Gaziantep BAM 11. HD 2022/1950 E. 2024/561 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2022/1950
2024/561
2 Mayıs 2024
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ..........
KARAR NO : ........
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN VEKİLİ :.........
ÜYE :..........
ÜYE :.........
KATİP :........
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :.........
NUMARASI : ........
DAVACI : .........
VEKİLİ : Av. .......
DAVALILAR : 1.......
2. .......
3. .......
VEKİLİ : Av. .......
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :.......
YAZIM TARİHİ : ......
Taraflar arasında görülen davada ........ sayılı dosyasında verilen......... tarihli kararın istinaf incelemesi davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu .......... Arasında genel kredi ve teminat sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmenin........ tarafından da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, imzalanan bu sözleşmeye istinaden müvekkili banka nezdinde kredi borçlusu lehine kredi hesabının açıldığı ve bu hesaptan kredilerin kullandırıldığını, kredi sözleşmesi ile üstenilen edimlerin yerine getirilemediğini, bankaya olan borçların ödenmemesi nedeniyle ......... tarihli ihtarnameyle kredi borçlusu ve kefillere ihtar edilerek toplam ....... TL alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini, ihtarname sonrasında herhangi bir ödemenin yapılmaması ve borcun tamamının ödenmemesi üzerine borçlu ve müteselsil kefiller hakkında......... esas sayılı dosyasıyla icra takibinin
başlatıldığını, davalıların borca itirazları nedeniyle takibin durduğunu, taraflarınca arabuluculuğa başvurulmasına rağmen karşı tarafla herhangi bir uzlaşmanın sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalının yersiz ve yasal dayanaktan yoksun tüm itirazlarının iptaline, takibin devamına, itiraz edilen alacağın.........sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ve şahıslara karşı başlatılmış olan icra takibinden gönderilen ödeme emirlerinin ekinde dayanak belge bulunmadığını, davacının başlatmış olduğu icra takibine dayanak gösterdiği ........ tarihli genel kredi sözleşmesinin tarafı olan limited şirketin ........ tarihli ........ yapılan ilan ile .........'ye devredildiğini, bankanın bu ilandan sonra.........Kanununda düzenlenmiş olan basiretli tüccar tanımlamasının gereklerini yerine getirmeyerek söz konusu şirketin limited olan ünvanını anonim şirket olarak değiştirerek işlemlerine devam ettiğini, söz konusu anonim şirketin limited şirketten farklı vergi daire ve vergi numarası ile farklı ortaklardan oluşan bir tüzel kişilik olduğunu, ilan tarihinde müvekkilleri .......... kefili olduğu ......... davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını,........'nin davacı bankaya olan borcu nedeni ile müvekkillerinin sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu,..........Şirketinin birbirinden ayrı olarak aynı zamanlarda da aktif olarak çalışmış şirketler olduğunu, söz konusu şirketlerin aynı zamanda birbirlerine dokunmadan faal olmuş olmalarının bu şirketlerin birbirinden ayrı olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkillerinin davaya konu genel kredi sözleşmesine ilişkin borçtan sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminat ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, "...Öte yandan, davacı banka ile birleşme ile devrolunan ...........TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye davalı ..........ın sözleşme tarihi ile aynı tarihte kefil olduğu, kefalet sözleşmesinin .maddesinde belirtilen şekil şartlarına uygun olduğu, borçlu tarafça genel kredi sözleşmesine konu edim yükümlülüğü yerine getirilmediğinden hesabın....... tarihinde kat edildiği, kat ihtarnamesinin davalı asıl borçluya tebliğ edilip, bu bağlamda TBK m. ... gereğince davalı kefiller yönünden de alacağın muaccel hale geldiği, kat ihtarnamesinin davalı kefillere........... tarihinde tebliğ edildiği, hesap kat tarihi itibari ile asıl alacağın, kullanılan kredi tutarı ile bu krediye uygulanan akdi faiz toplamından oluşacağı, kat tarihi itibari ile belirlenen asıl alacağa hesap kat tarihinden temerrüdün gerçekleştiği takip tarihine kadar akdi faiz istenebileceği, asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanabileceği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu ilkeler doğrultusunda tanzim edildiği, temerrüt faizinin ise sözleşme hükümlerine uygun olarak hesaplandığı, bu bağlamda davalıların raporda tespit edildiği şekilde ...... TL asıl alacak, ........ TL işlemiş faiz, ......... TL .... ve .......... TL ihtarname masrafı kadar davacı bankaya borçlu olduklarına kanaat getirilerek taleple bağlılık ilkesi uyarınca icra takibinde talep edilen miktar doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Kabul edilen miktar yönünden davacının talepte bulunduğu, geçerli bir icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrine süresi içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunduğu, süresinde açılmış bir dava bulunduğu ayrıca alacağın likit olması nedeni ile davacı lehine ...... oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. 1- Davanın kabulü ile davalıların .......... Sayılı icra dosyasındaki itirazlarının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Nakdi alacağın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan ve alacağın %20'si olan (......... TL ) icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın davaya konu icra takibine dayanak olarak sunmuş olduğu genel kredi sözleşmesinin....... ile davacı banka arasında akdedilmiş olan.... tarihli genel kredi sözleşmesi olduğunu, davacının .......'nin anılan .... kaynaklı borcunu ödemediği bu sebeple borçlu şirket ve ....... kefillerinin müvekkili şahıslara karşı icra takibi başlattığını beyan ettiklerini, fakat ... borçlusu.......... olup, borçlu olduğu ve borcunu ödemediği iddia edilen müvekkili şirketin ise...........olduğunu, her ne kadar iki şirketin isimleri birbiri ile benzer olsa da iki şirketin birbirinden farklı şirketler olduğunu, müvekkili şirketin başka bir şirketin ........ sorumlu tutulduğunu, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, davaya dayanak genel kredi sözleşmesi borçlusu ile borçtan sorumlu tutulmaya çalışılan müvekkilinin birbirinden farklı şirketler olduğunu, .......... tarihinde . ....... yayımlanan ......... isimli şahıslar tarafından.......... Adında kurulduğu ........ tarihinde unvan değiştirerek ............ olduğunu, yani ........ hali hazırda aktif olan .......nin devamı niteliğinde çalışmasına devam ettiğini, ..........nin unvan değişikliğinden de önce yani ........ tarihinde kurulduğu ve aktif çalışmaya devam eden bir şirket olduğunun açıkça görüldüğünü, .......... birbirinden ayrı olarak aynı zamanlarda da aktif olarak çalışmış şirketler olduğunu, şirketlerden birisinin diğerinin unvan değişikliğine uğradığı, tadil edildiği, genişletildiği veya daraltıldığı hali olmayıp hiçbir şekilde devamı niteliği taşımadığını, ...........nin birbirinin devamı niteliğinde olduğunu, yerel mahkemenin ......nin davacı bankaya hiçbir borcu olmadığı hususunu gözden kaçırdığını, müvekkili şirket ile davacı banka arasında akdedilmiş bir genel kredi sözleşmesinin bulunmadığı, icra dosyasına yapılan itirazların yerinde olduğunu, davacı tarafın müvekkili ile bir genel kredi sözleşmesi olmayıp ne icra dosyasına ne de yerel mahkemenin talebi üzerine mahkeme dosyasına böyle bir sözleşme sunmadığını, sunmasının da mümkün olmadığını, davacının ........'da sayılan basiretli tacir sıfatını haiz bir şirket olarak borçlandırma yaptığı her şirket ile ayrı ayrı genel kredi sözleşmesi imzalamasının gerektiğini, davacının dayanak sunduğu sözleşmeye istinaden alacaklı olduğunu iddia ettiği borç için işlem yapmasının mümkün olmadığını, dosyaya eklenen bilirkişi raporundan da açıkça görüldüğü üzere .........n davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığı, varlığı iddia edilen borcun .......... ile arasında akdedilmiş olan herhangi bir kredi sözleşmesinin bulunmadığını,.....da anlaşıldığı üzere davaya konu edilmiş olan borç miktarı için .........'nin teminatlarına başvurulmasının mümkün olmayıp, müvekkili şahısların kefil olduğunun düşünülemeyeceğini, müvekkil şahısların ........ herhangi bir kefilliklerinin bulunmadığı, söz konusu borçtan sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını, yerel mahkemenin icra inkar tazminatına hükmetmiş olmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının açmış olduğu icra takibi ve bu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın............ icra inkar tazminatı talebi ile ilgi olarak yerel mahkeme tarafından kurulmuş olan kararın da hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava bankacılık işlemleri nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, karara esas alınan bilirkişi raporunun denetime açık, karar vermeye elverişli ve oluşa uygun olmasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeyle;
-
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 70.644,56 TL harçtan peşin alınan 17.661,14 TL harç mahsup edilerek bakiye 52.983,41 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
-
Gider avansı hakkında HMK 333. maddesine göre işlem yapılmasına, karar kesinleştiğinde artanın ilgilisine iadesine,
-
Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi veya buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluklarında oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı........
. .......
Başkan Vekili
.......
e-imzalıdır
. ......
Üye
........
e-imzalıdır
. .........
Üye
......
e-imzalıdır
. ........
Katip
.......
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41