İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/415 E. 2024/594 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/415
2024/594
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/415
KARAR NO : 2024/594
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 02/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesine göre 09.10.2015 tarihinde resen terkin edildiği, şirketin hukuksal varlığına son verildiği, müvekkil bankai ile ... Şirketi arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'ni şirket imzaya yetkili ve müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla dava dışı ...'ın imzaladığı ve borçlu şirkete krediler kullandırıldığı, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine ... 11. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiği ve davalı şirketin hesaplarının kat edildiği, hesabın katı üzerine halen derdest olan ... 11. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasından yapılan takibin tüm borçlular için kesinleştiğini, hakkında kesinleşmiş icra takibi bulunan ... Şirketi'nin 09.10.2015 tarihinde resen terkin olmasının şekli bir işlem olduğunu gerçeği yansıtmadığını, şirket adına kayıtlı iki adet araç üzerinde ..., ... müvekkili banka lehine 31.01.2011 tarihli ve ekli rehin sözleşmesi gereğince işlenen rehin olduğunu, derdest olan ... 11. İcra Dairesi ...Esas sayılı rehnin paraya çevrilmesi takip dosyasından işlemlere devam edildiğini, hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunan ... Şirketi'nin kanun ve yasaya açıkça aykırı olarak terkin edildiğinin ve şirketin münfesih olduğunun ortada olduğunu, bu sebeple borçlu şirketten müvekkili bankanın hak ve alacaklarınn tahsili amacıyla borçlu şirketin ek tasfiye yapılmak üzere yeniden ticaret sicil müdürlüğüne tescil edilip 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ... tarihli ve ... sayılı Kanun'un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. madde gereği şirketin ihyasını talep etme gereği doğduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; ... Şirketi'nin ihyasını, eksik tasfiye işlemlerinin tamamlanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünün ticaret siciline tescil konusundaki talepleri ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiğini, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işleminin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrasının “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü haiz olduğunu, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğünün bulunmadığını, söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise de; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerden dolayı; davanın reddini, mahkemece davanın kabulüne kanaat getirilmesi halinde ise dava konusu şirketin dava dilekçesinde belirtilen işlemlerin yapılabilmesi hususunda ek tasfiyesini ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhyası istenilen şirketin sicil kaydı dosya içine getirtilmiş, tetkikinden ;... Ticaret Sicil Müdürlüğünün... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesine göre 09.10.2015 tarihinde resen terkin edildiği görülmüştür.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, ticaret sicilinden res'en terkin edilen şirketin, TTK 547. maddesine dayanan ek tasfiyesi amacıyla yeniden tescili davasıdır.
Uyuşmazlık, 6102 Sayılı TTK. geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilden resen terkin edilen şirketin tasfiyesi amacıyla yeniden tescili için gereken koşulların mevcut olup olmadığı konularından ibarettir.
TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.
Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut olayda davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu dosyanın görülüp sonuçlandırılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescili zorunludur. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/1277 E.) TTK 547. maddesi kapsamında açılan davada ise zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir.
Somut olayda, davacının, sicilden terkin edilen şirket adına kayıtlı araçlar üzerine davacı lehine tesis edilen rehinler yönünden takibe geçebilmek için şirketin ihyasını talep etmekte menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK 547. Maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasına, sicile tescil ve ilanına ve yargılama neticesinde ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesini teminen tasfiye memuru atanmasına ve bu hususun da sicile tescil ve ilanına karar verilmesi gerekmiş, davalı sicilin yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir. Davacı yasal hasım olan sicil müdürlüğü ile birlikte taraf ehliyeti bulunmayan ve sicilden terkin edilmiş şirkete de husumet yönelterek dava ikame etmiş olduğundan davacının, taraf ehliyeti bulunmayan şirkete yönelik davasının usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- ... Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabulüne,
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... ŞİRKETİ'nin TTK 547. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere YENİDEN TESCİLİNE,
Şirketin son yetkilisi ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve ilanına,
-
Davacının, taraf ehliyeti bulunmayan şirkete yönelik davasının usulden reddine,
-
Harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davalı ... Ticaret Sicili Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı ... Ticaret Sicili Müdürlüğü aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/09/2024
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58