Gaziantep BAM 11. HD 2022/1911 E. 2024/571 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2022/1911
2024/571
2 Mayıs 2024
.......
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ....
KARAR NO : .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .....
NUMARASI : ....
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ....
YAZIM TARİHİ :......
Taraflar arasında görülen davada .....Karar sayılı kararının istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. Maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline olan borcuna karşılık . keşide edilmiş ...keşide tarihli .......TL meblağlı ........ ait 1 adet çekin vadesinde ödenmediğini buna karşılık...... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını takibe itiraz edildiğini söz konusu itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ...... esas sayılı dosyası takip başlatıldığını, alacaklı olduğunu iddia eden şahısla müvekkil şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, çek sureti banka ibraz edildiğinde çekin tarihinde tahrifat olduğu gerekçesi ile işlem yapılmadığını, ancak alacaklı olduğunu iddia eden şahsın üsüle aykırı olarak çek ilgili ilamsız takiplerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, çekteki imza şirketin temsile yetkili kişilerin imzasını taşımadığını, müvekkil şirketin takibe konu edildiği gibi bir borçlarının bulunmadığından borca ve imzaya itiraz ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; "....Davacı vekili tarafından dava dilekçesinin 5 numaralı bendinde; çekin davalı şirket yetkilisi ve müdürü olan . ... tarafından bizzat müvekkilinin yanında yazıldığını ve imzalandığını iddia ettiği; bu kapsamda davalı şirket yetkilisinin mahkeme huzurunda ıslak imzalı örneklerinin alındığı ve ilgili kurumlardan ıslak imza asıl örneklerinin toplanarak önce ATK sonra da ikinci rapor aldırılmak üzere uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edildiği; buna karşılık mahkememizce hükme esas alınmasına karar verilen ve alanında uzman profesör bilirkişilerce düzenlenen ...... tarihli raporda; tetkik konusu imzanın . ... eli ürünü olup olmadığı hususunda herhangi bir saptamaya gidilemediğinin tespit edildiği; davacının ispatla yükümlü olduğu bu iddiasının doğruluğunun uzman bilirkişi heyetince dahi tespit edilemediği sonuç olarak davacının ispatla yükümlü olduğu bu hususu usulünce ispat edemediği anlaşılmakla; ispatlanamayan davanın reddine...." karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece yapılan yargılamada eksik inceleme yapıldığının görüldüğünü, çünkü davalı şirketin mali kayıtları, tutulan defterler ve söz konusu şirket yetkilisi tacirin yaptığı işlemler incelenip, bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun yerine getirilmediğini, zira davacı alacaklı ...'nin çeke ilişkin alacağının bu incelemelerden sonra netlik kazanacakken bu hususta inceleme yapılmadığını zaten konunun uzmanları tarafından hazırlanan ve dosyaya sunulan her iki raporda da net bir sonuca ulaşılamadığının açıklandığını bu hususun bile incelemenin eksikliğini ortaya koyduğunu, hazırlanan raporlarda net bir inceleme yapılamadığı gibi, imzalar arasında da biçimsel benzerliklerin olduğunun belirtildiğini ve bu emare üzerinden gerekli incelemeler yapılarak araştırma sonucunda maddi gerçeğin netleştirilmesi gerekirken yargılamanın tamamen bir şüphe üzerine oturtularak bu haliyle sonuçlandırıldığını, bu durumun kişilerin yargılamaya ve hukuka duyduğu güvenin zedelenmemesine sebebiyet verdiğini ve adalet duygusunun zedelenmesi ile birlikte devletin yargı mercilerinin inceleme ve araştırmadan aciz olduğu düşüncesini oluşturduğunu, açıklanan bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının ispatla yükümlü olduğu hususunu usulünce ispat edemediği anlaşılmakla; ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Eldeki itirazın iptali davasında ispat yükü alacak iddiasında bulunan davacı üzerindedir. Davalı taraf davaya konu edilen kambiyo senedindeki (çek) imzanın kendilerine ait olmadığını iddia etmiş, Mahkemece . . Kurumundan ve grafoloji alanında uzman 3 kişiden oluşan bilirkişi heyetlerinden alınan raporlarda davaya konu edilen çek altındaki imzanın basit tersimli çizgisel hareketlerden ibaret karakteristik tanı unsuru içermeyen, taklidi kolay nitelikte imzalar olması nedeniyle tetkik konusu imzanın davalı şirket yetkilisi . .... el ürünü olup olmadığı hususunda herhangi bir saptamaya gidilemediği yönünde rapor tanzim etmişlerdir. Davacı taraf istinaf dilekçesinde davalının ticari defterlerinin incelenmesi talebinde bulunmuş, dosya kapsamında bu yönde bir araştırmanın yapılmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar çek üzerinde keşideci imzası davalıya ait olmasa da bu çekin kullanılıp kullanılmadığı ticari defterlere kaydının yapılıp yapılmadığı hususu önem arz etmektedir. Zira çekin ticari defterlerde kullanıldığı kaydının bulunması halinde bu hususa öncelik verilmesi gerekmektedir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, ". Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. .....Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.." şeklindeki düzenlemesi uyarınca tarafların tacir olması nedeniyle HMK'nın 222 ve devamı maddeleri uyarınca tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca; tarafların ticari defter ve kayıtları, ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamındaki tarafların iddia ve savunmaları da değerlendirilerek bu konuda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
İlk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan deliller toplanmamış ve bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde deliller toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
-
Şanlıurfa.......Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin karar harcı olarak alınan harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
-
İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
İşbu gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin .... bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. ....
...
Başkan
...
e-imzalıdır.
...
Üye
...
e-imzalıdır.
...
Üye
...
e-imzalıdır.
...
Katip
...
e-imzalıdır.
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41