Gaziantep BAM 11. HD 2022/1411 E. 2024/104 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2022/1411
2024/104
1 Şubat 2024
T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1411 - 2024/104
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1411
KARAR NO : 2024/104
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..........
ÜYE :.............
ÜYE : .........
KATİP : .........
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/05/2021
NUMARASI : 2019/792 Esas, 2021/274 Karar
DAVACI : ............
VEKİLİ : Av. ........
TEMSİLCİ (Davacı) : ..............
DAVALILAR : 1-..........
2. ............
VEKİLİ : Av. ..........
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
YAZIM TARİHİ : 01/02/2024
Taraflar arasında görülen davada ............ Karar sayılı kararının istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. Maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla ........... esas sayılı dosyası ile borçlular hakkında ilamsız icra takibi yapıldığını, borçluların süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, borçluların itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ....... tarihli ........... nolu fatura nedeniyle müvekkilleri aleyhine ............ TL alacak talepli icra takibi başlatıldığını, işbu faturaya itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, davacı tarafça itirazın iptali davası açıldığını, açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkillerinin almış oldukları bir araç temini ihalesi sonucu davacı ile yakıt alımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilleri ile davacı arasında güven ilişkisine dayanarak yazılı bir anlaşma yapılmadığını, müvekkillerinin imzaları ve kaşesi içeren yakıt fişlerine istinaden davacının yakıt vereceğini ve her ay sonunda da bunu fatura edeceğini, müvekkillerinin yakıt alımına Eylül 2018 ayında başladığını, taraflar arasında yakıt alımına ilişkin de .......... TL miktarlı teminat senedi verildiğini, Haziran 2019 ayı sonrası da yakıt alımının müvekkilleri tarafından durdurulduğunu, davacı şirket yetkilisi. ........... bu ödemeyi alıp almadığı konusunda yemin etmesini teklif ettiklerini, verilen teminat senedinin de ödemeye dahil edilmesi gerektiğini, senet de dahil edildiğinde itiraza konu faturadan dolayı borç olmadığının gözükeceğini, müvekkilleri tarafından icra takibine kötüniyetli olarak itiraz edilmediğini, davacı tarafın kötüniyet tazminatı talep etmesini kabul etmediklerini, bu nedenlerle ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; "....Dava dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporları ve taraf defterlerinin incelenmesi sonucunda, taraflar arasında akaryakıt alım satımı yapıldığı, bu kapsamda da davacının davalılara 2018 yılında ............. TL'lik, 2019 yılında da .......... TL'lik olmak üzere toplam ............. TL tutarında satış yaptığı, bu satışlara ilişkin tüm faturaların her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu ve her iki tarafın da kabulünde olduğu ve itiraza uğramadığı sabit görülmüştür. Bunun yanında davalıların yaptığı ödemelerin de sunulan fiş ve belgeler kapsamından (senetle ispat kuralı gereği sadece yazılı deliller dikkate alınarak) .......... TL olduğu görülmüştür. (Nitekim davacı taraf da bu belgelere, fişlere, dekontlara itiraz etmemiş ve ödemeleri kabul etmiş olup, bu konuda da ihtilaf yoktur) Her ne kadar davacı tarafça .......... TL'lik ve yine ....... TL'lik (Ödememenin .......... TL olmasına rağmen .......... TL olarak işlenmesi sebebiyle) eksik ödemeden bahsedilmişse de, bu ödemelerin elden ödeme olduğu iddiası karşısında ödemelerin yazılı delille ispat edilemediği, bu ödemelere ilişkin hiç bir delilin ibraz edilmediği, davacı şirket yetkilisinin de bu ödemeleri yeminli beyanıyla reddettiği görüldüğünden, davalıların bu yöndeki ödeme iddiası kabul edilmemiştir. Bu durumda da ........... TL - ........... TL = .......... TL davacının alacaklı olduğu, ancak davacı şirket yetkilisinin yeminli beyanında alacaklarının ......... TL'sini teminat olarak aldıkları senetin ödenmesi ile tahsil ettiklerini beyan ettiği, yani davalıların bu yöndeki savunmalarını doğruladığı, bu ticari ilişki nedeniyle aldıkları teminat senedi kapsamında ............ TL tahsil ettiğini beyan ettiğinden ve davalıların da bu yöndeki iddialarını ispat ettiğinden, ........... TL'nin ............. TL'den mahsup edilmesi neticesinde davacının davalılardan alacaklı olmadığı sonucuna varılmış, bu nedenle de davanın reddine karar verilmiş, davalıların kötüniyet tazminatı talep etmedikleri görüldüğünden bu hususta karar verilmemiş..." şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama aşamasında dosyanın bilirkişiye verildiğini, bilirkişi tarafından ''müvekkile ait defterlerin usulüne uygun olduğu, icraya konu faturanın davacı yevmiye defterinde veresiye satış olarak kayıtlı olduğu, davalı yevmiye defterinde veresiye alış olarak kayıt edildiği ve ödeme kaydının olmadığı...' yönünde rapor verildiğini, davalılar vekilinin yemin deliline dayanmasından sonra müvekkilinin, ''Bizim karşı tarafla yakıt alım satım işimiz oldu, ben karşı tarafın iddia ettiği hususların hiçbirini kabul etmiyorum, biz karşı taraftan alacaklı yöndeyiz, ........... TL ya da başka bir şekilde elden ödeme almam söz konusu değildir, ödeme aldıysak fişini vermişizdir, bizim kendilerinden miktarını tam hatırlamamak birlikte yaklaşık .......... TL alacağımız vardı, bunun ............. TL'sini teminat olarak aldığımız senetin ödenmesi ile tahsil ettik, kalan kısmı için de bu davayı açtık, biz karşı taraflardan alacaklı durumdayız,'' şeklinde beyan verdiğini, gerek taraflar arasındaki ticari defter ve kayıtlarda, gerekse müvekkilin yeminle alınan ifadesinde, müvekkil davalılardan açıkça alacaklı iken yerel mahkemenin neye dayanarak, nasıl ve hangi yorumla davanın reddine karar verdiğini anlayamadıklarını, dosyaya sunulan dilekçe, deliller ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundan ilgisiz şekilde yerel mahkemenin bu hususta herhangi bir inceleme yapmadığını ve hukuka aykırı, dayanaktan yoksun bir karara imza attığını belirterek, yerel mahkemenin ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini; bunun yanı sıra yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının davalılarla aralarındaki ticari ilişki nedeniyle aldıkları teminat senedi kapsamında ............ TL tahsil ettiğini beyan ettiğinden ve davalıların da bu yöndeki iddialarını ispat ettiğinden, .......... TL'nin raporla belirlenen bakiye alacak olan ............ TL'den mahsup edilmesi neticesinde davacının davalılardan alacağının kalmadığı sonucuna varılmış, bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf isteminde bulunan davacı tarafından yatırılması gereken ......... TL harçtan, peşin alınan ......... TL'nin mahsubu ile bakiye ........... TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,
-
HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/02/2024
......
Başkan
.......
e-imzalıdır.
.......
Üye
......
e-imzalıdır.
....
Üye
......
e-imzalıdır.
......
Katip
.......
e-imzalıdır.
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20