar; ... Esas,... Karar ve Yargıtay 13.HD'sinin ... Esas, ...Karar; ... Esas, ... Karar; ... Esas, ... Karar sayılı ilamları.).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E,- ... K sayılı 21/03/2019 tarihli benzer bir uyuşmazlığa konu kararında; "davacının temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki ... A.Ş'nin bu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık konusu alacağın da doğrudan davalının ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davacının da tacir olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6098 sayılı TBK'nun 183. vd. maddeleri hükümlerinin uygulanacağı, dava konusu uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığına " karar verildiği de dikkate alındığında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu halde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile görevsiz mahkemece karar verilmiş olması hukuka aykırılık teşkil etmiştir.
Tüm bu açıklamalara göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin nedenler yönünden incelenmeksizin resen gözetilen nedenlerle kabulü ile, HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına'' şeklinde karar verilmiştir.
Bozma sonrası mahkememizin işbu dosyasında yapılan değerlendirmede İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 16/05/2024 tarih ... Esas...yılı ilamı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E,- ...K sayılı 21/03/2019 tarihli ilamı da dikkate alındığında davacının temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki ... A.Ş'nin davada taraf olmadığı; uyuşmazlık konusu alacağın da doğrudan davalının ticari işletmesi ile ilgili olmadığı anlaşılmakla bam bozma ilamı doğrultusunda davacının davasının görev-dava şartı yokluğundan-usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine; görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulması halinde, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
)Davacının Davasının Görev. Dava Şartı Yokluğundan. USULDEN REDDİNE,
-
)Mahkememizin görevsizliğine,
-
)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulması halinde, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
-
)HMK 331/2 md. gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
-
)Süresi içinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/09/2024
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58