Gaziantep BAM 11. HD 2022/1585 E. 2024/272 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2022/1585
2024/272
7 Mart 2024
T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1585
KARAR NO : 2024/272
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/11/2021
NUMARASI : 2020/623 Esas, 2021/646 Karar
DAVACILAR : 1-... - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
: 2 -... - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Alım Satım)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 07/03/2024
YAZIM TARİHİ : 07/03/2024
Taraflar arasında görülen davada ......... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. Maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri hakkında davalı tarafından ......... esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinden ...'in çeşitli makineler aldığını, bu ticaret nedeniyle davalı tarafından faturalar kesildiğini, müvekkilleri tarafından icra takibine konu bonoların imzalandığını, müvekkillerinin borçlarının bir kısmını banka üzerinden bir kısmını ise elden ödediğini, müvekkillerinin davalı tarafa güvenmesi nedeniyle senetleri iade almadığını, müvekkillerinin tüm borçları ödediğini, müvekkilinin işyerinde haciz işlemi yapıldığını, müvekkilinin pandemi nedeniyle işlerinin sıkıntıda olduğunu ve müvekkilinin haciz tehdidi ile çalışmama ihtimali de göz önünde bulundurularak teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasını talep ettiklerini, bu nedenle davalının icra takibine devam etmesi halinde müvekkillerinin yaşayacağı sorunlar göz önünde bulundurularak öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini ve .......... esas sayılı dosyalarından dolayı davalı tarafa borçlu olmadığına karar verilmesini, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla lehlerine tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tüm iddialarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın bonolara karşı var ise borçlarının olmadığını kendilerinin ispat etmek zorunda olduklarını, senede karşı senetle ispat kuralının geçerli olduğunu, davacı taraf bonolara karşı borçlarının olmadığını yine aynı kuvvette bir delil ile ispat etmek zorunda olduğunu, davacı tarafın taraflar arasındaki ticari ilişki ve makine alım satımına ilişkin bu bonoların imzalandığını iddiasını da kabul etmediklerini, bonoların bu ticari ilişki ile alakalarının olmadığını, bu nedenle ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III-KARAR: Mahkemece; "....Bilindiği üzere menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçlulara aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Bknz. ......... Vb.) Tüm bu açıklamalar ışığında davamıza bakıldığında, davacı tarafın bonoların ödendiğini iddia etmesine rağmen buna ilişkin bir delili dosyaya sunmadığı, davacının iddia ettiği üzere bonoların taraflar arasındaki ticari ilişkiye (defterlerde görünen faturalara ilişkin olduklarına dair) istinaden verildiğini de ispatlayamadığı, buna ilişkin sözleşme ya da yazılı bir delilin sunulmadığı, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ispat yükünün davacılarda olduğu ve usulüne uygun olarak iddiaların ispatlanamadığı, kaldı ki taraf defter ve kayıtlarının incelenmesinde de taraflar arasındaki ticari ilişkide 2 fatura olduğu ve bunun davacılarca ödendiği, alacak borç bakiyesinin sıfır olduğu, taraf defterlerinde takiplere konu bonoların yer almadığı, her iki tarafın defeterlerinin birbiriyle uyumlu ve birbirini teyit eder nitelikte olduğu da dikkate alındığıda davacıların ispat külfetini yerine getiremediği değerlendirilmiştir. Bu sebeple de davacıların dava dilekçesinde yemin deliline dayandıkları görüldüğünden bu hakları hatırlatılmış ve davacılarca yemin deliline dayanıldığından davalıya yemin ettirilmiştir. Davalı da yeminli beyanında aynen; " ben davacı tarafların hiçbir iddasını kabul etmiyorum, ben kendilerinden icra dosyası kapsamında ve senetler kapsamında alacaklıyım, davacılar tarafından bana bonolar için herhangi bir ödeme yapılmadı, ben davacılar ne elden ne de banka kanalıyla herhangi bir ödeme almadım, biz daha önce karşı taraf ile ticari ilişkim oldum, buna ilişkin faturalarda ödendi onlar ayrıdır, ancak davaya konu bono ve icra takipleri kapsamında bana hiçbir ödeme yapılmamıştır, defterlerinde gözüken faturalardaki işler ile davaya ve icra takibine konu bonolar birbirinden farklıdır, ilgisi yoktur, o başka bir borç ilişkisine ilişkindir" şeklinde beyanda bulunduğu, bu yolla da davacıların iddialarını ispat edemediği görüldüğünden, davanın reddine karar vermek gerekmiş, koşulları oluşmadığından (icra takibi durmadığından) davalı lehine tazminata hükmedilmemiş...." şeklinde karar verilmiştir.
IV-İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'in davalıdan çeşitli makineler aldığını ve bu kapsamda davalı tarafından faturalar kesilerek, müvekkilleri tarafından icra takibine konu bonoların imzalandığını, düzenlenen bono miktarı ve kesilen faturaların miktarları mukayese edildiğinde dahi bu hususun açığa çıktığını, ayrıca incelenen ticari defterlerde sabit olduğu üzere taraflar arasında başkaca hukuki ilişki bulunmadığını, müvekkillerinin borçlarının bir kısmını banka üzerinden bir kısmını ise elden ödemek (...... TL) suretiyle davacının hesabına borçlarını ödemiş olmalarına rağmen senetleri, oluşan güvene ve davacının çeşitli mazeretlerine itibar ederek iade almadıklarını, tüm borçlarını ödedikleri halde müvekkillerinin hali hazırda cebri icra tehdidi altında bir borç ilişkisini iki defa ödemek zorunda kaldıklarını, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporuna dayanarak "Davanın 16/06/2021 tarihli celsesinin 1 numaralı ara karar gereği dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi raporunda özetle; dava dosyasına konu olayda taraflara ait ticari defterlerde ve tüm dosya kapsamında tespit edilen bilgiler ve deliller ışığında, davacı firmanın 2019-2020 yıllarına ait ticari defterlerini eksiksiz ibraz ettiği, İşletme Defteri olarak e-beyana tabi olduğundan defter tastik zorunluluğu bulunmadığı, ...... gönderilen defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin sahibi lehine delil teşkil ettiğini, davalının 2019-2020 yıllarına ait ticari defterlerini eksiksiz olarak dava dosyasına ibraz ettiğini, açılış ve kapanış tastiklerinin zamanında yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunu, defterlerin sahibi lehine delil teşkil ettiğini, davacı ve davalı kayıtlarında .......... TL tutarındaki faturaların her iki tarafın ticari defter kayıtlarında kayıtlı olduğu ve bu faturalara karşılık olarak......... yapılarak fatura tutarlarının tamamının ödendiğini," şeklinde tespitte bulunarak taraflar arasında oluşan tek ticari ilişkinin faturalar olduğunu belirttiği halde davalarının reddine karar verilmesinin yasa ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin aksine tüccar sıfatı taşımakta olup ticari iş yaptığı kişiye haricen borç ilişkisine girmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
V-DÜŞÜNCE: İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava,.......... esas sayılı dosyalarına ile bu dosyalara dayanak yapılan bonolar sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Mahkemece; davacıların iddialarını ispat edememesi nedeniyle davanın reddine, koşulları oluşmadığından bahisle de davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf isteminde bulunan davacılar tarafından yatırılması gereken ....... TL harçtan, peşin alınan ...... TL'nin mahsubu ile bakiye ....... TL'nin davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,
-
HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
07/03/2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri..........Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 07/03/2024
...
Başkan
...
e-imzalıdır.
...
Üye
...
e-imzalıdır.
...
Üye
...
e-imzalıdır.
...
Katip
...
e-imzalıdır.
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39