SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/888 E. 2024/6 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/888

Karar No

2024/6

Karar Tarihi

10 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/888 Esas

KARAR NO : 2024/6

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/01/2018

KARAR TARİHİ : 10/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının ve karşı dava olan istirdat davasına ilişkin yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA/

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 05/07/2017 tarihli Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesi uyarınca davalıya danışmanlık hizmeti verdiğini; davalıdan aldığı avans karşılığı 22/11/2017 tarihli 25.000,00 TL bedelli fatura tanzim ettiği, davalının hizmet bedeli olan borcunun bir kısmını ödediğini bakiye 51.700,00 TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle davalı itirazının iptaline ve takibin, davamına, davalıdan %20 icra inkar tazminatının tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ekinde yer alan Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesi incelendiğinde "..." ne konu taraflarının davacı ve davalı olan 05/07/2017 tarihinde başlayan 15/11/2017 tarihinde sona ermesi kararlaştırılan davalının "danışan" olarak sözleşmede adlandırıldığı ve sözleşme kapsamında davacı şirketin yetkilisi ve davalı asil tarafından sözleşmenin 05/07/2017 tarihinde imzalandığı görülmüştür.

SAVUNMA/

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının tacir olmadığını, görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olmadığını; görevsizlik kararı verilmesini; davalının tacir olmaması nedeniyle yapılan yetki sözleşmesinin geçersiz olduğu ... Mahkemeleri'nin yetkili olması nedeniyle yetki itirazında bulunduğunu, davacının süresi içerisinde edimlerinin hiçbirini yerine getirmediğini bu nedenle alacak hakkın doğmadığından açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiği; karşı dava kapsamında 05/07/2017 tarihli Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesi uyarınca davalının edimlerinin hiçbirini yerine getirmediği; 20.000 TL yapılan ödemenin iadesi ihtarnameler ile istenildiği halde ödenmediğini neticeten asıl davada öncelikli görevsizlik kararı verilmesini; aksi takdirde yetki itirazının kabulü ile davanın ... Mahkemeleri'ne gönderilmesi gerektiği nihayeten açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini; karşı dava yönünden davalı tarafından ödenen 20.000 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür. Karşı davanın süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile harç bedelinin 14/02/2018 tarihinde yatırıldığı anlaşılmıştır.

DELİLLER VE GEREKÇE/

Dava, asıl dava yönünden İİK 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası; karşı dava yönünden ödenen bedelin istirdat davası olduğu anlaşılmıştır.

Asıl dava davacısı, davalıya danışmanlık hizmeti vermek üzere 05/07/2017 tarihli danışmanlık sözleşmesi akdedildiğini, takibe konu alacağın sözleşmeden dolayı verilen hizmetin bedelinden kaynaklandığını, hizmet verilmesine rağmen bedelin ödenmemesi nedeniyle icra takibine konu yapılan alacağa yönelik itirazın iptalini talep ettiği; davalı ise tacir olmadığını, işbu dava bakımından ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan lokasyon analizi, konsept tasarımı, pazarlama, menü/ ürün çeşit tasarımı, eğitim/ denetim ve bilim danışmanlığı olarak nitelendirilen edim yükümünü yerine getirmediğini, sözleşmede öngörülen 23/11/2017 sona erdiğini ve bu sona ermenin davalı tarafından davacıya gönderilen ... numaralı telepost ihtarnamesi ile davacı şirket yetkili ...'a 25/11/2017 tarihinde bildirildiğini, ayrıca davacı tarafın düzenlemiş olduğu faturanın ... 2. Noterliği'nin ... - ... yevmiye numalı ihtarnamesi ile iade edildiğini, kaldı ki sözleşmenin 6 maddesi ile sözleşme bedelinin hangi aşamalarda ödeneceğinin belirlendiğini, bu madde gereği ödemelerin "proje kapsamında menü tasarımı ve içerik tasarımı süresinin tamamlanmasını takip eden 3 iş günü içerisinde 20.000,00 TL + KDV ödenmesi" belirlenmiş ise de menü tasarımı ve içerik tasarımına ilişkin tamanlanmış bir hizmet olmadığını ve buna rağmen davacıya 20.000,00 TL ödeme yapıldığını davanın reddini talep ettiği; Karşı dava davacısı ise 05/07/2017 tarihli danışmanlık sözleşmesi kapsamında davalı-asıl dava davacısının sözleşme edimlerinin yerine getirmemesi nedeniyle ödenen 20.000 TL'nin iadesini talep ettiği anlaşılmıştır.

14/05/2018 tarihli 1 nolu celsede davalı tarafın görevsizlik talebi ile yetki itirazının reddine karar verildiği görülmüştür.

Dava dosyasına celbedilen ... 24. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı/borçlu aleyhine 04/12/2017 tarihinde ilamsız yolla 15/11/2017 tarihli 51.700,00 TL tutarlı asıl alacak (05/07/2017 tarihli sözleşme takip dosyasına takip talepnamesi eki olarak sunulmuştur) dayalı olarak, 51.700,00 TL asıl alacak, 242,21 TL işlemiş faiz olmak üzere 51.942,21 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etttiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı/borçlunun süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.

İhtilaf, davacı alacaklının davalıdan takip sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır.

Bozma ilamı öncesi alınan 06/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarının ibraz edildiği; davalı tarafın herhangi bir ticari defterinin bulunmaması nedeniyle incelemeye ticari defter sunmadığı; davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelendiğini, 05/07/2017 tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesinin taraflarca imzalandığı ; sözleşmenin 4. maddesi ile davacının davalıya vermesi gereken hizmetlerin projede verilecek hizmetlerin lokasyon analizi, konsept tasarımı, pazarlama, menü/ ürün çeşit tasarımı, eğitim/ denetim ve bilim danışmanlığı olarak öngörüldüğünü, sözleşmenin sona erme süresinin 15/11/2017 olduğunu ve sözleşmenin bu tarihte sona erdiğini, ücretin 65.000,00 TL + KDV olarak öngörüldüğünü, ücretin 25.000,00 TL+ KDV'sinin sözleşme imzasında nakden, 20.000,00 TL'sinin menü tasarımı ve içerik tasarımı sürecinin tamamlanmasını takip eden 3 iş günü içerisinde nakden ve bakiye 20.000,00 TL'nin ise projenin tamamlanıp açılış yapıldıktan sonraki 3 iş günü içerisinde nakden ödenmesinin öngörüldüğünü, taraflar arasındaki ticari faaliyetin cari hesap ilişkisi çerçevesinde yürütüldüğü; 04/12/2017 takip tarihi itibariyle davalıya ait cari hesap bakiyesinin sıfır olduğu; davalının ödemesi gereken 29.500,00 TL miktara mahsuben 25/07/2017 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yaptığını, 4.500 TL KDV ödenmediğini; ödemeden dolayı davacı şirket tarafından davalıya 22/11/2017 tarihli fatura düzenlendiğini, davalının sözleşmeye konu hizmetler bakımından sınırlandırılmak istendiği; sözleşmeye konu ücreti değiştirmek istediği, taraflar arasında 16/09/2017, 20/09/2017,24/09/2017 ve 04/10/2017 tarihli e-posta yazışmalarında davacının sözleşme ile üstlenmiş olduğu hizmetler üzerinde çalışmakta olduğu ve hazırladığı bazı görselleri dava dilekçesi ekinde dosyaya sunmuş olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında sözleşme ile belirlenen ücret ve ödeme takvimi kapsamında davacının davalıdan 51.700,00 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın takibe konu edildiği, ancak davalı ...'ın sözleşme süresinin dolmasından sonra 23/11/2017 tarihinde, davacı şirkete göndermiş olduğu teleposta ile sözleşmenin 15/11/2017 tarihinde sona erdiğini ve sözleşmeye konu edimlerin ifa edilmemesi nedeniyle daha önce ödenmiş bulunan 20.000,00 TL'nin 3 gün içinde ödenmesinin talep ettiği ve bu telepostanın 25/11/2017 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş olduğu, sözleşmenin feshi başlıklı maddesiyle fesih tarihine kadar yapılmış ödemelerin fesih nedeni ne olursa olsun iade edilmeyeceği öngörülmüş olması nedeniyle karşı dava kapsamında davacının davalıya iadesi gereken bir miktar olmadığı tespit edilmiştir.

Mahkememizin 15/10/2018 tarih 2018/66 Esas 2018/1022 Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Dosya kapsamı ve düzenlenen bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğundan davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 24. İcra md. ... Esas sayılı dosyasına konu alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin 51.700,00 TL asıl alacak bakımından devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, İİK 67/2 gereği 51.700,00 TL nın %20 oranında 10.340,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

Mahkememizce karşı davanın reddi yönünde kanaat oluşmuş ise de duruşmalardaki yoğunluk nedeniyle karşı dava bakımından zuhulen kısa karar ile hüküm kurulmayarak eksik kalacak şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklinde hüküm kurulmuştur.

Davalı tarafın istinaf kanun yoluna başvurması sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. HD 20/10/2022 tarih 2019/1630 Esas 2022/1195 Karar sayılı ilamında özetle; ''Dava, hizmet sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali, karşı dava ise sözleşme gereğince ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.

... 24. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı/karşı davacı borçlu aleyhine dayanak sözleşme gereğince 04/12/2017 tarihinde 51.700,00 TL asıl alacak, 242,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.942,21 TL üzerinden takip başlattığı davalı/davacının borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğu, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Sözleşme ilişkisi yanlar arasında çekişmesiz olup uyuşmazlık, davacının sözleşmedeki edimini yerine getirip getirmediği, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalı karşı davacı tarafından sözleşme gereğince ödenen bedelin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır.

Davalı-karşı davacı vekili, hem cevap hem de 28.05.2018 tarihli beyan dilekçesinde müvekkilinin tacir olmadığını bildirmiş, istinaf dilekçesinde de bu beyanı tekrar etmiştir

Anayasanın 141/III maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde ayrıntılı bir şekilde hükmün kapsamı düzenlenmiş, hükmün hangi hususları kapsayacağı maddeler halinde ve açıkça belirtilmiştir. HMK.nun 297/1- c bendinde "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin hükümde gösterilmesi" gerektiğine yer verilmiştir. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re'sen) araştırıp bularak (m.33), hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Hakim gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendi kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz. Hakim hükmün gerekçesini hazırlarken yargı kararlarından (içtihatlardan) ve bilimsel görüşlerden yararlanır (TMK m.1). Gerekçe çok önemli olduğundan, Anayasa'ya "bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı" hakkında açık hüküm konulmuştur (Anayasa m.141/3) (Prof.Dr.Baki Kuru, Prof.Dr.Ramazan Arslan, Prof. Dr.Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku 22. Baskı,sayfa 472).

6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK’nın 297/2. ve 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır. (Yargıtay 11. HD'nin 2022/3006 E. 2022/5241 K. Sayılı ilamı)

Somut olayda, davacı vekili itirazın iptalini, davalı-karşı davacıda ödenen bedelin iadesini talep etmiştir. Mahkemece karşı dava yönünden hüküm kurulmadığı gibi karada hem asıl hemde karşı dava yönünden bir gerekçenin bulunmadığı, bu durumun yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı olup gerekçe ile hüküm arasında çelişki yarattığı, infazda tereddüt oluşturur şekilde bulunduğu, mahkemece tüm talepler yönünden olumlu olumsuz karar verilmek gerekirken eksik hüküm tesisi oluşturduğu anlaşılmakla'' şeklindeki gerekçe ile kararının kaldırılmasına dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

BAM Bozma ilamı sonrası mahkememizin işbu dosyasında alınan 12/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirkete ait 2017- 2018 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının ibraz edildiği; davalı şirket tarafından 2017- 2018 yılına ait ticari defterlerin sunulduğu; "neticeten tarafların ibraz olunan e-defterlerinin e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, envanter defterlerinin açılış noter tasdiklerinin tam olduğu, ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının olduğu; tarafların ticari defter kayıtlarına göre, davacının 04.12.2017 takip tarihi itibari ile kaydi olarak davalıdan borç alacağı olmadığı, Sayın Mahkemece davacının sözleşme konusu edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğinin benimsenmesi halinde, sözleşme bedeli olan 76.700,00TL’den (KDV dahil) davalı tarafından ödenen 25.000,00TL’nin mahsubu sonucu 76,700,00TL25.000,00TL = 51.700,00TL ödenmemiş sözleşme bedeli kaldığı, Ancak taraflar arasındaki sözleşmenin Fesih: başlıklı 12. maddesi “Taraflar anlaşarak Parkwest Projesi sözleşmesini fesih edebilirler. Fesih için tarafların arasında imzalanan yazılı bir protokol olması zorunludur. Fesih tarihinden itibaren ödemeler durdurulur. Ancak fesih tarihine kadar yapılmış ödemeler, fesih nedeni ne olursa olsun iade edilemez.” hükmünü içermekte olup taraflar arasında fesih protokolü imzalandığına dair dosyaya mübrez bir bilgi ve belge olmadığı,Ayrıca dosyaya sunulu olan yazışmalara göre davacının sözleşme konusu hizmetleri davalıya sağlamak için çalışma yaptığı anlaşılmakla birlikte sözleşme konusu hizmetlerin ne kadarının sağlandığı ihtisas alanımda olmadığından tespit edilemediği, diğer taraftan sözleşmenin usulüne uygun olarak feshedilip edilmediği ve feshin sözleşmede öngörülen şekil ve sürelerde yapılmadığı feshin sonuçları konusu hukuki bilgi gerektirdiğinden Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının 22.11.2017 tarihli ... numaralı 25.000,00TL tutarlı faturasına davalı tarafından ... 2.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yasal süresi içinde itiraz ile iade edilmiş olmakla birlikte, taraflar arasındaki sözleşmenin Fesih: başlıklı 12. maddesi “…Fesih tarihinden itibaren ödemeler durdurulur.Ancak fesih tarihine kadar yapılmış ödemeler, fesih nedeni ne olursa olsun iade edilemez.” Hükmü çerçevesinde dosyaya sunulu tarafların e-posta yazışmalarından da anlaşılabileceği üzere kısmen de olsa davacı tarafında davalıya hizmet sağlandığı anlaşılmış olmakla faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu kanaatine ulaşıldığı, dolayısı ile davalının karşı dava yönünden borç/alacağı olmadığı sonucuna ulaşıldığı" tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede davacı şirket tarafından "..." için davalı ...'a danışmanlık hizmeti vermek üzere 05/07/2017 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzalandığı, davacı şirket yetkilisi ile davalı gerçek kişi tarafından iş bu sözleşmenin imzalandığı görülmüştür. İş bu sözleşme kapsamında asıl dava davacısı sözleşme kapsamında edimleri yerine getirdiği halde davalının ödeme yapmaması nedeniyle başlatılan icra takibe yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, davalının gerek cevap dilekçesinde gerek istinaf yoluna başvuru dilekçesinde tacir olmadığını beyan ettiği her ne kadar bozma ilamı öncesinde mahkememizin 1 nolu celsesinden görevsizlik talebinin reddine karar verilmiş ise de görev hususu her celse incelenebileceği için davalı yönünden yapılan araştırmada ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevabında davalının şahsi ticari faaliyetinin olmadığı; bu nedenle defter tutmadığı; 17/10/2017 tarihinde kurulan ... Ltd Şti'nin tek ortağı olduğu, bilanço kar-zararının ekside olduğu tespit edilmiştir.

Gerek asıl gerek karşı dava bakımından yapılan incelemede sözleşmede ...'ın gerçek kişi sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, davacının sözleşmenin imzalandığı tarih olan 05/07/2017 tarihinde tacir olmadığı, defter dahi tutmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporunda yapılan incelemede "davalı şirketin ticari defterlerinin" incelendiği anlaşılmakla davalı gerçek kişiye ait ticari defterinin bulunmaması, davalının sözleşmenin imzalandığı tarihte tacir olmaması nedeniyle iş bu bilirkişi raporunda yer alan davalı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesinin davalıyı tacir konumuna getirmediği anlaşılmıştır.

Asıl dava davalısı, karşı dava davacısının sözleşmede "danışan" olarak yer aldığı, davalının gerçek kişi olduğu, sözleşmenin imzalandığı tarihte dahi tacir olmadığı; her ne kadar yapılan iş "..."ne ait ise de taraflardan birinin şirket olması nedeniyle yapılan işin nispi ticari dava olmaması nedeniyle asıl dava ve karşı davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davaların ayrı ayrı usulden reddine, Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde Asıl dava ve karşı davanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Asıl dava ve karşı davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davaların ayrı ayrı usulden REDDİNE,

  2. Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde Asıl dava ve karşı davanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

  3. HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

  4. Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.10/01/2024

KATİP ...

¸e-imzalıdır

HAKİM ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulİtirazınİptaliSözleşmesinden(HizmethükümsavunmaKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim