İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/362 E. 2024/535 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/362
2024/535
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/362
KARAR NO : 2024/535
DAVA : Şahsi Sorumluluk
DAVA TARİHİ : 29/09/2004
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
İşbu davanın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından 29.09.2004 tarihinde açıldığı, anılan mahkemece 23.01.2007 tarih 2007/5 K. sayılı kararla mahkememizin 2002/1192 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, mahkememizce 06.08.2007 tarihli kararla birleşen ... 2. ATM'nin ... E. sayılı dosyasının tefrik edilerek ... Esasa kaydedildiği, anılan dosyada davalı olan huzurdaki bu davanın davalıları ile haklarında daha sonradan tefrik kararı verilen ... ve ... hakkındaki davanın 16.06.2008 tarihli kararla 2007/605 Esastan tefrik edildiği ve mahkememizin 2008/458 E. sırasına kaydedildiği, yapılan yargılama sırasında davacı vekili 20.02.2008 tarihli dilekçesiyle, ... ile .... arasında imzalanan 18.12.2004 tarihli protokol ve 06.02.2008 tarihli ek protokolün 7. maddesi ve Bankacılık Yasası uyarınca tüm davalılar hakkında açılan davanın durdurulmasına karar verilmesini istediği, mahkememizin 2008/458 E. - 2008/664 K. sayılı 01.12.2008 tarihli kararıyla, davalılardan ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın da 4389 Sayılı Yasanın 15/3 ve 5411 Sayılı Bankacılık Yasanın geçici 11. ve aynı yasanın 132/10. maddeleri uyarınca durdurulmasına ve mahkeme esasının bu şekilde kapatılmasına karar verildiği, daha sonra ... vekilinin 29.05.2009 havale tarihli dilekçesi ile 09.01.2009 tarihli 2009/18 sayılı Fon Kurulu kararı gereğince durdurma talebinin geri alınarak yargılamaya devam edilmesinin istendiği, anılan dosyanın tekrar esasa kaydedildiği ve mahkememizin 2010/24 esasını aldığı ve 19.12.2013 tarihli ara karar ile davalılar ...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın dosyadan tefrikine ve ayrı bir esasa kaydına karar verildiği ve bu şekilde Mahkememizin 2014/33 E. sayısını aldığı, 2010/24 E. 2013/292 K. sayılı 19.12.2013 tarihli karar ile davalılardan ...hakkındaki davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulduğu, dolayısıyla yukarıda isimleri zikredilen 20 davalı hakkındaki davaya 2014/33 Esasından devam edildiği, mahkememizin 30.11.2017 tarihli kararıyla davalı ...'ın vefat etmesi ve mirasçılarının henüz belirlenememesi nedeniyle ... hakkındaki davanın da bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasına ilişkin karar oluşturulduğu anlaşılmakla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan sorumluluk davasında yapılan yargılamada Mahkememizin 16.11.2017 tarih ve 2014/33 Esas 2017/946 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.10.2023 tarih ve 2022/2831 Esas 2023/6274 Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA dosya bu kez mahkememizin 2024/95 Esas sırasına kaydedilmiş, 2024/95 Esas sayılı dosyada 30/05/2024 tarihli duruşmada müflis ... dışındaki davalılar yönünden davanın tefriki ile mahkememizin başka esasına kaydedilmesine karar verildiğinden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden tefrik edilen dava mahkememizin 2024/362 Esas sırasına kaydedilmiş ve dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; BDDK'nın 30.11.2001 tarihli kararıyla mali bünyesindeki olumsuzlukların giderilmesini teminen 4389 Sayılı Bankalar Kanununun 14/2. maddesi kapsamında ... A.Ş'nin ...'ye devredildiğini ve BDDK'nın 26.092002 tarihli kararıyla bankanın tüm aktif ve pasifleriyle birlikte... den itibaren ... A.Ş bünyesinde devren birleştirildiğini, bankanın hisselerinin fona devrinden sonra fon yönetim kurulunun 30.11.2001 tarihli BDDK talimatıyla görevlendirilen yeni yönetim döneminde yapılan çalışmalar sonucu ... tarihli bankanın olağan genel kurul toplantısında 1997-1998-1999-2000 yıllarına ait genel kurullarında yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararların hükümsüz sayıldığını ve ... tarihleri arasında görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ise ibra edilmediklerini, ... A.Ş Teftiş Kurulu Başkanlığı Soruşturma raporlarında ayrıntılı olarak belirtildiği şekilde davalıların yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları dönemde raporda ayrıntılarıyla belirtilen eylemleriyle banka zararına yol açtıklarını, TTK. 336. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin TTK. 342. maddesinde müdürlerin ve TTK. 353 ve 259. maddelerinde de murakıpların sorumluluğunun düzenlendiğini, 30.11.2001 tarihli devir bilançosunda tespit edilen zararın 86.070.593.000,000 TL'lik kısmının 30.11.2001 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ve dilekçede her bir davalı için istenen miktar ayrı ayrı da gösterilmek suretiyle bu bedellerin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 22.10.2013 tarihli duruşmada sunulan dilekçe ile her bir davalıdan istenen miktar yeniden ayrı ayrı açıklanmış, davacı vekilince en son 12.03.2015 tarihli dilekçeyle Fon Kurulunun 22.01.2015 tarihli 2015/18 sayılı kararı gereğince TTK. 336. ve devamı maddeleri kapsamında sorumluluk atfedilen yönetim ve denetim kurulu üyesi davalıların her türlü masraf ve vekalet ücreti talep hakkından vazgeçmesi kaydıyla davalılardan istenen bir kısım alacak talebinden vazgeçildiği ve vazgeçilen miktarlarda belirtilerek, davalı ...'tan 5.243.069 TL, davalı ...'ndan 4.311.527 TL, davalı ...'dan 6.038.300 TL, davalı ...'den 5.385.545 TL, davalı ...'ndan 15.385.768 TL, davalı ... (yargılama sırasında vefat etmiş olmakla mirasçılarından) 11.219.005 TL, davalı ...'ten 3.422.981 TL, davalı ... ...'dan 849.751 TL, davalı ...'tan 16.246.056 TL, davalı ...'dan 24.711.051 TL, davalı ...'dan 26.784.915 TL, davalı ...'den 24.515.597 TL, davalı ...'tan 386.219 TL, davalı ...'ndan 13.502.096 TL, davalı ...'dan 13.502.096 TL, davalı ...'dan 13.502.096 TL, davalı ...'dan 5.119.124 TL, davalı ...'dan 14.572.863 TL, davalı ...'den 26.323.551 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ayrıca anılan dilekçesinde hangi davalıdan hangi krediden kaynaklı, ne miktarlı zarar istendiği de ayrıntılarıyla açıklanmıştır.
SAVUNMA /
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekillerince cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi için adı geçenlerin görevlerini yaparken kusurlu işlemleri nedeniyle banka zararına sebebiyet vermeleri gerektiğini, kredi borçlularından alacağın takip ve tahsili yoluna gidilmeden zararın oluştuğu iddiasıyla yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilemeyeceği, müvekkillerinin banka genel kurullarında ibra edildiğini, bankanın düzenli olarak uluslararası denetim şirketlerince denetlendiğini, denetim kurulu üyelerine bu nedenle herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyesi olan müvekkillerinin yasadan ve ana sözleşmeden kaynaklanan tüm görevlerini özenli bir şekilde ifa ettiklerini, sorumluluklarından söz edilemeyeceğini belirterek müvekkilleri hakkındaki davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve vefatı nedeniyle mirasçısı ... ve davalı ... özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, öncelikle bu yönden reddi gerektiğini, müvekkillerinin görev yaptıkları dönemde bankayı zararlandırıcı herhangi bir eylem ve işlemde bulunmadıklarını, ayrıca genel kurullarda ibra edildiklerini, davacının bu ibraları hükümsüz saymasının mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; denetçi olarak görev yaptığı dönemde bu görevini kanuna uygun şekilde ifa ettiğini, kusurlu bir eyleminin olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek hakkındaki davanın zamanaşımından ya da esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin yasaya ve kanuna aykırı eylem ve işlemlerinin olmadığını, görev yaptıkları dönem için banka genel kurullarında ibra edildiklerini belirterek müvekkilleri hakkındaki davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE /
Banka teftiş kurulu raporları, davanın açılmasına ilişkin fon kurulu kararı, kredilerin verilmesine esas yönetim kurulu kararları, kredilerden kaynaklanan alacakların temlikine ilişkin sözleşmeler, ... ile ... arasında akdedilen protokoller ve dayanılan tüm deliller celp edilip incelemiş, konusunda uzman bilirkişilerden rapor ve ek rapor alınarak tüm deliller toplanmıştır.
Dava 29.09.2004 tarihinde açılmış olup, ... 2. ATM'nin ... E. sayılı dosyasında görüldüğü, anılan mahkemece dosyanın mahkememizin 2002/1192 E. sayılı dosyası ile birleştirildiği, yargılama sırasında birleşen ... 2. ATM'nin ...E. Sayılı dosyasının mahkememizin 2002/1192 E. sayılı dosyasından tefrik edilerek 2007/605 esasına kaydedildiği, yargılama sırasında 21 davalı hakkındaki davanın yine tefriki ile Mahkememizin 2008/458 E. sırasına yazıldığı, ... tarafından, ... ile ... arasında imzalanan ... tarihli protokol ve 06.02.2008 tarihli ek protokolün 7. maddesi ve Bankacılık Yasası uyarınca tüm davalılar hakkında açılan davanın durdurulmasına karar verilmesi talebi üzerine, mahkememizce 2008/458 E. - 2008/664 K. sayılı 01.12.2008 tarihli kararla, davalılardan ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın da 4389 Sayılı Yasanın 15/3 ve 5411 Sayılı Bankacılık Yasanın geçici 11. ve aynı yasanın 132/10. maddeleri uyarınca davanın durdurulmasına ve mahkeme esasının bu şekilde kapatılmasına karar verilmiştir.
... vekilinin 29.05.2009 havale tarihli dilekçesi ile ... tarihli ... sayılı Fon Kurulu kararı gereğince durdurma talebinin geri alınarak yargılamaya devam edilmesinin istendiği, anılan dosyanın mahkememizin 2010/24 Esasını aldığı anlaşılmıştır. 19.12.2013 tarihli ara karar ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den oluşan 20 davalı hakkındaki davanın yeniden tefrikine ve ayrı bir esasa kaydına karar verildiği ve dosyanın 2014/33 Esasını aldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 30.11.2017 tarihli kararıyla davalı ...'ın vefat etmesi ve mirasçılarının henüz belirlenememesi nedeniyle davalı ... hakkındaki davanın da bu dosyadan tefrik edilmiş olup, huzurdaki bu davada davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında açılan sorumluluk davasına ilişkin yargılama yapılarak neticeye varılmıştır.
Davalılardan ... yargılama sırasında vefat etmiş olmakla mirasçısı ... davaya dahil edilmiştir.
Mahkememizin 2024/95 Esas sayılı dosyasında davalı ...'in yargılama sırasında ... 2. ATM'nin ... E. ... K. Sayılı kararıyla iflas ettiği anlaşılmış, iflas idare memurlarına tebligat çıkarılarak dosyaya beyanlarının alınması sağlanmış ve iflas kararının kesinleştiği ikinci alacaklılar toplantısının da yapıldığı dosyaya gelen belgelerden anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunması, tüm deliller ve banka kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen 01.09.2015 tarihli raporda çoğunluk görüşünde; bankanın 1997-1998-1999 ve 2000 yıllarında tüm yönetim kurulu üyeleriyle murakıplarının özel gündem maddesiyle müstakilen ayrı ayrı ibra edilmelerinden dolayı bu ibra sebebiyle banka zararından dolayı sorumluluklarının ortadan kalktığı, bir kısım kredilerden kaynaklanan alacağın varlık yönetim şirketlerine temliki nedeniyle davacının alacaklı sıfatının ortadan kalktığı, bir kısım kredilerden kaynaklanan zararın tazmini isteminin zamanaşımına uğradığı ve bu nedenle istenebilir olmadığı, ... Ltd. Şti, ....A.Ş/ ...A.Ş, ... Tic. Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ... A.Ş, ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti, ... A.Ş, ..., ... Ltd. Şti. firmalarına verilen krediden kaynaklanan zarar bakımından zamanaşımının söz konusu olmadığı, ... A.Ş ve ... Ltd. Şti'ye verilen kredilerden kaynaklı zarardan yönetim kurulu üyesi ve genel müdürü davalı ...'in sorumluluğunun bulunduğu, zamanaşımına uğramamış olan kredilerin tahsisi ve kullandırılmasında yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı, ... dışındaki diğer davalıların sorumluluğunun olmadığı açıklanmıştır. Ayrık görüşte ise; davanın zamanaşımı bakımından tabi olduğu süreye farklı bir yorum getirilmiş olsa da netice itibariyle çoğunluk görüşünde yer alan 6762 Sayılı TTK'nın 309. Maddesindeki 2 ve 5 yıllık sürelerin uygulanması gerektiği, dolayısıyla kök raporda zamanaşımına uğramadığı belirtilen krediler yönünden aynı şekilde zamanaşımının bulunmadığının ifade edildiği, ayrıca zamanaşımına uğradığı belirtilen krediler yönünden de kök rapordan bir farkının bulunmadığı, sadece ...Şti.'ye verilen kredinin kök rapordan ayrı olarak zamanaşımına uğradığının ifade edildiği, ... A.Ş ve ... Ltd. Şti'ye verilen krediler yönünden yönetim kurulu üyesi ve genel müdür ... ile ...'in, yönetim kurulu üyesi davalı ...'in ....A.Ş kredisinden, davalılar ..., ... ve ...'un ...Ltd. Şti kredisinden sorumluluğunun bulunduğu, diğer kredilerden sorumluluklarının bulunmadığı, ayrıca diğer davalıların da dava konusu kredilerden kaynaklı zarardan sorumlu tutulamayacakları, yasaya aykırı bir eylem ve işlemlerinin bulunmadığı, ...'nin Bankacılık Yasasından kaynaklı olarak 5411 Sayılı Yasanın 133. Maddesi kapsamında ibraların iptali ile sorumluluğu tespit edilen yönetici ve denetçilere karşı dava açma hakkının olduğu, bunun dışında zarara neden olduğu belirtilen bir kısım kredilerden kaynaklanan alacakların varlık yönetim şirketlerine temlik edilmiş olmasının davacının alacaklı sıfatını ortadan kaldırmayacağı, nitekim davanın konusunun kredi alacağına ilişkin olmayıp usulsüz krediden kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkin bulunduğu, bu noktada çoğunluk görüşüne katılınmadığı açıklanmıştır.
Dava, usulsüz olarak verildiği iddia edilen kredilerden kaynaklı banka zararının yönetim kurulu üyeleri, banka genel müdürü ve denetim kurulu üyelerinden tahsili istemine ilişkindir.
Zarar isteminin, dava dışı 53 şirkete verilen krediden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Davacı taraf hangi krediden dolayı hangi davalıdan ne miktarda zarar isteminde bulunduğunu açıklamış, yargılama sırasında bir kısım kredilerden kaynaklı zarar isteminden vazgeçtiğini, zira tahsilinin sağlandığını beyan ederek bu kez tahsilatlara göre davalılardan talep ettiği miktarı açıklamıştır.
... A.Ş'nin 30.11.2001 tarihinde fona devredildiği, 15.07.2002 tarihinde fon tarafından yapılan genel kurulda 1997, 1998, 1999 ve 2000 yıllarına ait genel kurullarında alınan ibra kararlarının hükümsüz sayıldığı ve 01.01.2001 tarihinden, bankanın fona devredildiği 30.11.2001 tarihine kadar fona devir öncesinde görevli yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların ibra edilmediği ve haklarında sorumluluk davası açılması yönünde karar alındığı görülmektedir.
Davalılar görev yaptıkları döneme ilişkin ibra edildiklerini ve ortada ibra kararı bulunduğu sürece sorumluluk davası açılmasının mümkün olmadığını savunmuşlardır.
Davanın ...'ye devredilen ... A.Ş'nin zararından kaynaklandığı, bu banka zararının yönetim ve denetim kurulu üyeleriyle genel müdürden tazminin istendiği görülmektedir.
5411 Sayılı Yasanın 133. Maddesi ve bu yasanın geçici 11. Maddesiyle yürürlükte bulunan 4389 Sayılı Yasanın 14/7. Maddesine göre, fonun, fona devredilen bir bankanın zarara uğramasında sorumlulukları tespit edilen yönetim kurulu üyeleri ile denetçileri aleyhine varsa ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın fon adına tazmini istemiyle 6762 Sayılı TTK hükümlerine göre sorumluluk davası açabileceği belirtilmiştir. Anılan düzenlemelerde ibranın iptali ve zararın tazmini ile dava açılabileceği ifade edilmiş ise de, yerleşik yargıtay içtihatlarına göre, fonun, tek taraflı olarak fon kurulu kararıyla ibraların iptaline karar verilebileceğinin kabul edildiği, somut olayda davacı tarafından 15.07.2002 tarihli kararla ibraların iptaline ve sorumluluk davası açılması yönünde karar alındığı, bu hususun bankacılık yasası gereğince fona tanınan bir hak olduğu anlaşılmakla, davalıların ibra kararları bulunduğu gerekçesiyle sorumluluk davası açılamayacağı yönündeki savunmalarına ve bu savunmaları teyit eden dosyada mevcut bulunan raporda bu konuya ilişkin olarak çoğunluk görüşündeki açıklamalara itibar edilmesi mümkün görülmemiştir.
Bunun dışında davalılarca, bu davaya konu edilen ve muhtelif şirketlere kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacakların ... Şirketine temlik edildiği, ...'nin bu alacakları temlik etmesi nedeniyle artık aktif husumetinin ortadan kalktığı ileri sürülmüştür.
Davaya konu zarara dayanak yönetim kurulu karar tarihleri ve davanın açılış tarihi dikkate alındığında o tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
6762 Sayılı TTK'nın 336. maddesi ve devamı maddelerinde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu düzenlenmiştir. TTK. 353. maddesi ve devamı maddelerinde de, denetim kurulu üyelerinin görevleri sorumluluğa ilişkin hükümleri bulunmaktadır.
Davalılar esasa cevap süresi içinde zamanaşımı definde bulunmuşlardır.
Dava 29.09.2004 tarihinde açılmıştır.
Davanın açıldığı tarih itibariyle 4389 Sayılı Bankalar Kanunu yürürlüktedir. Bu kanun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle herhangi bir zamanaşımı süresinin öngörülmediği, daha sonra 4389 Sayılı Kanunda muhtelif değişiklikler yapıldığı ve 12.12.2003 tarihli 5020 Sayılı kanunun 27. maddesiyle ek 3. maddesinin getirildiği ve bu madde ilk kez bir zamanaşımı süresi öngörüldüğü ve bu kanundan kaynaklı fon alacaklarına ve bu kanuna göre hazine alacağı sayılan alacaklara ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunun ifade edildiği görülmektedir.
Yargılama sırasında 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 Sayılı Yasanın 141. Maddesinde yine fon alacakları için 20 yıllık zamanaşımı süresi getirilmiş ve geçici 16. maddesinde, bu kanun ile fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek getirilen zamanaşımı süresinin geçmişe şamil olduğu ifade edilmiş ancak bu maddedeki " zamanaşımı " sözcüğü Anayasa Mahkemesinin... E. ...K. sayılı 04.06.2004 tarihli kararıyla iptal edildiği anlaşılmıştır. Anılan Anayasa Mahkemesi kararında işaret edildiği üzere, 4389 Sayılı Yasaya eklenen ek 3. maddesinin 12.12.2003 tarihli 5020 Sayılı Kanunla getirildiği ve bu maddenin 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe girdiği ve fon alacakları için ilk kez 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 Sayılı Yasa ile 4389 Sayılı Yasaya eklenen ek 3. madde ile 20 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü dolayısıyla 26.12.2003 tarihi itibariyle o uyuşmazlık için kanununda yer alan zamanaşımı süresinin dolması halinde zamanaşımı süresinin 20 yıla uzamasının mümkün olmayacağı, 26.12.2003 tarihine kadar, uyuşmazlık için kanunda öngörülen zamanaşımı süresinin henüz dolmamış olması durumunda artık zamanaşımının 20 yıla uzadığının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Buna göre, iş bu davanın sorumluluk davası olup, 26.12.2003 tarihi itibariyle TTK 309. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olması halinde 20 yıllık sürenin uygulanabilir olabileceği, ancak 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolması halinde zamanaşımı süresinin 20 yıl olarak uygulanmasının mümkün bulunmadığı kabul edilip her bir kredi yönünden bu doğrultuda inceleme yapılarak zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususu tespit edilmiştir.
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarının tabi olduğu zamanaşımı süresi TTK'nın 309. maddesinde yer almaktadır.
TTK. 309/4. maddesinde, ''mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde zararı doğuran fiilin vukuundan itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki fiil cezai müstelzim olup, ceza kanununa göre müddeti daha uzun zamanaşımına tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o zamanaşımı uygulanır.'' denilmiştir.
Bu düzenleme çerçevesinde bankanın zararı ve sorumluları öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hal ve durumda, zararı doğuran fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde bu davayı açması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.
Davacının, dava açılması yönünde genel kurul kararı niteliğinde olan fon kurulu karar tarihi olan 15/07/2002 tarihinden itibaren 2 yıllık süre başlayacak olup, ayrıca kanunda 2 yıllık süreden başka üst sınır olarak 5 yıllık sürenin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Kanun koyucu tarafından öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre getirilmiş ancak öğrenmenin geç olması ihtimaline binaen ayrıca azami süre olarak 5 yıllık süre de tanınmıştır. Bunun anlamı, zararın ve sorumluların öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık sürede dava açılması gerektiği ancak hiçbir durumda zarar doğurucu fiilin vukundan itibaren 5 yıllık sürenin aşılamayacağıdır.
Davanın ilk açılış tarihine nazaran talep edilen zarar miktarı tahsilatlar nedeniyle azalmış olmakla ... tarafından sunulan 12.03.2015 tarihli dilekçeyle her bir davalıdan istenen zararın ne olduğu açıklanmış ve hangi krediden kaynaklı zararın hangi davalıdan istendiği belirtilmiştir.
Mahkememizce davacının bu talebi dikkate alınarak her bir davalıdan istenen kredi yönünden inceleme yapılarak sonuca ulaşılmış ve zamanaşımı değerlendirmesi de her bir kredi bazında ele alınmıştır.
TTK. 309. maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin yönetim kurulu karar tarihi ve bu tarihten sonra anılan karara dayalı olarak kredilerin kullandırma tarihinden itibaren başlatılması gerekir. Yukarıda izah edildiği üzere kredi tahsisine ilişkin yönetim kurulu karar tarihinden itibaren 26.12.2003 tarihine kadar TTK. 309. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolması halinde artık 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı ve dava tarihi 29.09.2004 tarihi itibariyle de 5 yıllık sürenin dolduğu açık olduğundan anılan krediden kaynaklı zararın zamanaşımı nedeniyle talep edilemeyeceği kabul edilmiştir.
Bu çerçevede yapılan inceleme sonunda;
... A.Ş'ye, en son 25.10.1994 tarihli genel müdürlük kredi komitesince limit aşımı yapılmak suretiyle kredi tahsis edildiği, buna göre en son kredi tahsis kararının 25.10.1994 olup, TTK. 309. maddesinde belirtilen zarar tarihinin kredi tahsis tarihi olan 25.10.1994 tarihi olarak alınması gerektiği ve bu tarihten 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu, dolayısıyla artık 20 yıllık sürenin uygulanamayacağı ve davanın açıldığı 29.09.2004 tarihi itibariyle de TTK. 309. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği,
... A.Ş'ye, en 28.02.1997 tarihli genel müdürlük kredi tahsis kararıyla kredi kullandırıldığı, yönetim kurulu kararının bulunmadığı ve zamanaşımı süresinin 28.02.1997 olarak dikkate alınması gerektiği, 26.12.2003 tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğu,
... firmalarından olan ... A.Ş'ye, verilen krediden kaynaklı zararın harici garanti mektubunun verilmesine ilişkin kredi limit tahsis kararı olup, bu kararın 16.10.1997 tarihli yönetim kurulu kararıyla alındığı, zamanaşımı başlangıcının 16.10.1997 tarihi olduğu, 26.12.2003 tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğu,
...Ltd. Şti'ye, en son 03.04.1998 tarihli genel müdürlük kredi yetkisi içinde genel müdürlük tarafından kredi tahsis kararı alındığı ve kredinin kullandırıldığı, zamanaşımı başlangıç tarihinin 03.04.1998 olarak alınması gerektiği ve 26.12.2003 tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğu,
...Ltd. Şti.'ye, en son 05.03.1998 tarihli genel müdürlük kararıyla kredi tahsisinde bulunulduğu, kredi tahsisine ilişkin yönetim kurulu kararının olmadığı, zamanaşımı süresinin 05.03.1998 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği ve 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolmuş olduğu,
... firmaları (...Şti. ...A.Ş'ye) en son 24.03.1998 tarihli genel müdürlük kredi komitesince limit aşımı yapılmak suretiyle kredi tahsisine ilişkin karar alındığı ve 5 yıllık sürenin başlangıcının 24.03.1998 olup, 26.10.2003 tarihi itibariyle bu sürenin dolduğu,
... Ltd. Şti ve ... A.Ş'ye, 21.05.1997 tarihli yönetim kurulu kararıyla en son kredi tahsisi yapıldığı, dolayısıyla yönetim kurulu üyesi olan davalılar bakımından 26.12.2003 tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğu,
...A.Ş'ye, en son 26.02.1998 tarihli genel müdürlük kredi komitesince limit aşımı yapılmak suretiyle kredi tahsis kararı alındığı ve bu tarihten 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
...A.Ş'ye, en son 20.05.1998 tarihli genel müdürlük kredi komitesince limit aşımı yapılmak suretiyle kredi tahsis edildiği ve bu tarihten 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolmuş olduğu,
... A.Ş'ye, en son 12.06.1997 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsisi yapıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... Ltd. Şti'ye, en son genel müdürlük kredi limit yetkisi içinde 16.07.1998 tarihli kredi onay mektubuyla tahsis kararı alındığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
...Ltd. Şti'ye, en son 14.03.1997 tarihli genel müdürülük kredi onay mektubuyla kredi tahsis edildiği ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... A.Ş'ye, en son 03.04.1997 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsisi yapıldığı, zamanaşımı başlangıcının bu tarih olup, bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... A.Ş'ye, en son 30.01.1997 tarihli yönetim kurulu kredi tahsis kararıyla kredi tahsisi yapıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... A.Ş'ye, en son 04.09.1997 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsisi yapıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
.... A.Ş'ye, en son 18.04.1996 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsisi yapıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... firmalarına, en son 11.04.1996 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsisi yapıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... Ltd. Şti,'ye, en son 04.07.1997 tarihli genel müdürlük kredi onay mektubuyla tahsis kararı alındığını ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
...Ltd. Şti'ye, banka genel müdürlük kredi limiti yetkisi içinde banka genel müdürlüğü tarafından en son 16.07.1998 tarihli kredi onay mektubuyla kredi tahsis kararı alındığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... Tic Ltd. Şti.'ye, en son 08.09.1998 tarihli genel müdürlük kredi onay mektubuyla kredi tahsis edildiği, zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... Tic. Ltd. Şti.-...Tic. Ltd. Şti'ye, en son 13.11.1997 tarihli genel müdürlük krediler müdürlüğünce verilen onay mektubuyla tahsis kararı alındığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
...Ltd. Şti'ye, genel müdürlük kredi limit tahsisi yetkisi içinde en son 18.05.1998 tarihinde kredi onay mektubuyla kredi tahsis kararı alındığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... firmaları (...A.Ş, ...A.Ş, ... A.Ş ve .... A.Ş)'ye, en son 17.06.1998 tarihli genel müdürlük kredi onay mektubuyla kredi tahsis kararı alındığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
.... A.Ş'ye, en son 26.02.1998 tarihli yönetim kurulu kredi onay mektubuyla kredi tahsis kararı alındığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
...Şti.'ye, en son 21.11.1996 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsis edildiği ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... A.Ş'ye, en son 06.08.1998 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsis edilerek kullandırıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... Ltd. Şti.'ye, en son 25.04.1997 tarihli genel müdürlük kredi limit yetkisi içinde alınan kararla kredi tahsisi yapıldığı ve kullandırıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
...Şti.'ye, en son 06.01.1998 tarihli genel müdürlük kredi limit yetkisi içinde alınan kararla kredi limiti tahsis edilerek kullandırıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... Ltd. Şti'ye, en son 12.06.1997 tarihli kredi onay mektubuyla kredi tahsis kararı alındığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... A.Ş'ye, en son 06.06.1996 tarihli genel müdürlük kararıyla kredi tahsis edildiği ve kullandırıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
...A.Ş'ye, en son 21.05.1998 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsis edilerek kullandırıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
...A.Ş'ye, tek bir kredi tahsis kararı mevcut olup, bu firmaya 14.11.1996 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsis edilerek kullandırıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
...A.Ş. (...)ye, en son kullandırılan kredilerle ilgili yönetim kurulu karar tarihinin 18/02/1997 olduğu ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... firmaları (...A.Ş. ... Tic. A.Ş, ...A.Ş, ... A.Ş, ... Tic. Ltd. Şti.)'ye, en son 07.03.1996 tarihli genel müdürlük kararıyla kredi tahsis edildiği ve kullandırıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... Şti'ye, en son 03.11.1995 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsis edildiği ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... Şti'ye, en son 08.08.1997 tarihli genel müdürlük kararıyla kredi tahsis edildiği ve kullandırıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... A.Ş-... Tic. A.Ş'ye, en son 08.05.1997 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsil edilerek kullandırıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
...A.Ş'ye, en son 22.10.1996 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsis edilerek kullandırıldığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
... A.Ş'ye, en son 10.03.2000 tarihli kararla kredi kullandırıldığı, yönetim kurulu kararının olmadığı ve bu tarihten itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
...Ltd. Şti'ye, en son yönetim kurulu kararı olmaksızın genel müdürlük tarafından kullandırılan kredilerin en son 09.02.1996 tarihinde temdit yoluna gidildiği, kredilere ilişkin tahsis ve kullandırma kararlarının 1996 yılından öncesine ait olduğu ve temdit işleminin yapıldığı 09.02.1996 tarihinden itibaren 26.12.2003 tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolduğu,
Davanın 29.09.2004 tarihinde açıldığı, bu durumda TTK. 309. maddesinde öngörülen azami 5 yıllık süre geçtikten sonra davanın açıldığının anlaşıldığı ve anılan kredilerden kaynaklanan zararın zamanaşımı nedeniyle istenebilir olmadığı sonucuna varılmıştır.
TTK 309.maddesinde, zarara neden olan fiilin, cezai gerektiren bir fiil olması ve ceza kanununda daha uzun zamanaşımı süresinin öngörülmesi halinde, tazminat davasında da ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Bir kısım davalılar hakkında ... 8.Ağır Ceza Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasında ceza yargılamasının yapıldığı ve neticelendiği anlaşılmıştır.
... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası incelendiğinde,işbu dosyada davalı olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile birlikte dava dışı olan bir kısım kişiler aleyhine 4389 Sayılı Bankalar Yasasına muhalefet suçundan kamu davasının açıldığı ve suç tarihinin 08.08.1996 – 30.11.2001 tarihleri arası olduğu, dosyada esas ve birleşen davalar bakımından yapılan yargılama sonucunda 24.07.2006 tarihli 2005/75 K. sayılı kararla 765 Sayılı TCK 504/1. maddesi ve TCK. 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma, beraat ve mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu ancak ceza yargılamasının işbu dava konusu kredilerden kaynaklanan zarara ilişkin olmadığı, sadece dava konusu... Ltd. Şti, ... A.Ş, ... A.Ş, ... A.Ş ve ... Tic. A.Ş'ye verilen krediler nedeniyle ...'e ve ...Tic. A.Ş kredileri yönünden de davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'na açılan davanın olduğu ve bu davaların zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı, kararın temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2007/7373 E. - 2007/8119 K.sayılı 12/04/2007 tarihli kararıyla zamanaşımı nedeniyle verilen ortadan kaldırma kararlarının onandığı ve esas ve birleşen davalar yönünden verilen bir kısım kararların davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiğine işaret edilerek bozulduğu ve mahkemece bozmaya uyularak dosya 2007/76 E. sayısına kaydedildiği ve yapılan yargılama sırasında 2008/41 K. sayılı 01.07.2008 tarihli kararla yalnız ...'le ilgili olarak ve yine dava konusu olmayan eylem ve işlemlerle ilgili mahkumiyet kararının verildiği anlaşılmıştır.
... firmalarına verilen krediler bakımından yapılan değerlendirmede;
Anılan grubun ...A.Ş, ve ...Tic. Ltd. Şti'den oluştuğu, grup firması ...Ltd. Şti'ye genel müdürlük kredi teklif ve onay mektubuyla ilk kez 1996 yılı mart ayında döviz karşılığında ihracat kredisi kullandırıldığı ve en son genel müdürlüğün kredi limiti içinde olmak üzere 20.07.1998 tarihli genel müdürlük teklif ve onay mektubuyla kredi tahsisinin yapıldığı anlaşılmıştır. Daha sonra verilen kredilerin tasfiyesi amacıyla 08.03.1999 ve 26.03.1996 tarihlerinde kredi limitlerini arttıran tahsis kararları alındığı, firmanın darboğaz içinde olmasına rağmen 1999-2000 yıllarında bir kısım kredi ödemeleri gerçekleştirdiği, ancak bankanın fona devir tarihi olan 30.11.2001 tarihine kadar tüm ödemeleri gerçekleştiremediği ve firmaya verilen muhtelif kredilerin kapatılmasında kullanılan EURO ve TL'den oluşan alacakların takip hesaplarına aktarıldığı, firmayla ilgili aralık 1998 tarihinde düzenlenen mali tahlil ve istihbarat raporunda şirketin çeklerinin karşılığının bulunmadığı, net işletme sermayesi açığı olup, esasında kredi yeterliliğinin bulunmamasına rağmen genel müdürlüğün kredi limit yetkisi içinde kredi tahsis edilmesi ve daha sonra genel müdürlük tarafından limit arttırımı yapılarak kredi tahsisine devam edilmesinde yönetim kurulu üyeleri davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın bu krediden doğan zarardan herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı, Yönetim kurulu üyeleri davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın yönetim kurulu kararında imzaları bulunmadığından sorumlu olamayacakları ve haklarındaki davanın reddi gerektiği kabul edilmiştir. Genel kurul denetçileri davalılar ..., ..., ..., ..., ...'a karşı dava açılmış ise de kredinin verildiği tarihte davalılar ... ile ...'nun banka genel kurul denetçisi olduğu, yönetim kurulu üyelerinin banka zararına dönüşen bu zarardan dolayı herhangi bir kusur ve ihmalleri olmadığından genel kurul denetçisi olan bu davalıların da sorumluluklarının bulunmadığı, diğer davalılar ..., ... ve ...'nın 2000 ve 2001 yıllarında genel kurul denetçiliği yaptığı ve anılan kredinin tahsisine ilişkin kararın alındığı dönemde görevde olmadıkları anlaşıldığından haklarındaki davanın yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
...A.Ş'ye verilen krediler bakımından yapılan değerlendirmede;
Adı geçen firmaya 24.03.2000 tarihli kredi onay mektubuyla ilk kez kredi tahsisi yapıldığı ve genel müdürlük yetkisi içinde olmak üzere bu kredinin dava dışı genel müdür yardımcısı ...ve ... imzasıyla gerçekleştirildiği, daha sonra 28.04.2000 tarihinde genel müdürlük limiti içinde dava dışı genel müdür ...ile yardımcı ...'ın imzasıyla ilave kredi tahsisi yapıldığı, son olarak 10.05.2000 tarihinde aynı şekilde ilave kredi tahsisinin gerçekleştirildiği, bu firmaya verilen kredilerin genel müdürlüğün kredi limiti içinde ve genel müdürler tarafından alınan kararlarla tahsis edildiği dolayısıyla yönetim kurulu kararının olmadığı anlaşıldığından anılan krediden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ..., ..., ..., ... mirasçısı ..., ..., ..., ...'a karşı açılan davanın yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
... verilen krediler bakımından yapılan değerlendirmede;
Bu grup firmalarına ilk defa 24.09.1999 tarihli kredi onay mektubu ile kredi tahsis edildiği, anılan kararın yönetim kurulunca verilen bir karar olmayıp, bankanın 3. grup krediler müdürlüğü tarafından genel müdür yardımcısı dava dışı ... ve müdür ...'ın imzasıyla verildiği, zarara dayanak olarak gösterilen 24.09.1999 tarihli kredi tahsisine ilişkin kararın yönetim kurulu tarafından alınan bir karar olmaması nedeniyle bu krediden kaynaklanan zarara dayanak olarak davalılar ..., ..., ..., ... mirasçısı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'e karşı açılan davanın esastan reddi gerektiği kabul edilmiştir.
... A.Ş'ye verilen krediler bakımından yapılan değerlendirmede;
Davacı vekilince dosyaya sunulan 12.03.2015 tarihli dilekçesi ve ekinde sunulan 22.01.2015 tarihli 2015/18 Sayılı Fon Kurulu kararına göre bu krediden kaynaklı dava yönünden konusuz bırakılmasına ilişkin olup ... A.Ş'ye verilen kredinin tahsil edildiği beyan edilmiş olduğundan bu kredinden kaynaklı zararın artık ortadan kalktığı anlaşıldığından anılan krediden kaynaklanan zarar nedeniyle davanın reddi gerektiği kabul edilmiştir.
...Şti.'ye verilen krediler bakımından yapılan değerlendirmede;
Şirkete 16.04.1996 tarihli kararla genel müdürlük yetkisi içinde ve genel müdürlük tarafından kredi tahsis edildiği, anılan dönemde dava dışı ...'nun genel müdür olduğu, daha sonra davalı ...'in genel müdürlük yaptığı dönemde adı geçen tarafından 28.05.1997, 10.07.1997, 10.02.1998, 03.03.1998, 18.05.1998 tarihlerinde alınan yine genel müdürlük limit yetkisi içindeki kredi tahsis kararları ile limit arttırımı yapıldığı, açılan her kredi ile bir önceki kredinin kapatıldığı, 24.02.1999 ve 24.11.1999 tarihli kredi tahsis kararlarının yönetim kurulunca alındığı ancak firmanın kredi limitlerini tasfiyeyi sağlayacak şekilde yeni ve maddi teminatların alınması amacıyla bu yönetim kurulu kararlarının alındığının anlaşıldığı, kredinin teminatı olarak ipoteklerin alındığı, 09.12.1999 tarihli yönetim kurulu kararıyla da kredilerin tasfiyesi için 1 yıl vadeli 1.000.000 DEM kredi tahsisinin yapıldığı ancak yönetim kurulu kararlarındaki şartların şube tarafından sağlanmak suretiyle firmaya kredi kullandırımı yapılamadığı ve genel müdürlük yetkisinde tahsis edilen kredilerden kaynaklı alacağın banka zararına dönüştüğü, dolayısıyla anılan yönetim kurulu kararlarında imzası bulunan yönetim kurulu üyeleri davalılar ..., ..., ... ... (mirasçısı ...'ye karşı devam eden) bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı bir işlemleri olmadığı, firma riskinin tasfiyesi amacıyla bu kararların alındığı anlaşıldığından bu krediden kaynaklı zarar nedeniyle haklarında açılan davanın reddi gerektiği kabul edilmiştir. Ayrıca denetçi olan davalılar ..., ...'nun herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı anlaşıldığından bu davalılara karşı açılan davanın da reddi gerektiği kabul edilmiştir..
...Ltd. Şti'ye verilen krediler bakımından yapılan değerlendirmede;
Adı geçen firmaya ilk kez 26.07.1995 tarihli yönetim kurulu kararıyla kredi tahsisi yapıldığı, daha sonra 06.09.1995, 14.09.1995, 25.01.1996, 30.05.1997 tarihli yönetim kurulu kararlarıyla kredi tahsis edildiği, anılan kredi tahsis kararları incelendiğinde kredi kullandırım şartlarının %100 oranında mevduat rehin alınarak ve munzam teminat olarak birinci derecede ekspertiz değerleri yeterli gayrimenkul ipoteğinin alınması, bunun dışında DFİF temliklerinin ve yurtdışı bankalardan temin edilecek harici teminat mektuplarının alınmasının öngörüldüğü, daha sonra ödenemeyen kredilerden kaynaklanan firma riskinin kapatılması için 19.03.1999 tarihli yönetim kurulu kararıyla 3.500.000 EURO karşılığı harici garanti mektubu verilmesi ve teminata da 1/1 oranında nakit blokaj ve 250.000.000 TL ipotek, 121.000 USD temlik ve firma sahibinin müşterek ve müteselsil kefaletinin alınması suretiyle kredi tahsisi yapıldığı, yönetim kurulunun bu kararında öngördüğü 1/1 oranındaki nakit blokaj alınmadan şube tarafından temin edilen kredi için harici garanti mektubu verildiği ve firmanın vadesi geçmiş kredilerinin kapatıldığı, harici garanti mektubunun bedeli yabancı bankaya ödenmediğinden tazmin olan bu mektup bedeli kadar banka zararının oluştuğu ve ... tarafından bu krediden kaynaklı zarar için istenen 304.077 TL'nin harici garanti mektubunun tazmininden kalan banka zararı olduğu anlaşılmıştır. Kredi tahsis kararlarında yönetim kurulunca 1/1 oranında nakit blokaj alınmak suretiyle kredi kullandırılması şartının öngörülmesine rağmen bu karar gereğini yerine getirmeden nakit blokaj yapılması sağlanmadan krediyi kullandıran banka şubesi yetkililerinin kusur ve hataları ile banka zararının ortaya çıkmasına neden olunduğu, kredi tahsisine ilişkin yönetim kurulu kararının bankacılık ilke ve teamüllerine uygun bulunduğu, zararın nedeninin yönetim kurulunca alınan kredi tahsisine ilişkin olmayıp anılan karar gereğinin bu işlemi yapan görevlilerce yerine getirilmemesinden kaynaklandığı anlaşıldığından anılan kararda imzası bulunan yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...ın TTK. 336. maddesi uyarınca sorumluluğundan sözedilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Davacı tarafından bu krediden kaynaklanan zarar yönetim kurulu üyesi davalı ...'ndan da istenmiş ise de adı geçenin bankada yönetim kurulu üyeliğine başlama tarihinin 25.05.2000 olduğu, kredi tahsis kararının 19.03.1999 tarihli olması davalı ...'nun kararda imzasının bulunmaması nedeniyle aleyhine açılan davanın yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
.... A.Ş'ye verilen krediler bakımından yapılan değerlendirmede;
Grup firmalarından ...A.Şye genel müdürlük yetkisi içinde ve genel müdürler tarafından 25.01.1996 tarihli kararla kredi tahsis edildiği, bu kredinin...A.Ş tarafından tamamen ödendiği adı geçen firmanın borcu bulunmadığından bu krediden kaynaklı zarardan söz edilemeyeceği, grup firması ... A.Ş'ye ise 25.07.1997 tarihli genel müdürlük kredi limiti içinde ve genel müdürlük tarafından alınan kararla kredi tahsis edildiği, bir kısmının tahsil edilip bakiye 200.000 USD'sinin ödemediği zararın bu krediden kaynaklandığı, bu kredi tahsisinde yönetim kurulunca alınan bir karar olmadığı, genel müdürlük kararıyla kredi tahsis edildiği, alınan tahsis kararına göre kullandırılan kredilerin taksit ödemelerinin zamanında ödenmemesine rağmen şube tarafından gerekli tedbirlerin alınmadığı, genel müdürlüğün bu durumdan haberdar edilmediği ve 28.06.2000 tarihli kredi onay mektubunda ipotekli taşınmazların üzerine ilave ipotek alınması şartına rağmen bu şartın şube tarafından yerine getirilmediği, adı geçen firmaya verilen krediye dayanak tahsis kararında bankacılık yasasına ve teamüllerine aykırı bir durum olmayıp zararın şube tarafından kredi kullandırımındaki yetersizlik ve dikkatsizlikten ve zamanında gerekli önlemlerin alınmamasından kaynaklandığı, davalı ...'ın kredi tahsis kararlarında imzasının olmadığı, zira anılan dönemde genel müdür sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından bu davalıya karşı açılan davanın da reddi gerektiği kabul edilmiştir.
...Ltd. Şti'ye verilen krediler bakımından yapılan değerlendirmede;
Adı geçen firmaya 24.02.1995 tarihinde kredi kullandırıldığı, ancak kredi limit tahsis kararının bulunmadığı, kredi kullandırıldıktan sonra 15.03.1995 tarihinde genel müdürlükçe kredi limitinin açıldığı, ancak bu kredinin 14.10.1995 tarihinde yapılan ödemeyle tamamen kapatıldığı, dolayısıyla bu krediden kaynaklı zarardan sözedilemeyeceği, devamında 22.01.1995 tarihinden başlamak üzere 11.06.1999 tarihine kadar kredi limit tahsisine ilişkin işlemlerin yapıldığı, 13.03.1998 tarihili yönetim kurulu kararıyla ve 10.06.1999 tarihli yönetim kurulu kararlarıyla kredi tahsisinin gerçekleştirildiği, adı geçen firmaya 14 adet kredi tahsisi yapılıp, bunlardan sadece 2 tanesinin yönetim kurulu kararlarında dayalı olup, geri kalan 12 adedinin genel müdürlük tarafından alınan kredi tahsis kararları olduğu anlaşılmıştır.13.03.1998 ve 10.06.1996 tarihli yönetim kurulu kararlarıyla yapılan kredi tahsis kararlarında yeterli teminatların alınarak risk teminat dengesinin kurulduğu, kararların bankacılık yasası ve teamüllerine aykırılığından söz edilemeyeceği, grup firmas... Şti'ye ise 31.01.1996 tarihinde nakit kredi kullandırımı yapıldığı, daha sonra 11.04.1996 tarihinde genel müdürlük tarafından otomobil alımı için 12 ay vadeli tüketici kredisi verilmesi şartıyla limit sağlandığı, devamında yine tüketici kredisi mahiyetinde genel müdürlük kredi limit yetkisi içinde kredi tahsisleri yapıldığı, 26.08.1996 tarihinden sonra kullandırılan kredilerin zamanında ödenmemesi nedeniyle riskin yükseldiği, ancak daha sonra kullanılan rotatif kredilerle kapatıldığı, 29.06.1998 tarihinde kullandırılan 12 vadeli 30 milyar TL taşıt kredisinin 20 milyar TL'lik kısmı geri ödenmiş ise de, bakiye kısmının ödenemediği ve kanuni takip hesaplarına aktarıldığı, bu firmaya verilen kredi ile ilgili Banka Teftiş Kurulu Müfettişi tarafından 14.10.1999 tarihli soruşturma raporunun düzenlendiği, ayrıca 25.04.2004 tarihli inceleme raporunun da bulunduğu anlaşılmıştır. Anılan inceleme ve müfettiş raporları incelendiğinde ...Ltd. Şti'ye verilen 11 adet taşıt kredisiyle ilgili olarak banka alacağının tahsil edilemediği ve tahsil edilemeyen bu alacakların kullandırılan taşıt kredilerinin teminatı olarak alınan araçlar için rehin sözleşmesi düzenlenmediği, dolayısıyla araç rehninin alınmadığı, firma ortaklarının şahsi kefaletinin temin edilmediği, genel müdürlük tarafından kullandırılacak krediler için müşteri çek ve senedi alınması şartı getirildiği halde bu gerek yerine getirilmeden kredi kullandırıldığı, kredilerin teminatı olarak ipotek tesis edecek gayrimenkuller hakkında genel müdürlüğe yanlış ve yanıltıcı bilgi verildiği, imar izni bulunmayan kaçak olarak inşa edilen bina arsasına ipotek tesis edildiği, böylece şube müdürü ve müdür yardımcısının banka riskini teminatsız bırakarak banka zararına sebebiyet verdiğinin tespit edildiği, bu tespitler ışığında banka zararının genel müdürlük ve yönetim kurulu tarafından alınan kredi tahsis kararlarından kaynaklanmadığı, zira tahsis kararlarında yasaya ve bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı bir durumun söz konusu olmadığı, tahsis kararlarında belirtilen teminat şartları yerine getirilmeksizin tahsis kararlarına aykırı olarak adı geçen firmaya krediyi veren ve araçlar üzerinde rehin tesis etmeyen şubedeki görevlilerin ihmalinden ve özensizliğinden kaynaklandığı, dolayısıyla tahsise ilişkin yönetim kurulu kararında imzası bulunan davalı ..., ..., ..., ..., ..., ...'in sorumluluğunun olmadığı, davalı ...'ün anılan yönetim kurulu kararında imzasının bulunmadığı, dolayısıyla sorumluluğundan söz edilemeyeceği, bu davalı hakkındaki davanın da yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
... Ltd. Şti.'ye verilen krediler bakımından yapılan değerlendirmede;
Firmaya ilk olarak 12.10.1994 tarihinde kredi tahsisi yapıldığı ve 12.03.1999 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmıştır. Kredi tahsisine ilişkin kararların genel müdürlük kredi yetkisi içinde genel müdürlükte alınan tahsis kararları olduğu, sadece 11.03.1999 tarihli yönetim kurulu kararıyla firmanın kredi limitinin arttırıldığı ve limit arttırımına ilişkin bu kararda risk teminat dengesinin kurulduğu, mevduat rehni, ihracat vesaiki ve rehin kredi blokaj taahhütnamesi düzenlenmesi koşullarının getirildiği, iki adet taşınmaz üzerinde birinci derecede banka lehine ipotek tesis ettirilmesi ve bundan sonra kredi limiti çerçevesinde limiti aşılmaksızın kredi kullandırılması şartlarının getirildiği anlaşılmaktadır. Yönetim kurulunun 11.03.1999 tarihli kararı doğrultusunda ihracat vesaiklerinin, nakit blokajların ve teminatların alınmamasına rağmen şube tarafından kredi kullandırımı yapıldığı, kullandırılan kredilerin birçoğunun kapatılmasına rağmen 28.06.1999 tarihinde kullandırılan 160.000 USD ile 30.06.1999 tarihinde kullandırılan 7.500 USD tutarındaki kredi vadesinde kapatılamadığından 16.03.2001 tarihinde 168.678 milyon TL kredi ile kapatılıp 28.09.2001 tarihinde de kanuni takip hesaplarına aktarıldığını anlaşılmıştır. Yönetim kurulunun aldığı 11.03.1999 tarihli kredi tahsis kararının risk ve teminat dengesini sağladığı, bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı bir karar niteliğinde bulunmadığı, firmanın iflasına karar verildiğinden kredilerin geri ödemesinin yapılamadığı, ancak yeterli teminatlar alınmaksızın ve kredi tahsis kararındaki koşulları yerine getirilmeksizin şube tarafından kredi kullandırılmasından dolayı zarar meydana geldiği anlaşıldığından yönetim kurulu kararında imzası bulunan davalılar ..., ..., ..., ... 'in yönetim kurulu üyesi olarak gerekli özeni gösterdikleri anlaşıldığından bu krediden kaynaklı zarar nedeniyle sorumluluklarına gidilemeyeceği kabul edilmiştir. Genel kurul denetçisi davalılar ..., ..., ... ve ...'ya karşı TTK. 359. maddesine dayalı olarak bu zarar nedeniyle dava açılmış ise de, genel kurul denetçileri olan bu davalıların TTK. 359. maddesi kapsamında yönetim kurulu üyeleri üzerindeki nezaret ve denetim görevlerini yerine getirdikleri, haklarında sorumluluğa neden olacak herhangi bir delil olmadığı gibi esasında 11.03.1999 tarihli yönetim kurulu kararının da kanuna uygun olup, bu kararda imzası bulunan yönetim kurulu üyelerinin de sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından artık genel kurul denetçisi olan bu davalıların sorumlu olduğundan sözedilemeyeceği anlaşılmakla davalılar ..., ..., ... ve ...'ya karşı açılan davanın da reddi gerektiği kabul edilmiştir.
...Ltd. Şti'ye verilen krediler bakımından yapılan değerlendirmede;
Adı geçen firmaya 1998 yılı Eylül ayı itibariyle kredi verildiği ancak kredi limit tahsis kararının olmadığı, şube tarafından bu kredinin kullandırıldığı, 29.09.1998 ile 14.10.1998 tarihleri arasında 8 ayrı hesaptan ihracat kredisinin kullandırıldığı, firma tarafından kredinin geri ödemesinin yapılarak borcun kapatıldığı, 15.10.1998 ve 03.09.1999 tarihleri arasında kullandırılan 20 adet ihracat kredisinin ise firmanın daha önceki kredilerin kapatılmasında kullanıldığı ve bu kredinin kısmi ödemesinin yapıldığı anlaşılmıştır, daha sonra 17.09.1999 tarihli kredi limit tahsis kararının genel müdürlükçe alındığı, dolayısıyla bu firmaya verilen krediler yönünden yönetim kurulunca alınmış kredi tahsis kararı olmadığından yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ..., ..., ... 'in sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca genel kurul denetçileri ..., ..., ..., ... ve ...'dan da bu krediden kaynaklı zararın tazmini istenilmiş ise de, firmaya verilen krediye dayanak yönetim kurulunca verilen bir kredi tahsis kararı olmadığından denetçilerin yönetim kurulu üyelerinin kanun ve esas sözleşme hükümlerine riayet etmeleri için nezaret görevini yerine getirmediğinden söz edilemeyeceği, başka bir deyişle yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu olmadığından denetçilerin de sorumluluğunun bulunmadığı, ayrıca denetçi olan davalılar ...'nun 24.05.2000, davalı ...'nın 28.02.2001, ...'nun 24.04.2001 tarihinde göreve başladıkları tespit edildiğinden 17.09.1999 tarihli genel müdürlük krediler müdürlüğü tarafından alınan kredi limiti tahsis kararıyla ilgili olarak bu davalıların sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı, zira göreve başlama tarihlerinin kredi tahsis karar tarihinden sonra olduğu anlaşıldığından bu davalılar hakkındaki davanın da yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
... A.Ş'ye verilen krediler bakımından yapılan değerlendirmede;
... A.Ş'ye ilk kez genel müdürlük kredi yetkisi içinde 11.01.1993 yılında kredi verildiği, yönetim kurulunca 08.07.1999 tarihli kredi tahsis kararının alındığı ve bu kararın harici garanti mektup kredisinin verilmesine ilişkin olduğu, ayrıca kararda nakit blokaj ve ekspertiz değeri tespit edilen şirkete ait fabrika binasının bulunduğu taşınmaz üzerine birinci ve ikinci dereceden ipotek konulmasına da işaret edildiği, buna göre kredi tahsisine ilişkin yönetim kurulu kararının bankacılık ilke ve teamüllerine uygun olup risk ve teminat dengesinin kurulduğu, bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun doğmadığı, yönetim kurulu kararından sonra şube tarafından kararda ifade edilen nakit blokaj ve ipoteklerin alınmadığı, ipotekler ve nakit blokajın alınmasından sonra kredi kullandırılması durumunda zararın doğmayacak olduğu ancak şube müdürlüğünde bu gereğin yerine getirilmediği dolayıyla anılan yönetim kurulu kararında imzası bulunan davalılar ..., ..., ...'in herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı, aleyhlerine açılan davanın reddi gerektiği, ayrıca bu krediden kaynaklanan zarar nedeniyle yönetim kurulu başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi ...'ya karşı da dava açılmış ise de, 08.07.1999 tarihli yönetim kurulu kararında adı geçen iki davalının imzası bulunmadığından mazeret göstererek toplantıya katılmadıkları anlaşıldığından bu davalılar hakkındaki davanın da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca genel kurul denetçileri davalılar ..., ..., ..., ...ve ...'ya da dava açılmış ise de, adı geçen genel kurul denetçilerinin yönetim kurulu üyeleri üzerindeki nezaret görevini yerine getirdikleri gibi görevlerini gereği gibi yapmadıklarına ilişkin herhangi bir tespit ya da delilin olmadığı, kaldı ki denetçi ...'nun 24.05.2000, davalı ...'nın 28.02.2001, ...'nun 24.04.2001 tarihinde göreve başladıkları tespit edildiğinden buna göre 08.07.1999 tarihli yönetim kurulu karar tarihi itibariyle görevde olmadıkları anlaşıldığından denetçi olan ... ve ...'nun da kusurlu bir eylemlerinin olmaması nedeniyle haklarındaki davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
...'na verilen krediler bakımından yapılan değerlendirmede;
...A.Ş ile ilk kez 14.05.1999 tarihinde kredi ilişkisine girdiği, kredi tahsis kararı ve mali tahlil ve istihbarat raporu olmamasına rağmen 11.06.1999 yılına kadar şirkete kredi kullandırıldığı ve kredilerin dava dışı koordinatör ve müdür tarafından onaylandığı, banka yönetim kurulunca 05.09.1999 tarihli kredi limit tahsisi kararının limitsiz ve limit aşımı yapılmak suretiyle firmaya kullandırılan krediler sebebiyle bu eksikliğin giderilmesine yönelik olduğu, yönetim kurulunca alınan bu karar doğrultusunda adı geçen firmaya bir kredi kullandırımının yapılmadığı, şirkete kredi tahsis kararı olmadan limitsiz olarak kredi ilişkisine giren genel müdürlük ve bu ilişkiyi merkez şubeyi ve krediler müdürlüğünü uyarmadan devam ettiren ve kredinin teminatına kredi tahsis kararında belirtilen temlikleri almayan genel müdürün sorumlu olduğu, davalıların zarardan sorumlu olmadığı sonucuna varılmıştır.
TTK 309. maddesi uyarınca, ceza davasında uygulanması gereken zamanaşımı süresinin daha uzun olması halinde tazminat davasında da bu sürenin uygulanması gerektiği açıksa da, dosyada mevcut bulunan bir kısım krediler yönünden ve bir kısım davalılar hakkında görülen ceza yargılamasında 765 sayılı TCK.nın 504/1. maddesinin uygulanması gerektiğine işaret edildiği ve anılan maddede öngörülen cezaya göre uygulanması gereken zamanaşımı süresinin TCK 102/4. maddesi kapsamında 5 yıllık süre olduğunun kabul edildiği ve bu çerçevede inceleme yapılarak yargılama sırasında TCK 104/2. maddesi uyarınca uzamış zamanaşımı süresinin dahi geçtiği belirtilerek davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırması yönünde hüküm kurulduğu, buna göre ceza kanununda öngörülen zamanaşımı süresinin TTK 309. maddesine göre sorumluluk davasında uygulanması gereken 5 yıllık zamanaşımı süresinden daha uzun olmadığı, her iki sürenin de aynı olduğu anlaşıldığından bir kısım davalılar hakkında bir kısım krediler yönünden ceza davasının görülmüş olmasının neticeye bir etkisinin olmadığı, uygulanması gereken azami zamanaşımı süresin 5 yıl olduğu kanaatine varılmıştır.
Buna göre;
... A.Ş, ... A.Ş, ...Tic. A.Ş/ ... firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'a,
...Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... Şti., ... ltd. Şti, ...Ltd. Şti, .... A.Ş, ...A.Ş/ ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'na,
... A.Ş, ... Ltd. Şti, ...A.Ş, ...A.Ş/ ... firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'a,
...Ltd. Şti., ... A.Ş, ...Ltd. Şti. ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti, ...A.Ş, ...A.Ş/..., ... A.Ş, ... ltd. Şti, ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'e,
... A.Ş, ..., .... Ltd. Şti, ... A.Ş, ...A.Ş, ...Ltd. Şti, ...Ltd. Şti, ...A.Ş, ... A.Ş, ...A.Ş, ..., ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti, ... Şti, ...A.Ş, ...A.Ş/ ... A.Ş, ...A.Ş, ...Ltd. Şti, ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'na ... A.Ş, ...A.Ş, ...San. A.Ş, ...A.Ş/ ..., ... A.Ş, ...A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ... mirasçısı ...'ye, ... A.Ş, T... A.Ş, ... A.Ş/ ... firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'e, ...A.Ş, ... A.Ş/ ... firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'a ... A.Ş, ... A.Ş, ... A.Ş, Arartur ... A.Ş, ..., Dalında Konserve .... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti, ...A.Ş, ..., .... A.Ş, ...A.Ş, ..., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti/ ..., ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ...A.Ş, ...A.Ş/ ..., ... A.Ş, ..., ..., ... Ltd. Şti, firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'a, ...A.Ş, ...A.Ş, ... Ltd. Şti, ... A.Ş, ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti, ... A.Ş, ..., ... A.Ş, ... A.Ş, ..., ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti, ...Ltd. Şti/ ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti.,...A.Ş, ... Ltd. Şti., ... A.Ş,... A.Ş/ ..., ... A.Ş,..., ..., ... Ltd. Şti, firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'a, ... Ltd. Şti, ..., ... A.Ş, ...Ltd. Şti, ...A.Ş/ ...A.Ş, ...A.Ş, ..., ...Ltd. Şti., ... Ltd. Şti, ...A.Ş, ..., ...A.Ş, ...A.Ş, ..., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti/ ..., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti., ...A.Ş,...Ltd. Şti., ... A.Ş,...A.Ş/..., ...A.Ş, ..., ..., ...Ltd. Şti, ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'ya, ... A.Ş, ...A.Ş, ...Ltd. Şti, ..., ... Ltd. Şti., ...A.Ş, ...Ltd. Şti, ..., .. A.Ş, ...A.Ş, ..., ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti/ ..., ...Ltd. Şti,...Ltd. Şti., ... A.Ş, ...Ltd. Şti., ...A.Ş, ...A.Ş/ ..., ...A.Ş, ..., ..., ...Ltd. Şti firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'e,
...A.Ş/ ... firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'a
...A.Ş, ...Ltd. Şti, ...Ltd. Şti., ... A.Ş, ...Ltd. Şti, ...A.Ş, ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti/ ..., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti., ...A.Ş,... A.Ş, ...A.Ş/ ..., ...Ltd. Şti, ...A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'na
...A.Ş, ...Ltd. Şti, ...Ltd. Şti., ... A.Ş, ... Ltd. Şti, ...A.Ş, ...Ltd. Şti, ...Ltd. Şti/ ..., ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti., ...A.Ş, ...A.Ş, ...A.Ş/ ..., ...Ltd. Şti, ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'ya,
... A.Ş,...Ltd. Şti, ...Ltd. Şti., ...A.Ş, ... Ltd. Şti, ... A.Ş, ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti/ ..., ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti., ... A.Ş, ... A.Ş, ... A.Ş/ ..., ...Ltd. Şti, ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'ya,
..., ...Ltd. Şti., ...Ltd. Şti, ... A.Ş, ..., ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti/ ..., ...Ltd. Şti., ... A.Ş, ... A.Ş, ..., ...Ltd. Şti firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'a, ...Ltd. Şti, ...A.Ş, ...Ltd. Şti, ...Ltd. Şti., ... A.Ş, ... Ltd. Şti, ... A.Ş, ... Ltd. Şti,... Ltd. Şti/ ..., ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti., ... A.Ş, ... A.Ş, ...A.Ş/ ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti. ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı ...'a açılan davaların TTK. 309. maddesinde, zarara neden olan fiilin cezayı gerektiren bir fiil olması ve ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülmesi halinde tazminat davasında da ceza zamanaşımı uygulanması gerektiği , anılan kredilerden kaynaklı zarar istemlerinin zamanaşımına uğradığı, bu krediler dışında ..., ...A.Ş, ..., ... A.Ş, ..., ...A.Ş, .... A.Ş, ...A.Ş, ...Ltd. Şti, ...A.Ş, ...Şti. ... A.Ş ve ... A.Ş'den oluşan 13 firmaya verilen kredilerden kaynaklanan zarar yönünden davalıların zarardan sorumlu olmadıkları anlaşılmakla davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... 'a yönelik davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davacı tarafından davalı ...'a karşı ... A.Ş, ...A.Ş, ... A.Ş/ ... firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
..., ... A.Ş ve ... firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
- Davacı tarafından davalı ...'na karşı ... Ltd. Şti., ...Ltd. Şti., ... Şti., ...ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ...A.Ş, ...Tic. A.Ş/ ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
... A.Ş, ...Ltd. Şti., ... firmaları, ...Ltd. Şti., ...A.Ş firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
- Davacı tarafından davalı ...'a karşı ... A.Ş, ...Ltd. Şti, ...A.Ş, ...Tic. A.Ş/ ... firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
...A.Ş/ ..., ... firmaları, ...A.Ş, ... firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
- Davacı tarafından vefat eden davalı ...'e karşı ... Tic. Ltd. Şti., .../ ...A.Ş,... Ltd. Şti. .... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti, ... A.Ş, ... A.Ş/..., ... A.Ş, ...ltd. Şti, ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
... A.Ş, ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ... firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
- Davacı tarafından davalı ...'na karşı ...A.Ş, ..., ...Ltd. Şti, ... A.Ş, ... A.Ş, ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti,... A.Ş, ... A.Ş, ...A.Ş, ..., .... Ltd. Şti, .... Ltd. Şti, ..., ... Ltd. Şti, ... Şti, ...A.Ş, ...A.Ş/..., ... A.Ş, .... A.Ş, ...Ltd. Şti, ...A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
.... Ltd. Şti, ...firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
- Davacı tarafından vefat eden davalı ... mirasçısı ...'ye karşı ... A.Ş, ... A.Ş, ...San. A.Ş, ...A.Ş/..., ...A.Ş, ...A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
... A.Ş, ... Ltd. Şti, ... firmaları, ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ...Şti, ... A.Ş ve ... firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
- Davacı tarafından davalı ...'e karşı ...A.Ş, ... A.Ş, ...A.Ş/ ... firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
... Ltd. Şti, ...Firmaları, ...td. Şti, ...A.Ş firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
- Davacı tarafından davalı ...'a karşı ...A.Ş, ...A.Ş/ ... firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
...firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
- Davacı tarafından davalı ...'a karşı ... A.Ş, ...A.Ş, ...A.Ş, ...A.Ş, ..., ...Ltd. Şti., ...Ltd. Şti,... A.Ş, ...,... A.Ş, ... A.Ş, ..., ...Ltd. Şti, ...Ltd. Şti, ...Ltd. Şti/ ..., ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti., .... Ltd. Şti., ... A.Ş, ...A.Ş/ ...,.... A.Ş, ... ..., ... Ltd. Şti, firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
... Ltd. Şti, ..., ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ... A.Ş, ... Ltd. Şti, ..., ...A.Ş ve ... Ltd. Şti. firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
10-Davacı tarafından davalı ...'a karşı ... A.Ş, ... A.Ş, ... Ltd. Şti, ...A.Ş, ..., ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti, ...A.Ş, ...,... A.Ş, .... A.Ş, ..., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti/ ..., ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti., ... A.Ş, ... Ltd. Şti., ...A.Ş, .. A.Ş/ ..., .... A.Ş, ..., ..., .... Ltd. Şti, firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
.... A.Ş, ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ..., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ..., ... Ltd. Şti. firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
11-Davacı tarafından davalı ...'ya karşı ...Ltd. Şti, ..., ... A.Ş, ...Ltd. Şti, .... A.Ş/ ...A.Ş, ...A.Ş, ..., ...Ltd. Şti., ... Ltd. Şti, ... A.Ş, ..., .. A.Ş, ... A.Ş, ..., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti/ ..., ...Ltd. Şti, .... Ltd. Şti., ... A.Ş, ... Ltd. Şti., ... A.Ş, ... A.Ş/ ..., .... A.Ş, ..., ..., ... Ltd. Şti, ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
... A.Ş, .... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ..., ... Ltd. Şti,... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti. firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
12-Davacı tarafından davalı ...'e karşı .. A.Ş, ... A.Ş, .... Ltd. Şti, ..., ...Ltd. Şti., ... A.Ş, ... Ltd. Şti, ..., ... A.Ş, ... A.Ş, ..., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti/ ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti., ... A.Ş, ... Ltd. Şti.,... A.Ş, .... A.Ş/ ..., ...A.Ş, ... , ..., ... Ltd. Şti firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
... Ltd. Şti, ..., .... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, ..., ... Ltd. Şti., .... A.Ş, ... Ltd. Şti firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
13-Davacı tarafından davalı ...'a karşı ...A.Ş/ ... firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
... A.Ş firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
14-Davacı tarafından davalı ...'na karşı ... A.Ş, ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti., ... A.Ş, ...Ltd. Şti, ... A.Ş, ...Ltd. Şti, ...Ltd. Şti/ ..., .... Ltd. Şti, .... Ltd. Şti., ... A.Ş, ... A.Ş, ...A.Ş/ ... Ltd. Şti, ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
...Ltd. Şti, ..., ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti., ...A.Ş, firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
15-Davacı tarafından davalı ...'ya karşı ... A.Ş, ...Ltd. Şti, .... Ltd. Şti., ...A.Ş, ... Ltd. Şti, ...A.Ş, ... Ltd. Şti, .... Ltd. Şti/ ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti., ... A.Ş, ... A.Ş, ... A.Ş/ ... Ltd. Şti, ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
... A.Ş,, ...Ltd. Şti, ..., .. Ltd. Şti, .... Ltd. Şti.,... A.Ş, firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
16-Davacı tarafından davalı ...'ya karşı ... A.Ş, ...Ltd. Şti, .... Ltd. Şti., ... A.Ş, ...Ltd. Şti, ... A.Ş, .... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti/ ..., .... Ltd. Şti, ..... Ltd. Şti., ... A.Ş, ... A.Ş, ....A.Ş/ ..., ...Ltd. Şti, ... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
... A.Ş,, ... Ltd. Şti, ..., ... Ltd. Şti, .... Ltd. Şti.,.... A.Ş, firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
17-Davacı tarafından davalı ...'a karşı ..., ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti, .... A.Ş, ..., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti/..., .... Ltd. Şti., .... A.Ş, .... A.Ş, ..., ... Ltd. Şti firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
..., ... Ltd. Şti, firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
18-Davacı tarafından davalı ...'a karşı .... Ltd. Şti, .... A.Ş, .. Ltd. Şti, ... Ltd. Şti., .... A.Ş, .... Ltd. Şti, .... A.Ş, .... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti/..., .... Ltd. Şti, .... Ltd. Şti., .... A.Ş, ... A.Ş, .... A.Ş/ ..., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti.... A.Ş firmalarına verilen usulsüz kredinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
... Ltd. Şti. .... A.Ş, ... Ltd. Şti, ..., .... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti. firmalarına verilen kredilerden kaynaklanan zarardan dolayı açılan davanın REDDİNE,
19-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
20-Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve Bankacılık Kanununun 133. maddesi gereğince hesaplanan 17.900 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a verilmesine,
21-Davacı tarafından bu dava ve davalılar nedeni ile yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
22-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/07/2024
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01