SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/918 E. 2024/380 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/918

Karar No

2024/380

Karar Tarihi

23 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/918

KARAR NO : 2024/380

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

DAVA TARİHİ : 28/11/2022

KARAR TARİHİ : 23/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 11/04/2000 tarihinden bu yana Davalı ...A.Ş. ortağı olarak bulunduğunu, davalı şirketin 5 ortaklı olduğunu, bu ortaklar %59 paya sahip ..., %30 paya sahip ..., %5 paya sahip ..., %1 ... ve %5 paya sahip müvekkili ... olduğunu, müvekkilinin %5 hisse ile ortak olmasının yanında davalı şirkette 18 yıl boyunca çalıştığını, davalı şirket yetkililerin kar paylarını hiç veya gereği gibi dağıtmadığını, şirketten yüklü miktarda huzur hakkı aldığını, ortaklara borçlar ve diğer ilgili hesapları usulsüz işleterek ortaklar aleyhine karı azalttıklarını, olağan genel kurulun gereği gibi toplanmadığını, usulsüz çağrı ve gündem belirleme yöntemi ile olağanüstü genel kurul toplandığını, yapılan son genel kurulun TTK m.447'ye aykırı butlanla geçersiz bir toplantı olduğunu, öncelikli olarak işbu olağanüstü genel kurul toplantısına yönelik çağrının, Kanun ve Anasözleşme usulüne uygun ve süresinde olmadığını, davalı şirkette son olarak 06/09/2022 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, müvekkilinin işbu toplantı öncesinde yıllardır defalarca yazılı talepleri olmasına karşın, toplantı gündemine kâr dağıtımının alınmadığını, genel kurul çağrısı ve gündemleri usulüne uygun şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini, işbu toplantıda sadece özel fon hesabında biriktiği ileri sürülen tutarın ortaklara ödenmesine yönelik bir karar aldığını, buna karşın ilgili toplantıda "6.Yönetim kurulu üyelerinden ...’a aylık net 180.000,00-TL veya yıllık net 2.160.000,00-TL, ...’na aylık net 90.000,00-TL veya yıllık net 1.080.000,00-TL ...’a aylık net 35.000,00-TL veya yıllık net 420.000,00-TL huzur hakkı ödenmesine, Bağımsız Denetçiye, yapılacak sözleşmede belirlenecek ücret tutarının ödenmesine oy birliği ile karar verildi." denilerek fahiş bedellerle huzur hakkı adı altında Yönetim Kurulu'na ödemeler yapılmasına karar verildiğini, ayda 305 bin TL huzur hakkı (yıllık 3.660.000.-TL), 35 bin TL denetçi ücreti ödeme gücüne sahip bir şirket, pay sahibine yıllar sonra toplam 200 bin brüt ücret ödemeyi kararlaştırdığını, şirket hakim ortaklarının iyi niyetten uzak ve dürüstlük kurallarına aykırı hareketler içinde olduklarını, TTK m.447 uyarınca alınan kararın şirketin sermaye yapısını bozar nitelikte, pay sahiplerin bilgi alma hakkını ortadan kaldırır kararlar olduğunun açık olduğunu, yine olağan genel kurulun neden yapılmadığı ve olağanüstü genel kurul yapıldığı ise muamma olduğunu, pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran işbu kararlar butlanla geçersiz addedildiğini, 14.08.2020 tarihli genel kurul toplantısında kar payı dağıtımına ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar alınmadığını, davalı şirket yetkilileri yasal ve anasözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı şirket hakim pay sahiplerinin şirketten yüklü huzur hakkı ödemeleri almalarına, ortaklar carisinde izleneceği üzere ciddi miktarda paraları kendileri için kullanmalarına, ortaklara borçlar hesabını usulsüz işletmelerine karşın, gerek usulsüz muhasebe kayıtları tutup karı az göstererek, usulsüz şekilde gizli yedek akça ayırarak, gerek kötü yönetim nedeniyle daha düşük kar çıkmasına neden olarak ve gerekse de karları zamanında ödemeyerek müvekkilinin zararına yol açtığını, son olağanüstü genel kurulda kar dağıtımı talebi hiç gündeme alınmadığını ve karara bağlanmadığını, müvekkilinin azınlık pay sahibi olmadığından, hukuken zorunlu bir çıkma talebinde bulunamadığını, genel kurulu toplantıya davet edip, gündeme madde eklenmesi talebinde bulunamadığını, küçük pay sahibi olarak hakim pay sahiplerinin yıldırma niteliğindeki işlemlerine maruz kalan müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu nedenle 06.09.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların butlanına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının açtığı davada dava şartının mevcut olmadığını, TTK 446 ve 447. Maddesi çerçevesinde bizzat kendi katılımıyla alınan kararlara hiç bir şekilde itirazı, muhalefeti söz konusu olmadığı halde açılan bu davada dava şartının yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini gerektiğini, müvekkillerden ...'ın %59, ...'nun %30 ve ...'ın %1 olarak davalı şirketin toplamda %90'ına sahip ortak olduklarını, davacının %5, bakiye %5'in ise dava dışı ...'a ait olduğunu, kâr paylarının hiç ya da yeteri kadar dağıtılmadığı iddiasının gerçek olmadığını, kâr payının hangi oranda ayrılacak istisnalar dışında dağıtılacağı esas sözleşme ile tespit edildiğini, pandemi sürecindeki belirsizlik ve genel olarak tüm dünyada hissedilen ekonomik sıkıntılar, döviz fiyatlarındaki aşırı artış, ekonomik anlamda belirsizlik olduğunu, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin 22/03/2021 tarihinde yapılan olağan olağan genel kurulda 5.500.000,00 TL geçmiş yıl karlarından gelen meblağdan istisnalar düşüldükten sonra dağıtılmasına karar verildiğini, 07/10/2021 tarihinde yapılan ve kâr dağıtımı yerine kaim olmak üzere dağıtılması kararlaştırılan olağanüstü genel kurul tutanağında dağıtılacak bedel olarak stok affından ortaya çıkan kaynak niteliğindeki 5.500.000,00 TL'nin hissedarlara hisse oranları bağlamında verilmesi, bu çerçevede dağıtılmayan diğer karın pandemi süreci dolayısı ile şirketin olası mali ihtiyaçları ve gelir eksikliği olması sebebiyle bu dönem giderleri için kullanılması davacının da bulunduğu genel kurulda kararlaştırıldığını, davacı bu genel kurulda itiraz etmediğini, süresinde de dava açmadığını, müteakiben davaya konu edilen 06/09/2022 tarihinde çağrısız yapılan ve huzur hakkı kararı yanında ayrıca 4.000.000,00 TL stok affından doğan kaynak dağıtımı yapıldığını ve esas sözleşmede belirtilen kar dağıtım oranlarının çok ötesinde tüm ortaklara kaynak sağlandığını, stok affının ortaklara dağıtımının yasal bir zorunluluk olmadığını, şirketin iradi olarak aldığı bir karar olduğunu ve bu dağıtım dağıtılabilecek kâr paylarının çok fevkinde bir miktar olduğunu, ayrıca hiç kâr payı dağıtılmamış olsa bile bunun bir genel kurul iptal ya da butlan sebebi olması söz konusu değil iken davacının bunu bir dava sebebi olarak göstermesinin hukuki olmadığını, hem dava sebebi teşkil etmeyeceğini hem de iyiniyetli olmadığını, esas sözleşmede yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödemesi yapılacağı hükmünün mevcut olduğunu, esas sözleşmeye aykırılık olmadığını, TTK hükümlerine bir aykırılığın da söz konusu olmadığını, tüm Yönetim Kurulu üyeleri tüm mesailerini şirkette ve şirketin işlerine, şirketin gelişimine harcamış olmaları, şirketin mali ve finansal durumu ve 11 yılı aşkın bir süredir uygulana gelen huzur hakkı uygulamasının aynı zamanda bir zaruret, hakkaniyet ve ihtiyaçtan kaynaklandığı şirketin geliri ile mütenasip olduğunu, muhasebe hesaplarının usulsüz işletildiği iddiasının varit olmadığını, şirketin bağımsız denetim şirketi denetimine tabi olduğunu ve aksinin ispatının davacı tarafından somut ve nesnel olgular ve veriler ileri sürülerek iddia edilmesi gerektiğini, davacının açık olmasa da alınan kararın ve ödenecek huzur haklarının şirketin sermaye yapısını bozabileceği şeklindeki beyan ve açıklamaları da soyut iddiadan ibaret olduğunu, hiç zarar etmeyen ve yıllık 22.000.000,00 TL civarında kâr açıklayan bir şirketin sermaye yapısının bozabilmesi de ne muhasebe tekniği açısından, ne fiilen, ne de hukuken mümkün olmadığını, genel kurulun usulsüz toplandığı iddiası da hukuka uygun bir iddia olmaktan uzak olduğunu, sunulan tutanaktan ve tescil evraklarından da açıkça anlaşılacağı üzere yapılan toplantı TTK 416 maddesi mucibince yapılan ve çağrı gerektirmeyen gündemin de açıklanmasına itiraz edilmeyen, davacının da bizzat hazır bulunduğu şekliyle yapılan olağanüstü genel kurulun hukuka uygun olduğunu, davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebi ile reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini, masraf ve avukatlık ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

.. Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin sicil kaydı ve 06/09/2022 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin toplantı tutanağı, hazirun cetveli dosya içine alınmıştır.

Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde

Dava, genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti, iptali istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık, 06/09/2022 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısına çağrının usulsüz olup olmadığı, gündemi belirleme yönteminin kanuna, ana sözleşmeye veya dürüstlük kuralın aykırı olup olmadığı, çağrının usulsüz olması halinde çağrısız genel kurul toplantısı için gereken koşulların oluşup oluşmadığı, davacının genel kurul toplantısında alınan ve muhalefet şerhi bulunmayan kararlar yönünden iptal talebinde bulunup bulunamayacağı, genel kurulda alınan kararların TTK 447. maddesi kapsamında batıl olup olmadığı, batıl kararların tespiti için davacının muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirmesinin zorunlu olup olmadığı konularında toplanmıştır.

Davalı şirketin sicilde kayıtlı olduğu (...) adrese göre mahkememizin iş bu davaya bakma konusunda kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.

Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından, 06/09/2022 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı ekinde gönderilen hazirun cetveli ve davalı şirket sicil kaydından; davalı şirketin toplam sermayesinin 2.050.000 TL , toplam hisse adedinin 82.000 olduğu, şirket sermayesinde ...'ın 48.380 adet karşılığı 1.209.500 TL, ... 24.600 adet karşılığı 615.000,00 TL, ... 820 adet karşılığı 20.500,00 TL , davacı ... 4.100 adet karşılığı 102.500 TL, ... 4.100 adet karşılığı 102.500 TL pay sahibi oldukları, 06/09/2022 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısının tüm ortakların asaleten katılımı ile gerçekleştirildiği, davacının toplanıda alınan kararlara muhalefetinin bulunmadığı,toplantıda alınan kararların oy birliği ile alındığı, davanın 3 aylık süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.

06/09/2022 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısında; 3 nolu karar ile bağımsız denetim şirketinin belirlendiği,4 nolu karar ile 7326 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen stok affı ile özel fon hesabında oluşan tutardan 4.000.000 TL'nin ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına karar verildiği,5 nolu karar ile yönetim kurulu üyelerinden ...'a huzur hakkı ödenmesine ve 6 nolu karar ile yönetim kurulu üyesi ...'a aylık net 180.000 TL veya yıllık net 2.160.000 TL ,...'ya aylık net 90.000 TL veya yıllık net 1.080.000TL ,...'a aylık net 35.000 TL veya yıllık net 420.000 TL ödenmesine ve bağımsız denetçiye sözleşme ile belirlenecek ücretin ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

06/09/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların TTK 447. Maddesi kapsamında batıl olup olmadığı, alınan kararların şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı nitelikte olup olmadığı konularında davalı şirketin 2020, 2021, 2022 yılları ticari defterlerinin şirket merkezinde incelenerek rapor tanzim edilmesi için dosya bir yeminli mali müşavir, bir serbest muhasebeci mali müşavir ve bir şirketler hukukunda uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, 02.05.2024 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, ''İncelemeye ibraz edilen 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defter ine göre, davalı şirketin 1 numaralı elektronik defter tebliği kapsamında e-defter kullanıcı olduğu, TTK ve VUK hükümlerine göre yapılması zorunlu açılış tasdikleri yerine geçen Ocak ayı ve kapanış tasdikleri yerine geçen Aralık ayı defter beratlarının süresinde ve usulüne göre oluşturulduğu, ara dönem defter beratlarının da süresi içinde ve usulüne göre oluşturulduğu, basılı olarak tutulan Envanter Defteri ile Gene Kurul Müzakere ve Toplantı Defteri ile Yönetim Kurulu Karar Defteri'nin de açılış tasdiklerinin süresi içinde ve usulüne göre yapıldığının tespit edildiği,davalı şirketin 31.12.2021 tarihinde Net Özkaynak Toplamı 37.068.830,01 TL olmasına karşın, 09.02.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile Özle Fonlar hesabından 4.000.000,00 TL tutar dağıtıma konu edilmiş olunmasına karşın, 31.12.2022 tarihli şirket Net Öz Kaynak Değeri %48,60 artış ile 55.084.438,67 TL tutara çıkmış olduğu ve bu hali ile Özel Fonlar hesabından 4.000.000,00 TL tutarın dağıtıma konu edilmiş olunmasının şirketin Öz Kaynakları üzerinde olumsuz bir etki yaratmadığının tespit edildiği, dava konusu edilen 06.09.2022 tarihli Olağan Üstü Genel Kurul Toplantısında ödenmesine karar verilen Yönetim Kurulu Huzur Hakkı bedellerinin sektör ve piyasa koşullarına uygun olup olmadığı yönünden heyetimiz uzmanlık alanında olmadığından bir değerlendirme yapılamamış olunmasına karşın enflasyon artış tutarı ve ücret artışları ile ülkemizin ekonomik süreci birlikte dikkate alındığında, huzur hakkı ödemelerindeki artış oranlarının uygun olduğu değerlendirildiği, TTK 445,446,447 hükümleri dairesinde yapılan değerlendirmede somut olayda dosyanın mevcut durumu itibariyle yokluk-butlan-iptal edilebilirlik şeklinde hükümsüzlük sebeplerinin olayda mevcut olmadığı, toplantıda alınan kararların şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı nitelikte kararlardan olarak değerlendirilmediği, davacının olumlu oyu neticesinde oybirliği ile alınan kararlara karşı iptal davası ikamesinin mümkün olmayacağı '' yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.

6102 sayılı TTK'nın 410. maddesinde; “Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleriyle ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilir.

Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir.” ,

''Çağrısız Genel Kurul'' başlıklı 416. maddesinde, ''Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürece karar alabilirler. Çağrısız toplanan genel kurulda, gündeme oybirliği ile madde eklenebilir; aksine esas sözleşme hükmü geçersizdir. '',

TTK'nın 445.maddesinde; "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." ,

Aynı yasanın 446. maddesinde, " (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,

b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,

c) Yönetim kurulu,

d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir",

Aynı yasanın 447.maddesi ise; " (1) Genel kurulun, özellikle;

a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,

b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,

c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan,kararları batıldır. " hükümleri düzenlenmiştir.

6102 sayılı TTK'nın 445. Maddesinde, 446 ncı maddede belirtilen kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilecekleri; 447. Maddede ise, genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlarının batıl olduğu düzenlenmiştir.

Genel kurul kararlarının yokluğu ise TTK'da düzenlenmiş bir konu olmayıp borçlar hukukunun genel hükümlerine göre değerlendirilecek bir konudur.

Butlan, genel kurul karanın içeriği itibariyle kanunun emredici hükümlerine aykırı olmasını ifade ettiği halde yokluk, hukuki işlemin kurucu şekli unsurlarını düzenleyen emredici hukuk kurallarına aykırılık nedeniyle hukuki işlemin varlık kazanamamasını ifade eder (Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2014, s.28-29). Örneğin hiç çağrı yapılmadan toplanan bir genel kurul, çağrısız genel kurulun koşularını taşımıyorsa, bu toplantıya genel kurul toplantısı denilemeyeceği gibi, alınan kararlar da genel kurul kararı olmayacaktır; yani, alınan bu kararlar yok hükmünde olacaktır.

Yokluk ve butlan hallerinde dava hakkı ilgililere, diğer bir anlatımla bu davaya açmakta korunmaya değer menfaati olanlara aittir. Bunlar, başta şirket ortakları olmak üzere alacaklılar ve yönetim kurulu üyeleridir. Bu bağlamda paylar üzerinde tesis olunan rehin hakkı ve intifa hakkı sahipleri sözü geçen kararın sakatlığının saptanmasında menfaatleri bulunduğu taktirde ilgililer kapsamına dahil sayılmalıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/11-1048 esas 2014/430 sayılı kararında vurgulandığı üzere; "Hükümsüzlük halleri, yokluk ve butlan olarak iki alt kategoride ele alınabilir. Kavram olarak yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getiri.Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir. Hâkim tarafından de re'sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir. Şirket hukukundaki emredici hükümlere göre, genel kurul kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir. Birincisi genel kurul toplantısı yapılması, ikincisi toplantıda karar alınmasındır. Bunların birisindeki eksiklik halinde, işlem (karar) hiç doğmamış sayılır; yani baştan itibaren yoktur." Genel kurul kararlarının yokluğu halinde, iptal davası değil, Genel Kurul kararının yok olduğunun tespiti anlamında bir "tespit davası" açılır. Bu dava herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tâbi olmadığı gibi, herkes tarafından ileri sürülebilir ve yargıç tarafından da re'sen dikkate alınır.

Somut olayda , davalı şirket ticari defterlerinde yaptırılan mali inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve dosyaya ibraz edilen olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı ve dava konusu olağanüstü genel kurul toplantı tarihinden önce gerçekleştirilen genel kurul toplantısında alınan kararlar ve tüm dosya kapsamından; 06/09/2022 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısında, bağımsız denetim şirketinin belirlendiği, 7326 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen stok affı ile özel fon hesabında oluşan tutardan 4.000.000 TL'nin ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına, yönetim kurulu üyesi ...'a aylık net 180.000 TL veya yıllık net 2.160.000 TL ,...'ya aylık net 90.000 TL veya yıllık net 1.080.000TL ,...'a aylık net 35.000 TL veya yıllık net 420.000 TL ödenmesine karar verildiği ve bu kararlara davacının itirazının bulunmadığı, kararların oy birliği ile alındığı,7326 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen stok affı ile özel fon hesabında oluşan tutardan 4.000.000 TL'nin ortaklara dağıtılmasının şirketin özkaynakları üzerinde olumsuz etki oluşturmadığı, yönetim kurulu üyeleri için ödenecek huzur hakkına bir önceki yıla göre %61 oranında artış yapıldığı ,artış oranının enflasyon artış oranı dikkate alındığında makul olduğu, olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların "pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı" nitelikte kararlardan olmadığı ve batıl olmadığı, alınan kararlara itiraz etmeyen ve muhalefetini toplantı tutanağına geçirmeyen,toplantıda hazır bulunduğuna dair hazirun cetvelinde imzası yer alan davacı pay sahibinin TTK 445. ve 446.maddesi kapsamında 06/09/2022 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 427,60 TL olduğundan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  3. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

  5. Gider avansının kalan kısımlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/05/2024

BAŞKAN ...

ÜYE ...

ÜYE ...

KATİP ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbulKurul(GenelŞirketKararınınİptaliTicariİstemli)hüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim