İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/644 E. 2024/171 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/644
2024/171
15 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/644
KARAR NO : 2024/171
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 12/08/2022
KARAR TARİHİ : 15/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1970'lerden beri cilt bakımı için öncü konumdaki “...” markasıyla, farklı cilt tiplerinin ihtiyaçlarına göre çözüm sunan ürünleri ile benzersiz bir uzmanlık elde ettiğini, son derece kaliteli ürünlerin formüle edilmesini sağladığını, her daim önceden belirlenmiş fikirlerin ve yerleşik dogmaların ötesinde inovasyonlar yaparak dermatolojik atılımlarda bulunduğunu, bu vizyonla elde ettiği ürünleriyle dünyanın dört bir yanında tüketiciler nezdinde edindiği yüksek tanınmışlık neticesinde tercih edilen bir marka haline geldiğini, davalı yan da müvekkili şirketle aynı alanda iştigal etmekte olduğunu, satışını yaptığı birçok farklı markanın yanında, müvekkili şirketin ... markalı ürünleriyle doğrudan rekabet içinde olan “...” markası altında ürün satışı yaptığını, davalı yan söz konusu “...” markalı ürünleri ile ilgili olarak televizyon kanalları ve Youtube olmak üzere her türlü dijital mecra üzerinden ve aynı zamanda Instagram ve Facebook gibi sosyal medya hesapları üzerinden reklamlar yayınlamakta olduğunu, söz konusu reklamların tamamında da, verilen ana mesaja ek olarak ve fakat son derece görünür bir şekilde “... Marka” ifadesini yazılı ve sözlü olarak kullanıldığını, bununla birlikte, ..., ..., ... ve benzeri platformlarda 3. kişiler tarafından yapılan satışlarda da “...” ifadesinin kullanılıyor olması sebebiyle, bu yönde yoğun bir tüketici algısı oluşturulduğunu, bu satışlar her ne kadar 3. kişilerce yapılıyor olsa da, bu tür satışlara yönelik tanıtımlar da Davalı Şirket’in bilgisi ve yönlendirmesi altında yapıldığını, davalının sözü edilen reklam ve kullanımlarına ilişkin görsel ve video örnekleri işbu dilekçe ekinde sundukları görseller ve Flash reklamlarda kullanılan “...” ifadesi ayrıca dosyaya sunulan aksini gösterir ve daha güncel araştırma sonuçları gereği; gerçek dışı, tüketicileri yanıltıcı, aldatıcı ve dolayısıyla da Davalı lehine haksız ticari menfaat sağlar nitelikte olduğunu, söz konusu reklam yayınları Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabet hükümlerine, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’ndeki düzenlemelere aykırılık teşkil ettiğini, nitekim bu husus, ...dosya no’lu reklam kurulu kararı ile de tespit edilmiş olup davalı aleyhinde anılan reklamları durdurma cezası verildiğini, ancak buna rağmen davalı tarafından kullanımlar, yalnızca dip not değişikliği yapılmak suretiyle devam ettiğini, halbuki reklam kurulu’nun vermiş olduğu durdurma cezasının sebebi müvekkili şirketin sunmuş olduğu daha güncel bir rapor olması olduğunu, davalı şirket an itibariyle, ekte sunulan müvekkil şirket lehindeki sonraki tarihli ve güncel araştırma raporlarından haberdar olmasına rağmen, dip notu değiştirilmiş ancak yine de daha eski tarihli bir araştırma sonucuyla hem piyasayı hem de tüketicileri yanıltarak marka algısı açısından telafi edilemez zararlar verdiğini, Zira müvekkili şirketin en önemli satış kanalı olan eczaneler nezdinde de benzer iletişimler yoğun şekilde yapılmakta ve tüketicilere tavsiye ettiğimiz tek satış kanalı olan eczaneler tarafında da, bu yanlış mesajlarla müvekkilinin satış kanallarındaki prestiji de olumsuz etkilenmekte ve ticari güvenilirliği tehdit edildiğini, Reklam Kurulu’nun ... sayılı dosyasından davalı şirket aleyhinde vermiş olduğu reklam durdurma cezasına ve müvekkil şirketin “....” markasının açık ara “...” olduğuna ilişkin 22.12.2021 tarihli ve 24.06.2022 tarihli güncel araştırma raporlarına rağmen, davalının “...” iddiasını içeren yanıltıcı, aldatıcı, haksız rekabet teşkil eden reklamlarına kötüniyetli olarak sistematik şekilde devam ediyor olması, Türkiye’de kimler/hangi tüketici grupları veya hangi kurumlar nezdinde, hangi kapsamda yapılan araştırmalar olduğu konusunda reklam alt yazısında veya diğer herhangi bir şekilde bilgilendirmeye yer verilmeksizin, davalı tarafından yayınlanan reklamlarda son derece soyut, dayanaksız, genel bir şekilde “...” ifadesinin kullanılıyor olması, davalının dayanak olarak bildirdiği ... firmasının araştırma tarihleri ve müvekkili şirket tarafından alınmış araştırma raporlarının tarihleri gözetildiğinde, davalı reklamlarındaki ifadelerin, gerçek ve güncel durumu yansıtmadığının açık olması, rakamsal verilere dayalı apaçık, gerçeği yansıtmayan iletişim mesajının, Müvekkil Şirket’in en önemli satış kanalı olan eczaneler nezdinde, telafisi oldukça zor bir ticari itibar ve prestij kaybına sebebiyet verebilecek olması gibi başlıca sebeplerle, davalı tarafından halihazırda yayınlanmakta olan yukarıda ve ekte detaylarına yer verilen reklamlarla, tüketiciler ciddi şekilde yanıltılmakta ve aldatılmakta, bu yolla haksız rekabet yaratıldığını, davalının yanıltıcı ve aldatıcı reklamlarının/kullanımlarının bu haliyle yayınlanması durdurularak reklam içeriklerinin düzeltilmemesi/kullanımların kaldırılmaması halinde, müvekkil şirket her an büyük oranda gelirden mahrum kalmakta, tüketiciler nezdindeki tanınmışlığı ve itibarı zarar görmekte, müşteriler nezdinde haksız ve aldatıcı şekilde yaratılan yanlış algıyı düzeltebilmek adına yüksek tutarlarda reklam harcamaları yapmak zorunda kalmakta ve bu durum müvekkilin zararlarını her geçen gün daha da artırarak Müvekkil yönünden ciddi tehlike arz ettiğini, işbu dosyadan görülen davaya delil teşkil etmek üzere, HMK md. 400/1 uyarınca ve karşı tarafa tebligat çıkartılmaksızın; davalının reklamlarında yer verdiği “...” ifadesi ve benzeri kullanımları ile reklamların altında “Ekim 2021 – Kasım 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilen bağımsız araştırma sonuçları esas alınmıştır” ifadesi kullanımları olmak üzere; işbu dilekçe kapsamında belirtilen tüm kullanımların, ekli belgeler ve internet üzerinden yapılacak incelemelerle ve eczaneler tarafından gerçekleştirilen fiziki kullanımların tespiti için örnek olarak gidilebilecek eczanelerde de keşif icrası suretiyle delil tespiti yapılmasını, davalının yukarıda izah edilen yanıltıcı, aldatıcı, haksız rekabet oluşturan ve Reklam Kurulu kararı ile güncel araştırma raporlarına da aykırılık teşkil eden “...” ve benzeri kullanımlarının durdurulması için “ihtiyati tedbir talebi” başlığı altında belirtilen kapsamda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının “...” kullanımına ilişkin olarak; Başta televizyon kanalları ve Youtube olmak üzere her türlü dijital mecralardaki; Instagram ve Facebook gibi sosyal medya hesapları üzerindeki; İnternette çeşitli satış platformlarındaki; Asılı ve yazılı şekilde gazete, dergi, katalog, afiş, billboard gibi mecralardaki ve fiziki olarak eczane ve sair yerlerdeki tüm reklam ve kullanımlarının haksız olduğunun tespitine, haksız rekabetin tespiti, men’i ve ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet teşkil eden kullanımların durdurulmasına, giderilmesine, reklamlardaki haksız rekabet teşkil eden yanlış ve yanıltıcı nitelikteki yazılı ve sözlü beyanların düzeltilmesine, davalı aleyhine verilecek kararın masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek üç gazetede ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili davaya cevaplarında özetle, müvekkili şirketin 1909 yılında kurulmuş bir uluslararası kozmetik şirketi olan ... grubu bünyesinde 1980'den beri Türkiye'de ve dünya çapında 60'dan fazla ülkede faaliyet gösteren dermokozmetik sektörünün önde gelen aktörlerinden biri olduğunu, ... bünyesindeki “...” markalı ürünlerin reklamlarında yer alan tüm iddiaların, reklam mevzuatına ve özdenetim esaslarına uygun olacak şekilde bağımsız akredite kuruluşlardan alınan ve güncel tutulan raporlar ile ispatlandığını, dava konusu tanıtım ve reklamların yayınlandığı dönemde bağımsız araştırma şirketi ... tarafından Ekim-Kasım 2021 döneminde yapılmış güncel araştırma sonuçların dayandırıldığını, bu çalışmanın mevzuata uyumlu biçimde “Türkiye temsili” olacak şekilde ve yüz yüze tekniği kullanılarak yapıldığını; benzer şekilde müvekkilinin “...” kullanımının doğru ve güncel olduğunun ...'un hem 09.05.2022 tarihli raporu ile hem de huzurdaki dava tarihini de kapsayacak şekilde Ağustos-Eylül 2022 tarihli raporu ile ispat edildiğini, bu kapsamda dava konusu tanıtım ve reklamların gerek yayınlandığı dönemde gerekse huzurdaki davanın ikame edildiği tarihte Yönetmelik ve ilgili mevzuata uygun şekilde hazırlandığını ve haksız rekabet teşkil etmediği müvekkili ile davacı arasında söz konusu reklam ve tanıtımlardaki kullanımlara dair uyuşmazlığın huzurdaki davadan önce hem Reklam Özdenetim Kurulu (...) hem de Reklam Kurulu (REK) nezdinde inceleme konu olduğunu, REK nezdinde yapılan incelemeye ilişkin olarak davacının hatalı bir şekilde müvekkilinin reklam kurulu kararına uymadığını iddia ettiğini, müvekkili tarafından söz konusu reklam kurulu kararına uygun hareket edildiğini ve reklamlara ilişkin dipnot daha güncel tarihli ... raporuna atıf yapılacak şekilde değiştirilerek güncellendiğini, müvekkilinin ürünlerine ait tanıtım ve reklamın dipnotunda sehven yazılmış olan ifadeyi değiştirdiğini ve Reklam Kurulu'nun 2021/4785 sayılı kararında belirtilen Haziran-Ağustos 2021 tarihleri arasında hazırlanmış araştırma sonuçlarından daha da güncel olan Ekim-Kasım 2021 tarihli ... raporuna göre güncellediğini; davacı her ne kadar müvekkilinin davaya konu “...” iddiasını kullanma hakkına sahip olmadığını iddia etmekte ise de davacının bu yönde yaptığı başvuruların ... tarafından defalarca reddedildiğini; ...'ün 10.11.2021 tarihli kararlarında müvekkilinin ... markası için yaptığı tanıtım ve reklamlarda “...” iddiasını kullanmasında bir sakınca olmadığı sonucuna varıldığını; ...'ün daha sonra vermiş olduğu kararlarda da aksi yönde bir tespit yapılmamış olması ve söz konusu iddiayı kullanamayacağı yönünde bir kanaat oluşturulmamış olması sebebiyle müvekkilinin ürün tanıtım ve reklamlarını ...'ün 10.11.2021 tarihli kararına uygun şekilde Ekim-Kasım 2021 dönemini kapsayan ... raporuna dayanarak yürüttüğünü; kaldı ki, müvekkilinin 2017'den beri dermatologların en çok tavsiye ettiği/önerdiği/eçetelediği marka olduğunun dermokozmetik sektöründeki liderliğinin bağımsız araştırma raporları ile ispat edildiğini, davacının daha önce huzurdaki dava konusu iddiasıyla ... nezdinde yaptığı başvuruların reddedildiğini; müvekkilinin tanıtım ve reklamlarında En Çok Önerilen/Tavsiye Edilen Marka ibaresini Yönetmeliğin 9. maddesinde belirtildiği şekilde ...'dan alınmış Ekim-Kasım 2021 tarihli rapora dayanarak kullandığını ve bu rapora atıf yaparak tüketiciyi bilgilendirdiğini; ...'ün 10.11.2021 tarihli kararı ile müvekkilinin söz konusu iddiayı kullanmasının uygun olduğunun tespit edildiğini; ...'ün bu konuda müvekkilinin söz konusu iddiayı kullanmasını yasaklayan güncel bir kararı olmadığını; bu bakımdan müvekkilinin tanıtım ve reklamlarında Kurul kararları ile mevzuata uygun olduğunu, haksız rekabet teşkil eder bir faaliyetin söz konusu olmadığını; müvekkiline ait ... markalı ürünün piyasadaki lider konumunu koruduğunu, bu hususun davanın ikame edildiği tarih itibariyle ... tarafından Ağustos-Eylül 2022 döneminde saha araştırması yapılmış olan bağımsız araştırma raporu ile ispat edildiğini; anılan raporun davaya dayanak teşkil eden ... firmasından alınmış Mayıs 2022 tarihli rapordan daha güncel olduğunu; müvekkilinin dava konusu reklam faaliyetlerini bilimsel araştırma yöntemleri kullanılarak hazırlanmış, ölçülebilir, güncel ve gerçek veriler ışığında ilgili mevzuat ve Yönetmelik'e uygun bir şekilde yürüttüğünü, işbu davanın ikame edildiği Eylül 2022 dönemini kapsar şekilde yapılan Ağustos-Eylül 2022 dönemine ilişkin bağımsız araştırma kuruluşu ... tarafından yapılan araştırma sonuçlarıyla müvekkilinin tanıtım ve reklamlarında kullandığı iddianın gerçek ve güncel verilere dayandığını, davacının iddiasının aksine müvekkilinin reklamlarının tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olmadığı veya haksız rekabet teşkil etmediğini; müvekkilinin tanıtım ve reklamlarını dayandırdığı Ekim-Kasım 2021 tarihleri arasında ... tarafından yapılmış araştırma neticesinde ortaya çıkan istatistiki verilerin en azından belli bir süre boyunca geçerliliğini koruyacağının ve piyasa tercihlerini doğru yansıttığının kabulünün gerektiğini; kaldı ki, 09.05.2022 tarihli ve Ağustos-Eylül 2022 tarihli ... raporları sonuçlarından da görüldüğü üzere piyasanın tercihlerinin halen değişmemiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
-
Ticaret Bakanlığından gelen davalı davalının “...” markalı ürün tanıtımlarında kullanılan “...” ifadelerine ilişkin davacı tarafından yapılmıs şikayet kayıtları ile verilen kararlar,
-
Bilirkişi raporu,
-
Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası davalının " ..." markalı ürünün televizyon kanalları,... başta olmak üzere her türlü mecralardaki; instagram ve facebook gibi sosyal medya hesapları üzerindeki; internette çeşitli platformlarındaki; asılı ve yazılı şekilde gazete, dergi, kataloıg, afiş, billboard gibi mecralarda ve fiziki olarak eczane ve sair yerlerdeki "..." şeklindeki reklam kullanımın haksız olduğunun tespiti, haksız rekabetin tespiti ve men'i,ortadak kaldırılması, giderilmesi, anılan şekildeki reklamdaki haksız rekabet teşkil eden yanlış ve yanıltıcı nitelikteki yazılı ve sözlü beyanların düzeltilmesine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait markanın reklam ve tanıtımında kullanılan ifadenin gerçeği yansıtmadığını, bu ifadenin kullanılması nedeniyle davalının reklamının ilgili reklam kurulu tarafından durdurulduğunu, buna rağmen kullanıma devam edildiğini ileri sürmüş, davalı cevap cevap dilekçesinde, davaya dayanak reklamdaki ifadenin bağımsız araştırmalara dayandığını, dava tarihini de içerir araştırma sonuçlarına göre davalı şirketin markasının en çok tavsiye edilen ürün olduğunu savunmuştur.
Tarafların dayandığı araştırma sonuçlarına ait kayıtlar celp edilmiş Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından Mahkememize gönderilen kayıt ve belgeler dosya arasına alınmış ve uyuşmazlığa ilişkin bir sektör bilirkişisi ile bir marka patent uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Haksız rekabet, TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 54/1. maddesinde haksız rekabetin amacı "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
TTK'nın 55(1)a-1 maddesinde, "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek", 55(1)a-2 maddesinde ise "Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek" eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.
Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 7. maddesinde; reklamların doğru ve dürüst olması, ekonomik ve sosyal sorumluluk bilinci içinde ve haksız rekabete yol açmayacak şekilde hazırlanması, ortalama tüketicinin algılama düzeyi ile reklamın tüketici üzerindeki olası etkisi göz önünde bulundurularak hazırlanması, tüketicinin güvenini kötüye kullanmaması, ya da onun tecrübe ve bilgi eksikliklerini istismar etmemesi, reklamların, hiçbir konuda tüketiciyi doğrudan veya dolaylı olarak yanıltabilecek ifade ya da görüntüler içeremeyeceği, bu kapsamda resmi tanınma ya da onay, madalyalar, ödüller, diplomalar ve benzeri belgeleri içeremeyeceği, 8. maddesinde; karşılaştırmalı reklamların ancak aldatıcı ve yanıltıcı olmaması, haksız rekabete yol açmaması, rakiplerin mallarını, hizmetlerini, faaliyetlerini veya diğer özelliklerini kötülememesi veya itibarsızlaştırmaması koşullarıyla yapılabileceği, 10. maddesinde; reklamların hiçbir kişi, kurum veya kuruluşu, ticari ya da mesleki faaliyeti, malı ya da hizmeti, reklamı veya markayı aşağılayamaz, açıkça alay konusu edemez ve benzeri bir biçimde kötüleyemeyeceği hususları hüküm altına alınmıştır.
Haksız rekabet, TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 54/1. maddesinde haksız rekabetin amacı "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
TTK'nın 55(1)a-1 maddesinde, "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek", 55(1)a-2 maddesinde ise "Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek" eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.
Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 7. maddesinde; reklamların doğru ve dürüst olması, ekonomik ve sosyal sorumluluk bilinci içinde ve haksız rekabete yol açmayacak şekilde hazırlanması, ortalama tüketicinin algılama düzeyi ile reklamın tüketici üzerindeki olası etkisi göz önünde bulundurularak hazırlanması, tüketicinin güvenini kötüye kullanmaması, ya da onun tecrübe ve bilgi eksikliklerini istismar etmemesi, reklamların, hiçbir konuda tüketiciyi doğrudan veya dolaylı olarak yanıltabilecek ifade ya da görüntüler içeremeyeceği, bu kapsamda resmi tanınma ya da onay, madalyalar, ödüller, diplomalar ve benzeri belgeleri içeremeyeceği, 8. maddesinde; karşılaştırmalı reklamların ancak aldatıcı ve yanıltıcı olmaması, haksız rekabete yol açmaması, rakiplerin mallarını, hizmetlerini, faaliyetlerini veya diğer özelliklerini kötülememesi veya itibarsızlaştırmaması koşullarıyla yapılabileceği, 10. maddesinde; reklamların hiçbir kişi, kurum veya kuruluşu, ticari ya da mesleki faaliyeti, malı ya da hizmeti, reklamı veya markayı aşağılayamaz, açıkça alay konusu edemez ve benzeri bir biçimde kötüleyemeyeceği hususları hüküm altına alınmıştır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2018/2459 Esas 2021/1256 Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, Mahkememizce somut olaya, dosya içeriğine uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu reklamda yer verilen “...*” “*Ekim 2021 – Kasım 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilen bağımsız araştırma sonuçları esas alınmıştır” ifadesi/iddiası bakımından, davalının Ekim-Kasım 2021 tarihlerine ilişkin ... firmasından alınmış 04.11.2021 tarihli raporunun mevcut olduğu, ancak söz konusu reklamın, anılan araştırma sonuçlarının ilgili olduğu Ekim-Kasım 2021 tarihinden sonraki tarihlerde de yayında olup, reklamın dipnotunda Ekim-Kasım 2021 tarihli rapora atıf yapıldığı, davalı, sonraki dönemlerde de aynı sonuçları ve iddiayı destekler raporlar aldığını beyan etmiş ve dosyaya sunmuş ise de davacının da aynı ve yakın tarihlere ilişkin aksi yönde raporlarının bulunduğu, uyuşmazlığa konu reklam/tanıtımlarda kullanılan “...” ifadesi ...markalı ürünlerin genel olarak hepsinin dermatologların en çok tavsiye ettiği/önerdiği marka algısı yarattığı; bu iddiaya dayanak araştırma raporunun ...markası ürünlerin her biri temelinde bir sonuç içermediği, genel bir sonuç içerdiği; bu bakımdan anılan ifade/iddianın tüketicileri yanıltıcı nitelikte olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
-
Davalı tarafından oluşturulan "..." şeklindeki reklamı haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, HAKSIZ REKABETİN MEN'İNE,
-
Kararın kesinleşmesine müteakip, hüküm özetinin gideri davalıdan alınmak kaydıyla Türkiye'de Ulusal Çapda yayın yapan traji en yüksek üç gazeteden birinde ilanına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/03/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç : 80,70 TL
Karar Harcı : 427,60 TL
Noksan Harç : 346,90 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans :10.640,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 10.000,00 TL
Posta Giderleri : 381,00 TL
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57