Gaziantep BAM 11. HD 2022/1776 E. 2024/492 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2022/1776
2024/492
18 Nisan 2024
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .............
ÜYE : ............
ÜYE : ...........
KATİP : ...........
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :........
NUMARASI :.........
DAVACI : ........
VEKİLLERİ : Av. .........
DAVALILAR : 1-.........
2. ............
VEKİLLERİ : Av. ...........
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (GKS'den Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ........
YAZIM TARİHİ : ...........
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, dava dışı asıl borçlu ....... İle müvekkili banka arasındaki ...... kapsamında müteselsil kefil olan davalıların, asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi üzerine hem kendilerine hem de asıl borçlulara kat ihtarnamesi keşide edilerek davalılara tebliğ edilmesine rağmen borcun geri ödenmediğini belirterek alacağın tahsili için ....... dosyası üzerinden davalı borçlular aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, asgari ....... . tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, esas borçlu......... olup davacının ...kapsamında müvekkillerine gelemeyeceğini, kefillerin borçlarının belirlenebilir olması gerektiğini, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uygun yapılmadığını, davaya konu sözleşme maddelerinin müvekkillerinin aleyhine hüküm ifade etmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte asıl borçlu şirketin müdürü olan......... tarihinde imzaladığı......'de kredi limitinin.... TL belirlendiğini, müvekkillerinin her ne kadar ..........TL'ye kadar olan tutardan sorumlu olduğunu beyan etmişlerse de; kefilin sorumluluğunun asıl borç tutarından fazla olamayacağını, borcun büyük bir yekununu müteselsil kefil ........'nın ödediğini, kaldıki asıl borçlunun ödeme güçlüğü çekmesi durumunda bu durumun kefillere bildirilmesi gerektiği gibi asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ödeme ihtarının sonuçsuz kalması gerektiğini, ihtar sonucunda asıl borçlunun ödeme yapıp yapmadığının belli olmadığını beyanla davanın reddi ile ........ tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacı tarafından keşide edilen kat ihtarnamesinin asıl borçluya tebliğ edilmemiş olduğu, yani kefile müracaat koşulu gerçekleşmediği, bu noktada davacının kefil konumunda bulunan davalılar bakımından doğrudan takip yapmasının TBK m.586/1 hükmüne aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, davalı borçluların itirazlarının hukuki ve kanuni hiçbir dayanağı bulunmadığını, borçluların aleyhine ilamsız olarak başlatmış oldukları takipte herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, davalı borçluların temerrüte düştüğü kat tarihinden sonra temerrüt faiz oranının uygulanacağını, bu itibarla borçluların faize ve takibin fer'ilerine ilişkin itirazlarının haksız olduğunu, mahkemenin vermiş olduğu kararın doğru olmadığını, davalıların genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesini firma lehine müşterek ve müteselsilen imzaladıklarını, taraflara usulüne uygun ihtarname gönderildiğini, her ne kadar mahkemece asıl borçluya gönderilen ihtarın asıl borçluya tebliğ edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de cevap dilekçesi incelendiğinde bu hususta davalılar tarafından herhangi bir beyan olmadığını, mahkemenin herhangi bir itiraz ve beyan olmaksızın bu durumu re'sen inceleyemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın kefillerden tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Dosyada mübrez asıl borçluya çıkartılan kat ihtarı tebliğ mazbatası incelendiğinde, ........adresine çıkartılan tebligatın.......... olmaması nedeniyle bila ikmal iade döndüğü görülmüştür. Asıl borçlu şirketin bildirdiği sözleşme yazışma adresinin ise, 3 adet sözleşme limit artırım sayfalarında ise...... olarak beyan edildiği anlaşılmaktadır. Bir başka söyleyişle, asıl borçlunun sözleşmelerde beyan ettiği adreslerine kat ihtarnamesi tebliği gönderilmediği tespit edilmiştir.
TBK'nın 586. maddesinde müteselsil kefalete ilişkin düzenleme yapılmış olup, adı geçen maddenin 1. fıkrası; "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." düzenlemesini içermektedir. ........ karar sayılı emsal içtihadında da; "borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir." denilmiştir.
Somut olayımıza gelince, asıl borçlu şirketin sözleşmede beyan ettiği.......... adresine usulüne uygun bir şekilde kat ihtarnameleri noter yoluyla beyan ettiği adresine çıkartılmadığı,....... olarak ihtar çıkartıldığı görülmekle, davalı kefiller bakımından TBK'nın 586. maddesindeki ihtarın semeresiz kalması şartı gerçekleşmediğinden kefile gidilemeyecektir. Anılan nedenlerle davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekili, davalıların esasa cevap dilekçesinde yukarıda değinilen hususları itiraz konusu yapmadığından mahkemece re'sen değerlendirilemeyeceğini belirtmişse de, davalılar vekilinin ....tarihli cevap dilekçesinin 4. bendinde açık ve belirgin bir şekilde davalıların yani müteselsil kefillerin temerrüt faizinden sorumlu tutulabilmeleri için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve alacaklının ödeme ihtarının sonuçsuz kalması gerektiği, ihtar sonucunda borçlu ödeme yapmazsa o zaman kefile başvurulabileceği hususları ileri sürülmüştür. Usule yönelik davacı bankanın işbu istinaf sebepleri de yerinde değildir.
Davalılar vekilinin katılma yoluyla ileri sürdüğü istinaf sebebinde, davacının takipte kötü niyetli olduğu, müvekkilleri lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüşse de, asıl borçluya çıkartılan tebliğ adresinin sehven mahalle farklılığı nedeniyle bila ikmal geri döndüğü, bunun ise kötü niyet teşkil etmeyeceği açık olup, kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu kabul edilebilir görülmemiştir.
Sonuç olarak; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlenerek yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle ;
-
Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.(1) maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı tarafından yatırılması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davalılar tarafından yatırılması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
-
Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
-
HMK'nın 359/4. maddesine göre kararın taraflara ilk derece mahkemesince tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1.(a) bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. .......
........
Başkan .......
¸e-imzalıdır
......
Üye ..........
¸e-imzalıdır
..........
Üye ........
¸e-imzalıdır
...........
Katip .....
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41