İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/732 E. 2023/677 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/732
2023/677
3 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/732
KARAR NO : 2023/677
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2022
KARAR TARİHİ : 03/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 22.05.2020 tarihinde müvekkili ... Tic. Ltd. Şti.’ne ait ... plakalı araca çarpması sonucu müvekkili kaza nedeniyle hasarlandığını, müvekkiline ait aracın kazada kusursuz olduğunu, müvekkilinin 29.05.2020 tarihinde davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediğini, müvekkilinin haklarını sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, kazada açıkça Doğa sigorta sigortalısının kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin ise kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında müvekkili zarara uğratmak maksadıyla herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı tarafa bildirimin yapıldığına ilişkin ileti dilekçe ekinde sunulduğunu, bunun üzerine taraflarına 06/07/2021 tarihinde ...sayılı dosyası ile hasar tazminatı talep edilmiş dosya 19/12/2021 tarihinde K-...numarasıyla karar verildiğini, müvekkilin borcu tahsil etmek amacıyla 29.05.2020 tarihinde borçluyu temerrüde düşürdüğünü, ancak borcunu 4.1.2022 tarihinde icra kanalı ile tahsil edebildiğini, müvekkilin uğradığı zararın daha fazla artmaması adına dosyanın bilirkişiye gönderilmesini talep ettiğini, müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın hasar onarım bedeli ve değer kaybının tazminine ilişkin bir dava olduğunu, araçta oluşan hasar bedeli belirlenebilir bir bedel olduğunu, nitekim davacının da ekspertiz raporu aldığını, dilekçesinde KDV dahil 5.277 TL'lik hasar meydana geldiğini, 5.100 TL vekalet ücretini ve belirlediği diğer ücretleri kalem kalem belirttiğini, buna rağmen işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, bu sebeple davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında HMK107. madde uyarınca hukuki yarar olmadığını,
kabul anlamına gelmemekle birlikte kaza tarihi olan 22/05/2020 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalı sürücünün kusurlu olmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebi hukuka aykırı olduğunu, ikame edilen haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmemek kaydıyla müvekkili şirketin faiz sorumluluğu sınırlı olduğunu, poliçe teminatı kapsamında ekspertiz ücreti bulunmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı bu oran da en az yüzde otuz olması gerektiğini, ....23. İcra Dairesi ...Esas numaralı icra takibinin iptal edilmesine, Mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazımız kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
-
... 23. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
-
Sigorta Tahkim Komisyonundan gelen ... Tic 'in (...), ... A.ş. ile yaşadığı uyuşmazlıkla ilgili olarak yaptığı 06/07/2021 tarihli ve ... sayılı başvuru sonucunda görevlendirilen hakem tarafından verilen hakem kararı ve uyuşmazlık dosyası,
-
Bilirkişi raporu,
-
Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Dava, 22.05.2020 tarihinde ... ile ... plakalı araçlar arasında meydana gelen kaza nedeniyle davacıya ödenen hasar bedelinin temerrüt tarihinden çok sonra ödenmiş olması nedeniyle davacı nezdinde temerrüt faizini aşan bir fazla zararın olup olmadığı, varsa miktarın tespiti hususlarından kaynaklanan munzam zarar talebine ilişkindir.
Davacı tarafın Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurarak iş bu davaya konu 04/05/2019 tarihli kaza nedeniyle ... plakalı araca ilişkin değer kaybı bedelini talep ettiği; Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... Karar sayılı kararında başvurunun kabulüne karar verdiği, davacı tarafından ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ilgili kararın icraya konularak takip başlatıldığı; 28.07.2020-15.02.2022 tarihleri arasında davalı ...Sigorta A.Ş tarafından ödemenin icra dosyasına yapıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davacının temerrüt faizi ile karşılanamayan zararının bulunup bulunmadığı ve munzam zararın koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı sigorta şirketinin varsa zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
İstanbul BAM 43. HD 2022/1828 Esas 2023/361 Karar sayılı ilamında da" Munzam(aşkın) zarar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Dava konusu edilen zararın yasal dayanağını oluşturan Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi hükmüne göre, borcun ödenmemesi veya geç ödenmesi nedeniyle alacaklı geçmiş günler için öngörülen faizle karşılanamayacak bir zarara uğramış ise, borçlu, geç ödemeden dolayı kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını kanıtlamadıkça bu zararı da karşılamak zorundadır. Yasa bu hüküm ile alacaklıya temerrüt faizini aşan zararını borçludan isteme olanağı tanımıştır. Ancak bunun için uğranılan zararın varlığı ve miktarının alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir. Zarar kanıtlandığı takdirde borçlu, ödemenin geç yapılmasında kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını kanıtlaması halinde bu zararı ödeme yükümlülüğünden kurtulabilir. O halde, munzam zararın ödenmesi söz konusu olduğunda kusur, bir unsur olarak yer almaktadır. Kısacası, munzam zarar davasında davacı, zararın varlığını ve miktarını; davalı ise, borcun geç ödenmesinde kusurunun olmadığını kanıtlayacaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19.06.1996 gün ve 1996/5-144 esas 1996/503 karar sayılı kararında da değinildiği üzere; bu konuda kanıtlanması gereken, belli paranın gününde ödenmemesinden doğan zarardır. Alacaklı, borcun kendisine geç ödenmesi yüzünden uğradığı zararın ne olduğunu ve miktarını kanıtlamak durumundadır. Doğaldır ki bu zarar paranın zamanında ödenmemesinden dolayı mahrum kalınan olası (muhtemel) kar ya da varsayılan (farz edilen) gelir değildir. Bu zarar davacının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan somut olgular nedeniyle uğramış olduğu zarardır. Hal böyle olunca davada istenen zararı doğuran somut olayın ve bu nedenle uğranılan zararın kanıtlanması gerektiği açıktır.
Munzam zararın tazmini için alacaklı, uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu somut olgulara dayanarak inanılır, kesin ve net bir biçimde kanıtlamak zorundadır. Genel ve soyut nitelikteki enflasyonun ya da bankalarda mevduat için ödenen faizin temerrüt faizinden yüksek oranda olması, munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmez. davacının enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi genel olguları değil, şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı zarar gördüğünü kanıtlaması gerekir. Aksi halde soyut ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen, genel ekonomik gelişmeler TBK'nın 122. maddesinde sözü edilen munzam zararın tazminini gerektirmez(Yargıtay18. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2015 Tarih, 2015/5164 E.-18416 K. Sayılı kararı).
Bunun gibi, borçlunun borcunu ödemede temerrüte düşmesi durumunda, alacaklının başkaca bir hususu kanıtlamadan sadece ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu TBK'nin 122. maddesindeki munzam zararın kanıtı olarak göstermesi ve ekonomik gelişmelerin getirdiği olumsuzluğun gerçek zarar olarak kabulü mümkün değildir. Zira, alacaklının somut olarak herhangi bir zarara uğradığını kanıtlamaksızın salt enflasyon (ya da onun yarattığı diğer olumsuzluklar) oranında bir zarara uğradığının varsayılması, 3095 sayılı Kanunla belirlenen faiz oranlarını mahkeme kararıyla enflasyon oranına çıkaracak niteliktedir. Bu ise mümkün değildir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/11-418 Esas 2012/9874 Karar sayılı ilamı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2007/11-668 Esas 2007/798 Karar sayılı ilamı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/11-938 Esas- 2022/401Karar sayılı ilamı
Bu halde TBK'nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan-munzam zararın, Ülkede varlığı kabul edilen genel ekonomik olumsuzlukların (enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri vb. gibi) “malum ve meşhur” olgular olarak kabulü ile değil, bunlar dışında davacının durumuna özgü somut olaylarla kanıtlanması gerekir. Davacı ileri sürdüğü munzam zararını somut olgularla kanıtlamadıkça zarar miktarının saptanması gerçekçi olmayıp varsayımsal kalacaktır."
Davaya konu olayda davacı taraf, tahsil edilmesi gereken tazminat alacağının yasal süresinde tahsil edilemediğini, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve avans faizini aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar talebine ilişkin iddiasını ispata elverişli deliller ortaya koymadığı zararın ne şekilde oluştuğunu konusunda ispat külfeti üzerinde olan davacının munzam zararın varlığını somut deliler ile ispatlayamadığı anlaşılmakla dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da munzam zarara ait deliller bulunmadığı için dava tarihi itibariyle hesaplama yapıldığı görülmekle iş bu bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 189,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/11/2023
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç : 80,70 TL
Karar Harcı : 269,85 TL
Noksan Harç : 189,15 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 2.050,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 1.500,00 TL
Posta Giderleri : 149,00 TL
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55