SoorglaÜcretsiz Dene

Gaziantep BAM 11. HD 2022/1561 E. 2024/251 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1561

Karar No

2024/251

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ

T.C.

GAZİANTEP

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1561

KARAR NO : 2024/251

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/06/2022

NUMARASI : 2022/213 E., 2022/854 K.

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. ... -

DAVALILAR : 1-......

VEKİLİ : Av. ...

  2. .......

  3. .......

VEKİLİ : Av. ...

  4. ......

VEKİLİ : Av. ...

  5. .......

  6. ......

DAVANIN KONUSU : Tazminat

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 26/02/2024

YAZIM TARİHİ : 26/02/2024

Taraflar arasında görülen davada ......... Karar sayılı dosyasında verilen 17/06/2022 tarihli kararın istinaf incelemesi davalı......... vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

- K A R A R -

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafta yer alan yüklenicilerin idareyle farklı zamanlarda birbirini takip eden hizmet ihalesi alımı sözleşmeleri imzaladıklarını, almış oldukları hizmet ihalesi kapsamında çalıştırdıkları işçiler tarafından ... ile en son yüklenici olan ..........'nin ortak girişimi aleyhine muhtelif mahkemelerde iş hukukundan kaynaklanan tazminat davalarının açıldığını, bu kapsamda hizmet alımı yoluyla yükleniciler tarafından çalıştırılan işçilerden ....... tarafından açılan ....... esasında kayıtlı davanın karara bağlandığını, karar doğrultusunda müvekkili tarafından öncelikle bakiye harç ve giderler ile temyiz harçlarının dosyasına yatırıldığını, bu mahkeme kararının .......... esasında takibe konulduğu, müvekkilinin cebri icra altında ilama konu alacağı, yargılama giderlerini ve icra masraflarının tümünü ödemek zorunda kaldığını, iş akdi sona eren işçilerin daha öncesinde, karşı taraf firmaların ......... almış olduğu hizmet alımı ihalelerinde çalıştığını, ilamda ismi yazılı davacı işçinin de bu işçiler arasında yer aldığını, rücu alacağına konu ilam dosyasının incelenmesinde daha önceki ihaleleri üstlenmiş olan diğer davalı firmalara da mahkeme kanalıyla davanın ihbar edildiğini, taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi gereğince işçilik haklarından yüklenicilerin sorumlu olduğu, icra dosyasına yapılan toplam ödeme ile dava dosyasına yatırılan yargılama harç ve giderlerinin ödeme tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle ile birlikte davalıların sorumlu olduğunun açık olduğunu ileri sürerek taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi gereğince davaya konu olmuş işçilik alacaklarından davalı yüklenicilerin sorumlu olduğu nazara alınarak fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla icra dosyasına yapılan ödeme ve dava dosyasına yatırılan yargılama harç ve giderlerinden toplam ......... TL'nin rücuen tazminatın ödeme tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle birlikte her davalıdan sorumluluk oranlarına göre müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı .......... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından, müvekkili yönünden adi ortaklığa husumet yönlendirilmiş ise de söz konusu adi ortaklığın taraf sıfatı olmadığı için adi ortaklığa karşı husumet yöneltilemeyeceğini, adi ortaklığın taraflarına ayrı ayrı husumet yöneltmesi ve taraf olarak göstermesi gerektiğinden taraf sıfatı olmayan adi ortaklığa karşı açılan davanın belirtilen adi ortaklık yönünden taraf sıfatı yokluğundan reddedilmesinin gerektiğini, davacıların dava dışı işçiye ödendiğini iddia ettikleri alacaklarını müvekkilinden rücuen talep etme haklarının zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı........... vekili cevap dilekçesinde özetle, davaya konu rücu talebinin zaman aşımına uğradığını, davalı işverenin kendi muvazaasına dayalı olarak davacıyı toplu iş sözleşmesinden yararlandırmamak suretiyle maddi menfaat elde etmeyi amaçladığını, bu anlamda davalının savunmasının dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, hiç kimsenin kendi muvazaasına dayanarak bir hak talep edemeyeceğinden davalının dürüstlük kuralına aykırı davranması nedeniyle muvazaalı eylemin sonuçlarına katlanması ve bu nedenle davacının başlangıçtan itibaren ......... işçisi olarak kabulü ile hak ve alacaklarının buna göre belirlenmesinin zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı............. vekili cevap dilekçesinde özetle, davada talep edilen rücuen tazminatın 2 yıllık zamanaşımına uğradığını, müvekkili firma ile davacı arasında ........ yılları arasında personel hizmet alım ihalesi yapıldığını, ihale gereğince müvekkili şirketin ihale konusu işe başladığını, müvekkili firma ile davacı taraf arasında müvekkili şirketin ihale konusu işten dolayı tüm işçi alacaklarından sorumlu olduğuna dair herhangi bir düzenleme olmadığından dolayı müvekkili şirketin davacı tarafça ödenen tazminatlardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ......... cevap dilekçesinde özetle, davada talep edilen rücuen tazminatın 2 yıllık zaman aşımına uğradığını, müvekkili firma ile davacı arasında ....... yılları arasında personel hizmet alım ihalesi yapıldığını, ihale gereğince müvekkili şirketin ihale konusu işe başladığını, müvekkili firma ile davacı taraf arasında müvekkili şirketin ihale konusu işten dolayı tüm işçi alacaklarından sorumlu olduğuna dair herhangi bir düzenlemenin olmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafça ödenen tazminatlardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, "............ K. Sayılı kararında ve Rücuen tazminat davalarının yeni inceleme yeri ......... kararlarında sözleşme, şartname ve diğer belgelerin dosya içerisinde alınmasıyla işçilik haklarıyla ilgili tüm sorumluluğu davacı kurumda olduğuna dair büküm bulunmaması halinde davalıların ödenen bu alacağın tamamından kendi dönemleriyle sınırlı sorumlu olacağı hüküm altına alındığından, yüklenicilerin kendi döneminin tamamından sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır. Yani artık sözleşme ve eklerinde alt işverenin tüm işçilik alacaklarından sorumlu olup olmadığına dair hüküm bulunup bulunmamasına değil; sözleşme ve eklerinde işveren kurumun işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna dair hüküm bulunup bulunmadığına bakılacağı; bulunmaması halinde alt işyerenin kendi döneminin tamamından sorumlu olacaktır. Dava dosyasında bulunan sözleşmelerde davacı kurumun işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna dair hükme rastlanılamamıştır. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Bu bakımdan 11/11/2021 tarihli bilirkişi ek raporuna göre davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. DAVANIN KABULÜ İLE, -...... TL tazminatın, ödeme tarihi olan 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ....... tahsili ile davacıya ödenmesine, -....... TL tazminatın, ödeme tarihi olan 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .......'den tahsili ile davacıya ödenmesine, -....... TL tazminatın ödeme tarihi olan 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı..........'den tahsili ile davacıya ödenmesine, -........ TL tazminatın ödeme tarihi olan 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı .........'den tahsili ile davacıya ödenmesine, -....... TL tazminatın ödeme tarihi olan 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ......'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -...... TL tazminatın ödeme tarihi olan 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı........'den tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

Davalı ......... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkili firmalarının davadan önce temerrüte düşürmemiş olup faiz başlangıç tarihi ödeme değil dava tarihi olması gerektiğini, ayrıca mahkemece avans faizini hükmedildiği, yasal faize hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, rücu davalarında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde huzurdaki davayı yerel mahkemeye ikame ettiğini, davacı tarafın bir kamu idaresi olup rücu davasına konu işin ticari iş olmayıp kamu ihalesi olduğunu, dolayısıyla ...... kapsamına girmeyen davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla mahkemede ikame edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, görev itirazında bulunduklarını, ayrıca davacı tarafın ticari temerrüt faizi talep etmiş ise de talebin hukuki himayeden faydalanmamasının gerektiğini, mahkemece illa bir sorumluluk yüklenecek ise ödenen tutarın yarısının olması gerektiğini, dava dışı işçinin ihale sözleşmesi uyarınca müvekkili firmalar olan....... firmasında çalıştığı, ardından ihale sözleşmesinin bitmesi ile......... iş ortaklığına geçtiğini, müvekkili firmanın fesih konusunda yapmış olduğu bir irade açıklaması veya yerine geçen işlemin mevcut durumda bulunmadığını, davacı yanın asıl iş verenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalıştığını, bu durumun 4857 sayılı kanunun 2/6 maddesi uyarınca iş yerinin devri olduğunu, aynı konulu davada verilmiş Yargıtay kararında da görüleceği üzere müvekkili firmanın iş akdini feshetmediği, ihale sözleşmesi ile işyerini devrettiğini, dava dışı işçinin müvekkili firmalar da hak etmiş olduğu kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmazken davacı kurumun kendi insiyatifi ile ödemiş olduğu kıdem ve ihbar tazminatını müvekkillerine rücu etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilgili mevzuat hükümlerinde her ne kadar kıdem tazminatının kamu kurum ve kuruluşu tarafından ödeneceği düzenlenmiş ise de, kıdem tazminatı ödemesi yapan kamu kurum ve kuruluşları imzalanan sözleşme hükümlerine göre alt işverene rücu ettiğini, fakat ihaleler yapılırken kıdem ve ihbar tazminatları kalemlerinin maliyet hesabında yer almamakta ihaleyi kazanan yüklenici şirketlerin daha sonra ortaya çıkan kıdem ve ihbar tazminatlarını ödeme yükümlülüğüne girip mali bakımdan zora girdiklerini, ....... tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 67. maddesindeki düzenleme ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesindeki sınırlamalara bakılmaksızın asıl işin alt işverenlere verileceği kuralına yer verildiğini, burada dikkat edilmesi gereken noktanın asıl işin hizmet alımı yolu ile ihale edilmesi olduğunu, yapılan ihalede ihale yapan Belediye tarafından araç temini sağlandığı, asıl işte alt taşeron işçileri ile Belediye işçilerinin birlikte çalıştıkları, yönetim hakkının belediyede, kısaca ihale işçi teminine yönelik ise Belediye ile ihaleyi alan kişi arasında alt işveren asıl işveren ilişkisinden söz edilemeyeceğini, ayrıca asıl işin bir bölümü alt işverene verildiğinde, o işte asıl işverene ait bir işçinin çalıştırılmasının da mümkün olmadığını, mevcut durumda çalışan işçilerin taraflarınca ihale sözleşmesi imzalanmadan da belediye bünyesinde çalıştıklarını, hizmet döküm cetvellerinde bu durumların sabit olduğunu, mahkemece bu olgunun araştırılması, dava dışı işçiye ait hizmet döküm cetvelinin incelenmesinin gerektiğini, sözleşmeye göre işçilerin belediyenin yönetimi altında çalışırken, fesih kararını yine belediyenin verdiğini, müvekkili firmaların işçiler üzerinde yönetim hakkı bulunmamakla birlikte kullanmadığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.

İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava hukuksal niteliği itibariyle, davacı tarafından dava dışı işçinin kıdem tazminatının ödenmesi nedeniyle alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.

....... içtihatlarında belirtildiği üzere, Hizmet Alım Sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

Davacı ile her bir altı davalı taşeronlar yönünden ayrı ayrı imzalanan Hizmet Alım Sözleşmeleri'nin "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarını düzenleyen 22. maddelerine göre; bu sorumluluklar genel şartnamenin 6. bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür. Maddenin atıf yaptığı Hizmet İşleri Genel Şartnamesi 6. Bölüm 38/7 maddesine göre; "Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur". Somut olayda, dava dışı işçi İzzet Arslan'ın davalılar nezdinde çalışmalarının bulunduğu, davacı asıl işveren tarafından cem'an ........ TL işçiye kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı ihtilafsız olup, her bir davalı nezdinde adı geçen işçinin çalışma süreleri ile orantılı olarak yukarıda belirtilen sözleşme ile atıf yapılan teknik şartname uyarınca sorumluluklarının ayrı ayrı tespiti gerekir. Alınan bilirkişi raporlarında dosyaya gelen hizmet süreleri ile uyumlu olarak işçinin her bir davalı şirketteki hizmet sürelerine nazaran rücuya esas kıdem tazminatı miktarının denetime elverişli olarak tespit edildiği, mahkemesince de bu rapor esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davalı ......... vekili istinaf dilekçesinde ihale şirketlerinin çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak yarı yarıya sorumlu olacaklarını ileri sürmüşse de, yukarıda belirtilen sözleşme hükmü ile atıf yapılan genel şartname hükümleri uyarınca bu istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Diğer yandan tazminata ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi de yerinde olup bu yöndeki istinaf başvuruları da yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı .......... vekilinin istinaf başvurusunun tümüyle esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm cihetine gidilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

  1. Daval .......... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ....... TL harçtan peşin alınan ......... TL harcın mahsubu ile bakiye ....... TL harcın davalı ......... tahsili ile Hazineye irat kaydına,

  3. Davalı......... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,

  5. HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/02/2024

...

Başkan

...

e-imzalıdır

...

Üye

...

e-imzalıdır

...

Üye

...

e-imzalıdır

...

Katip

...

e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınıslakuygulanmayacaktırayrıcakabulüvekiliTazminatkonusuimzalanmışgaziantepelektronikbelgehüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim