SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/481 E. 2024/563 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/481

Karar No

2024/563

Karar Tarihi

7 Ağustos 2024

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/145 Esas

KARAR NO : 2024/529

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)

DAVA TARİHİ : 26/06/2014

KARAR TARİHİ : 10/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA/

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ortak murisi ...'in 29.05.2007 de evli ve çocuksuz olarak vefat ettiği, mirasçı olarak geriye eşi 2 nolu davalı ...'i ve kendisinden önce vefat eden erkek kardeşinin çocukları olan yeğenleri davacı müvekkillerini bıraktığı, müteveffa ... çok yaşlı, yatalak hasta bir kimse olarak vefat ettiği, davalı ...’in kendilerine gerek müteveffanın taşınmazları ve gerekse bankalardaki hesaplar hakkında yeterli bilgiyi vermekten imtina ettiği, uzun süre sonra ve özellikle terekenin tespitini istemelerinden sonra tereke dosyasına bankalardan ve sair resmi mercilerden gelen cevapların adı geçen davalının verdiği cevaplarla uyuşmadığını görmeleriyle anlayabildikleri söz konusu terekenin tespitine ilişkin davanın ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi...Esas numarası ile derdest olduğu, murisin ölümünü takip eden 1 yıl içinde dahi devam edildiği ve hesap hareketleri sonucunda hesabın kapatıldığı, hesaplardan birinde de hesap sözleşmesinde murisin imzasının taklit olunması sureti ile işlem yapıldığının anlaşıldığı, bu işlemler hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturma dosyasının ... olduğu, murisin davalı bankanın ...şubesindeki hesapları üzerinde de farklı tarihlerde çok yüklü meblağlarda paranın yetkisiz ... tarafından çekildiği , bankanın da yasaya aykırı şekilde bu ödemeleri yaptığı neticeten haklı davanın kabulüyle, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, alacağın miktarını tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda taleplerini arttırmak kaydıyla, müteveffa ...'in mirasçıları olan davacı müvekkillerinin miras paylarının toplamı karşılığı olarak, diğer mirasçı davalı ... uhdesinde kalan 1.000,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı bankadan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

SAVUNMA/

Davalı ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın belirsiz alacak davası olmayıp belirli olan bir eda davası niteliğinde olduğu, davanın eda davası niteliğinde görülmesine karar verilmesi gerektiği, dava dışı ... ile eşi diğer davalı ...'in bankanın ... Şubesi'nde iki adet müşterek hesabı bulunduğu, söz konusu hesaplardan ... nolu hesaptan ...'in müteveffa ölmeden önce bakiyeyi çektiği ve hesabın kapatıldığı, bankanın bu işleme onay vermesinde hukuken hiçbir sakınca bulunmadığı, diğer hesap olan ... nolu hesaptan ise müteveffanın vefatından sonra bakiye meblağın çekilmiş olduğu, bankanın bakiyeyi öderken diğer hesap sahibinin ölü ya da sağ olduğu hususunu araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, yine banka ile müteveffa ... arasında müşterek hesaplar nedeniyle teselsüllü müşterek hesap sözleşmesi yapıldığı ve sözleşmenin 9. maddesinde "hesap sahiplerinden birinin ölümü halinde bankanın ölümden bilgisi olsun veya olmasın diğer hesap sahiplerine yaptığı ödemelerden dolayı vergi dairelerine ve/ veya ölenin mirasçılarına karşı doğabilecek her türlü sorumluluk hesap sahiplerine ait olacaktır" düzenlemesinin mevcut olduğu, davalı bankanın hukuki sorumluluğu olmadığını bu nedenle davalı aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığı, tereke dosyası devam ederken iştirak halinde mülkiyet durumunda dava açmalarının hukuken mümkün olmadığı, mevcut hesapların muris ... ile davalı adına ortak olduğu, murisin münferit ortağı olan davalı müvekkiline kimlik tespiti yapılarak ödemelerin yapıldığını, banka hesaplarında yapılan işlemlerin hesap sahiplerinin iradesine ve hukuka uygun olduğu, davacıların bu hususla ilgili olarak savcılığa yaptıkları suç duyurusunun da takipsizlikle sonuçlandığı, usul ve esas bakımından haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Ancak davalı ... 18.01.2017 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle mirasçıları ... ve ... davaya dahil edilmişlerdir.

Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; muris davalı ...'in dosyaya sunmuş olduğu dilekçelerinde yer alan beyan ve itirazlarını tekrarladıkları, davacıların dava dilekçesinde ve daha sonrasında dosyaya ibraz ettikleri dilekçelerinde ve ıslah dilekçesinde yer alan taleplerin tümüyle usul ve yasaya aykırı olup, olayda zamanaşımı mevcut olduğunu, davacıların müteveffanın ölümünden uzun yıllar sonra haksız çıkarlar elde etmek amacıyla işbu davayı açtıklarını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Ancak ...'in de vefatı ile bu müteveffanın geriye mirasçıları ..., ... ve ... davaya dahil edilmişlerdir.

(Müteveffa) ... ise cevap dilekçesinde özetle .. 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası üzerinden verilen 13/07/2017 tarihli karar ile mirası reddettiklerini beyan etmiş olması nedeniyle ...'in mirasçıları ... ve ... davaya dahil edilmiş ise de bu davalılar da ... 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya üzerinden verilen 05/12/2017 tarihli karar ile mirası reddettiklerini bildirmişlerdir. ...'nun mirasçısı olan kızı ... ve ...'nın mirasçıları kızı ... yönünden iş bu mirasçıların velayetleri altında bulunan çocukları ile birlikte mirası reddettikleri ve iş bu mirasın gerçek reddi kararlarının kesinleştiği; ... yönünden ise müteveffanın mirasçı olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilerek kararın kesinleştiği sonuç olarak ... mirasçılarının tamamının mirası reddettiği ve davaların kesinleştiği anlaşılmıştır.

DELİLER VE GEREKÇE/

Dava, davalı banka nezdinde bulunan müteveffa ...'e ait mevduat hesabındaki paranın usulsüz olarak ödendiği iddiasına dayalı alacak davasıdır.

Mahkememizin 29/04/2015 tarih 2014/1152 Esas ve 2015/209 Karar sayılı kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle dosyanın gönderildiği görevli ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 08/03/2018 tarih ...Esas ve ... Karar sayılı kararı ile husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.

Davacıların bu karar aleyhine istinaf kanun yoluna başvurması neticesinde İstanbul BAM 12. HD'nin 21/05/2020 tarih 2018/1479 Esas ve 2020/510 Karar sayılı kararı ile; "Somut olayda, uyuşmazlık usulsüz olarak gerçekleştirildiği ileri sürülen bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmasına ve dava tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasanın da yürürlükte olmamasına göre, iş bu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu açıktır. " şeklindeki gerekçe ile Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli görülmesi nedeniyle dava dosyası mahkememize gönderilmiş ve dava mahkememizin 2020/321 Esas sayılı dosyası üzerinden kayıt görmüştür.

Mahkememizin 21/04/2021 tarih 2020/321 Esas ve 2021/322 Karar sayılı kararı ile ''İlgisi nedeniyle aynı miras ilişkisi nedeniyle ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden verilen 02/12/2014 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile aynı davacılar tarafından davalı ... ve ... A.Ş. Aleyhine bu bankadaki mevduat hesabından kök murise ait paraların çekilmiş olması nedeniyle dava açıldığı ve ancak mahkemece açılmış olan davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiği, bu karar aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulması akabinde Yargıtay 11. HD'nin 09/02/2016 tarih 2015/3872 Esas ve 2016/1191 Karar sayılı ilamı ile "Dava bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve el birliği mülkiyetinde mirasçının kendi payına yönelik olarak açtığı davanın tereke adına açılmış sayılmayacak olması ve bu nedenle de terekeye temsilci atanması suretiyle davaya devamında mümkün bulunmaması ve tereke adına talepte bulunulması halinde de tüm mirasçıların taraf olması durumunda terekeye mümessil tayini gerekmemesi nedeniyle, mahkemenin tüm mirasçıların taraf olduğu iş bu davada ancak terekeye mümessil tayini suretiyle tereke adına davanın görülebileceği gerekçesi yerinde değil ise de, terekeye dahil bir hakla ilgili olarak paydaşlardan birinin sadece kendi payına yönelik dava açmasının mümkün olmamasına göre sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir. " şeklindeki gerekçe ile kararın onanmış olduğu görülmektedir.

İş bu davamıza konu uyuşmazlık itibariyle de davacıların terekeye dahil bir hakla ilgili olarak sadece kendi paylarına yönelik olarak dava açmış oldukları anlaşıldığından ve terekeye dahil bir hak bakımından mirasçıların salt kendi payları bakımından dava açmaları mümkün olmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine'' şeklinde karar verilmiştir.

Davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 16/01/2023 tarihli 2021/1919 Esas 2023/8 Karar sayılı ilamı ile ''... 3 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... esas, 2008/2147 karar sayılı ilamı neticesi verilen veraset ilamının incelenmesinde; muris ...'in 29.05 2007 tarihinde evli ve çocuksuz şekilde vefatı ile mirası 6 pay kabul edilerek 3 payı eşi davalı ...'e bir payı kardeşi ...' ün oğlu davacı ...'e bir payı kardeşi ...'in oğlu davacı ... 'e bir payı da kardeşi ...'n oğlu ...'e kalmıştır.

...’in 18.01.2017 tarihinde vefat ettiği,geride mirasçıları olarak kardeşi ... ve ...’in kaldıkları anlaşılmaktadır.

... 11.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... E,05.12.2017 tarihli veraset ilamının incelenmesinde; ...’in 18.01.2017 tarihinde vefat ettiği, mirasçısı ...’in mirası reddettiği, geride mirasçı olarak ...’in çocukları ... ve ...’nun kaldıkları bu şahısların da ...’in mirasını kayıtsıt şartsız reddettikleri anlaşılmıştır. İstinafa konu eldeki davada ... ve ... davaya dahil edilmiştir. ... 11.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 05/12/2017 tarihli, ...E, ... K sayılı ilamı ile ... ve ...’nun mirası reddettiklerinin tesciline karar verilmiş ve söz konusu karar 15712/2018 tarihinde kesinleşmiştir.

...’nun alt soyu ... ve ...’nın kızı ...’ın ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... E ve ...’nın eşi ...’nın ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... E sayılı dosyaları üzerinden mirasın reddine dair dava açtıkları anlaşılmaktadır. Zira ...,... ve ... vekilinin dosyaya ibraz etmiş olduğu 19.02.2018 havale tarihli dilekçesinde dahili davalı müvekkillerinin bu aşamada davaya dahil edilmelerinin mümkün olmadığı çünkü açılan reddi miras davalarının sonucunun beklenilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak ilk derece mahkemesinin söz konusu dilekçedeki beyanları değerlendirmeden davayı sonuçlandırdığı anlaşılmaktadır.

Davacılar vekili 29.04.2016 tarihli dilekçesinde; dava konusu taleplerini davalı ... ’in payı da dahil olmak üzere terekeden usulsüz çıkarılan meblağın tümünün terekeye dönemesinin sağlanması yönünden değiştirilerek dava değerini arttırarak ve faiz talebini değiştirerek ıslah ettiklerini, beyan etmiştir.Davacılar vekili, davanın tamamen ıslahı dilekçesine istinaden verildiğini beyan ettiği 29.04.2016 tarihli dilekçesinde, müteveffa ...’in mirasından çıkartılan 297.041 TL'nin faiziyle birlikte tereke mevcuduna eklenmesini talep etmiştir.

...’in mirasçısı olarak eşi ve yeğenlerinin kaldığını, murisin farklı 3 bankada mevduat hesaplarının bulunduğunu, sağ kalan eş ...’in 1/2 pay mirasçısı olarak bankalardaki mevduat hesapları üzerinde tasarruflarda bulunduğu bunun üzerine 1/2 miras payına sahip ... aleyhine ve bahsi geçen bankalar aleyhine dava açmış oldukları, ... ile işbirliği içerisinde usulsüz ödemeleri yapmış olan üç ayrı bankanın da farklı mahkemelerde açılan davalarda ... ile birlikte davalı olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.

... 23 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas-...Karar esas sayılı ile davanın aktif husumet yokluğundan ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 12.H.D'nin E: 2018/1479 -K: 2020/510 kara sayılı kararı ile davada Asliye ticaret mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle reddine kara verilmiştir.Bu karar üzerine ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas dosyası üzerinden devam ettiği anlaşılmaktadır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılamanın 09.12.2020 tarihli celsesinde davanın taraflarının davalı banka ile halihazırda ...’in mirası reddetmeyen ... mirasçıları ..., ... ve ... olduklarının tespiti ile ...'in vefatı nedeniyle bu kişinin mirasçılarının davaya dahil edilmesi için davacı tarafa kesin süre verildiği anlaşılmaktadır.

Yargılama aşamasında davacılar vekilinin vermiş olduğu dilekçesi ile dahili davalı ...'in vefat ettiği,geriye mirasçıları ..., ... ve ...'in kaldığı sebebiyle ... mirasçılarının ekteki veraset ilamı uyarınca davaya dahil edilmesini talep edildiği bu suretle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak müteveffa ...’in mirasçıları olan davacı müvekkillerinin miras payları toplam karşılığı olarak diğer mirasçı davalı ... uhdesinde kalan 1000 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı bankadan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.

... 14 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... K sayılı 09/04/2018 tarihli kararı ile eldeki istinafa konu dava ile aynı hususta davacıların davalı ... Bankası Genel Müdürlüğü ve ... aleyhine açtığı davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.

Yine davacıların ... 16 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dava dilekçesi, eldeki istinafa konu dava dilekçesi ve az yukarıda bahsi geçen ... 14 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas, ... karar sayılı ilamında yer alan dava dilekçelerinde hususlarla aynı hususların talep edildiği, bu kez davalı olarak ..., ..., ...'ın gösterildiği, mahkemenin tüm mirasçıların taraf olduğu iş bu davada ancak terekeye mümessil tayini suretiyle tereke adına davanın görülebileceği gerekçesi yerinde değil ise de terekeye dahil bir hakla ilgili olarak paydaşlardan birinin sadece kendi payına yönelik dava açmasının mümkün olmamasına göre sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçe ile Yargıtay tarafından onanmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür.Söz konusu karar, 22.04.2016 tarihinde kesinleşmiştir.

Müteveffanın ölümünden önce mirasta denkleştirme (terekeye iade) davalarında,yasal mirasçı aleyhine denkleştirme talebinde bulunulması mümkündür. Ancak miras bırakanın sağlar arası bir kazandırması söz konusu olmalıdır. Denkleştirme talebi sadece yasal mirasçılara yöneltilebilir. Yani mirasçı olmayanlara yapılan kazandırma denkleştirmeye tabi değildir. Somut olayda, bankacılık işleminden kaynaklı olarak ortaya çıkan zararın tahsili talebi ile hem yasal mirasçı ...’e, hem de onunla işbirliği içinde olduğu iddiası ile bankaya karşı yapılmıştır. Davacı vekili tarafından 29.04.2016 tarihinde davanın tamamen ıslahı talebine dayalı olarak dilekçe verilmiş, tereke adına dava açıldığı beyanı ile tazminat esas tutarın terekeye iadesi talep edilmiştir. Az yukarıda anlatıldığı gibi davalı ... mirasçıları ... ve ...’nın mirasın reddine ilişkin dava açmışlardır, fakat söz konusu davaların akıbetlerinin ne olduğu yönünde ilk derece mahkemesince herhangi bir yargılama faaliyeti içine girilmemiştir.

Islahtan önce eldeki dava bankacılık işlemlerinden kaynaklı tazminat davası niteliğinde olmakla,sözkonusu davada mirasçılardan birisinin terekeye dahil bir hak ile ilgili olarak sadece kendi adına dava açması mümkün değildir. Zira davalı olarak gösterilen ...’de müteveffanın yasal mirasçısı konumundadır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 09.02.2016 tarih ve 2015/30872 E, 2016/1191 K sayılı ilamında kastedilen hususta budur. Ancak somut davada verilen ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki tazminata esas tutarın, terekeye iadesine ilişkin karar verilmesi talep edilmekle; davanın tazminat davasından mirasta denkleştirme davasına dönüştürülüp dönüştürülmediği mahkemece ıslah dilekçesinin hukuki sonuçları tartışılarak ortaya konulmalıdır. Zira mirasın denkleştirme talebi sadece yasal mirasçılara yöneltilebilir.

Dava dilekçesinde müteveffanın ölümünden hem önceki hem de sonraki zamanlarda usulsüz olarak davalı banka uhdesindeki mevduat hesaplarından çekilen paraların davaya konu edildiği görülmüştür. Mirasta denkleştirme talebinin tüm tereke adına açılması gerekmemektedir. Bir kısım yasal mirasçı tarafından mirasbırakanın sağlararası tasarruf ile kazandırmada bulundurduğu diğer bir yasal mirasçıya karşı dava açılabilecektir. Bu halde ilk derece mahkemesince öncelikle, davalı ... mirasçıları ...,... ve ...’nın mirasın reddine ilişkin açmış oldukları dava dosyalarının celbi suretiyle bahsi geçen mirasçıların mirası red durumlarının kesin şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Taraf teşkili bu şekilde sağlandıktan sonra az yukarıda bahsi geçen diğer hususlar değerlendirilmelidir.

Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine'' şeklinde karar verilmiştir.

Kapatılan ... 39. ATM açılan iş bu davada mahkememizin görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edildiği; ilgili mahkememce yapılan yargılama sonrasında... Esas ... Karar sayılı ilamında davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 12. HD 2018/1479 Esas 2020/510 Karar sayılı ilamında Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı kaldırılarak davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar vererek görevli mahkemenin mahkememiz olduğu karar verilmiştir. Mahkememizce de bozma ilamı öncesi yapılan yargılamada davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 43. HD 2021/1919 Esas 2023/8 Karar sayılı ilamında mirasın reddi davalarının akıbeti, ıslah dilekçesinin hukuki sonuçlarının tartışılması, davanın mirasta denkleştirme davasına dönüşüp dönüşmediği ve taraf teşkilinin sağlanması yönünden bozma kararı verildiği ve mahkememizin iş bu esasını aldığı anlaşılmıştır.

.. 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas... karar sayılı ilamında müteveffa ...'in 29/05/2007 tarihinde evli ve çocuksuz vefat etmesi nedeniyle miras payında 3 payın ...; birer payın ise ...; ...; ...'e ait olduğu anlaşılmıştır.

Davalı müteveffa ...'e ait veraset ilamında ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin...Esas ...Karar sayılı ilamı ile müteveffanın 18/01/2017 tarihinde vefatı nedeniyle 1 pay ...'e; 1 pay ...'e ait olduğu tespit edilmiştir.

Davalı müteveffa ... mirasçısı ...'in mirası reddetmediği; vefatı nedeniyle mirasçıları olan ..., ... ve ...'in de mirası reddetmedikleri ve dahili davalı olarak dosyada yer aldıkları anlaşılmıştır.

Davalı müteveffa ... mirasçısı ...'in .. 13.Sulh Hukuk Mahkemesinin... Esas ...Karar sayılı ilamı ile müteveffanın mirasını reddettiğini ve işbu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davalı müteveffa ... mirasçısı ... ve ...'nun ....11.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... karar sayılı ilamında müteveffanın mirasını reddettikleri ve işbu kararın 08/02/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davalı müteveffa ... mirasçısı ...'nun kızı ...'un ... 13.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas...Karar sayılı ilamı ile müteveffanın mirasını reddettiği ve 18 yaşından küçük oğlu ...'un müteveffanın mirasını reddettiği ve işbu kararın 13/11/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davalı müteveffa ... mirasçısı ...'ın ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ...karar sayılı ilamında ...ve ... ile müteveffanın mirasını reddettikleri ve işbu kararın 24/11/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

... tarafından açılan müteveffa ...'in mirasının gerçek reddi davasında ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ...karar sayılı ilamında ...'in mirası reddetmesi nedeniyle altsoyuna miras payı geçeceğinden eşi olan ...'ya mirasın geçmemesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve kararın 01/02/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

... CBS ... sayılı soruşturma dosyasında yapılan incelemede davalı Banka ve davalı müteveffa ... hakkında dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik suçlarından takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.

Müteveffa ...'in davaya konu ... Bankası ...Şubesi'nde ... arasında hesaplarının bulunduğu; ... 21. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı tereke dosyasına hitaben davalı banka tarafından verilen cevabi yazıda 5001 nolu hesabın müşterek ... isminin de yer aldığı belirtilmiştir.

... 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Tereke sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda özetle; 29/05/2007 tarihinde vefat eden ...'in davaya konu bankada 21 adet hesabının bulunduğu, ... Ek nolu vadeli hesabın sistemde müştereklik tanımı olmakla, müşterek hesap sözleşmesinin bulunmadığı, 29/07/2005 tarihinde (... vefat tarihi) kapatıldığı anlaşılmıştır. 5020 nolu vadeli mevduatta ise 16/01/2008 tarihinde vefat nedeniyle 112.310,47 TL tutarında bloke konulduğu, 14/04/2008 tarihinde ''müşteri talimatına istinaden'' açıklaması ile blokenin kaldırıldığı, hesap kapama fişi üzerinde davalı ...'in imzasının bulunduğu tespit edilmiştir. 5001 nolu mevduat hesabının 29/07/2005 tarihinde 86.123,06 TL üzerinden kapatılarak bakiyenin ... nolu hesaba aktarıldığı anlaşılmıştır. ... nolu vadeli mevduatın 10/10/2003 tarihinde ... nolu vadeli mevduata aktarıldığı anlaşılmıştır. ... nolu vadeli mevduatın ise 29/12/2003 tarihinde ... nolu vadesiz mevduat hesabına aktarıldığı, ... nolu vadeli mevduat hesabının ... nolu vadeli mevduat hesabına aktarıldığı, ... nolu vadeli mevduatın 20/01/2004 tarihinde ... nolu vadesiz mevduata aktarıldığı, ... nolu vadeli mevduatın 18/11/2003 tarihinde ... nolu vadeli mevduata aktarıldığı, ... nolu mevduatın 18/11/2003 tarihinde ... nolu vadeli hesaba aktarıldığı, ... nolu vadeli mevduatın 11/05/2004 tarihinde ... nolu vadesiz mevduata aktarıldığı, ... nolu mevduatın 29/03/2004 tarihinde yatırım hesabına aktarıldığı, ... nolu vadeli mevduatın 17/10/2003 tarihinde ... nolu vadeli mevduata aktarıldığı, ... nolu vadeli mevduatın 26/12/2003 tarihinde yatırım hesabına aktarıldığı, ... nolu vadeli mevduatta 24/09/2003 vadeli hazine bonosu alındığı, vade dönüş tutarı olan 39.618,00 USD'nin ... nolu vadeli hesaba aktarıldığı, ... nolu vadesiz mevduatta davacı müteveffa ile davalı müteveffa ... adına sistem üzerinde müştereklik kaydı bulunduğu, 06/11/2002 - 28/05/2007 tarihleri arasında yani davacının müteveffanın ölümünden bir gün önceye kadar 17 adet tediye işlemi yapıldığı, bu fişlerin üçünün davacı müteveffa, diğer altısının ise davalı müteveffa ... tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. ... nolu vadeli mevduatta 10/01/2005 tarihinde ... nolu vadesiz mevduata aktarıldığı, ... nolu vadeli mevduatın 31/05/2006 tarihinde ... nolu vadeli mevduat hesabına aktarıldığı anlaşılmıştır. ... nolu yatırım hesabının herhangi bir hareket görülmediği, 05/05/2011 tarihinde kapatıldığı, ... nolu yatırım hesabında yatırım ürünlerinin alım satım işlemlerinin gerçekleştirildiği, cari işlemlerin ise ... nolu vadesiz mevduat hesabında yapıldığı anlaşılmıştır. ... nolu vadeli mevduatın 24/04/2007 tarihinde 128.985,23 TL bakiye üzerinden kapatıldığı, 127.089,47 TL kısmının yatırım fonu alınmak üzere ... ek nolu yatırım hesabına aktarıldığı anlaşılmıştır. Davacı müteveffaya ait hesaplar üzerinde yapılan incelemede dava konusu bankada yer alan hesaplarda banka mevzuatına istinaden her bir hesap için ayrı bir müşterek hesap sözleşmesi düzenlenmesi gerekirken teselsüllü müşterek hesap sözleşmelerinin dosyaya ibraz edilmediği, ... nolu hesaptaki bakiye üzerine 16/01/2008 tarihinde bloke konulduğu ancak 14/04/2008 tarihinde ... paraflı personel tarafından başlatılan ve ... paraflı personel tarafından onaylanan bloke kaldırma işlemine müteakip 116.196,54 TL bakiyenin davalı müteveffa ...'e ödendiği anlaşılmıştır. Bloke işlemi yaparak davalı bankanın davacı müteveffanın ölümünden haberdar olduğu anlaşılmıştır.

... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan ek bilirkişi raporunda yapılan incelemede davacı müteveffaya ait...nolu hesap ekstrelerinin 23/05/2013 tarihli bilgisayar çıktılarının üzerine el yazısı ile müşterek hesap ... ifadesi yazıldığı tespit edilmiştir. 24/04/2007 tarihinde ... nolu vadeli hesap kapama işlemi olarak 128.985,23 TL'nin ... nolu hesaba aktarıldığı anlaşılmıştır. ... nolu hesaptan davacı müteveffanın vefatından bir gün önce 28/05/2007 tarihinde ''münferit yetkili ...'e ödenen'' açıklaması ile 53.065,00 TL'nin davalı müteveffaya verildiği anlaşılmıştır. İşbu rapor kapsamında yalnızca ... nolu hesap için müşterek hesap sözleşmesi ibraz edildiğinden diğer hesapların münferitten davacı müteveffaya ait olduğu anlaşılmıştır.

... 21.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Tereke sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda da davaya konu hesapların tamamının müteveffa ... adına açıldığı tespit edilmiştir. 5020 vade nolu hesabın 14/04/2008 tarihinde kapandığı, faiz tahakkukları nedeniyle 116.196,54 TL hesap bakiyesinin bulunduğu, 29/05/2007 - 14/04/2008 tarihleri arasında hesaptan herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir. ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Tereke sayılı dosyasında ... nolu vadeli mevduattan 14/04/2008 tarihinde davalı müteveffa ...'in 116.196,54 TL'nin çekildiği anlaşılmıştır.

... 3.Noterliğinin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi incelendiğinde davacılar vekili tarafından davalı banka ve davalı müteveffa ... adına davaya konu banka şubesindeki tüm hesaplardan hukuka ve usule aykırı çekilen paraların davacıların miras hisseleri oranında ödenmesi (518.255,00 TL'nin) para çekilme tarihlerinden itibaren ödeneceği tarihe kadar vadeli mevduatlara bankalarca uygulanan en yüksek faiz ile birlikte en geç üç gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.

Davacılar vekilinin 29/04/2016 tarihli ıslah dilekçesinde özetle dava konusu talebin davalı ...'in payı da dahil olmak üzere terekeden usulsuz çıkarılarak meblağ tümünün terekeye dönmesinin sağlanması yönünde değiştirerek dava değerini artırarak ve faiz talebini değiştirerek ıslah ettiğini beyan ettiği, beyan dilekçesinin içeriğinde davacı müteveffanın mirasından usulü yasa ve bankacılık hizmet sözleşmelerine aykırı ve kötüniyetli olarak çıkarılmış olan 297.041,00 TL'nin davalı mirasçı ... ve davalı bankadan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ...'in tereke mevcuduna eklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacılar vekili tarafından 02/05/2016 tarihinde ıslah harcının ikmal edildiği anlaşılmıştır.

Bam bozma ilamı dikkate alındığında davacı vekilinin iş bu ıslah dilekçesi ile davanın tazminat davasından mirasta denkleştirme davasına dönüşüp dönüşmediği hususunda yapılan incelemede Yargıtay 14. HD 2019/3104 Esas 2021/3838 Karar sayılı ilamında "Türk Medeni Kanununun 669. maddesinde, “Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler. Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça denkleştirmeye tabidir.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 671. maddesinde, “ Geri vermekle yükümlü olan mirasçı, dilerse aldığını aynen geri verir; dilerse payından fazla olsa bile değerini miras payına mahsup ettirir. Mirasbırakanın bu kurala aykırı tasarrufları ve mirasçıların tenkise ilişkin hakları saklıdır.” hükmü yer almaktadır.

Mirasta iadenin konusu bakımından, genel olarak üç şart aranır. Birincisi, karşılıksız bir kazandırıcı işlem bulunmasıdır. İkincisi, bu işlemin mirasbırakan tarafından ve mirasbırakanın malvarlığından yapılmış olması ve sonuçlarının mirasbırakanın sağlığında meydana gelmiş olmasıdır. Üçüncüsü ise, karşılıksız kazandırıcı işlemin mirasçının miras hakkına mahsuben yapılmış olmasıdır.(İmre Zahit-Erman Hasan, Miras Hukuku, Der Yayınları, İstanbul, 2016, s.524)" dikkate alındığında davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gereken davalardan olduğu ve yalnızca yasal mirasçılara yöneltilebileceği iş bu ıslah dilekçesinde ...'in de payı dahil olmak üzere davalı bankadan talep edildiği için davanın mirasta denkleştirme davasına dönüşmediği anlaşılmıştır.

Davacılar vekilinin iş bu ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde davalı olarak yer alan ...'in de payı dahil olmak üzere terekeden çıkan meblağın terekeye iadesi talep edilmiş ise de davacılar vekilinin ıslah dilekçesinin terekeye iade davası olarak külli ıslah olduğu, ıslah ile mahkemenin görevi değişemeyeceği için davacılar vekili tarafından yapılan külli ıslahın yapılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.Davacılar vekili tarafından yatırılan ıslah harcının derhal davacı tarafa iadesine karar verilerek ıslah harcının iadesi için vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır. Davacılar vekiline dava dilekçesine binaen talep artırım dilekçesi sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği; davacılar vekilinin 05/06/2024 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle ... Bankası ... Şubesi ... numaralı hesaptan çekilen 53.065 TL ile birlikte yalnızca 127.780 TL.nin değil, ... numaralı hesaptan çekilen 116.196,54 TL’nin de eklenerek ... Bankası’ndan çekilen toplam : 297.041,54 TL’nin terekeye dahil edilmesi gerektiğinden Terekeden usulsüz çıkarılan 297.041 TL’nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile ...’in tereke mevcuduna eklenmesine ve dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı müteveffa ...'in davalı ... Bankası ... Şubesi'nde bulunan ...arasında hesaplarının bulunduğu dosya içerisine alınan ... 21. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... ve ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı tereke dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında gerek evraklar üzerinde gerek bankada yerinde inceleme yetkisi yapılarak incelemede neticeten davacı müteveffaya ait ... ve ... nolu hesap ekstrelerinin 23/05/2013 tarihli bilgisayar çıktılarının üzerine el yazısı ile müşterek hesap ... ifadesi yazıldığı ancak her bir müşteri yönünden bankada yer alan hesaplarda banka mevzuatına istinaden her bir hesap için ayrı bir müşterek hesap sözleşmesi düzenlenmesi gerekirken teselsüllü müşterek hesap sözleşmelerinin dosyaya ibraz edilmediği yalnızca tereke dosyasında alınan ek raporda ... hesaba ilişkin müşterek hesap sözleşmesinin sunulduğu bunun dışında davalı müteveffanın da yer aldığı ortak hesabın bulunmadığı anlaşılmıştır. Tereke dosyalarında davacı müteveffanın...tarihinde ... nolu vadeli hesap kapama işlemi olarak 128.985,23 TL'nin ... nolu hesaba aktarıldığı anlaşılmıştır. Davacı müteveffanın vefat tarihi olan 29/05/2007 tarihinden bir gün önce olan... tarihinde ... nolu hesaptan davacı ''münferit yetkili ...'e ödenen'' açıklaması ile 53.065,00 TL'nin davalı müteveffaya verildiği anlaşılmıştır. Davalı Banka tarafından davalı müteveffa ...'in iş bu hesap yönünden ayrı bir teselsüllü müşterek hesap sözleşmesi olmadığı halde ödeme yapması nedeniyle kusurlu hareket ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı müteveffanın vefat tarihi olan 29/05/2007 tarihinden bir gün önce olan ...tarihinde ... nolu hesaptan davacı ''münferit yetkili ...'e ödenen'' açıklaması ile 53.065,00 TL'den davalı banka ile birlikte davalı ...'in sorumlu olduğu; davalının da vefat etmesi nedeniyle mirasını reddetmeyen dahili davalıların sorumlu olacağı anlaşılmıştır.

Tereke dosyalarında davacı müteveffanın vefatından sonra 14/04/2008 tarihinde ... hesaptaki bakiye üzerine 16/01/2008 tarihinde bloke konulduğu ancak 14/04/2008 tarihinde ... paraflı personel tarafından başlatılan ve ... paraflı personel tarafından onaylanan bloke kaldırma işlemine müteakip 116.196,54 TL bakiyenin davalı müteveffa ...'e ödendiği anlaşılmıştır. Bloke işlemi yaparak davalı bankanın davacı müteveffanın ölümünden haberdar olduğu anlaşılmıştır. Davalı Banka tarafından davalı müteveffa ...'in iş bu hesap yönünden ayrı bir teselsüllü müşterek hesap sözleşmesi olmadığı halde ödeme yapması nedeniyle kusurlu hareket ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı müteveffanın ... hesabından çıkan ve davalı ...'e ödenen 116.196,54 TL'den davalı banka ile birlikte davalı ...'in sorumlu olduğu; davalının da vefat etmesi nedeniyle mirasını reddetmeyen dahili davalıların sorumlu olacağı anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinde yer alan ve talep edilen 127.780,00 TL yönünden yapılan değerlendirmede ... nolu vadeli mevduatın 24/04/2007 tarihinde 128.985,23 TL bakiye üzerinden kapatıldığı, 127.089,47 TL kısmının yatırım fonu alınmak üzere ... ek nolu yatırım hesabına aktarıldığı ancak davalı ... çekildiğine dair tereke dosya raporlarına da yansıyan husus bulunmadığından iş bu miktar hesaplamaya katılamamıştır.

Davalı bankanın teselsüllü müşterek hesap sözleşmesi olmadığı halde davalı ...'e 28/05/2007 tarihinde ... nolu hesaptan ''münferit yetkili...'e ödenen'' açıklaması ile 53.065,00 TL ile 5020 nolu hesaptan (davacının ölümü bilindiği halde ) 16/01/2008 tarihinde bloke konulduğu halde 14/04/2008 tarihinde ... paraflı personel tarafından başlatılan ve ... paraflı personel tarafından onaylanan bloke kaldırma işlemine müteakip 116.196,54 TL bakiyenin davalı müteveffa ...'e ödenmesi nedeniyle davalı bankanın kusurlu hareketi ile ... nolu hesaptan davacı müteveffanın ölümünden bir gün önce ve ... nolu hesaptan davacının ölümünden sonra davalı ...'e 53.065,00 TL+ 116.196,54 TL= 169.261,54 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Davacının vefatı ile davalı müteveffa ...'de davacının mirasçısı olarak ...li 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamında pay sahibi olmakla birlikte iş bu davada yer alan davacılarda davacı müteveffanın mirasçıları olarak 169.261,54 TL üzerinde hak sahibi olmaları nedeniyle yer aldıkları veraset ilamında her bir davacının 1/6 pay hakkı olduğu anlaşılmakla 169.261,54 TL her bir davacının 169.261,54 TL/6= 28.201,256 TL olduğu 3 davacı bakımından toplam 28.201,256 TL *3= 84.630,76 TL yönünden davalı banka ve davalı müteveffa ... mirasçıları olan dahili davalılar ..., ... ve ... 'den alacaklı oldukları anlaşılmakla tarafları tacir olmayan iş bu davada yasal faize hükmedilerek bedel artırım dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep edilmesi nedeniyle dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle neticeten davanın kısmen kabulü ile, ... 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında davacıların miras payı oranında bankadan usulsuz çekildiği tespit edilen 84.630,76 TL'nin dava tarihi olan 26/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KISMEN KABULÜ İLE,

  2. ... 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamında davacıların miras payı oranında bankadan usulsuz çekildiği tespit edilen 84.630,76 TL'nin dava tarihi olan 26/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

  3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.781,13 TL nispi karar harcından 25,20 TL peşin harcın ve 5.073,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 682,93 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  4. Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

  5. Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan (33.861,54 TL/2= 16.930,77 TL) 16.930,77 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ne verilmesine,

  6. Davalı müteveffa ... Mirasçısı ... mirasçıları ..., ... ve ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan (33.861,54 TL/2= 16.930,77 TL) 16.930,77 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile müteveffa ... Mirasçısı ... mirasçıları ..., ... ve ...'e verilmesine,

  7. Davacı tarafından yapılan toplam 1.663,50 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 473,95 TL yargılama giderinin 25,20 TL peşin harç, 25,20 TL başvurma harcı ve 5.073,00 TL tamamlama harcı toplamı 5.597,35 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tahsili ile davacıya verilmesine,

  8. Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/07/2024

KATİP ...

¸e-imzalıdır

HAKİM ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

DiğeristanbulKrediDışındakiBankaDüzenlemelerden(Alacak)İlişkinKuruluşlarınaKaynaklananhükümsavunma

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim