Gaziantep BAM 11. HD 2024/586 E. 2024/683 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/586
2024/683
20 Mayıs 2024
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.....
KARAR NO :.....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .........
ÜYE : ......
ÜYE : ......
KATİP :......
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .....
NUMARASI : 2....
DAVACILAR : 1-....
2. ......
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. .....
DAVALI : ......
VEKİLLERİ : Av. .....
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : .....
YAZIM TARİHİ : ...
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacılar vekili, her ne sıfatla olursa olsun her türlü belgedeki, müvekkillerine izafe edilen tüm imzaların ve yazıların sahte olduğunu, dava konusu genel kredi sözleşmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerinin kredi başvurusu, kredi bedelinin hesaba gönderilmesi işlemlerini yapmadığını, kredi kullanıma ilişkin para transferi de gerçekleştirmediğini, kredi sözleşmesinin ve kefalet hükümleri müzakere edilmediğinden geçersiz olduğunu, krediyi temin eden ipotek tesis tarihleri dikkate alındığında...... yılları arasında olup, takip ve dava konusu kredi sözleşmesi ile kat ihtarnamesi dahil olmak üzere ipoteğin, tüm kredilerinden veya her türlü krediden veyahut doğmuş doğacak kredilerden ve borçlardan sorumlu olduğunun düşünülmesinin kefalet ve ipoteğin ruhu olan "Belirlilik İlkesine" aykırı olduğunu, müvekkillerinin kefalet sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, ipotekler arasında atıf olmayıp birbirinin devamı olmadığını, ipoteklerin bağlı olduğu eski tarihli kredi sözleşmeleri ile dava konusunun, yeni tarihli genel kredi sözleşmesi arasında birbirine bağlı olduğuna ilişkin atıf olmamasının sözleşmelerin birbirinden bağımsız olduğunu gösterdiğini, müvekkillerinin kefalet ve ipotek nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, kredi sözleşmesinin, ipotekten sonra olduğundan ipoteğin geçersiz olduğunu, takip ve dava konusu kredi sözleşmesinin, ipoteklerden sonra imzalandığı için ipoteğin verildiği esnada ....... dair temel ilişki olmadığını, kredilerin verilmesine esas sözleşmenin ipotekten önceki tarihli olması gerekmesine rağmen, takip konusu sözleşmelerin ipotekten sonraki tarihlerde imzalandığını, ipoteğin verildiği esnada "olası borç" durumunda olmadığından ipoteğin takip konusu borçları kapsamaması nedeniyle ipoteklerin iptali gerektirdiğini, bu nedenle davanın kabulü ile müvekkilleri adına olan ipoteklerin iptaline, davacılar adına olan kefaletlerin iptaline, davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davaya bakmaya yetkili mahkemenin ........ olduğunu, dava değerinin kasıtlı olarak düşük gösterilerek düşük harçla dava açıldığını, takipten dolayı alacak miktarının ......-TL ve gayri nakdi riskleri kapsadığını, borçlu müflis adına dava açan vekilin firmanın iflas etmesi nedeni ile dava açma ehliyetinin olmadığını, davacı tarafından haksız, mesnetsiz ve kötüniyetle ileri sürülen iddiaların, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri ve ipotek belgelerinin hukuken "senet" olarak kabul edildiğini, dava dilekçesinde sözleşmelere ve ipoteklere karşı ileri sürülen iddiaların, senede karşı yapılmış bir iddia olduğunu, senede karşı iddianın aksinin, aynı güçte yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, davanın kötü niyetle açıldığını, bu nedenle davanın reddine, kötü niyetli davacı taraf aleyhine %......den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI: Mahkemece,....... devir (.....) kararına dayanak teşkil eden .. kararında, mahkemelerce ...... tarihinden önce açılmış derdest davaların yeni görevlendirilmiş mahkemelere aktarılacağı yönünde bir açıklamaya yer verilmediği ve davanın ilk açıldığı mahkeme tarafından davaya devam edilip karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nin ....... maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, görevli mahkemenin ...... olduğunun tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili, davanın konusu itibariyle ticari dava olduğu mahkeme tarafından da tespit edilmişken dosyanın . .. . görülmesinin kararının hukuki gerekçelerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın açıldığı tarihte ayrı bir . . .. bulunmaması sebebiyle asliye hukuk mahkemesinin ...... görevli kılınarak davanın ikame edilmiş olmasının ve devamında dosyanın açılan . . ... devrinin yapılmış bulunmasının usul ve yasalara uygun olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle; menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık,.......... sayılı kararı üzerine . . . . . kurulduğu ve ........ tarihinde faaliyete geçtiği somut olayda; eldeki davaya bakmakla görevli mahkemenin ...... yoksa . . . . mi olduğu noktasında toplanmaktadır.
Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 sayılı Kanun'un 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesine göre ise dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden (resen) gözetilir.
Uyuşmazlık konusunu teşkil eden her hukuki olay, meydana geldiği tarihteki yasal düzenlemelere tâbidir ve "tabi hâkim ilkesi" gereği olayın meydana geldiği zamanda mevcut olan mahkemeler tarafından çözümlenmelidir. Buna göre yeni bir mahkeme kurulurken o mahkemenin kuruluş yasasında zaman bakımından faaliyete geçme gününden önceki uyuşmazlıklara bakacak mahkemelerle ilgili özel bir düzenleme bulunmadığı taktirde her uyuşmazlık, meydana geldiği tarihte bu işe bakacak olan mahkemece çözümlenecektir. Başka bir anlatımla her dava açıldığı koşullara göre görülüp sonuçlandırılacaktır.
Açıklanan nedenlerle; taraflar arasındaki uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkeme, uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olan ........ olup, dava tarihinden sonra kurulan ve faaliyete geçirilen......davaya bakılması olanaklı değildir. Bu bağlamda yerel mahkeme gerekçesi yerinde olup, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-
Davalı .... vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
-
HMK'nın 359/4. maddesine göre kararın taraflara dairemizce tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir......
. ....
Başkan
......
¸e-imzalıdır
. ...
Üye
...
¸e-imzalıdır
. ....
Üye
...
¸e-imzalıdır
. . .
Katip
...
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02