İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/667 E. 2023/744 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/667
2023/744
6 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/667 Esas
KARAR NO : 2023/744
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/11/2020
KARAR TARİHİ : 05/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile davacı müvekkili şirket arasında 11.02.2020 tarihinde Tedarik Sözleşmesi imzalandığını ve taraflar arasında gerçekleşecek mal ve hizmet alım satım ilişkisi çerçevesinde tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiğini, taraflar arasında imzalı sözleşme ile hizmet alım satımı başladığını ve bu suretle bir ticari ilişki kurulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı-borçlunun müvekkili şirkete olan borcunu ödememesinden dolayı müvekkili şirket tarafından öncelikle ... 9. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar çekildiğini, ihtarname içeriğinde belirtilen süre zarfında borcunu ödememesi nedeniyle davalı-borçlu aleyhine ... 25. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takip başlatıldığını, davalı-borçlu borcu olmadığını iddia etse de; müvekkilli şirketin fatura, cari hesap ekstreleri ile ticari defter ve kayıtları üzerinden yerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında müvekkilli şirket alacağının gerçek, talep edilebilir bir alacak olduğu ve davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğunun görüleceğini, dolayısıyla davalı-borçlunun haksız, yasal dayanaktan yoksun ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalının itiraza haksız ve kötü niyetli olduğundan davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatma hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletılmesine karar verilmesinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından başlatılan icra takibinin davalının şirket adresi ... olduğundan ve başlatılan icra takibi İstanbulda açıldığından dolayı itiraz edilerek durdurulduğunu, davacının davalı ile imzaladığını iddia ettiği Tedarik Sözleşmesinin imzaya yetkili davalı şirket müdürü ya da davalı ortağı tarafından imzalanmadığı için sözleşmenin davalı tarafından yok hükmünde ve geçersiz olduğunu, ayrıca davacının düzenlemiş olduğu faturaya konu olan malların tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediğini, davacının iddiasının aksine ortada likit bir olacağın söz konusu olmadığını, faturanın düzenlenmiş olması, yahut faturanın müvekkili şirket tarafından işlenmiş olmasının malın teslim edildiği manasına gelmeyeceğini, davacının faturaya konu malın tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini ispatla yükümlü olduğunu, davacının alacaklı olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğunu ve yargılamayı gerektiğini, ayrıca davacının icra inkar tazminatı talebinin belirlenebilir olmadığını belirterek davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, müvekkillinden alacağı olmadığı halde icra takibine geçen, müvekkini haciz tehdidi baskısı altında bırakan kötü niyetli davacı aleyhine icra takibine konu edilen miktarın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Davacının davası itirazın iptali davasıdır.
Dava konusunun, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen 13.02.2020 tarihli faturadan kaynaklı 7.750,94 TL'nin davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunulmuş ise de, taraflar arasında akdedilen 11/02/2020 tarihli tedarik sözleşmesi uyarınca taraflar arasındaki çıkabilecek ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmekle HMK md. 17'de belirtilen kesin yetki uyarınca yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 25. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilmiş faturaya dayanmıştır.
Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için 23/11/2021 tarihinde ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesine dosyamızdan talimat yazıldığı, bilirkişi olarak görevlendirilen mali bilirkişi ...'ın 18/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı firmanın muhasebe birimiyle görüşüldüğünü, defter belge sunmayacaklarını beyan ettiklerinden dolayı davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde herhangi bir tesbit yapılamadığını bildirir bilirkişi raporunu talimat Mahkemesine ibraz ettiği görülmüştür.
Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
Bilirkişi mali müşavir ... tarafından Mahkememize sunulan 14/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yana ait incelenen 2020 yılı ticari defter-belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dava konusunun, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen 13.02.2020 tarihli faturadan kaynaklı 7.750,94 TL'nin davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş takibe konu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacının takip tarihi (31.08.2020) itibariyle davalı yandan cari hesap olarak 7.750,94 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 1 adet 7.750,94 TL tutarlı faturanın davacı tarafından BS formunda maliyeye bildirimde bulunmuş olduğunu, davacı yan tarafından davalı taraf muhatap alınarak düzenlenen faturanın içeriğinin muhtelif gıda ürünlerinden oluştuğunu, fatura üzerinde malları teslim alan ve teslim eden kısımlarının imzalı olduğunu, davalı yanın takibe konu faturaya takip öncesi itirazının da olmadığı anlaşıldığından düzenlenen faturanın davalı yan bilgisi dahilinde olduğu kanaatinin hasıl olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulu 29.02.2020 tarihli mutabakat mektubunda davalının davacı yana 7.750,94 TL borçlu olduğunun bildirildiğini, davalı tarafından mutabakat mektubunun kaşe ve imza yapılarak ilgili borca herhangi bir muhalefet şerhi konulmadığın görüldüğünü, neticeten; davacı yanın takip tarihi (31.08.2020) itibariyle davalı yandan takibe konu faturadan dolayı 7.750,94 TL asıl, 88,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.839,21 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir. ( ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2020/526 Esas 2021/1517 Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu icra takibine dayanak faturadan dolayı davalıdan bakiye7.839,21-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın % 20'sine tekabul eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
-
Davanın KABULÜ ile ... 25. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
-
Alacak likit olduğundan asıl alacağın (7.839,21. TL), %20 oranındaki 1.567,84 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 535,50 TL nispi karar harcının, 95,13 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 440,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 7.839,21 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan toplam 2.382,00 TL yargılama gideri ile 95,13 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı toplamı 2.531,53 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
-
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/12/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03