SoorglaÜcretsiz Dene

Gaziantep BAM 11. HD 2022/1522 E. 2024/196 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1522

Karar No

2024/196

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ

T.C.

GAZİANTEP

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1522

KARAR NO : 2024/196

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/06/2022

NUMARASI : 2021/738 Esas, 2022/556 Karar

DAVACI : ... - ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... - ...

VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... & Av. ...

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senedi Teminat İddiasına Dayalı)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 15/02/2024

YAZIM TARİHİ : 15/02/2024

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

DAVA : Davacı vekili, tarafların bir şirkette (adi ortaklık) ortak olarak çalışmaktayken, 2014 yılında davalı tarafın ortaklıktan ayrılması yönünde anlaştıklarını, müvekkilinin şirketi devraldığını, ancak şirketin 2014 yılından sonra da faaliyette olmasından dolayı ve bütün mali işlerin davalı tarafın üzerinde olması sebebiyle; davalının kendisini garanti altına almak istediğini, şirketin maliyeye olan borcunun ödenmemesi veya şirket alacaklarının kendi üzerine gelme ihtimaline karşın kendisini güvenceye almak amacıyla müvekkilinden bir adet sadece müvekkilinin imzasının bulunduğu teminat senedi verildiğini, davalı tarafın senedi anlaşmaya aykırı olarak üzerine nakden yazarak icra takibine konu etttiğini, icra dosyasının derdest olması ve müvekkilimin haciz tehdidi altında olması (mallarını hepsinin hacizli olması) nedeniyle karşı taraf ile ibraname ve itfa sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin ibra ve itfa sözleşmesi kapsamında taksitleri ödeme imkânı olmaması sonucu ........ yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ibra ve itfa sözleşmesinden döndüğünü bildirdiğini, davalının savcılık ifadesinde ''2014 yılında ortaklıktan ayrıldım. Şirketi kendisine devir ettiğim için hisseme karşılık ....... TL para verecekti, parayı vermemesi halinde teminat olarak boş senet imzaladık. Bu şahıs bana 2015 yılı sonuna kadar ....... TL para verecekti. Paramı vermediği için ben de bu şahıs hakkında icra takibi başlattım.'' diyerek senedin boş olarak verildiğini ve teminat senedi olduğunu ikrar ettiğini, davalı tarafın şirket ortaklığının son bulmasından kaynaklı pay alacağı olduğu iddiasını kabul etmediklerini, böyle bir anlaşma veya pay devrinin söz konusu olmadığını, davalı tarafın şirket ortaklığından haklarını alarak ayrıldığını, ayrıca pay alacağı iddiası ile de ispat yükünün yer değiştirerek davalı tarafın ispat külfetini üzerine aldığını, davalı tarafın pay devrine ilişkin alacağı ispatla mükellef olduğunu, senedin davalı tarafın iddia ettiği anlaşmaya da aykırı doldurulduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin ve ....... sayılı takibinin iptaline, asgari %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili, davacının müvekkiline olan borcunun tahsili amacıyla kayıtsız ve şartsız bir şekilde ......... TL tutarında bono imzalayıp verdiğini, senedin ödenmemesi neticesinde ise ........ değişik iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, bu kararın ...... tarihinde...... esas sayılı dosyası üzerinden uygulandığını ve kesinleştirildiğini, borçlunun taşınmaz ve araçları üzerine haciz konulduğunu, dava tarihi itibariyle de halen menkul haczi yapılmadığını, menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvuru zorunluluğu olmamasına rağmen davacı taraf borcu ödemek ve anlaşmak amacıyla ......... tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğunu, arabuluculuk görüşmesinde yapılan pazarlık sebebiyle üç oturum gerçekleştirildiğini, arabuluculuk görüşmesinin sona erdiği ...... tarihinden bir gün sonra yani ....... tarihinde borçlu, borçlu vekili, alacaklı ve alacaklı vekilinin katıldığı bir toplantı ile borç tasfiye sözleşmesi imzalandığnı ve tarafların anlaştığını, bu anlaşmaya göre borç tasfiye protokolü yapıldığını, davacının sözleşmeyi haciz tehdidi altında imzaladığı iddiasını kabul etmediklerini, davacı tarafın, tasfiye sözleşmesi ile borçlu olduğunu ikrar ettiğini, ticari hayatta aslında tahsile verilen bir senet dahi, halk ağzında teminat senedi olarak ifade edilebildiğini, bir senedin teminat senedi olarak nitelendirilmesi için neyin teminatı olduğunun açık bir şekilde senet üzerinde yazılı olması gerektiğini, ispat yükünün senedin teminat senedi olduğunu iddia eden davacıda olduğunu belirterek davanın reddi ile %20 tazminata hükmedilmesini dilemiştir.

YEREL MAHKEME KARARI : Mahkemece, mahkeme dışı ikrar, takdiri delil olduğundan bununla ancak takdiri delillerle ispat edilebilen hususlar ispat edilebileceği, ancak mahkeme dışı ikrarın bir belge mesela ikrarı içeren bir mektupla ispat edilirse o zaman kesin delil hükmünde olacağı, davalının karakol ifadesinin bononun hukuki anlamda teminat amaçlı düzenlendiği şeklinde yorumlanamayacağı, senedin teminat senedi olduğu yönünde açık bir ikrar niteliği taşımadığı, davacının başkaca delil de sunmadığı, bu suretle ispat yükü üzerinde olan davacının dava konusu senedin teminat senedi olduğu iddiasını ispat edemediği, davalının yemin de eda ettiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı tarafın yalan beyanda bulunduğunu, iddiayı genişletme yasağını ihlal ettiğini, müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, davalının müvekkili üzerinden haksız kazanç elde etmek amacıyla müvekkili tarafından verilen açığa imzalı boş senedi hiçbir borç ilişkisine dayanmaksızın kendi kendine doldurarak takip başlattığını, davalının kollukta alınan ifadesinde senedi boş olarak ve teminat amacıyla aldığını ikrar ettiğini, davalı tarafın yine ifadesinde bu senedi 2015 yılının sonuna kadar hisseleri karşılığında ........ TL vermek için aldığını iddia ettiğini, bu durumda davalının ispat külfetini üzerine aldığını, ancak davalının dava dosyasına bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığını, müvekkilinin işbu senede karşılık davalıdan herhangi bir para veya mal almadığını, mahkemenin ispat yükünün kimde olduğuna dair hatalı değerlendirme yaptığını, mahkeme tarafından yemin delilinin hatırlatılmadığını, mahkemenin kendilerini yemin deliline dayanmak zorunda bıraktığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle; İİK'nın 72. maddesi uyarınca teminat senedi iddiasına dayalı olarak kambiyo takibine karşı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.

Kişinin mahkeme önünde olsaydı ikrar sayılacak bir beyanı karakol ya da savcılık ifadesinde, resmi memur önündeki beyanında ya da resmi mercilere verdiği bir dilekçesinde de yer alabilir. Bu ifadeler kişinin imzasını taşısa da mahkeme önünde olmadığından HMK'nın 188. maddesi anlamında ikrar sayılmayacaktır. Bir başka söyleyişle mahkeme dışı ikrar, kesin bir delil değildir. Hakim, mahkeme dışı ikrarı doğrulayacak delil ve emare varsa buna dayanarak karar verebilir. Eş söyleyişle, ikrarın mahkeme dışında yapılması halinde ikrar başka delil ve emare ile kanıtlanması halinde takdiri delil niteliğini kazanır. Kişinin karakol ya da savcılık ifadesinde vermiş olduğu beyanlar ya da dilekçelerdeki açıklamaları HMK'nın 202. maddesi anlamında delil başlangıcı teşkil edecektir. Ne var ki somut olayda davalı ...'ın 08/10/2021 tarihli karakol ifadesindeki, ''2014 yılında ortaklıktan ayrıldım. Şirketi kendisine devir ettiğim için hisseme karşılık ....... TL para verecekti, parayı vermemesi halinde teminat olarak boş senet imzaladık. Bu şahıs bana 2015 yılı sonuna kadar ....... TL para verecekti. Paramı vermediği için ben de bu şahıs hakkında icra takibi başlattım.'' beyanında teminat olarak senedin alındığı belirtilmekle birlikte esasında teminattan kastedilenin ...... TL karşılığında şirket hisse devir bedeli alacağı olduğu, senette de işbu beyanla uyumlu olacak şekilde nakden kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren sebepten mücerret bir kambiyo senedi türüdür. İspat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden davacıya aittir. Davaya konu bononun ihdas nedeni olarak nakden kaydı bulunmakta olup, bu durumda davacı, bononun teminat amacıyla verildiğini ancak yazılı delil ile ispatlamalıdır.

Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (......... Karar sayılı içtihatları) Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ise TTK'nın 778. maddesi delaletiyle 680. maddesi gereğince açık bono düzenlenebileceği ve davacının bu iddiasını da ancak yazılı delille ispat edebileceği izahtan varestedir. Bir başka söyleyişle asıl olan senede karşı senetle ispat kuralıdır. Senede karşı senetle ispat kuralının istisnaları HMK'nın 203. maddesinde tahdidi olarak düzenlenmiş olup, salt borçlunun ya da alacaklının sosyal ekonomik durumu vb. soyut sebeplerden bahisle "hayatın olağan akışına aykırılık" gibi kanuni olmayan argümanlarla senede karşı senetle ispat kuralı bertaraf edilemez.

Ancak diğer taraftan, davaya konu bono nedeniyle "açığa imzanın kötüye kullanılması'' iddiasının ileri sürülmesi ve bu suçtan soruşturma bulunması halinde hukuk hakiminin TBK'nın 74. maddesi gereği ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğu, HMK'nın 165. maddesi hükmü uyarınca da ceza yargılamasının hukuk davasının sonucunu doğrudan etkileyeceği, ceza mahkemesinde açığa imzanın kötüye kullanılarak senet oluşturmak suçundan verilen ya da verilecek mahkûmiyet hükmünün hukuk mahkemesinde kesin hüküm teşkil edeceği ve bağlayıcı etki doğuracağı göz önünde bulundurulmalıdır.

Dava konusu senetteki imzanın kötüye kullanılması ve anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin iddialar bakımından ........ Karar sayılı ....... tarihli kararıyla; davalı ...'ın tecziyesi ile hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ceza mahkemesi gerekçesinde; sanık (davalı) ile müşteki (davacı) arasında geçmiş dönemde uzun süreli bir iş ortaklığının bulunduğu, sanığın 2014 yılında bu ortaklığı sonlandırarak tüm şirket işlerini müştekiye devrettiği, bahse konu şirketin maliyeye olan borçlarının ödenmemesi ihtimaline karşın müştekinin teminat amaçlı olarak sanığa boş senedi imzalayarak teslim ettiği, 2020 yılında bahse konu şirketin kapatılmasına karar verildiği ve müşteki tarafından şirkete ait tüm borçların ödendiği, akabinde sanık tarafından boş senede miktar yazılarak icraya konulduğu, sanığın şirketten ayrıldığı 2014 yılından, şirketin kapatıldığı tarihe kadar herhangi bir borç sebebiyle yükümlülük altına girmemesine karşın bu senedi icraya koyması eyleminin açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu, sanığın alınan savunmasında bu senedin boş şekilde, yalnızca imzalanmış halde kendisine teslim edildiğini söylemesi, bu şekilde senedi kendisinin doldurduğunu kabul etmesi ve müştekinin de imzaya ilişkin bir itirazının bulunmaması sebepleriyle kriminal rapor aldırılmasından vazgeçildiği, sanık ifadesinde "2014 yılında şirketi müştekiye devrettiğini, kendisinden ........ TL alacaklı olduğunu, bu alacağının ödenmemesi üzerine senedi icraya koyduğunu" söylemesine ise itibar edilmediği, zira senet tarihi 2014 yılı olmasına karşın 2020 yılında bu senedin icraya konulmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, bu kapsamda sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kanaat oluştuğu gerekçeleriyle sanığın mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Görüldüğü üzere somut ve yeni bir maddi vakıa tespiti yapılmış değildir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sonuçları itibariyle bir mahkumiyet kararı değildir. Kural olarak, sanığın/davalının aleyhine sonuç doğuracak şekilde bir etki yaratmaz. Anılan ceza kararı türü, hukuk hakiminin mutlaka bağlı olmasını gerektiren ceza kararı niteliğinde değildir. Bir başka deyişle, davalının ceza yargılamasında sanık olarak hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu TBK’nın 74. maddesi anlamında hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte değildir. (......... Karar)

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayımıza dönecek olursak; davalının karakol ifadesindeki beyanının şirketin maliyeye olan borcunun ödenmemesi veya şirket alacaklarının takibe geçme ihtimaline istinaden imzasının bulunduğu senedin teminat olarak alındığı yönündeki iddianın ispatına yeterli olmadığı, senette nakden kaydı bulunduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, teminat iddiasının yazılı delille ispatlanamadığı, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ispata muhtaç kaldığı anlaşılmakla yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddi cihetine gidilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

  1. Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gereken ....... TL istinaf harcından peşin alınan ....... TL harcın mahsubu ile bakiye ....... TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,

  5. İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

  6. HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 15/02/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ... *

¸e-imzalıdır

...

Katip ...

¸e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınuygulanmayacaktır(KambiyoTespitİddiasınakonusuMenfigaziantepbelgeıslakDayalı)istinafTeminatgerekçeyerelincelemenedenleriayrıcavekilivekillerimahkemekararıimzalanmışhükümSenedinumarasıelektronikcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim