İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/670 E. 2024/235 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/670
2024/235
5 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/670 Esas
KARAR NO : 2024/235
DAVA : Alacak, Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/07/2018
KARAR TARİHİ : 05/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak, Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.09.2015 tarihli başlangıç sözleşmesi ile ... kapsamında 9 ada ve bunlara bağlı parsellerde kuyu temel ve istinat perdesi işlerini yüklenici olarak yapmak üzere davalı ile sözleşme imzalandığını ve işe başlanıldığını, davacının 8 adanın bütün işlerini tamamen bitirdiğini, haksız bir şekilde işine son verildiğinden 396 adanın eksik kalan bölümlerini tamamlayamadığını, son bir yıl içinde 12 hakediş yapılması gerekmesine rağmen davacı şirkete yalnız üç kere ödeme yapılarak davacının zor duruma düşürüldüğünü, işin devamı sürecinde projedeki eski yapılardan kaynaklanan risklerden dolayı verimli bir çalışma ortamının davalı tarafından oluşturulmadığını, buna rağmen zamanında bitirilen işlerin hakedişlerin zamanında ödenmediğini, bu gecikmelerden dolayı davacının çalışan ekiplerle sıkıntı yaşadığını, davalının davacı işçilerini rahatsız ederek işçilerin çalışmamasının sağlanmaya çalışıldığını, ekiplerin yenilenmesinden sonra yeni proje müdürü ... tarafından çalışmaların yeterli olmadığı işe yeni ekiplerle devam edileceği şeklindeki ithamlarla iş yerinin tahliyesinin istenildiğini, haksız raporlar tutularak iş sahasını terke zorlandığını, sözleşme devam ederken başka yüklenici firmalar şantiye sahasına sokularak işleri daha ucuza bitirmeye çalıştıklarını, 17.11.2017 tarihinde mail ortamında fesih ve ibra protokolünün davacıya gönderildiğini, daha önce hiç bir uyarı ve ihtar gönderilmeden işin feshi ve protokol yazısının dayatılmasının davacının mağduriyetine yol açtığı, davacının 958.649,44 TL bakiye hakediş alacağının bulunduğunu, bu sebeple bakiye hakediş bedeli nakit teminat kesintileri ve yaptırılmayan işlerin yüklenici kârı olmak üzere toplam 50.000 TL'nin ve davacının alacaklarını ödemeyerek davacıyı iflasa sürükleyen piyasada çalışamayacak hale getiren davalıdan 50.000 TL manevi tazminat alınarak davacıya verilmesi dava ve talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 02.08.2016, 17.09.2015, 01.02.2017, 21.03.2016 ve buna ek 02.05.2016, 15.09.2015, 11.09.2015, 23.11.2016 tarihli sözleşmelerin akdedildiği, sözleşmelerin genel konusunun ... bölgesinde yer alan kentsel dönüşüm projesindeki bina içi ve dışı kuyu perde yapılmasına ilişkin olduğu, davacının üstlendiği işleri bitirmemekle birlikte üzerine düşen belge teslim yükümlülüğünü yerine getirmemekle kalmadığı, çalıştırdığı işçilerin ücret ve benzeri ödemelerini yapmadığı hatta "..." gibi proveke edici söylemlerde bulunduğunu, davacıya ... 10. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı ve ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnameler ile sözleşmelerin 15.6.8.maddelerinde belirtilen belgeleri 10 günlük süre içerisinde müvekkili şirkete teslim edilmesi gerektiğinin aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, bu konunun davacıya mail yoluyla ve telefonla da bildirildiğini, davacının başladığı işleri yarım bıraktığı ve yapılan işlerde güvenlik riskinin bulunduğunun, ... firması tarafından hazırlanmış Teknik denetim ve saha raporları ile sabit olduğunun, davacı şirket tarafından yatay dayama ahşapları arasında dikey fırçaların eksik bırakıldığı ve güvenlik riskinin mevcut olduğu, yatay tahkimatların birbirine geçmeli olmadığından yapısal bütünlüğün sağlanamadığı, kuyu kazıları yapılırken komşu kuyularla bağlantıyı sağlayacak olan demir filizlerin ortaya çıkarılmadığı, kuyu içerisinde bulunan yatay dayamaların aynı hizada bulunmadığı, kazım içerisinde 9.seviyeye denk gelen yatay ahşap dayama kuyu perde imalatında kullanılan ahşaplardan farklı olup üst kademelerdeki ahşaplar ile aynı hizada bulunmadığı bunlar gibi birçok eksik ve güvenlik riskinin söz konusu olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin 15.5.11.maddesi uyarınca davacı şirket ile olan ... nolu ve ... nolu sözleşme ile ... nolu sözleşmenin feshedildiğinin davacıya 17.11.2017 tarihli mail ile bildirildiği, yarım bırakılan ve sözleşmeye uygun yapılmayan işler nedeniyle davalının zarara uğradığı, eksik işlerin ... isimli başka bir şirkete düzelttirilip tamamlattırıldığı, sözleşmedeki cezai şart bedellerinin hesaplanması halinde davacının müvekkili şirkete borcunun bulunduğu, işin zamanında teslim edilmemesi üzerine günlük 2.750 TL cezai şartın ve sözleşmeler için sunulan teminat mektubunun davalıya irat kaydedilmesi hususunun sözleşmelerin 28.1.maddesinde kabul edildiğini, bu sebeple davanın reddi gerektiğini davacı tarafından harcın eksik yatırıldığını eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini belirterek davacının reddine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
Davacı tanığı ... duruşmada özetle; davalının hakediş alacaklarını ödememesi sebebiyle davacı tarafından yapılan işlerin yavaşladığını ve gecikme meydana geldiğini, işin devamı sırasında ...Firmasının sahaya getirildiği ve bir süre sahada çalıştığı, yapılan işlerin kalite standartlarının tartışıldığına tanık olmadığını, davacının bütün imalat kapasitesine ilişkin malzemeyi sahaya indirdiğini, davacı şirketin tek işinin bu iş olduğunu, iş yapıldıkça davacı şirketin kabulüne sunulduğunu ve hakediş evraklarının düzenlendiğini beyan etmiştir.
Davacı tanığı ...duruşmada özetle; davalının davacı hakedişlerini zamanında ödememesi nedeniyle işlerin sıkıntıya girdiğini, son olarak ... isimli bir proje müdürünün ...çalışmaya başladığını, hakediş bedellerinin geç ödenmesi konusunda toplantı yapıldığını, toplantı sonrası ilk 1 ay işlerin yolunda gittiğini sonra yeniden sıkıntılar yaşandığını işin teslimi ile ilgili sıkıntıların yaşanmadığını, işlerin zorlaması sonrası zam talebinde bulunulduğunu, bu zam talebinden sonra davalı proje müdürünün başka firmalara başvuracağını ve fiyat teklifi alacağını sonrasında yeni firmaların sahaya sokulduğunu, bu firmaların şantiye sahasına girmesinden sonra fiilen işi yapacak işçilerin diğer firmalara geçmeyi tercih ettiğini, diğer firmaların ...'tan hakediş almamasına rağmen işçi ücretlerini ödeyebildiklerini beyan etmiştir.
Davacı tanığı ...duruşmada özetle; ... kentsel dönüşüm projesindeki 9 kuyunun işini bitirdiklerini, 360,361 işleri bittikten sonra geriye kalan 387,386 ve 362 adanın işlerinin davacıya verildiğini, davalı şirketin Anıtlar Kurulu ile ilgili sorunlarından dolayı davacıya iş veremez olduğunu, bu sebeple davacı işçilerinin atıl kaldığını, davalının ödemelerde sıkıntı yaptığı için davacının işçilere ödeme yapamadığını ve itibarsızlaştığını beyan etmiştir.
Davacı tanığını ... talimat mahkemesindeki duruşmada özetle; davacının davalının taşeronu olduğunu, işe başladıktan sonra hakedişlerin ödenmediğini, bir süre sonra ... müdürünün değiştiğini, ödemelerin halledilmeye çalışılacağını söylediğini, dört kişilik ekip oluşturulduğu halde çalışmak için ilgili sahanın gösterilmediğini, çalışmamaları için her şeyin yapıldığını, daha sonra işlerin tamamlanması için başka şirketlerle anlaşıldığını, davacının malzemelerinin verilmediğinin işin tamamlanmasına izin verilmediğini, işlerin bir an öne bitirilmesi için hızlandırdıklarını gecikme olmadığını beyan etmiştir.
Davacı tanığın ... talimat mahkemesindeki duruşmada özetle; davacı şirketin davalının taşeronu olarak kuyu temel ve alt yapı işlerini yürüttüğünün ücretlerinin tam olarak ödenmediğini, davalı şirketin hakedişlerini ödememesi sebebiyle davacı şirketin zor durumda kaldığını, ücretlerini alamamalarına rağmen görevleri süresine ve zamanında yerine getirdiklerini, davacının mallarını satarak ücretleri ödemeye çalıştığını, davacının haksız yere işi bıraktırıldığına, çalıştıkları dönemde makinelerin ve kerestelerin çalındığını, davalı şirketin proje müdürünün tutanak tutulmasına izin vermediğini beyan etmiştir.
Davacı tanığı ...talimat mahkemesi duruşmada özetle; davacı şirketin davalının taşeronu olarak kuyu temel ve alt yapı işlerini yürüttüğünün ücretlerinin tam olarak ödenmediğini, çalıştığı süre içerisinde davalı şirketin proje müdürlerinin iki üç kez değiştiğini, davacının hakedişlerini alamaması sebebiyle çalışanların mağdur olduğunu, davacının deposunu satarak kendilerine ödemelerde bulunduğunu beyan etmiştir.
Mahkememizin 18.09.2019 tarihli ara kararı doğrultusunda davacı tarafından yapılan işler bedelinin ve yapılmayan işler nedeniyle davacının yoksun kaldığı kâr mahrumiyetinin miktarı konusunda rapor düzenlenmesi için dosya 1 mali müşavir bilirkişiyle 1 inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tanzim edilen 10.02.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 2015-2018 yılı ticari defterlerindeki kaydi verilere göre dava tarihi itibarıyla davalıdan 215.321,95 TL alacaklı göründüğü, söz konusu alacakların faturaya dayandığı, 387.adaya ilişkin 14 nolu hakediş bedeli olan kdv dahil 37.095,65 TL, 361.adaya ilişkin 7 nolu hakediş bedeli olan kdv dahil 26.589,13 TL ve 361.adaya ilişkin 7 nolu hakediş bedeli kdv dahil 10.761,60 TL olmak üzere toplam 74.446,38 TL faturalandırılmamış hakedişlerin olduğu, söz konusu hakedişlerin asıl işveren onayını içermediği, davacının söz konusu hakediş belgelerini faturalandırmamasının vergi ödemelerini finansmanı açısından rasyonel bir davranış olarak kabul edilebileceği, davacının faturalandırılmış ve faturalandırılmamış hakediş alacağı tutarının 289.768,33 TL olduğu, davacının kaydi olarak toplam 2.804.120,11 TL olmak üzere davalı adına fatura düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmelerin toplam bedelinin kdv hariç 3.785.149,30 TL olduğu, yapılamayan 1.408.776,33 TL bedelli iş kaldığı, davalının 2015-2018 yılı ticari defterlerindeki kaydi bilgilere göre davacının davalıdan 195.074,37 TL alacaklı göründüğü, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, taraf defterleri arasında 20.247,58 TL tutarlı fark bulunduğu, farkın teşhis işçiye muvafakat açıklaması ile davacıya borç olarak kaydedilen 15.296,04 TL ve SGK ödemelerinden kaynaklandığı, davacının 210.370,41 TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığı, davacı hesabına borç olarak kaydedilmek suretiyle ekimve kasım 2017 dönemlerine ilişkin SGK kesintilerinin yapılmasında davacının kasım 2017 dönemine kadar şantiyede iş yapmaya devam ettiği kanaatine varıldığı, bu sebeple davacının toplam alacağı 210.370,41 TL + 74.446,38 TL= 284.816,79 TL olabileceği, davacının gelir tablolarına göre %19 oranında bürüt satış kârı elde ettiği, buna göre davacının yoksun kaldığı kârın 267.748,97 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat belirtildiği görülmüştür.
Davalının rapora itirazlarının değerlendirilmesi için doya yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler ek raporda özetle; kök rapordaki görüş ve kanaatlerde değişiklik bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.
Davalının ek rapora itirazlarının değerlendirilmesi ve davacının hakediş bedeli, nakit teminat kesintiler ve sözleşmenin feshi sebebiyle mahrum kalınan yüklenici karı nedeniyle talep edebileceği alacak miktarının hesaplanması ve yüklenici karı hesaplanırken davacının yapmaktan kurtulduğu masrafların da dikkate alınması suretiyle hesaplama yapılması için dosyanın önceki bilirkişilerle birlikte kesin hesap uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdine karar verilmiş, bilirkişiler 17.06.2022 tarihli raporda özetle; her iki taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafından davacı hesabına "teşhis işçiye muvafakat" açıklamasıyla 15.296,04 TL borç olarak kaydedilen tutarın ilavesi ile davacının davalıdan 210.370,41 TL alacaklı olabileceği, davalının ticari defterlerinden davacı hesabına borç kaydedilmek suretiyle Ekim ve Kasım 2017 dönemlerine ilişkin SGK kesintileri yapıldığı, davacının Kasım 2017 tarihine kadar davalı şantiyesinde iş yapmaya devam ettiğinin anlaşıldığı, Kasım 2017 dönemine kadar olan 387.adaya ilişkin 14 nolu hakediş bedeli 37.095,65 TL 361.adaya ilişkin 7 nolu hakediş bedeli 26.589,13 TL ve 361.adaya ilişkin 7 nolu hakediş bedeli 10.761,60 TL olmak üzere toplam 74.446,38 TL hakediş bedelinin faturalandırılmadığı bu sebeple davacının toplam alacağının 284.816,79 TL olabileceği, davacının mahrum kaldığı kârın 267.748,97 TL olarak hesaplandığı, davacının 18.10.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle ödenmeyen hakediş bedelinin 8.000 TL'den 74.446,38 TL'ye, nakit teminat kesintilerinin 17.000 TL'den 195.074,3 TL'ye mahrum kalının yüklenici karının 25.000 TL'den 267.748,97 TL'ye bu bu suretle toplam maddi alacağın 50.000 TL'den 537.269,72 TL'ye yükseltildiği yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları ve keşif yapılamasına ilişkin talepleri dikkate alınarak mahallinde keşif icra edilerek davacının hakediş miktarının hesaplanmasından sonra davalı ve davacı defterlerinden davacıya ve davacı talimatı ile dava dışı şirkete (...A.Ş.) yapıldığı çekişmesiz olan ödemeler düşülerek davacının talep edebileceği hakediş alacağının hesaplanması ve davacının kar mahrumiyeti hesaplanırken elde edebileceği net karın hesaplanabilmesi için dosya son bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler 14.03.2023 tarihli raporda; gerçekleştirilen imalat miktarının 5.530,50 metre kare olduğunu, sözleşmeye göre yapılması gereken iş miktarının 7.798,74 metre kare belirlendiğini, davacı tarafından gerçekleştirilen işin fiziki gerçekleşme oranının %69,30 olduğunu ancak her iki tarafça verilen değerlerin birbirine yakın olması sebebiyle işin fiziki gerçekleşme oranının %70 olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek tarafların ticari defterlerine göre davacı tarafından faturalandırılan kdv dahil toplam tutarın 2.804.120,10 TL olduğu, davalı tarafından davacıya yapılan ödemeler toplamının 2.593.749,69 TL olduğu, dava dışı ...A.Ş.'ye davacı adına yapılan ödeme miktarının 15.296,04 TL olduğu, davacının faturalandırdığı tutardan kalan alacağının 195.074,37 TL davacının faturalandırmadığı işten kalan alacağının ise KDV hariç 273.231,89 TL olduğu, davacının kâr kaybının 215.753,54 TL olduğu rapor içeriğinde tablo halinde gösterilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinin feshi nedeni ile ödenmemiş hakedişler karşılığının ve sözleşmenin haksız feshedildiği gerekçesi ile yoksun kalınan kârın tahsili ve kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Eser sözleşmesi iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK'nın 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir.
Taraflar arasında akdedilen ve 17.11.2017 tarihli mail aracılığıyla feshedildiği bildirilen ; ...362 ada 49 parsel bina içi kuyu perde yapılması işlerine ait ... nolu 01.02.2017 tarihli yüklenici sözleşmesinin 7.maddesinde sözleşme konusu bütün işlerin yer tesliminin yapıldığı tarihten itibaren 120 gün içerisinde tamamlanacağı, sözleşmenin 30.maddesinde belirtilen haller dışında süre uzatımı verilmeyeceği, sözleşmenin 8.2.maddesinde sözleşme konusu işlerin toplam bedelinin kdv hariç 301.713,90 TL olduğu, birim fiyatların sözleşme ekinde yer aldığı ve sözleşme ekindeki birim fiyatların hiçbir gerekçeyle arttırılamayacağı, sözleşmenin 10.3.2.maddesinde metrajların yaklaşık olup kesin hesapla beraber kesinlik kazanacağı, sözleşmenin 10.3.8.maddesinde birim fiyatlara beton ve demir temininin dahil edilmediği, sözleşmede yer almayan imalatlar yapıldığı takdirde yeni birim fiyatların sözleşmenin 10.3.9.1-10.3.9.6.maddelerine göre oluşturulacağını, sözleşmenin 14.1 maddesinde yüklenicinin yaptığı işler ile ilgili ayda 1 kez düzenli olarak hakediş hazırlayıcı ve işveren yetkilisinin onayı müteakip hakediş tutarı karşılığında faturasını keseceği, hakediş yapılmaksızın yüklenici tarafından fatura düzenlenmeyeceği, hakediş döneminin her ayın 25-30. Gününü kapsayan dönem olup yüklenicinin her hakediş döneminin sonuna kadar yapmış olduğu işlerin ataşmanlarını tanzim edip metrajlarını çıkaracağı, işveren tarafından kendisine verilen formlara göre sahadaki aylık ilerleme ve ilgilenici birim fiyat listesi ve keşif özetinde belirtilen birim fiyat üzerinden düzenli olarak hakediş hazırlanıp işverene sunulacağı, işveren tarafından hakedişin 7 gün içinde inceleneceği ve işveren yorumlarının yükleniciye bildirileceği, yüklenicinin işveren yorumlarına göre ilgili hakedişi revize edip tekrar işveren onayına sunacağı, işverenin onayına müteakip yüklenicinin hakediş onay tarihinde onaylı hakediş tutarındaki faturasını keseceği, işveren tarafından gerekli kesintiler yapıldıktan sonra kalan miktarın hakediş ödemesine konu olacağı, işveren tarafından onaylanmış hakediş bedelinin faturanın işveren tarafından tebliğini takip eden 30.günün sonunda yüklenicinin ... Bankası .... şubesindeki banka hesabına yatırılacağı, sözleşmenin 15.2.18.maddesinde yüklenicinin yaptığı imalatların işveren tarafından uluslararası standartlara göre yetersiz ve kalitesiz görüldüğü takdirde durumun yükleniciye bildirilmesine müterkiben verilen süre içerisinde yüklenicinin kusurlu imalatları düzelteceği, kusurlu imalatların düzeltilmemesi halinde elemanlarına işin bıraktırılacağı ve şantiye sahasından çıkmasının temin edileceği, aksi halde günlük net 2.700 TL ceza alınacağı gibi verilen süre sonunda değişikliğin yüklenici tarafından yerine getirilmemesi halinde işverenin bunu kendisi veya başka bir yükleniciye yaptırabileceği, yaptığı masrafları toplam masrafın %25'inin ilavesiyle yüklenici hakediş veya teminatından kesilebileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 15.5.11.maddesinde yapılan işin kalitesinin işveren tarafından proje, şartname, sözleşmeye aykırı görülerek işverenin yükleniciyi yazılı olarak uyararak eksikliğin/ayıbın belirtilen sürede yapılmasını ihtar edebileceği gibi mevcut durumdan yüklenicinin ediminin gereği gibi yerine getirmeyeceğinin açık olması halinde yüklenicinin teminatını irat olarak kaydedebileceği ve sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği veya eşi yüklenici nam ve hesabına yaptırabileceği bu durumda yüklenicinin işverenden hiçbir ücret talebinde bulunamayacağı hususlarının kararlaştırıldığı görülmüştür.
Taraflar arasında akdedilen ...Projesi... ADA kuyu perde yapılması işlerine ait ... nolu ve 15.09.2015 tarihli sözleşmenin 8.2.1.maddesinde belirtilen sözleşme bedeli 75.800,00 TL dışındaki sözleşme hükümlerinin... nolu 01.02.2017 tarihli yüklenici sözleşmesi ile aynı olduğu ve yine taraflar arasında akdedilen ...Projesi ...ADA ... parsel kuyu perde yapılması işlerine ait ... nolu ve 02.08.2016 tarihli sözleşmenin 8.2.1.maddesinde belirtilen sözleşme bedeli 1.483.336,30TL dışındaki sözleşme hükümlerinin ... nolu 01.02.2017 tarihli yüklenici sözleşmesi ile aynı olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında akdedilen 02.08.2016 tarihli sözleşmenin iş süresinin sahada meydana gelen ihtiyaç doğrultusunda karşılıklı mutabakatla 25.12.2107 tarihine kadar uzatılmasına ve ana sözleşmenin 12.1.maddesinin revize edilmesine dair 06.02.2017 tarihli ek protokol düzenlendiği görülmüştür.
TBK m.97 uyarınca, “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.” Bu hükme dayandırılan “ödemezlik def'i, karşılıklı ve aynı anda ifası gereken edimlerden biri ifa edilmedikçe diğer tarafa edimini ifadan süresiz olarak kaçınma hakkı vermektedir. İncelediğimiz uyuşmazlıktaki gibi, aynı anda ifa edilecek olmayıp, daha önce ifası gereken bir edim ifa edilmedikçe, daha sonra ifa edilecek edimin borçlusunun da ifadan kaçınabileceği, ödemezlik def'i hükmüne nazaran öncelikle/evleviyetle (a fortiori) kabul edilmektedir.
Karşılıklı edimler içeren bir sözleşmede ödemezlik defi veya sair bir haklı sebeple edimini ifadan kaçınan borçlunun, alacaklısı tarafından temerrüde düşürülmesi mümkün değildir. Zira borçlu temerrüdü TBK m.117 uyarınca ancak borçlunun haklı bir sebep olmaksızın ifadan kaçındığı durumlarda söz konusu olabilir. Gecikmeye sebep olanın iş sahibi olması halinde müteahhit temerrüde düşmeyecektir.
Borçlar Hukukunda kural, yasal veya sözleşmesel olarak haklı sebebe dayanmayan bir fesih beyanının hukuki sonuç doğurmaması, sözleşmeyi sona erdirmemesidir. Ancak bu prensibin yasada istisnaları vardır. Bunlardan biri de eser sözleşmesinde iş sahibinin tazminat karşılığı fesih hakkıdır (TBK m.484). Bu özel durumlarda, kanun sözleşme taraflarından birine haksız da olsa tek yanlı beyanıyla sözleşmeyi sona erdirme hakkı tanırken, bunun sonucu olarak karşı tarafın uğradığı/uğrayacağı olumlu zararının (sözleşmeden beklediği fakat elde edemediği çıkarlarının) tazmini yükümlülüğü getirmektedir.
TBK m.484'e göre, “iş sahibi eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir” (TBK m.484).
Bu madde ile iş sahibine, hiçbir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshetme hakkı tanınmış fakat yapılan kısmın bedelini ödeme ve yüklenicinin zararını tazmin etme zorunluluğu getirmiştir.
İş yüklenici tarafından tamamlanmadan fakat İş Sahibinin öncelikli edim yükümlülüklerini ifada temerrüde düştüğü bir anda yine iş sahibi tarafından feshedilmişse davalı iş sahibi yüklenicinin sözleşmesini feshettiğini beyan etmekle TBK m.484 düzenlemesi uyarınca yapılan işin kısımlarını karşılayan tüm bedeli ödemek ayrıca Yüklenicinin uğradığı tüm zararı da tazminle yükümlüdür.
Dava konusu olayda, tanık beyanları ve tarafların iddia ve savunmalarından ; sözleşmelerin 14.1 maddesine aykırı olarak hakedişleri geç ödeyen davalının temmerrüde düştükten sonra sözleşmeyi feshettiği anlaşılmakla davalı TBK m.484 uyarınca, yapılan işin kısımlarını karşılayan tüm bedeli ödemek ayrıca Yüklenicinin uğradığı tüm zararı da tazminle yükümlüdür.
Haksız feshin TBK m.484 hükmündeki sonuçlarına maruz kalacak olan İş Sahibi'nin, cezai şart talep etmesi de (davalı sıfatı ile mahsup talep etmesi ) mümkün olmayacaktır. Ayrıca ceza şart talep edilebilmesi için borçlunun cezai şarta konu borç ihlalinde kusurlu olması gerekir. Bu husus TBKm.182/2 hükmünde belirtilmiştir. ( OĞUZMAN/ÖZ, Borçlar Hukuku Cilt 2, 18.Bası, İstanbul 2023, parag.1616).
Cezai şartı doğuran sözleşmeye aykırılıkta her iki tarafın birlikte (müterafik) kusuru varsa yine cezai şart talep edilemeyecektir. Zarar şartına bağlı olmayan bir yaptırım olan sözleşme cezasının, bizzat kendisi de kusurlu olan alacaklı tarafından istenebilmesi, sözleşme cezasının niteliğine aykırıdır. Böyle bir durumda, zarar şartına bağlı olan tazminatlarda olduğu gibi birlikte kusur indirimi yapılarak da ödeme talep edilemez.
Davacı, işin yapılıp teslim edildiğini, sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini ve sözleşmenin haksız feshedildiğini, haksız fesih nedeni ile mahrum kaldığı kârın ödenmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı ise işin ayıplı ve geç ifa edildiğini , ayıplı işler bedeli ile işin geç teslim edilmesinden kaynaklanan cezai şart alacakları bulunduğunu iddia etmiştir.
İşin yapılıp teslim edildiğini ispat külfeti davacı taraftadır. Taraflar arasında akdedilen ... nolu ve ... nolu sözleşme ile 010217 nolu sözleşmenin feshedildiğinin davacıya 17.11.2017 tarihli mail ile bildirildiği, her iki tarafın ticari defterlerine göre davacı tarafından yapılan işler karşılığı faturalandırılan kdv dahil toplam hakediş alacağının 2.804.120,10 TL olduğu, davalı tarafından davacıya yapılan ödemeler toplamının 2.593.749,69 TL olduğu, dava dışı ...A.Ş.'ye davacı adına yapılan ödeme miktarının 15.296,04 TL olduğu, davacının faturalandırdığı tutardan kalan alacağının 195.074,37 TL olduğu, faturalandırılmayan imalat bedelinin KDV hariç 273.231,89 TL olduğu, , davacı tanıklarınca sözleşme feshedilmeden önce davalı tarafından işin bir kısmının dava dışı ...isimli şirkete yaptırıldığının beyan edilmesi karşısında davacının kendi ticari defterlerinde yer almayan imalatlar yönünden alacaklı olduğunu ispat edemediği , davacı tarafından yapılan ve faturalandırılmış işlerin ayıplı teslim edildiğinin ise davalı tarafından ispat edilemediği, sözleşmeyi haksız fesheden davalının cezai şart talep edemeyeceği , davalının davacı alacağından mahsup edilebilecek bir alacağının bulunmadığı, davacının sözleşmede kararlaştırılan metrajda işi gerçekleştirememesi sebebi ile mahrum kaldığı kârın 215.753,54 TL olduğu denetime elverişli 14.03.2023 tarihli ek bilirkişi raporundan anlaşılmakla faturalandırılmış işler karşılığı 195.074,37 TL ile yoksun kalınan kâr tutarı 215.753,54 TL olmak üzere toplam 410.827,91 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin alacak ve zarar talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
TBK 'nın 114/2 maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler , kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanır. Ancak her sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminat gerektirmez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK 'nın 58.maddesinde belirtilen şartlar dahilinde kişilik haklarına yönelik bir saldırının mevcudiyeti gerekir. Somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiği sabit ise de davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırının varlığı ispat edilemediğinden davacının manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile;
A) 410.827,91 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
B) Davacının manevi tazminat isteminin reddine,
-
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre reddedilen manevi tazminat talebi nedeniyle tahsili gereken 427,60 TL karar harcının davacı tarafından yatırılan 1.707,88 TL peşin harçtan mahsubuna ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden tahsil edilmesi gereken karar harcı 28.063,65 TL olduğundan peşin yatırılan 1.707,88 TL harçtan kalan 1.280,28 TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 8.322,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.461,37 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılıp mahsubuna karar verilen harçlar toplamı 10.029,88 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 399,90 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere 6.405,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 4.477,08 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 200,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere 4.700,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1.412,08 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen alacak miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 63.515,91 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen alacak miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 20.230,69 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda, / taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/04/2024
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49