Gaziantep BAM 11. HD 2022/1823 E. 2024/450 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2022/1823
2024/450
4 Nisan 2024
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : .......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..........
ÜYE : ..........
ÜYE : .........
KATİP :...........
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :..........
NUMARASI : ......
DAVACI : ..........
VEKİLLER İ : Av...........
Av.
DAVALI : ...............
VEKİLLERİ : Av. .........
Av. ...........
Av. ..........
Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :..........
YAZIM TARİHİ :..........
Taraflar arasında görülen davada . ........... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. Maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkkili ile davalı arasında akrabalık ilişkisinin mevcut olduğunu, davalının ekonomik olarak zorluk içerisine girdiği yani nakit paraya ihtiyacı olduğu bir dönemde müvekkili ile olan akrabalık ilişkisine de dayanarak müvekkilden borç adı altında para almış ve karşılığında dilekçeleri ekinde sunulan senedi düzenleyerek müvekkiline verdiğini, iş bu senet arkasına kendi el yazısı ile yazmış olduğu ifadeden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin alacaklı olduğunu kabul ettiğini, aynı şekilde yine dilekçeleri ekinde sunulan davacı müvekkili ile davalı arasında yapılan bazı whatsapp konuşmalarından da görüleceği üzere, müvekkiline olan borcunu ikrar ettiğini ve ödeyeceğine dair verdiğini, icra takibine dayanak yapılan iş bu senedin vade tarihi geldiğinde müvekkili, akrabalık ilişkilerinin zedelenmemesi için birkaç defa alacağını sözlü olarak istediğini, tüm çabaları sonuçsuz kalınca icra takibi başlatmak zorunda kaldığını,..........esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ......... TL asıl alacak miktarlı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını, bu nedenlerle davalının ...............esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % ......inden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılacak inceleme sonucu müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesini huzurdaki davanın tümden reddini, müvekkil aleyhine .........Esas sayılı dosyası ile girişilen davaya konu takibin iptalini, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle % .....’den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; "....Davacı vekili, müvekkilinin davalıya borç verdiğini, bu borç karşılığı davaya konu senedin düzenlendiğini ve borcun ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili ise, müvekkilinin kendisine borç verileceği inancıyla bu senedi düzenlediğini, ancak davacı tarafça müvekkiline herhangi bir para verilmediğini, senet aslının iadesi talep edildiğinde davacının senedi imha ettiğini söylediğini, bu nedenle davacıya herhangi bir borcun söz konusu olmadığını savunmuştur. Davaya konu senedin arka yüzünde "Bu ............ TL'nin karşılığında teminat olarak verilmiştir. Bu paranın ödenmesini takiben geçersiz hale gelecektir." şeklinde davalının imzasını taşıyan yazılı beyan bulunmaktadır. İmzası inkar edilmeyen bu beyan karşısında ispat yükü davalıda olup, davalı borcun ödendiğini yahut savunmasında belirttiği üzere bu borcun kendisine verilmediğini kesin delillerle ispat etmek durumundadır. Dosya kapsamı itibari ile davalı taraf anılan hususları ispatlayamamış, duruşma sırasında hatırlatılan yemin deliline dayanma hakkından da vazgeçmiştir. Bu nedenle başlatılan takibe yapılan itirazın haksız olduğuna kanaat getirilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İtirazın iptali davası sonucunda, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse, borçlu hükmolunan borç miktarının asgari yüzde yirmisi oranında bir tazminata mahkum edilir (İİK m. 67/2). İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, borçlu süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmeli, bir yıl içerisinde itirazın iptali davası açılmalı, davacının talebi bulunmalı, borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerekir. Kabul edilen miktar yönünden davacının talepte bulunduğu, geçerli bir icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrine süresi içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunduğu, davanın süresi içerisinde açıldığı, ayrıca itirazın haksız ve alacağın likit olması nedeni ile davacı lehine %....oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir...." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasında görevli mahkemenin İİK m.67 gereğince asliye hukuk mahkemesi olduğunu, ancak icra takibi ticari bir ilişkiden kaynaklanıyor ise davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebileceğini, oysaki somut olayda taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığından görevsiz mahkemede görülen işbu dosyanın usulden kaldırılması gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise, takibe dayanak gösterilen senette bulunan müvekkilin imzasına itiraz etmiş oldukları halde, gerekçeli kararda "imzası inkar edilmeyen bu beyan karşısında ispat yükü davalıda olup, davalı borcun ödendiğini yahut savunmasında belirttiği üzere bu borcun kendisine verilmediğini kesin delillerle ispat etmek durumundadır. Dosya kapsamı itibari ile davalı taraf anılan hususları ispatlayamamış, duruşma sırasında hatırlatılan yemin deliline dayanma hakkından da vazgeçmiştir. Bu nedenle başlatılan takibe yapılan itirazın haksız olduğuna kanaat getirilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verildiğini, imzaya itiraz ettikleri halde itirazlarının incelenmediğini ve bu hususta bilirkişi raporu alınmadığından eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, borca ve imzaya itirazları defaatle dile getirilmişken bu itirazlarının incelenmeksizin davacının itirazın iptali talebinin kabulüne karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca davacı ile müvekkil arasında doğmuş bir borçlandırıcı işlem bulunmadığını, davacının, müvekkile borç para verdiğini iddia etmekte ise de bu iddianın somut gerçekle uyuşmadığını, hiçbir surette borcu ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil işbu davaya konu teminat senedini kendisine para verileceği inancıyla davacıya vermiş olup davacı tarafından müvekkile bu senet karşılığında verilmiş herhangi bir para bulunmadığını, bu kapsamda müvekkilin davacıya doğmuş bir borcunun da bulunmadığını, müvekkilinin borcu olmaması nedeniyle söz konusu teminat senedini davacıdan iade etmesini talep etmiş olup davacının müvekkilden herhangi bir alacağı olmaması nedeniyle ilgili senedi imha ettiğini beyan ettiğini, ancak takibe ve işbu davaya konu edilen teminat senedinin davacının önceki beyanları doğrultusunda sahte olma ihtimalinin de kuvvetle muhtemel olduğunu, davacının alacaklı olmadığı bir meblağı sırf kötü niyetle talep ettiği müvekkili zor duruma sokmak amacıyla bu şekilde hareket ettiğinin açık olduğunu, zira davacı ile müvekkil arasında uzun süreden bu yana husumet bulunmakta olup davacının müvekkili zarara uğratma saiki ile hareket ettiğini, itirazın iptali davalarında borçlu borcun olmadığını iddia ettiğine göre yokun ispatı mümkün olmadığından kural olarak ispat yükünün alacaklıya ait olduğunu, zira hukuki ilişkin varlığını ispat yükü alacaklıda olduğundan alacaklı hukuki ilişkinin yani borcun varlığını kesin ve somut delillerle kanıtlamak durumunda olduğunu belirterek, açıklanan tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin istinaf konu ilamının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, kambiyo senedine istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine yöneliktir.
Mahkemece: davanın kabulü ile, ........ esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, alacak likit olduğundan kabul edilen miktarın % ....'si oranındaki icra ve inkar tazminatının ........davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşıldı.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
Davalıdan Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 130.294,42 TL harçtan peşin alınan 32.654,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 95.640,11 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
-
Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, HMK. 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/04/2024
......
Başkan
......
e-imzalıdır.
....
Üye
.......
e-imzalıdır.
..
Üye
.........
e-imzalıdır.
. .......
Katip
........
e-imzalıdır.
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01