Gaziantep BAM 17. HD 2022/1307 E. 2024/634 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2022/1307
2024/634
31 Mayıs 2024
T.C. GAZİANTEP BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ........
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ......
KARAR NO : .........
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ..........
ÜYE : ...........
ÜYE : ...........
KATİP : ............
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/03/2022
NUMARASI : ..........
DAVACI : ..........
VEKİLİ : Av........
DAVALI : 1 -....
DAVALI : 2 -......
VEKİLİ : Av. .........
DAVALI : 3 -.......
VEKİLİ : Av. .......
İHBAR OLUNAN : ......
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 31/05/2024
GEREKÇE TARİHİ : 31/05/2024
......... Karar sayılı kararı aleyhine davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunduğundan dosyanın yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
I. DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/01/2018 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçe ile sigortalı olan davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, kazaya sebebiyet veren aracın davalı ... Hizmetleri A.Ş. adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası mağdur ve malul kaldığını ve bundan dolayı da ciddi anlamda elem, ızdırap ve keder yaşadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden, ...... TL manevi tazminatın işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP:
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin trafik kazasına karıştığını belirttiği ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusur oranında sorumluluğunun bulunduğunu ilgili yerlerden gerekli raporlar alınması gerektiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince; "A-Maddi tazminat yönünden; Davanın kısmen kabulü ile, ..... TL geçici iş göremezlik tazminatı, .... TL sürekli iş göremezlik tazminatı, ...... TL bakıcı gideri tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 04/06/2020 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 16/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
B-Manevi tazminat yönünden; Davanın kısmen kabulü ile;
......... TL manevi tazminatın davalılar ... ile ... Hizmetleri Anonim Şirketinden kaza tarihi olan 16/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF:
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve davalı vekilleri süresinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının esas ve usul yönünden hukuka aykırı olduğunu, oluşan maluliyet ve mağduriyet karşısında 8.000 TL gibi cüzi bir manevi tazminata hükmedilmiş olmasının açık bir şekilde hukuka aykırılık teşkil ettiğini, vekalet ücretine ilişkin hükmün yanlış olduğunu belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Hiz. A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının esas ve usul yönünden hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline çıkartılan tebligatların usulüne uygun yapılmadığını, müvekkilinin ön inceleme duruşmasından haberinin olmadığını, müvekkili şirketin araç kiralama şirketi olduğunu, dosyaya sunulan belge ve kayıtlar doğrultusunda, davaya konu edilen aracın müvekkili şirket tarafından kiraya verildiğini ve kaza gerçekleştiği anda kira sözleşmesinin ve kira ilişkisinin devam ettiğini, kira sözleşmesinin varlığını gösterecek olan araç kira sözleşmesi, araç teslim belgesi, faturalar ve faturaların resmi defterlere işlendiğine dair kayıtlara itibar edilmeyerek kurulan hükmün kanuna aykırı olduğunu belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ......... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kusur tespitine ilişkin hüküm kurmaya elverişli bir rapor alınmadan, kazada müterafik kusuru bulunup bulunmadığı tespit edilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan kusur oranının fahiş olduğunu, davacı tarafın müterafik kusuru bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığını, bilirkişi raporundaki tazminat hesabının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderleri poliçe teminat kapsamında olmamasına rağmen yerel mahkemece müvekkili şirketin bu zararlar nedeniyle tazminat ödemeye mahkum edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, yargılama giderlerine yanlış hükmedildiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedeni zarar nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik ve bakım gideri ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı TBK m. 49-55; 2918 sayılı KTK 85, 89, 90, 91; 6100 sayılı HMK m.341, 353, 355, 359; ZMMS Genel Şartları
- Değerlendirme
HMK'nun 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
3.1. Davacı tarafça, 16/01/2018 tarihinde ....... sınırları içerisinde dava dışı......... sevk ve idaresindeki ....... plakalı araç ile ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu ...... plakalı aracın yaya olan davacıya çarptığı belirtilerek maddi ve manevi tazminat talep edilmiştir.
3.2. Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (Tanrıver, S.: Medeni Usul Hukuku, C.I, Ankara 2016, s. 512).
Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı veya yükümlü konumda olup olmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.I., İstanbul 2001, s. 1157 vd.).
Somut olayda; kazaya konu aracın işleteninin davalı ....... ..A.Ş. olduğu iddiası ile davalı aleyhine eldeki dava açılmıştır. Davalının anılan zarardan sorumlu tutulup tutulmayacağı, diğer bir ifade ile davada taraf sıfatı olup olmadığı, davaya konu zarardan yükümlü olup olmadığı aracı uzun süreli kiraya verip vermediğine bağlıdır. Davalının anılan kaza nedeni ile ortaya çıkan zarardan sorumlu olup olmayacağı, husumete ilişkin bir uyuşmazlık olup husumet itirazı ilk itirazlardan olmayıp yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi resen de ele alınabilecektir. Bu nedenle mahkemece, davalının husumete ilişkin bu itirazı yönünde, süresinde cevap dilekçesi sunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. (........ sayılı ilamı)
3.3. 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir......... karar sayılı ilamı)
Somut olayda, davalı .......... AŞ. vekili, müvekkilinin uzun süreli araç kiralama işi yaptığını, hukuken işleten olmadığını ve husumet yöneltilemeyeceğini, kazaya karıyan ... plakalı aracın 14/02/2017 tarihinde uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile ihbar edilen şirkete kiralandığını ve 12/10/2017 tarihinde kiracıya teslim edildiğini, kaza tarihi olan 16/01/2018 tarihinde ihbar edilen şirket tarafından işletilmekte olduğunu iddia etmiş, kira sözleşmesine yönelik iddialarına yönelik belgeleri dosyaya sunmuş olduğu anlaşılmakla mahkeme tarafından bu hususta herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Eksik araştırma ile hüküm kurulamaz bu durumda mahkemece taraflar arasında uzun süreli ve 3.kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, aracın fiilen teslim edilip edilmediği, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin Maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemekle davalı Filotürk Kiralama şirketinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
3.4. Medeni hukuk yargılamasına hâkim olan ilkelerden biri de taleple bağlılık ilkesidir. Bu ilke HMK’nın 26 ncı maddesinde açıkça ifade edilmiştir. Buna göre, hâkim tarafların talepleri ile bağlıdır. Kanunlarda gösterilen sınırlı sayıdaki istisnalar bir kenara bırakılacak olursa talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez. Söz konusu hüküm kamu düzeni ile ilgili olup, resen gözetilir. (.......... Karar sayılı ilamı)
Mahkemece; kamu düzenine ilişkin olan taleple bağlılık ilkesi uyarınca,davacının maddi tazminat talebinin sadece davalı sigorta şirketine yönelik olması dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken davacının talebi olmadığı halde tüm davalıların maddi tazminattan sorumlu tutularak hüküm tesisi kamu düzenine aykırılık nedeniyle yerinde görülmemiştir.
3.5. İlk derece mahkemesince reddedilen kısım yönünden "Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ne göre davanın red edilen maddi tazminat kısmı yönüyle hesaplanan .......... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Hizmetleri Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi' ne verilmesine" şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3. maddesine göre; "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." düzenlemesine göre davalılar yararına hükmedilecek vekalet ücreti, davacı lehine hükmedilen ücreti geçemeyeceği gözetilmeden vekalet ücreti takdir edilmesi tarife hükmüne aykırı olmuştur.
3.6. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile, sair hususlar incelenmeksizin, tarafların istinaf nedenleri ve kamu düzenine aykırılık nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, Dairemiz kararına uygun şekilde, istinaf edenin sıfatı, istinaf itirazları uyarınca kazanılmış haklar da dikkate alınarak davanın yeniden görülerek eksikliklerin giderilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı vekili ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile......... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1. a,6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE
-
Davacı ve davalılardan tahsil edilen istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
-
İstinaf yargılama giderinin mahkemece yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,
-
...... Tarih ...... E.K sayılı ilamının icrasının geri bırakılması amacıyla yatırılan teminatın İİK m.36/5 hükmü uyarınca talep halinde yatırana iadesine
-
Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
......
eimzalıdır. eimzalıdır. eimzalıdır. eimzalıdır.
M.T.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45