SoorglaÜcretsiz Dene

Gaziantep BAM 11. HD 2022/1169 E. 2024/13 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1169

Karar No

2024/13

Karar Tarihi

18 Ocak 2024

T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ

T.C.

GAZİANTEP

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1169

KARAR NO : 2024/13

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/03/2022

NUMARASI : 2021/1543 E., 2022/528 K.

DAVACI : ........

VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1 -.........

VEKİLİ : Av. ...

2 -.......

VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 18/01/2024

YAZIM TARİHİ : 18/01/2024

Taraflar arasında görülen davada ......... Karar sayılı dosyasında verilen ....... tarihli kararın istinaf incelemesi davalı ....... vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

- K A R A R -

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin satış temsilcisi olan ......... ile yaptığı görüşmeler neticesinde iletişim sistemi almak için fiyat teklifi aldığını ve ve verilen fiyat teklifini kabul ettiğini, fiyat teklifinde yer alan ürünlere karşılık olarak ....... TL tutarlı, ...... tarihli .........ı tarafından verilen ....... seri numaralı çeki keşide ettiğini ve ......... talebi doğrultusunda davalı ......... teslim ettiğini, daha sonra davalı ......... bölge satış temsilcisi olan ........ sözleşmesini feshettiğini, çeke karşılık söz konusu malzemelerin müvekkili firmaya teslim edilmediğini, müvekkili şirketin çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile diğer davalı .......... arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ile davacı tarafın her şekilde anlaştıklarını, müvekkilinin malların davalı kendisine gönderilmesi halinde teslimatının yapılmasının sağlanacağını, lakin diğer davalı tarafın müvekkili şirket tarafından ciro edilip verilen çeki karşılığında malzemeleri göndermediğini ve bu davanın açılmasına neden olarak müvekkilini mağdur ettiğini, davacı ile diğer davalı arasında yapılan anlaşmalar sebebiyle müvekkilinin mağdur olduğunu, davanın müvekkiline karşı açılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilemsini talep etmiştir.

Davalı ....... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı şirketin ........... Şubesinden verilme ........ tarihli ......... TL bedelli çekin keşidecisi olduğunu, diğer davalı şirketin bu çekin lehdarı, müvekkilin ise yetkili hamili olduğunu, müvekkili şirketin bu çeki diğer davalı şirketten cari hesabına mahsuben alacağına karşılık olarak alındığını, davacı şirket ile lehdar şirket arasındaki temel ilişkinin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin bu hukuki ilişkide iyiniyetli 3. şahıs konumunda olduğunu, davacı şirketin iddialarının yalnız ve yalnızca hukuki ilişki içinde bulunduğu diğer davalıya karşı ileri sürülebilecek iddialar olduğunu, müvekkili şirkete karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; "...dava konusu çekin davacıya ait konutlara iletişim sistemi kurulması amacıyla verildiği ancak karşılığında mal tesliminin gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, davalı ... İnş.Tar. Hayv. İth.İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden bedelsiz çek olduğu bu davalıya davacı şirketin borçlu olmadığı sabit olduğu, diğer davalı ........... yönünden yapılan değerlendirmede; davacı şirket ile davalı şirketin işçisi olan .......... arasında yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma yapıldığı ve davaya konu çekin diğer davalı şirkete iletişim sistemlerinin temin edilmesi için verildiği, her ne kadar davalı vekilince çekin diğer davalıdan başkaca alacaklarından kaynaklı olarak temlik alındığı ve müvekkili şirketin iyi niyetli üçüncü kişi olduğu iddia olunmuş ise de, davalılar arasında bayilik sözlemesinin bulunduğu, davalının işçisinin davacı şirket ile görüşmeleri neticesinde çekin keşide edildiği, bu nedenle davalı .........'nin iyiniyetli üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu çekin iptaline" karar verilmiş, davalı............ vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine dosya Dairemize gelmiş olup,......... tarihli ilamı ile; "...Mahkemece davalılar arasında aktedilen bayilik sözleşmesi celbedilerek davalı ... Elektronik Ltd. Şti. ile diğer davalı....... arasındaki sözleşmenin bayilik sözleşmesi mi yoksa acentelik sözleşmesi mi olduğunun tespiti ile, sözleşmenin bayilik sözleşmesi olduğunun tespiti halinde davacı ile yapılan sözleşmenin tarafı olmayan davalı ....... 'nin iyiniyetli üçüncü kişi olduğu savunmasında bulunabileceği, sözleşmenin acentelik sözleşmesi olduğunun tespiti halinde ise sözleşme davacı ile davalı ......... arasında yapılmış sayılacağından davalı ..........'nin üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre de; Türk Ticaret Kanunu'nun 788. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan "Açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir" düzenlemesi gereğince çekin ciro yoluyla devri mümkündür. Yine aynı kanunun 792. Maddesi gereğince çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Mahkemece davacının çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar vermekle yetinilerek çekip iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin haklarını etkileyecek şekilde çekin iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca davalı ........ ünvanının karar başlığında .......... olarak gösterilmesi de doğru olmamıştır. Netice olarak; davalı .......... Vekili'nin istinaf başvurusunun esasa ilişkin diğer sebepler incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, yukarıda açıklanan usul gözetilerek yargılamanın yapılması ve usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak yeniden karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.

Mahkemece yapılan yeni yargılama neticesinde; "...Somut olayda; davacı taraf, dava konusu çeki sipariş avansı olarak verdiğini, çek karşılığında kendisine mal teslim edilmediğini ileri sürerek menfi tespit talep etmekte, davalı ... Eletronik Ltd. Şti., sorumluluğun diğer davalı ........ olduğunu savunmakta, davalı ......... ise çekin iyiniyetli hamili olduğunu savunmaktadır. Davacı tarafça sunulan ........ tarihli fiyat teklifinin davalı ......... tarafından hazırlandığı anlaşılmakta ise de, sözkonusu fiyat teklifi ......... yetkilileri veya temsilcileri tarafından imzalanmamıştır. Sadece fiyat teklifi sunulması sözleşmenin kurulduğunu göstermez. Bu durumda davalı .......... yapmış olduğu iyiniyet savunmasının geçerli olup olmadığının tespiti için davacının yapmış olduğu mal alımı sözleşmesinin tarafının davalı ......... yoksa ........ olduğunun tespiti gerekmektedir. Bunun için de davalılar arasındaki sözleşmenin niteliğinin ve davalı ... Elektronik A.Ş'.nin diğer davalı ........ ticari yardımcısı gibi hareket edip etmediğinin tespiti gerekir. Tek satıcılık (bayilik) sözleşmesi; üretici ile tek satıcı arasındaki ilişkileri düzenleyen, üreticinin mallarını belirli bir bölgede tekel şeklinde satmak üzere tek satıcıya göndermeyi üstlendiği, tek satıcının da kendisine gönderilen malların sürümünü artırmak için kendi adına ve hesabına faaliyette bulunduğu, taraflar arasında sürekli borç ilişkisi doğuran isimsiz bir sözleşmedir. Bu tanımdan anlaşılacağı üzere tek satıcı (bayi), sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına, rizikosu kendine ait olmak üzere satar. Acente ise ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimsedir. Görüldüğü üzere tek satıcı(bayi) mali yönden bağımsız olduğu ve yapmış olduğu sözleşmeleri kendisi adına yaptığı halde acente tacir adına hareket etmektedir. Ancak uygulamada rastlanan kimi sözleşmelerde, tarafların kullandıkları tabir ve isimlerden sözleşmenin bayilik sözleşmesi mi yoksa acentelik sözleşmesi olduğu net olarak anlaşılamamaktadır. Bu sözleşmelerde tarafların verdikleri isimlere bakılmadan, sözleşme hükümleri tek tek değerlendirilmelidir. Bu nedenle davalı taraflara .......... tarihli celsede; "1-Davalı ... Elektronik Ltd. Şti. ile diğer davalı ........... yılında geçerli olmak üzere aktedilen bayilik sözleşmesinin onaylı örneğini sunmaları için anılan davalılara iki haftalık kesin süre verilmesi, anılan sözleşmenin sunulmaması halinde dosyanın mevcut haliyle karara bağlanacağı hususunun ihtarına, ( iş bu duruşma zaptının ......... üzerinden öğrenilmesi ile ihtar edilmiş sayılmasına ) ... 3- Taraf vekillerinin mesleki mazeretlerinin kabulü ile istemleri üzerine duruşma gününü Uyap üzerinden öğrenmiş sayılmalarına " şeklinde ara kararlar kurulmuş ancak davalı taraflarca kesin süreye riayet edilmeksizin istenilen sözleşmenin sunulmadığı görülmüş, kesin sürenin sonuçları ihtar edilmekle birlikle bu durumda dosya mevcut haliyle karara bağlanmış, kaldırma ilamı ışığında çek iptali talebinin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın KABULÜ ile; 1-Davacı şirketin keşidecisi olduğu......... bedelli, ......... keşide tarihli çekten dolayı davalı şirketlere borçlu olmadığının TESPİTİNE, çek iptali talebinin REDDİNE" karar verilmiştir.

Davalı ............ vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde yeniden davanın kabulü ile davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece bayilik sözleşmesini sunmaları için taraflarına, kesin süre verildiği, buna rağmen bayilik sözleşmesinin sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme dosyasında zaten bayilik sözleşmesinin olduğunu, mahkemece gönderilen muhtıradan haberlerinin olmadığını, bu sözleşmenin incelenmesinde diğer davalı ile müvekkili şirket arasında acentelik sözleşmesinin bulunmadığının görüleceğini, müvekkili şirketin üretici firma olup perakende satışını yapmadığını, tüm satışların bayilere yapıldığını, müvekkili şirketin ......... üzerinde bayisi olduğunu, bayiden kastedilen şeyin tek satıcılık veya ticari mümessillik veya şube olmadığını, bayinin bağımsız tüzel kişiliklere sahip ticari kuruluşlar olup sadece müvekkilinin değil her ürünü sattıklarını, bu bayilerin ticari işleyişi ile müvekkilinin hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, diğer davalı ile müvekkili şirket arasında TTK anlamında acentelik sözleşmesinin bulunmadığını, diğer davalının bağımsız bir elektrikçi olup müvekkili şirketten sadece sesli ve görüntülü diafon cihazı satın aldığını, bunun dışında da elektrik malzemeleri sattığını, davacının daha önceki beyanlarında müvekkili şirkette çalışan bir temsilciden fiyat teklifi aldığı ve bu fiyat teklifinin bizzat müvekkili şirketi ilgilendirdiği, müvekkili şirketin iyi niyetli 3. kişi olamayacağını ileri sürmesine karşılık, müvekkili şirketin gerek yurt içi gerek yurt dışı satışı olan tüm tüketicilere ve tacirlere açık bir ticaret yürüttüğünü, ister alıcı olsun ister olmasın herkesin müvekkilinden alacağından bahisle bir malın bedeli için fiyat teklifinde bulunabileceğini, fiyat teklifinde bulunmuş olmasının satış akdinin ve satışa ilişkin diğer hukuki ilişkisinin kurulduğu anlamına gelmeyeceğini, davacının müvekkili şirketten almış olduğu fiyat teklifinin........ ile kurulan satış ilişkisiyle bir bağlantı kurulamayacağını, davalı ... ile davacı şirketin ticari alışverişte bulunduğu, bu alışverişin sonucunda davacı şirketin......... adına verdiği çeki daha sonrasında ........ borcuna mahsuben müvekkili şirkete ciro ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin çek konusunda bir bilgisinin olmayıp çeki alacağına mahsuben aldığını, diğer davalının bu çeki müvekkiline davacının sipariş ettiği ürünler ile ilgili göndermediğini, müvekkili şirkete olan borcuna karşılık gönderdiğini, ayrıca müvekkili şirketin......... isimli bayisinden dava konusu çekten çok daha fazla miktarda alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin bayilerinden aldığı nakit ödemeleri, çek ve senetleri kendi cari hesaptaki alacağından mahsup ettiğini, müvekkilinin bayisinin kendisine gönderdiği çeki veya senedi hangi ticari ilişkiye istinaden aldığını bilemeyeceğini, davacının müvekkili şirketin çalışanına teslim ettiğini iddia ettiği çek çalışana teslim edilmemiş çalışandan sadece fiyat teklif formu alındığını, müvekkili firma çalışanının davacı ile diğer davalı arasındaki alışverişe kesinlikle dahil olmadığını, ayrıca müvekkili firmanın çalışanının çalıştığı firmayı herhangi bir borç altına koyma yetkisi bulunmadığından söz konusu ticaretten haberinin olması dahi sonucu değiştirmeyeceği, müvekkili şirketin bu durumdan sorumlu tutulmasının gerçeğe ve yasaya aykırı bir karar olacağını, davacı yanın iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.

İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, dairemizin 2.......... tarihli Karar İlamına uygun yargılama yapıldığı, ilk derece mahkemesince dosyada bulunan bilgi ve belgeler dikkate alınarak verilen davanın kabulüne ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı .......... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı ......... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. Davalı ........'den Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ...... TL harçtan peşin alınan ...... TL harcın mahsubu ile bakiye ...... TL harcın davalı ........'den tahsili ile hazineye irad kaydına,

  3. İstinaf başvurusunda bulunan davalı......... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,

  5. HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 353/1-b-1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.18/01/2024

...

Başkan

...

e-imzalıdır

...

Üye

...

e-imzalıdır

...

Üye

...

e-imzalıdır

...

Katip

...

e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıntespitineıslakuygulanmayacaktırayrıcaTespitkabulüvekilikonusuimzalanmışMenfireddine"gaziantepelektronikbelgehüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim