Gaziantep BAM 11. HD 2022/1943 E. 2024/503 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2022/1943
2024/503
25 Nisan 2024
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.....
KARAR NO :.....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .....
NUMARASI : .......
DAVACI : ... - (...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - (...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ....
YAZIM TARİHİ : .......
Taraflar arasında görülen davada ....... sayılı dosyasında verilen ....... tarihli kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla,....... maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine ...... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, bu takibin usulsüz olduğunu, müvekkilinin davalıya hiçbir surette borcunun bulunmadığını, müvekkili ile karşı taraf arasında herhangi bir para ilişkisinin olmadığını, müvekkilinin bu icra takibine konu edilen senede hiçbir şekilde imza atmadığını, başlatılan icra takibinde gönderilen ödeme emrinin müvekkilinin ikamet etmediği bir adres olduğundan süresi içerisinde itiraz edilemediğini, icra müdürlüğü dosyası kapsamında cebri icra tehdidi altında müvekkiline ait taşınmazın satışının yapıldığını, ancak müvekkilinin davalıya iddia edilen borcunun bulunmadığını, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin yazılı herhangi bir belge veya delil olmaksızın tamamıyla sahte imza ile düzenlenen mesnetsiz ve haksız kazanç elde etmek amacıyla ikame edilmiş kötü niyetli bir icra takibi olduğunu, kesinlikle kabul manasına gelmemek kaydıyla davalının alacaklı olduğu iddia edilen senedin incelenmesinde “...” ibaresinin yer aldığının görüleceğini ileri sürerek davanın kabulüne, müvekkilinin ......esas sayılı dosya kapsamında davalıya fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik...... TL’lik kısmı ve bu miktara isabet eden faiz, takip gideri, vekalet ücreti yönünden borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalı aleyhine harca esas değerden %... aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemesine, davalıya fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihi itibariyle ödenen ....TL‘nin hak edildiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflarınca davacının müvekkiline olan borcu dahilinde......esas sayılı dosyası üzerinden ......TL bedelli bir adet kambiyo senedinin icra edildiğini, davacının takip sürecinde imzaya yada borcu hiçbir şekilde itiraz etmediğini, takip konusu senet üzerinde düzenleme tarihi ve düzenleme yeri belirtilmediğinden kambiyo senedi vasfının bulunmadığını, bu durumda davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğunun söylenemeyeceğini, tarafların tacir oldukları iddia edilmediğinden uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde ...... görülüp sonuçlandırılmasının gerektiğini, menfi tespit davalarında bir yıllık hak düşürücü sürenin bulunduğunu, .....yılı içerisinde ikame edilen ve davacıya tebliğ edilen gerek ödeme emri ve gerekse de satış ilanı evraklarından ilgili bir yıllık sürenin geçtiğinin açıkça ortada olduğunu, icra dosyasının geçirdiği ortalama dört yıllık süreçte davacı tarafça imzaya ve hatta borca hiçbir itiraz sunulmadığını, somut davada ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğunu, senede karşı senetle ispat zorunluluğu göz önüne alındığında ve davacının da buna yönelik bir beyan yahut evrakının dosya içeriğine sunulmadığı taraflarınca sabit görüldüğünden davanın reddinin gerektiğini, davacının somut dosyasının borçtan kurtulma ve müvekkilini zarara uğratma amaçlı somut davayı ikame ettiğini belirterek davanın reddine, davacının ..... oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, "...yargılama sırasında tüm deliller toplanıp imza incelemesine esas imza örneklerinin toplanmış olup, senet aslının İcra dosyasında bulunmadığı, davalı tarafından dava konusu edilen senet aslı sunulmadığı, bu hususta muhtıra çekildiği, muhtırada kesin sürenin anlam ve sonuçları hatırlatıldığı, davalı vekili tarafından süresinde senet aslını mahkeme sunulmadığı ve .... tarihli celsede müvekkilinin senet aslını kaybettiğini bu nedenle mahkemeye sunulamayacağını beyan ettiği ,menfi tespit davasında alacaklı bulunduğunun ispat yükünün davalıya ait olduğu, meşruhatlı davetiyeye rağmen davalının senet aslını ibraz edemediği, bu nedenle imza incelemesi yapılamadığı ve imzanın davacıya ait olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile davacının ...... esas sayılı takip dosyası ve bu takip dosyasının dayanağı olan icra takibine konu edilen .... düzenleme tarihli ...... TL bedelli senetten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, davacının istirdat talebinin kabulü ile davacıdan icra tahdidi altında ...... esas sayılı dosyasında .....TL nin ödeme tarihinden itibaren başlayacak ticari faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,, ......maddesi gereğince koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebi yönünden tazminat taleplerinin reddine, dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 1- Davacının davasının KABULÜ ile, davacının ....... esas sayılı takip dosyası ve bu takip dosyasının dayanağı olan icra takibine konu edilen...... düzenleme tarihli .......bedelli senetten dolayı BORÇLU BULUNMADIĞININ TESPİTİNE, 2- İcra dosyasına yatırılan ......-TL nin ödeme tarihinden itibaren başlayacak ticari faiziyle davalıdan tahisili ile davacıya ödenmesine tazminat taleplerinin REDDİNE" karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve esas açısından isabetli olmadığını, cevap dilekçesini tekrarla taraflarınca davacının müvekkiline olan borcu dahilinde . dosyası üzerinden .... TL bedelli bir adet kambiyo senedinin icra edildiğini, davacının bu takip sürecinde imzaya yada borca hiçbir şekilde itiraz etmediğini, .... TL borç içeren, ancak süreç dahilinde kambiyo senedi vasfını kaybeden aynı senet dahilinde ilamsız takip olarak ..... esasında icra dosyasının ikame edildiğini, bu takibin dahi süreçler dahilinde hiçbir şekilde ne imza ne de borç açısından itiraza uğramadığı, ilgili borcun bir kısmının gayrimenkul satışı dahilinde tahsil edildiğini, davacının ikame ettiği somut dosya dahilinde ihtilaf konusunun borç içeren evrak icra dosyasında da görüleceği üzere kambiyo senedi vasfını taşımadığını, taraflarında tacir olmadığı hususu göz önüne alındığını takip konusu senedin tanzim tarihi itibar ile üç yılı aştığından kambiyo senedi vasfının bulunmadığını, bu durumda davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğunun söylenemeyeceğini, tarafların tacir olmadığı aşikar olduğundan ve senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığı hususu somut evraklardan açıkça anlaşıldığından davanın görev yönüyle reddini gerektirdiğini, menfi tespit davalarında 1 yıllık hak düşürücü sürenin bulunduğunu, mahkemenin tensip zaptı dahinde talep ettiği ...... esas sayılı icra dosyası içeriğinde de görüldüğü üzere .... yılı içerisinde ikame edilen ve davacı borçluya tebliğ edilen gerek ödeme emri ve gerekse de satış ilanı evraklarından ilgili 1 yıllık sürenin geçtiğinin açıkça ortada olduğunu, dava konusu edilen evrak üzerinde yer alan imzanın, davacının el ürünü olmadığı yönünde her ne kadar iddialar yer almakta ise de her iki icra dosyasının geçirdiği ortalama dört yıllık süreçte davacı tarafça imzaya ve hatta borca hiç bir itirazın sunulmadığından bu aşamada imza incelemesinin yapılamayacağını, Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere somut davada ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğunu, senede karşı senetle ispat zorunluluğu göz önüne alındığında davacının buna yönelik bir beyan yahut evrakını dosya içeriğine sunmadığını, davacının somut dosyada borçtan kurtulma ve müvekkilini zarara uğratma amaçlı somut davayı ikame ettiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı, takibe konu kambiyo senedi vasfında olmayan bonodaki keşideci imzasının sahte olduğunu iddia ederek İİK'nın 72.maddesi gereğince menfi tespit talebinde bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı tarafça davacı aleyhine ..... TL bakiye alacak ve ferileri ile birlikte tahsili talebi ile ilamsız icraya dayalı takip başlatılmıştır. Takibe dayanak senet örneği incelendiğinde; keşideci olarak davacıya atfen isim ve imza olduğu, tanzim tarihinin...., ödeme tarihinin ...... olduğu anlaşılmaktadır.
Kambiyo senetlerinde imzanın keşideciye ait olduğuna yönelik ispat yükü senet alacaklısı üzerinde bulunmaktadır. Senet zamanaşımına uğramış ve adi senet hükmünde olsa dahi, senet altındaki keşideci imzasına ilişkin sahtelik defi, mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilir. Mahkemece senet aslını ibraz etmesi için takip alacaklısı-davalı vekiline süre verilmiş ise de; senet aslı ibraz edilememiştir. Fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılamayacağı gibi fotokopi belge üzerinden rapor düzenlenmesi halinde bu rapor hükme esas alınamaz. Bu durumda; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davalı yanca senet aslının ibraz edilmemesi, ispat yükünün davalıda olduğu, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığının kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin karar verilmesi yerindedir. ......
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin.....maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
-
6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken 5.464,80 TL harçtan, peşin yatırılan 1.366,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.098,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irad kaydına,
-
İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
-
Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu.... tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
...
Başkan
...
e-imzalıdır
...
Üye
...
e-imzalıdır
...
Üye
...
e-imzalıdır
...
Katip
...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41