SoorglaÜcretsiz Dene

Gaziantep BAM 11. HD 2022/1835 E. 2024/516 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1835

Karar No

2024/516

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C.

GAZİANTEP

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ....

KARAR NO : .....

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : ....

NUMARASI : ......

DAVACI : ......

VEKİLLERİ : Av. ...

Av. ...

Av. ...

DAVALI :

TEMSİLCİ : ... - ...

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : ...

YAZIM TARİHİ :

Taraflar arasında görülen davada........ Karar sayılı kararının istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. Maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin matbaacılık alanında faaliyet göstermekte olup çoğunlukla eğitim sektöründe yer alan dershane, okul, özel kurs gibi çeşitli kurumlara deneme setleri, soru bankaları, düzey belirleme sınavlarına ilişkin eğitim fasikülleri gibi kitap ve bu nitelikteki malların satışını yaptığını, davalı şirket ile bu kapsamda ticari ilişki kurulduğunu, davalıya satılıp 8 adet fatura karşılığı teslim edilen deneme seti bedeli ...-TL olup davalının ...... bakiye kısmın ödenmemesi üzerine icra takibi başlattıklarını, takibin davalının haksız yere itiraz etmesi üzerine durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden netice alınamadığını iddia ederek....... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takip dosyasının kaldığı yerden devamına, ayrıca % 20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, vekalet ücreti ve yagılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamış, delil bildirmemiştir.

Mahkemece; "....Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında ispat yükü kural olarak davacı tarafa aittir. Davacı taraf alacağının varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Huzurdaki dava için de bu kural geçerli olup davacının kendi defterlerinde kaydettiği faturadaki malı sattığını ancak bedelini tahsil edemediğini ispat etmekle yükümlüdür. ....yerleşik içtihatları gereğince, salt davacının ticari defter ve kayıtları mal teslimini ispata yeterli değildir. Defter kayıtlarının dayanak belgelerle de desteklenmesi gerekir. Bu esaslara göre değerlendirme yapıldığında davaya konu fatura davalının ticari defter ve kayıtlarında görülmediği gibi davacının ticari defterlerindeki kayıtları destekler mahiyette, sevk irsaliyesi, mutabakat formu, teslim fişi vb. herhangi bir delil bulunmamaktadır. Öte yandan davacı taraf yemin deliline dayanma hakkından vazgeçmiştir. Dosya kapsamı bu esaslar çerçevesinde bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının alacağını ispat edemediği kanaati ile davanın reddine..." karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dava dilekçesinde belirttikleri hususlarda araştırma yapılmaksızın eksik inceleme neticesinde davanın reddine karar verildiğini, yerel mahkemenin kararının gerekçesinde, "...salt davacının ticari defter ve kayıtları mal teslimini ispata yeterli değildir. Defter kayıtlarının dayanak belgelerle de desteklenmesi gerekir. Bu esaslara göre değerlendirme yapıldığında davaya konu fatura davalının ticari defter ve kayıtlarında görülmediği gibi davacının ticari defterlerindeki kayıtları destekler mahiyette, sevk irsaliyesi, mutabakat formu, teslim fişi vb. herhangi bir delil bulunmamaktadır...." şeklinde hüküm kurduğunu, dava dosyasındaki sair delillerin yerel mahkemenin gerekçesinde yer alan hususların aksine davacı müvekkil ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişkinin varlığını açıkça kanıtlar nitelikte deliller olduğunu, tüm bu hususlar ele alındığında; davalının, taraflar arasındaki alım-satım ilişkisinin varlığının hem açık hem zımni olarak defalarca kez kabul ettiğinin ortada olduğunu, bu bağlamda hayatın olağan akışında, fatura düzenlenip verilmesi için, taraflar arasında önceden kurulmuş bir sözleşme ilişkisinin bulunmasının şart olduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen faturaların da taraflar arasındaki bu ticari ilişki sonucu düzenlendiği ve bu ticari ilişkiyi kanıtlar nitelikte olduğunu, kaldı ki ticari hayatta her türlü ticari faaliyeti gösteren müvekkilinin, satışını ve teslimini gerçekleştirmediği mallara ilişkin fatura düzenlemesi ve bu faturaları da ticari defterlerine kaydetmesinin ticari hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, dolayısıyla davacı müvekkilin düzenlediği faturanın, taraflar arasındaki satım sözleşmesine dayanak olarak düzenlendiğinin ispata elverişli olduğunu, yerel mahkemece, ayrıca davacı müvekkilin usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri sahibi lehine delil gücüne sahip olmasına rağmen bu hususta bir değerlendirmede bulunulmayıp gerekçeli kararda sadece bilirkişinin görüş ve tespitlerine yer verilerek eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığını, tacir olmanın gereklerini yerine getirmeyen taraf davalı olmasına rağmen, davacı müvekkil tarafından eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulan, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış, birbirini ve davaya konu tüm taleplerini doğrular nitelikteki ticari defterlerin müvekkil lehine delil olarak değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, faturaya istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece; davacının alacağını ispat edememesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf isteminde bulunan davacı tarafından yatırılması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,

  5. HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

25/04/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. ...

...

Başkan

...

e-imzalıdır.

...

Üye

...

e-imzalıdır.

...

Üye

...

e-imzalıdır.

...

Katip

...

e-imzalıdır.

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkesinıslakuygulanmayacaktırayrıcaİptaliSatımdanoybirliğiylekonusuimzalanmışvekilleriKaynaklanan)İtirazıngaziantepelektronikbelge(Ticarihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim