SoorglaÜcretsiz Dene

Gaziantep BAM 11. HD 2022/1299 E. 2024/25 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1299

Karar No

2024/25

Karar Tarihi

18 Ocak 2024

T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1299 - 2024/25

T.C.

GAZİANTEP

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1299

KARAR NO : 2024/25

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ............

ÜYE : ............

ÜYE : .............

KATİP : ..........

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/05/2022

NUMARASI : 2021/585 Esas, 2022/671 Karar

DAVACI : ............

VEKİLİ : Av............

DAVALI : ...........

VEKİLİ : Av. ...........

DAVANIN KONUSU : Tazminat

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 18/01/2024

YAZIM TARİHİ : 18/01/2024

Taraflar arasında görülen davada ................. Karar sayılı kararının istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. Maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; maliki, ............. olan, .......... İli, ........ İlçesi, .......... Mahallesi, ............ nitelikli taşınmaz olduğunu, müvekkilinin ülkemizde yaşanan salgın hastalık nedeniyle ticari hayatının da sekteye uğraması sonucunda borcunu kısa bir süre ödeyemediğini, müvekkilinin birkaç taksiti ödememesi nedeniyle henüz muaccel olmayan diğer taksitlerin de muaccel hale geldiğini ve müvekkilinin ............... TL tutarındaki kalan meblağı ödemesi gerektiğini, müvekkilinin borcu ödememesi sonucunda davalı banka tarafından ..................... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, bankalar tarafından taşınmazların satışa çıkarılması için alacaklı bankanın, borçlu olan müşterisine noter onaylı hesap doküman ve kalan borç listesini gönderdikten sonra 90 gün beklemesi gerektiğini, 90 gün gecikme süresi içerisinde borçlu tarafından borcun ödenmemesi halinde alacaklı bankanın, alacağına ilişkin icra takibi başlatabileceğini, ............... esas sayılı dosyasında yer alan noter onaylı tebligat incelendiğinde, tebligatın .......... tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, müvekkili hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılması için davalı bankanın 180 gün beklemesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile müvekkilinin, haksız takip nedeniyle uğramış olduğu .............. TL maddi zararın ve ............. TL manevi zararın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ................ davacı/borçlu ile yapılan kredi sözleşmesinden kaynaklı davacı/borçlu tarafından aleyhine ipotek kurulduğunu, davacı borçlunun belirlenen vadelerde ödemesini gerçekleştirmediği takdirde borca karşılık kurulan ipoteğin icra yoluyla paraya çevrilip söz konusu borcun tahsil edileceğini, davacı/borçlunun da TTK uyarınca basiretli olmak zorunda olduğundan dolayı tüm bu süreci bilerek sözleşmeleri imzaladığını, davacı/borçlunun haksız olduğunu bile bile manevi tazminat istemine bulunmasının yersiz olduğunu, manevi tazminat talep edilebilmesi için öncelikle kişilik hakkının ihlal edilmesi gerektiğini, bu bağlamda tüzel kişilerin manevi tazminat edebilmeleri için ilk önce kendilerine tanınan bir kişilik hakkının varlığı ve bu varlığa karşı yapılan bir saldırının olması gerektiğini, davacı/borçlunun manevi tazminat talebinde bulunabilecek herhangi bir durum yaşamadığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; "....Mahkememizce iddia, savunma, ............ takip sayılı dosyası, talimat mahkemesi aracılığıyla alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu edilen kredi nedeniyle bir kısım taksitlerin ödenmemesi nedeniyle ............. TL tutarındaki ............. esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, tebligatın ............ tarihinde müvekkilime teslim edildiği, müvekkili hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılması için davalı bankanın 180 gün beklemesi gerektiğini ancak beklemediği bu nedenle başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka uygun olmadığından bahisle eldeki davanın açıldığı, dosya kapsamındaki tüm belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davacı tarafın 8948 ve 9312 Sayılı BDDK Kararlarını yanlış yorumladığı kanaatine varıldığı,

Kararların icra takibine geçme süresini değil, Kararlarda bahsedilen “Kredilerin Sınıflandırılması ve

Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümlerinin, bankaların raporlamalarındaki sınıflandırmalar ile ilgili olduğu, ............ Kararlarının hiçbir

yerinde“takibe geçme süresinin” 180 güne kadar uzatıldığı hususunda bir hüküm bulunmadığı,

bankaların bilançolarında yer alan takibe intikal etmiş kredilerin 90 günden sonraki

“sınıflandırmasının” ve ayrılacak “karşılık tutarlarının” değiştirildiği, işbu davada iddia edilen

bir husus olmadığı,

Gerek 5411 sayılı Bankalar Kanunu gerek 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu gerek 6102 Sayılı Türk

Ticaret Kanunu gerekse 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu hükümlerinin aynen devam ettiği, Bankanın yaptığı takipte süreler açısından, belirtilen Kararlar için mevzuata aykırı bir durumun söz

konusu olmadığı belirtiliği raporun dosya kapsamına uygun gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmıştır. Bu durumda davacının yasadan kaynaklanan bir hakkını kullandığı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılması yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, 8948 ve 9312 Sayılı BDDK Kararlarının hiçbir

yerinde “takibe geçme süresinin” 180 güne kadar uzatıldığı hususunda bir hüküm bulunmadığı,

bankaların bilançolarında yer alan takibe intikal etmiş kredilerin 90 günden sonraki

“sınıflandırmasının” ve ayrılacak “karşılık tutarlarının” değiştirildiği, 180 günden önce takip başlatılmayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, davacının yasanın verdiği açık yetkinin kullanılmasının hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılarak usule aykırı bir ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinden bahsetme imkanı bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından yapılmış haksız bir fiil bulunmadığından haksız fiillerde tazminat gerektiren zarar ve illiyet bağı hususları araştırma konusu yapılmamış ve davanın reddine...." karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın reddine karar verildiğini, ancak kararın temelini oluşturan bu bilirkişi raporunun hatalı olarak düzenlendiğini her ne kadar taraflarınca bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de Mahkemece bu taleplerinin göz ardı edilerek hatalı olan bilirkişi raporunun esas alındığını ve bu nedenle hukuka aykırı şekilde karar verildiğini, bilirkişi raporunda yer alan "Gerek 5411 Sayılı Bankalar Kanunu gerek 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu gerek 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu gerekse 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu hükümlerinin aynen devam ettiği" şeklindeki beyana katılmadıklarını, dava dilekçelerine bakıldığında Türk Ticaret Kanunu veya İcra İflas Kanunu'nda bir değişiklik yapıldığına ilişkin bir beyanlarının bulunmadığını, müvekkili tarafından açılan davada, kanuna aykırılık dolayısıyla değil bankacılık faaliyeti dolayısıyla yaşanan mağduriyetin beyan edildiğini ancak bilirkişi tarafından bu hususun anlaşılmamış olduğunu, bilirkişi raporunda itiraz ettikleri bir diğer hususun ise, "Davacı müşterinin bu talebinin sebebinin anlaşılamadığı" şeklindeki beyan olduğunu, bilirkişinin davacı müvekkilinin talebinin sebebini anlamamasına rağmen rapor hazırlama girişiminde bulunduğunu, oysaki bilirkişi tarafından dosyanın anlaşılmaması halinde dosyayı mahkemeye iade etmesi gerektiğini, ancak dosyayı iade etmek yerine kendince birtakım açıklamalar ile müvekkili aleyhine rapor hazırladığını, bu sebeple bilirkişinin malumat eksikliği ile hazırlamış olduğu rapora itibar edilerek davanın reddine ilişkin verilen karara itiraz ettiklerini belirterek, açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkemece davanın reddine ilişkin kararın sonuçlarıyla birlikte kaldırılmasına, kararın kaldırılması halinde dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilerek taraflarına vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava: davacı tarafın davalı bankadan kullanılan kredi için nedeniyle ......... kararları haricinde işlem yapması nedeniyle haksız takibe uğradığı iddiası ile maddi zararın ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Dosyanın incelenmesinde, Mahkemece, davalı tarafından yapılmış haksız bir fiil bulunmadığı için haksız fiillerde tazminat gerektiren zarar ve illiyet bağı hususları araştırma konusu yapılmamış olup davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf isteminde bulunan davacı tarafından yatırılması gereken .......... TL harçtan, peşin alınan ........ TL'nin mahsubu ile bakiye ............ TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,

  5. HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere 18/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

....

Başkan

....

e-imzalıdır.

....

Üye

.....

e-imzalıdır.

......

Üye

....

e-imzalıdır.

....

Katip

....

e-imzalıdır.

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngaziantepıslakuygulanmayacaktırayrıcavekiliTazminatkonusuimzalanmışnumarasıdairesielektronikbelgehukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim