Gaziantep BAM 11. HD 2024/499 E. 2024/823 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/499
2024/823
6 Haziran 2024
T.C
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : ......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ......
ÜYE :........
ÜYE :......
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ :.........
NUMARASI ....
İHTİYATİ TEDBİR TALEP
EDEN (DAVACI) :.......
VEKİLİ : Av. .......
ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR İSTENEN - İTİRAZ
EDEN (DAVALI) : ........
VEKİLİ : Av. .......
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ......
YAZIM TARİHİ : .......
Taraflar arasında görülen davada........ Esas sayılı dosyasında verilen ......... tarihli ara kararın istinaf incelemesi ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- K A R A R -
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tekstil işinde iştigal ettiğini, bu güne kadar hiçbir çekinin yazılmadığını, müvekkilinin imzasına haiz olmayan çekin davalı yanın yedinde olduğunu, müvekkilinin kesinlikle davalı yana borçlu olmadığını, bu hususun imza incelemesinde ve ticari kayıtlarda ortaya çıkacağını ileri sürerek müvekkili firmanın sahip olduğu ve imzası müvekkilince kabul edilmeyen .......... seri numaralı .. keşide yerli ..... TL bedelli çekten ötürü davalı tarafından icra takibi başlatılmaması, açılan icra takibinin durdurulması ve çekin icraya konulmaması yönünde HMK'nın 389 ve İİK'nın 72 maddesi gereğince her türlü tedbir kararı vermeye yetkili olan mahkemeden tedbir kararı verilmesini, çekin ödenmemesi ile çekin icraya konulmaması icraya konulması durumunda takibin durdurulması konulan hacizlerin ferkki amacı ile tedbir kararı verilmesini, çekin icraya konu edilmesi durumunda çek bedelinin banka hesabına yatırılması şeklinde karar verilmesi durumunda çek bedelinin ibraz edene ödenmemesi ve icraya konulmaması yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece .......... tarihli ek karar ile; "...Davacı vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin talebi yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında değerlendirildiğinde;Her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesinde haklarında başlatılan bir takip bulunmadığı iddia edilmiş ve davalı tarafça icra takibi başlatılmaması,başlatılan icra takibinin durdurulması ve çekin icraya konulmaması yönünde tedbir talep edilmiş ise de davacı vekilinin .......Tarihli dilekçesinde, Müvekkil firmanın sahip olduğu ve imzası müvekkilce kabul edilmeyen çekten dolayı açılan ......... esas sayılı dosya ile açılan icra takibinin durdurulması yönünde HMK 389 ve iik 72 maddesi gereğince her türlü tedbir kararı vermeye yetkili olan mahkemenizden tedbir kararı verilmesini, takibin durdurulması, dosyaya yatırılan teminatın alacaklıya ödenmemesi ve konulan hacizlerin fekki amacı ile tedbir kararı verilmesini talep ettiği anlaşıldı. Davacı vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin talebi yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında değerlendirildiğinde.........esas sayılı dosyasında ........ tarihli icra ödeme emrinin gönderildiğ....... günü saat ..e takip talebinin başlatıldığı,davanın ise takipten sonra açıldığı anlaşılmakla, ... sayılı İİK’nun 72. maddesine göre, dava tarihinden önce başlatılan bir icra takibi nedeniyle menfi tespit davası açıldığında takibin tedbiren durdurulması mümkün olmadığından takibin durdurulmasına ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, ancak istikrarlı.......... kararlar ile de belirlendiği üzere "çoğun içinde azda vardır kuralı......... Esas sayılı dosyasında takip konusu alacağın %..... oranda teminat yatırılması karşılığında icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Talebin KISMEN KABULÜ ile; 1-)Davacının takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 2-)İcra İflas Kanununun 72/3. Maddesi uyarınca icra dosyasındaki takip değeri olan ..........TL nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubu şeklindeki teminat karşılığında, dava sonuna kadar tedbiren .......... sayılı dosyasında İCRA VEZNESİNE YATIRILAN PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMESİNİN DURDURULMASINA," karar verilmiştir.
Aleyhine ihtiyati tedbir istenen itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacının davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın çek altında imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, bankaya müzekkereler yazıldığında aynı imza ile çek ödemesi yapıldığının anlaşılacağını, davacının kötü niyetli davranarak müvekkilini zarara uğratmak adına bu eldeki davayı açtığını, davacının....... esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açtığını ve tedbir bırakılarak icranın durdurulmasını talep ettiğini, ancak........ tedbir talebini reddettiğini, buradan sonuç alamayan davacının bu sefer bu davayı açtığını, davacının iyi niyetli olmadığını, arada ticari bir bağ olmasına rağmen tedbir veya ödemeden men yasağı alarak ve ihtiyati tedbir kararı alarak müvekkilini zarara uğratmaya çalıştığını, mahkemece alacak miktarının....mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmişse de bu teminatın icra takip alacaklarının çok küçük bir kısmını karşıladığını belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece...... tarihli ara karar ile; "...Mahkememizce verilen ........ tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik süresinde yapılan itiraz üzerine tarafların dinlenmesi için duruşma açılmıştır. Somut olaya uygulanması gereken .. sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesinin 3.fıkrası; 'İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir'' şeklinde düzenlenmiştir. İhtiyati tedbire itirazı düzenleyen 6100 sayılı ...Kanunu'nun 394.maddesi ise; ''1) Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. (2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. (3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. (4) İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. (5) İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz.'' şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre ihtiyati tedbire itiraz, ancak tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olmak üzere 3 başlıkla sınırlı olmak üzere yapılabilmektedir. İtiraz eden vekili İİK'nin 72. maddesinin 3.fıkrası uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararının yasaya aykırı olduğunu belirtmiş ise de; mahkememizce verilen tedbir kararının ölçülü olduğu, teminat alınmış olduğu ve tedbir kararının değiştirilmesini gerektiren yeni bir durumun ortaya çıkmadığı kanaatine varılmakla itirazın reddine" karar verilmiştir.
İtiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının davacıya borcunu ödememek konusunda hukuki koruma sağladığından müvekkilinin zararı oluştuğu ve durumun telafisi güç zararlara sebebiyet verdiğini, somut olayda tedbir kararı davanın esasına etki edecek bir karar olmadığı gibi davacının korunmasında menfaati olacak herhangi bir hakkının da bulunmadığını, dosyaya sundukları belgelerden anlaşılacağı üzere davacının usul ve yasaya aykırı bir şekilde müvekkiline verdiği çeki karşılıksız bıraktığını, HMK'nın . . ....... kenar başlıklı 389 maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarının düzenlendiği, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâllerin ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edildiğini, mahkemece ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kurallarının dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesinin mümkün olacağını, ihtiyati tedbirde asıl olanın ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta davacının yaklaşık ispat hükmüne riayet etmediği ve borçlu olmadığını iddia etmekle yetindiğini, bunun yanı sıra tedbir kararı verilmediğinde karşılaşacağı tehlike ve zararlar konusunda da bir endişesinin bulunmadığını, yerel mahkeme teminat karşılığında verilen ihtiyati tedbir kararından sonra davacı tarafından dosyaya herhangi bir teminatın sunulmadığını, tedbir kararının uygulanması için gereğini yerine getirmeyen davacının kötü niyetli hareket ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle davacı aleyhine yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini, bankaya müzekkerelerin yazılmasında aynı imza ile çek ödemesi yapıldığının anlaşılacağını, davacının kötü niyetli olarak müvekkilini zarara uğratmak adına bu eldeki davayı açtığını, davacı tarafın şirket yetkililerinin akrabası olduğu düşünüldüğünde .............başvurarak çekin kendisinde olmamasına rağmen .. esas sayılı dosyası ile çek zayi davası açtığını, çek bedelinin %.. olan .... TL bedel ile ödeme yasağı kararı aldırdığını, kendilerinin mahkemeye başvurarak çekin . .. olmadığını ihtiyati tedbir kararının hemen kaldırılması gerektiğini talep etmelerine rağmen mahkemenin herhangi bir karar vermediğini,......... hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, davacının ............ esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açtığı ve tedbir bırakılarak icranın durdurulmasını talep ettiğini, mahkemece bu talebin reddedildiğini, davacının her üç mahkemeyi de kullanarak müvekkilini zarara uğratmak adına ödeme yapmayı geciktirdiğini, yerel mahkemece alacak miktarının %..........i mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmişse de bu teminatın icra takip alacaklarından çok küçük bir kısmını karşıladığını, sunulan belgelerin incelenmesinde davacının kötü niyetli olarak hareket ettiğinin anlaşılacağını belirterek ilk derece mahkemesince verilen itiraz reddi kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Talep, ihtiyati tedbire itiraza ilişkindir.
İhtiyati tedbir hakkında verilen kararlara karşı ancak belli durumlarda istinaf yoluna başvurulabilecektir. Nitekim, ........maddesinde durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın istinaf yoluna götürülemeyeceği aslında kanun koyucunun da açık ve bilinçli bir tercihidir. Zira durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi ve kaldırılmasını düzenleyen ........ maddesinin ikinci fıkrasında itiraz hakkında 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu şekilde 394. maddenin üçüncü fıkrasına yapılan atıf ile üçüncü kişilerin de itiraz edebileceği, dördüncü fıkraya yapılan atıf ile de itirazın şekli ve incelenmesinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Dikkat edilirse kanun yoluna başvuru imkânını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmamıştır. Bunun gibi teminat karşılığında tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen 395. maddesinde de aynı yönde bir düzenleme yapılmıştır.
HMK’nın 396. maddesinin gerekçesinden bir bölüm şu şekildedir; “Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, birçok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabilir. Her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulması, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır. Kanun yolunun açılmış olmasının amacı, ihtiyatî tedbirlerle ilgili temel hukukî ve prensip hatalarının önüne geçmektir. Bu sebeple, ihtiyatî tedbirin reddi ve ihtiyatî tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânı getirilmiştir. Hâl ve şartlarda değişiklik bakımından o anda kanun yoluna başvurulamaması, daha sonra isin esasıyla ilgili kanun yoluna başvurulması durumunda, bu hususun incelenmeyeceği anlamına da gelmez. Kanun yolu incelemesinde bu husus da değerlendirilerek bir karar verebilme imkânı kapalı değildir”. Gerekçenin bu bölümünde esasen bir geçici koruma tedbiri olan ihtiyati tedbirde kanun yoluna başvurulabilirlikte genel olarak gözetilen amaç ve bu amaç çerçevesinde yapılması gereken değerlendirme görülmektedir.
Somut olayda, mahkeme ara kararı ile takibin durdurulması yönündeki istemin reddi ile İİK .. maddesi uyarınca %.. teminat mukabilinde icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar verilmiş, davalı yanca davacı ile aralarındaki ticari bağın ispatlandığını tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Görüldüğü üzere davalı yanın talebi HMK’nın 396. maddesi kapsamında tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması niteliğindedir. Ancak . .. Madde çerçevesinde tedbirin kaldırılmasını ya da değiştirilmesini gerektirecek yeni bir delil veya hal ve şartlarda değişiklik ortaya konulmadığından ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-
İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
Kafi miktarda harç alınmakla yeniden harç tayinine yer olmadığına,
-
Tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan istinaf masraflarının üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 362/1.(f) bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.........
. ...
Başkan
.........
e-imzalıdır
. .....
Üye
.....
e-imzalıdır
...
Üye
...
e-imzalıdır
. .....
Katip
.........
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45