SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/783 E. 2023/824 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/783

Karar No

2023/824

Karar Tarihi

26 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/783 Esas

KARAR NO : 2023/824

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 21/12/2015

KARAR TARİHİ : 26/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:/

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... sayılı Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi ve ... hükümleri, 2 nolu zeyilnameyle ...Tic. Ltd. Şti adına sigorta yaptırılan sigorta poliçesi kapsamında, 26.780 kg susam emtiasının davalı tarafından ...'den ...'a ... plakalı araçla taşınmak üzere tam ve sağlam olarak teslim alındığını, aracın alıcının adresine geldiğinde işyerinin kapalı olması sebebiyle yol kenarına park ederek şoförün uyuduğunu, kendisini uyandıran bir vatandaşın ikazı ile dorsenin tentesinin kesilerek 32 çuval 1.600 kg susam emtiasının çalındığının anlaşıldığını, ekspertiz incelemesinde çalınan emtianın değerinin 8.864,00 TL olarak tespit edildiğini ve 10.12.2014 tarihinde sigortalıya ödendiğini, zararın sürücünün pervasızca hareketinden meydana geldiğini, taşıyıcı ve şoförün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, 8.864,00 TL sigorta tazminatının 10.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi oranında ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA:/

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari merkezinin ...'da olması sebebiyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartlarına göre zamanaşımının bir yıl olduğunu, olayın meydana geldiği zaman ve ödeme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının hırsızlık olayında davalı şoföre kusur izafe edemeyeceğini, aracın park edildiği yerin emtianın teslim edileceği iş yeri olduğunu, park edilen yerin güvenliğinin şoföre ait olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava konusu uyuşmazlık, taşıma konusu emtianın çalınmasının, taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fillinden veya ihmalinden dolayı gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

Mahkememizin bozma öncesi, 2015/1214 E. 2018/1120 K. 13/11/2018 tarihli Kararında; “Davanın zaman aşımı nedeniyle reddine dair verilen karar, İstanbul BAM 14. HD 2019/1202 E. 2021/1213 K.08/10/2021 tarihli ilamı ile bozulmakla dosya mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kaydedildi.

İstanbul BAM 14. HD 2019/1202 E. 2021/1213 K.08/10/2021 tarihli kaldırma kararında, "..Somut olayda hırsızlık olayı, hakkındaki dava tefrik ile ayrılan şoförün istirahati sonucu meydana geldiği davalının kabulündedir. O halde böyle bir durumda şoförden (ve taştma şirketinden) yüke özen borcu kapsamında basiretli bir tacire yakışacak azami tavrı sergilemesi, öncelikte yükün güveliğini sağlayacak tedbirleri alması, en basitinden aracı yola değil de güvenli bir otoparka bırakması yahut aracın başından ayrılmayarak durum ve şartlara göre günün ilk saatlerinde karşılaşma ihtimali en yüksek olan çalınma gibi bir duruma karşı önlem alması bekleneceğinden, bilirkişi raporunda bu durum, taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren kimselerce yükün güvenliği hakkında herhangi bir tedbir alınmaksızın, emtia yüklü aracın yol üstüne bırakılması ağır kusur veya pervasızca ve zarar meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle yapılan bir ihmal ya da hareket olarak değerlendirilmiştir. Buna rağmen mahkemece, bilirkişinin bu tespitleri benimsenmemiş olmasına karşın yeni bir bilirkişi raporu da alınmamıştır. Mahkeme, uzman bilirkişinin yaptığı teknik bir tespiti yeterli bulmuyorsa ek rapor veya yeni bir uzman bilirkişiden rapor almalıdır. Mahkemenin aldığı rapor sigorta hukuku uzmanı bilirkişiden alınmıştır. Mahkemece, taşıma uzmanı bir bilirkişiden rapor alınarak, davalı hakkında uygulanacak zamanaşımı süresinin belirlenmesi, zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.” gerekçesi ile önceki kararın kaldırıldığı görülmüştür.

Kaldırma kararı öncesi Mahkememizce resen görevlendirilen bilirkişi Sigorta Hukuku Konusunda uzman bilirkişi ... bilirkişi raporunda, davacının ... sayılı ...) hükümlerine havi nakliyat Emitea Sigortası Abonman Sözleşmesi kapsamında teminat verdiği dava dışı "...Şti ” ne ait toplam 148.364.20 TL. tutarlı susam ürünü emtiasının 1 nolu davalının taşıyanı olduğu ... plakalı araçlarla ...içinde nakliye sırasında 14/11/2014 tarihinde park edildiği yerden brandası kesilerek 32 çuvalının çalınması sonucu meydana gelen hırsızlık nedeniyle sigortalıya yaptırılan ekspertiz incelenesi neticesi ödenmek zorunda kalınan 8.864, 00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek TCMB avans faiz oranında faiz ve yargılama giderleri ile birlikte talep etmeye TTK 1472 maddesinde yer alan halefiyet kuralları gereği hakkı olabileceğine dair görüş bildirmiştir.

Usul ve yasaya uygun kaldırma ilamı doğrultusunda, Mahkememizce resen görevlendirilen bilirkişiler ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim dalında görevli ... ve ... Üniversitesi Ticaret Hukuku Öğretim Görevlisi ..., 02/11/2022 tarihinde sundukları bilirkişi raporunda taşıyıcının taşıma işini meslek olarak icra ediyor oluşu, basiretli iş adamı gibi hareket yükümlülüğü ve Yargıtay uygulaması dikkate alındığında, dava konusu zararın davalı taşıyıcının pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş ihmalinden kaynaklandığı, bu sebeple 3 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanacağı ve davalı taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı, davacı ... şirketinin kanuni halef sıfatıyla davalı taşıyıcıdan 8.864,00 TL tutarında tazminatı fiili ödeme tarihi olan 10.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte talep edebileceği hususunda görüş bildirmişlerdir.

Mahkememizin 11.04.2023 tarihli kararı doğrultusunda, davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosyamız çelişkiye yer verilmeksizin ve de önceki raporda farklı görüş bildirilmesi halinde gerekçesinin de belirtilmek suretiyle ek rapor alınmak üzere Mahkememiz dosyasında daha önce kök rapor sunan ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim dalında görevli ... ve ... Üniversitesi Ticaret Hukuku Öğretim Görevlisi ...'e tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyetinin 21/09/2023 tarihli ek raporunda itirazlar gözetilerek yapılan ek inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, davalı vekili itirazlarının kök raporda varılan kanaatleri değiştirecek yeni bir değerlendirme sonucuna yol açmadığı sonucuna ulaşıldığı husunda görüş bildirmişlerdir.

Zamanaşımı Süresi Bakımından Yapılan Değerlendirme

Dava konusu taşıma, karayolu ile gerçekleştirilen yurt içi taşıması olup, bu sebeple TTK md. 850 vd hükümlerine tabidir.

TTK m. 850 taşıyıcıyı tanımlamaktadır; taşıyıcı, taşıma sözleşmesi ile eşya veya yolcu taşıma veya ikisini birden üstlenen kişi olup, taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir.

TTK m. 12'ye göre bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kişi tacir sıfatına sahiptir. TTK m. 18/2'ye göre ise; her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir.

TTK m. 879 hükmüne göre taşıyıcı, kendi adamlarının ve taşımayı yerine getirmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirdiği sıradaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmati gibi sorumludur.

Taşıma faaliyetinin taşıyıcının ticari işletmesi kapsamında meslek olarak sürdürdüğü bir faaliyet olması sebebiyle, taşıma işinin tüm detaylarına vakıf olması ve bu çerçevede gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. Taşıma güzergahini, varma yerini, taşıma konusu emtianın özelliklerini ve taşıma süresini dikkate alarak, emtianın güvenliği açısından en uygun rotayı ve mola yerlerini tercih etmesi, taşıyıcının basiretli davranma yükümlülüğünün bir gereğidir. Bu çerçevede taşıyıcı, taşıma süresini de dikkate alarak, varma yerine yükü boşaltması için makul sayılan iş saatleri arasında gitmeli, varma zamanını buna göre ayarlamak için de güzergah üzerindeki güvenli mola yerlerini tespit ederek, söz konusu yerlerde gerektiği kadar mola vermelidir.

Bu konuda, emsal nitelik taşıyan Yargıtay 11. HD'nin 2016/5629 E., 2017/4303 K. sayılı, 13.9.2017 tarihli kararında, " ...sürücü ...'ün 03/10/2014 tarihli ifadesinde "aracı saat 01:15 sularında otoyol üzerine park edip uyuduğu, 04.30 sularında uyanıp yola devam ettiğinde uyarılması üzerine aracı kontrol ettiğinde pirinçlerin çalınmış olduğunu tespit ettiğini, güvenlik kamerası ve görgü şahidi olmadığı gibi aracın kapısında kilit de mevcut olmadığını beyan etmesi karşısında eylemin TIK 886 maddesinde fade edilen pervasızca davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş fiil niteliğinde bulunması sebebiyle davalının TTK 882 maddesinde öngörülen sınırlı sorumluluktan yararlanamayacak bulunmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

TTK m. 879 hükmüne göre taşıyıcı, kendi adamlarının ve taşımayı yerine getirmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirdiği sıradaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.

Somut olay bakımından yapılan değerlendirmede, dava konusu zararın taşıyıcının pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden kaynaklandığı, uyuşmazlıkta TTK m. 855/5 uyarınca 3 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, davanın açılış tarihinin 21.12.2015 olduğundan davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı kanaatine varılmıştır.

Tazminat Talebi Bakımından Yapılan Değerlendirme

TTK m. 1472 hükmüne göre; “ (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikat eder.” Bu düzenleme çerçevesinde davacı ... şirketi, ödemiş olduğu 8.864,00 TL için kanuni halef sıfatını kazanmıştır. Bu tutar için dava dışı sigortalının sorumlulara karşı dava hakkını kullanabilecektir.

Dosya kapsamında, ... Şti tarafından .... Ltd. Şti. adına düzenlenmiş ... tarih ve .... numaralı Sevk İrsaliyesi'nde 26.780 kg ağırlığındaki susam emtiasının ... plakalı araç ile ... tarafından taşınacağı belirtilmiştir. Aynı taraflarca düzenlenen ... tarihli ... numaralı faturaya göre ise, toplam 80.960 kg ağırlığında emtia birim fiyatı 5.54 TL üzerinden KDV hariç 448.887,13 TL KDV dahil 453.376,00 TL bedelle satıldığı, ... Şti. tarafından ... Tic. Ltd. Şti adına kesilen 14.11.2014 tarihli navlun faturasına göre, taşıma konusu emtianın ham susam olduğu, yine aynı şirket tarafından düzenlenen taşıma irsaliyesinin tarihinin de 12.11.2014 olduğu, taşıma irsaliyesine göre gönderenin ...Şti. Olduğu anlaşılmaktadır.

Bu belgeler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, dava konusu taşımada taşıyan sıfatının davalı tarafa ait olduğu anlaşılmaktadır.

TTK m. 875 hükmüne göre, “(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardarı sorumludur.” demektedir.

TTK m. 875/2'de zararın oluşmasına gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbının sebep olmasının taşıyıcının sorumluluğuna etkisi düzenlenmişse de, dosya kapsamında hırsızlık olayına bu sebeplerin etki ettiğine ilişkin bir iddia ve delile dosya kapsamında rastlanmamıştır. TTK m. 876 vd. Hükümlerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinin dava konusu olayda mevcudiyetine ilişkin bir iddia ve delil de dosya kapsamında bulunmamaktadır.

Yukarıda da işaret edildiği üzere TTK m. 879 düzenlemesine göre taşıyıcı, kendi adamlarının ve taşımanın yerine getirilmesinde yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirdikleri sırada işledikleri fiil ve ihmallerden kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olacaktır. Bu nedenlerle davalı taşıyıcının dava konusu hırsızlık olayı neticesinde meydana gelen zarardan sorumlu olduğu neticesine ulaşılmıştır.

TTK m. 880 hükmüne göre tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacaktır. Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilecek, eşya taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılacaktır.

Bu hüküm çerçevesinde Kara Taşıma Uzmanı ve Sigortacı bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada, davalı taşıyıcının sorumlu olduğu tazminat tutarının, dosya kapsamında sunulan faturada yer alan birim fiyatları üzerinden hesaplanacağı, buna göre ... tarihli ... numaralı faturaya göre, toplam 80.960 kg ağırlığında emtia birim fiyatının 5.54 TL üzerinden KDV hariç 448.887,13 TL KDV dahil 453.376,00 TL bedelle satıldığı, dava konusu hırsızlık olayı neticesinde ise toplam 1.620 kg ağırlığında 32 çuval susamın çalındığı, bu nedenle çalınan emtiaların değerinin; 5,54 x 1.620 - 8.974,8 TL olacağı, ancak 10.12.2014 tarihli banka dekontuna göre davacı tarafça dava dışı sigortalıya 8.864,00 TL sigorta tazminatı ödendiğinden, kanuni halef sıfatıyla davacının, davalı taşıyıcıdan ancak 8.864,00 TL tutarında tazminatın fiili ödeme tarihi olan 10.12.2014 tarihinden itibaren ticari faizi ile ödenmesi talep edilebileceği sonucuna varılmıştır.

TTK m. 882 taşıyıcının azami sorumluluk sınırını düzenlemektedir. Buna göre; “(1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (2) Gönderinin münferit parçalarının zıyai veya hasari hâlinde taşıyıcının sorumluluğu;

a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının,

b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.

(4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.”

TTK m. 886 hükmüne göre ise; “Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.”

Bu düzenlemeler çerçevesinde, yukarıda zamanaşımı süresi ile ilgili yapılan değerlendirmeler de dikkate alındığında, davalı tarafın TTK m. 882'de düzenlenen azami sorumluluk sınırına dayanamayacağı, davacı ... şirketinin kanuni halef sıfatı ile davalı taşıyıcıdan 8.864,00 TL tutarında tazminatı fiili ödeme tarihi olan 10/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte talep edebileceğine kanaat getirilmiştir.

Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu zararın taşıyıcının pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden kaynaklandığı kanaatine varılarak davanın kabulü ile, 8.864,00 TL tazminatın 10/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

  1. Davanın KABULÜ İLE ; 8.864,00 TL tazminatın 10/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

  2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 605,50 TL karar harcından, peşin yatırılan 151,38 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 454,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 8.864,00. TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan toplam 2.834,60 TL yargılama gideri ile 27,70 TL başvuru harcı, 151,38 TL peşin harç toplamı 3.013,68 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  5. Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

  6. Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26.12.2023

Katip ... Hakim ...

e-imza e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(ÖzelistanbulSözleşmesindenSigortagerekçehükümsavunmaKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim