İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/992 E. 2024/386 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/992
2024/386
24 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/992
KARAR NO : 2024/386
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2018
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ... 15.Noterliği kanalıyla ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile borçlarının ödenmesi ihtarının yapıldığını, ihtarnameye cevap olarak davalı şirket finans direktörü ... tarafından gönderilen elektronik posta içeriğinde ve 25.05.2018 tarihinde davalı firma tarafından müvekkili firmaya gönderilen ''bilgi notu'' içeriğinde davaya konu borcun varlığının davalı tarafından kabul edildiğini, borçlu aleyhine ... 30.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine başlandığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı itirazının yerinde olmadığını, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından delil olarak sunulan kişisel e-posta ve ''kişiye özel'' kaşeli bilgi notunun mahremiyet sınırını aştığını, bu evrakın davacı tarafından geri çekilmesi ve mahkemenin bu yönde takdirinin kullanmasını talep ettiğnii, sunulan delillerin müşahhas ilgisizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
-
... Vergi Dairesinden gelen ... Şti.'nin BA/BS formları,
-
... Vergi Dairesinden gelen ....'nin BA/BS formları,
-
Bilirkişi raporu,
-
Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlığa ilişkin Mahkememizce verilen 2018/958 Esas 2019/710 Karar sayılı karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2020/214 Esas 2022/1555 Karar sayılı kararı ile " Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açık hesap ve faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalı yetkilisince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya içeriğinde bulunan ... 30.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 28.06.2018 tarihinde, 79.823,85 TL asıl alacak, 2.184,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 82.008,62 TL'nin asıl alacağa işleyecek %9 yasal faizi ile birlikte tahsili için ilâmsız icra takibi başlatıldığı, alacağın sebebi olarak ''09.03.2018 tarihli ve 79.823,85 TL tutarlı asıl alacak'' açıklamasının bulunduğu, ödeme emrinin davalıya 13.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı yetkilisince 19.07.2018 tarihinde borca itiraz edildiği, itirazın süresinde yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının da 1 yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalının defterlerini sunmadığı belirtilerek davacı defterlerinin incelendiği 17.06.2019 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TTK'nın 83.maddesi uyarınca, ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilecek olup HMK'nın yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümlerinin ticari işlerde de uygulanacağı belirtilmiştir. HMK'nın ''Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması'' başlıklı 222/1 maddesinde de benzer yönde düzenleme yapılarak ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazın kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. '' hükmünü getirilmiştir. Aynı Yasanın ''Tarafın belgeyi ibraz etmemesi'' başlıklı 220.maddesinde ise '' (1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
(2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
(3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya kapsamının incelenmesinde; mahkemece dosya bilirkişiye tevdi edilmeden önce 18.03.2019 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasına davacı vekilinin geldiği, davalı tarafın gelmediği, bu duruşmada alınan 6 no'lu ara karar ile taraflara, bilirkişi incelemesi yapılacak adresi, ticari defter ve kayıtları zimmetinde bulunduran kişinin adı ve adresi ile iletişim bilgilerini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen sürede ticari defter ve kayıtlarla ilgili bilgi verilmemesi, bilgi verilmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmemesi durumunda HMK'nın 220/3 maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğinin ihtarına karar verildiği, hazır bulunan davacı vekiline bu hususta ihtaratta bulunulduğu, davalı şirkete ise bu ön inceleme tutanağının tebliğe çıkarılarak aynı konunun ihtar edilmiş sayılmasına ve tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, ön inceleme duruşma zaptının davalı tarafa tebliğ edildiği, ancak zarf üzerinde yukarıda belirtilen hususlara ilişkin herhangi bir ihtarın yer almadığı görülmüştür.
TTK'nın 83 ve HMK'nın 222. maddeleri uyarınca ticari defterler ticari davalarda delil olup, usulünce her iki tarafın defterlerini sunmasına olanak tanınmalıdır. Çünkü ancak bu durumda defterlerini sunmayan taraf hakkında HMK'nın 220/3 maddesinde yer alan ''... mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' yaptırımı uygulanabilecektir. Somut olayda, her iki tarafın tacir olup taraf defterlerinin incelenmesine karar verilmiş ise de, davalıya, ticari defterlerini ibraz etmesi konusunda yukarıda yer verilen HMK'nın ve TTK'nın ilgili hükümleri uyarınca usulüne uygun ihtarı içerir tebligat yapılmadığı görülmüştür. Zira, davalının defterleri ibraz etmesi konusunda uyarılması, ibraz etmemenin sonuçlarının gösterilmesi, defterlerin nerede ve nasıl ibraz edileceğinin kararda gösterilmesi ve eğer bilirkişiye HMK'nın 278. maddesi uyarınca yerinde inceleme yetkisi veriliyorsa bu hususun da açıkça ara kararında gösterilmesi, tarafların da bu inceleme sırasında hazır bulunabileceklerinin açıklanması gerekir. Ancak somut olayda, ön inceleme duruşmasına katılmayan davalı taraf için bu yönde usulüne uygun bir ihtarın bulunmadığı, sadece ön inceleme duruşma zaptının davalı tarafa tebliğ edildiği, ancak zarf üzerinde yukarıda belirtilen hususlara ilişkin herhangi bir ihtarın yer almadığı görülmektedir.
Bu durumda ilk derece mahkemesince, davalının ticari defterlerin incelemesine ilişkin yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca ara karar oluşturulup bu ara kararın davalı tarafa usulüne uygun ihtar ile birlikte tebliğe çıkarılması suretiyle davalı defterlerinin ibrazının sağlanması, defterlerin ibrazı sağlandıktan sonra tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Bu nedenlerle, davalının istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile kaldırılarak Mahkememize gönderilmiş, dava dosyası Mahkememizin 2022/992 Esas sayılı sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararı doğrultusunda 28.12.2022 tarihli ara karar ile davalı ticari defterlerini dosyaya sunmak üzere kesin süre verilmiş, kesin sürenin sonuçları usulüne uygun ihtar edilmiş ve ara karar davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Taraflara ait BA BS formları ilgili yerlerden celp edilmiş ve uyuşmazlığa ilişkin bilirkişi raporu alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 07.08.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği, davacının incelenen ticari defterlerinin tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı ve sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, davacının dava konusu icra takibine konu alacağa ilişkin davalıdan 79.823,83 TL alacağının bulunduğu bildirilmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen davalının ticari defterlerinin bildirildiği adrese gelmediğini, buna rağmen davalı tarafın ticari defterlerinin bilirkişiye sunulmadığı gerekçesiyle eksik inceleme sonucunda rapor hazırlandığını ileri sürerek, davalının defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor tanzim edilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları haklı bulunarak, görevlendirilecek bilirkişinin fiili olarak davalının ticari defterlerinin bulunduğu adrese gidip gitmediğinin denetiminin mümkün olmaması, yargılamada geçen süre ve dosyanın geldiği aşama nazara alınarak, 24.11.2023 tarihli celsede duruşmada hazır bulunan davalı vekiline, davalının ticari defterlerinin Mahkememize sunmak üzere kesin süre verilmiş, kesin sürenin sonuçları usulüne uygun olarak hatırlatılmıştır. Usulüne uygun ihtaratlı ara karar rağmen davalı vekili davalının ticari defterlerini dosyaya sunmamıştır.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının usulüne uygun tutulmuş ve sahibi lehine delil niteliğini haiz ticari defterlerine göre davalıdan 79.823,83 TL alacaklı olduğu, davalının usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini dosyaya sunmaması nedeniyle davacının tasdikleri zamanında yapılan ticari defter ve kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının kısmen kabulüne, alacağın likit ve itirazın haksız olması yanında davalının yargılama sırasında ve istinaf başvurusunda kendisine ait ticari defterlerinin incelenmediği iddiasına dayanmasına rağmen dürüstlük kuralına aykırı olarak ve yargılamayı uzatma saikiyle ticari defterlerini bilirkişi incelemesi için ibraz etmemesi nedeniyle takdiren asıl alacağın % 100'ü oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
-
Davalının ... 30. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasındaki vaki itirazının 79.823,83 TL asıl alacak, 923,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.747,19 TL yönünden iptaline,
-
Asıl alacağın takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
-
Asıl alacağın takdiren %100 oranına tekabül eden 79.823,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.515,84 TL nispi karar harcından, 35,90 TL peşin harç ve 2.000,00 TL tamamlama harcı toplamı 2.035,90 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 3.479,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.261,43 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 2.495,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 2.264,62 TL yargılama gideri ile 35,90 TL peşin harç ve 35,90 TL başvuru harcı ve 2.000,00 TL tamamlama harcı toplamı 4.531,42 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/05/2024
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır
Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç : 35,90 TL
Karar Harcı : 5.515,84 TL
Tamamlama
Harcı : 2.000,00 TL
Noksan Harç : 3.479,94 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 2.495,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 150,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 2.300,00 TL
Posta Giderleri : 195,00 TL
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27