Gaziantep BAM 11. HD 2022/1900 E. 2024/103 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2022/1900
2024/103
1 Şubat 2024
T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1900 - 2024/103
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1900
KARAR NO : 2024/103
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .............
ÜYE : .............
ÜYE : ............
KATİP : .............
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2022
NUMARASI : 2022/183 Esas, 2022/765 Karar
DAVACI : .........
VEKİLLERİ : Av............
DAVALI :.........
VEKİLLERİ : Av. ..........
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
YAZIM TARİHİ : 01/02/2024
Taraflar arasında görülen davada ............. Karar sayılı kararının istinaf incelemesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. Maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin et ürünleri satış işi ile uğraşan .............. işletmenin sahibi olduğunu, müvekkillinin davalı banka ile ticari müşteri olarak çalıştığını ve banka işlemlerini davalı banka ile yaptığını, müvekkilinin 2017 yılının Şubat ayında banka hesaplarını incelediğinde müvekkilin hesap dökümlerinde .............. tarihinde ............. TL ve........... TL olmak üzere 2 kere .......... .kredisi kullandırıldığını ve ayrıca bu paraların çekildiğini görüldüğünü, bunun haricinde bankadaki mevduatında bulunan ............ TL'nin de çekildiğini, söz konusu alacak için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin durumun açıklığa kavuşturulması için bankaya gittiğinde banka memurlarınca müvekkilinin eski çalışanı............ tarafından getirilen talimat ile kredi kullandırılıp paranın da yine aynı şekilde........... ödendiğinin söylendiğini, müvekkilin böyle bir talimatının olmadığını, söylediğinde kendisine bir kısım talimatlar gösterildiğini ancak talimatların müvekkilin imzasını taşımadığını, söz konusu krediler kullandırılıp paralar ödenirken müvekkilden onay alınmadığını, bu nedenle ........... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile çekilen paraların iadesi ile ............ TL'lik tutarın müvekkile ait borçlu Cari Hesabından düşülmesinin ihtar edildiğini, ancak davalının buna cevap vermediğini, davalı bankanın müvekkilini arayarak "kredi dönem faizini ödemesi aksi halde takibe düşeceğini" söylediğini, bunun üzerine müvekkilin ........... tarihinde ........... dönem faizini şerh düşerek ödediğini, müvekkilinin davalı bankaya fazladan ........... TL borçlu gözüktüğünü, bu şekilde müvekkili hakkında icra takibi başlatılmasını ve hatta icra takibine gerek kalmaksızın bankanın tek taraflı işlemi ile TBB risk merkezinde takibe düşmüş olarak gözükecek olması halinde müvekkilinin ticari faaliyetleri sıkıntıya gireceğini, diğer bankalarla ticari ilişkisinin de bozulacağını ileri sürerek müvekkilin davalı bankaya .......... tarihinde ........... TL ve ............. TL olarak kullanılan kredilerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının basiretli bir iş adamı gibi davranması gerektiğini, davacının birlikte çalıştığı yakını ..........'nun kendisi nam ve hesabına işlemler yapabileceğini beyan ettiğini, davacının talimatları ile dava dışı .......... ödeme yapıldığını, davalının yapılan tüm işlemlerden haberdar olduğunu, davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; "....Dosya BAM ilamı doğrultusunda bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tanzim ettiği 12/06/2022 tarihli raporda, Davacı ............ ile davalı banka arasında akdedilen Sözleşmeler kapsamında bankanın ticari müşterisi olduğu, bankadan toplam ............ TL tutarında borçlu cari hesap kredileri kullandığı, kullandırılan kredilerin ödemesinin ..........' ya yapıldığı ve bu ödemelerin bilgisi / talimatı dışında yapıldığı, bankaya verilen kredi ve ödeme talimatlarında yapılan incelemede, 3 adet talimattaki imzaların davacı ...'ya ait olduğu, geriye kalan 7 adet talimatta (kredi talimatları dahil) imzaların davacı ...'nun eli ürünü olmadığına ilişkin kanaat raporu sunulduğu, hesap hareketlerinde davacının ATM / Şube kanalı ile itiraz edilen işlemlerden sonra işlem yaptığı gözönüne alındığında yapılan işlemlerden daha önce haberdar olma imkanı olduğu, ayrıca hesaplarından ...'ya işlem yapması için bankaya talimat verdiği,.................. yakalama nolu ...'nun ............... tarihli ifade tutanağında özetle; “2014-Kasım ayı- 2017-Şubat ayına kadar fiilen ortak oldukları, bazen amcasının şahsına ait olan firmanın kaşesinin üzerine imza atarak talimat yazdığını, bankanın amcasından telefonla teyit aldığını ve amcasının teyit ettiğini, bankalar nezdinde kaç kez kendi imza atarak talimat düzenlediğini bilmediğini” beyan ettiği, dava konusu itiraz edilen işlemlerden önce ... tarafından talimatla ... kredisi kullandırılıp - nakit ödeme ve hesaptan nakit para çekme işlemleri yapıldığı, bu işlemlerin bilgisi dışında yapıldığına dair itirazının olmaması nedeni ile bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığı kanısına varıldığı, dava konusu krediler ve itiraz edilen ödemelerin nakit şeklinde yapıldığı, davacının şahsi borçları için veya davacının işletmesinin borçlarını ödemek için yapılan işlem ve ödemeler bulunup bulunmadığına ilişkin tespit yapılamadığı, tespit edilmiştir. Bilirkişinin raporunda belirttiği üzere, ...'nun davalı banka uhdesindeki davacıya ait hesaplarda işlem yapmasını müteakip ATM hareketleri mevcuttur. Yani davacı aynı hesaplar için ATM den işlem yapmış, hesapta ... tarafından yapılan işlemleri görme imkanına sahip olmuştur. Buna rağmen davacının suskun kalması davalının bu işlemlere onay verdiği sonucuna götürmüş, mahkememizde bu yönde vicdani kanaat oluşmuştur. Davacı sonuçta tacirdir, basiretli davranma yükümlülüğü altındadır. Davacının ATM işlemleri ile hesabındaki hareketlerden haberdar olduğunun kabulü, yapılan işlemlerin sayısı ve miktarı gözetildiğinde taraflar arasında davacıya ait hesapta dava dışı üçüncü kişiler tarafından işlem yapılması yönünde bir teamülün oluştuğu, banka nezdinde bu yönde güven oluştuğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda salt işlem talimatlarındaki imzanın davacıya ait olmaması onu sorumluluktan kurtarmayacaktır. Anılan sebepler ile oluşan zararda davacınında kusurunun olduğu sonucuna varılmıştır. Yargıtay ilamlarında ısrarlı bir şekilde dile getirildiği üzere bankalar güven kuruluşlarıdır. Kendilerine emanet edilen mevduata ve mevduat sahibi müşterilerine karşı en küçük ihmallerinden dahi sorumludurlar. Bu esaslar gözetildiğinde bankanın asıl kusurlu olduğu zarardan sorumlu tutulması gerektiği, davacının da müterafik kusuru nedeniyle TBK 52 maddesi uyarınca kusurunun ağırlığı dikkate alınarak tazminattan indirim yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Somut olayın özellikleri, hesaplarda yapılan işlemlerin sayısı ve miktarı, soruşturma dosyası kapsamı, davacının aynı hesaplardaki ATM hareketleri dikkate alındığında davalı bankanın asli ve % 60 oranında, davacı tacir gerçek kişinin ise müterafik ve % 40 oranında kusurlu olduğu yönünde oluşan kanaat uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜNE,
-
Davacının ............... TL borçlu olmadığının tespitine,
-
Fazlaya yönelik talebin reddine...." karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan hesabından iki defa ... kredisi kullandırıldığını, davalı bankanın ise savunmasında daha önce de ...'nun talimatla işlem yapması nedeni ile müvekkilin haklı güven oluşturduğunu ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını söylediğini, oysa bankacılık işlemleri ve mevzuatı gereği bankaların hesap sahipleri hakkında işlem yaparken o hesap sahibinin hazır bulunması veya onun bilgisi dahilinde işlem yapılması gerektiğini, davalı bankanın belirttiği gibi ...'nun daha önce bu tür işlemleri pek çok kez yapmış olmasının bundan sonraki bütün işlemlerin de usulüne uygun yapıldığına karine teşkil etmeyeceğini, dolayısıyla bankanın gerektiği şekilde müvekkilden arayarak ve sair herhangi bir yolla onay almaması ve işlem yapmasının bizzat kendisinin basiretli bir tacir gibi davranmadığının açıkça göstergesi olduğunu, ayrıca Yargıtay yerleşik içtihatları ile de bankaların basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün müvekkile nazaran daha fazla olduğunun sabit olduğunu, yerel mahkeme tarafından her ne kadar davaya konu işlemler yapıldıktan sonra ATM işlemleri yapıldığından bahisle müvekkilin işlemlerden haberdar olduğu sonucuna varılmışsa da banka tarafından müvekkile bu hususta bilgi verilmediği gibi hesap özetlerinin de müvekkile gönderilip gönderilmediği hususunun değerlendirilmediğini, bu nedenle müvekkile kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca dosyada mevcut ............... tarihli raporunda da ilgili iki işlemde bulunan imzanın müvekkilinin el ürünü olmadığını, zira çıplak gözle bakıldığında dahi imzaların bankanın kayıtlarında bulunan ve müvekkile ait olan imzadan farklı olduğunun görüldüğünü, bankanın bu durumda haklı güven oluşması nedeni ile işlemler için teyit almadığını ifade etmesinin abes olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin davanın kısmen reddine ilişkin bölümünün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça itiraza konu ettiği işlemlerin/talimatların bir kısmının kendisinin el ürünü olduğu gibi davacının sözde zararından müvekkil bankanın sorumlu olamayacağının tespitinin gerektiğini ancak yerel mahkemece, emsal BAM ve Yargıtay kararlarına açıkça aykırı bir şekilde davacı tarafça talimat yoluyla işlem yapılmasının mutad işlem haline geldiğinin benimsendiğini, 'bankaların güven kuruluşları olmaları hasebiyle en hafif kusurlarından dahi sorumludur' şeklindeki gerekçeyle hiçbir somutlaştırma yapılmadan, müvekkil bankanın ne için kusurlu olduğu değerlendirmesi-tespitinde bulunulmadan müvekkil bankanın TBK md 52 düzenlemesine atıfla asli kusurlu olarak değerlendirerek % 60 oranında kusur oranı belirlenmesinin kabul edilemeyeceğini, yerel mahkemece, .............. K sayılı ilamı doğrultusunda bankacılık mevzuatı konusunda uzman bilirkişiden alınan rapor ve önceki bozma ilamı olan .......... kararına açıkça aykırı şekilde, müterafik kusur tespiti ile müvekkil bankanın 'güven kuruluşları olduğu hasebiyle en küçük ihmallerinden sorumludur' değerlendirmesi ile müvekkil bankaya somutlaştırılmış en hafif şekilde kusur tespitinde bulunulmadığını, ayrıca hesap hareketlerinde açıkça belli olduğu üzere davacı tarafın ............. kanalı ile itiraz edilen işlemlerden sonra işlem yapması sebebiyle dava konusu edilen işlemlerden haberdar olduğunu, banka şubesine ... tarafından hesaplarında işlem yapılmasına ilişkin talimat verildiğini, yargılama dosyası kapsamında alınan bankacılık mevzuatı konusunda uzman bilirkişi tarafından söz konusu durumunun tespit edilmesi sebebiyle, yine, yerel mahkemenin .............. K sayılı yargılama dosyasında da davacı tarafça imzasına itiraz edilen talimat evraklarının tamamına yakınının davacının el ürünü olduğunun tespiti ile 'yerel mahkemenin uymak zorunda olduğu' ............K sayılı ilamında belirtildiği üzere 'dava dışı ............ kendisi adına işlem yapmaya yetkili olduğu konusunda haklı güven oluşturması sebebiyle' istinaf taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek, yapılacak yeniden inceleme ve değerlendirme neticesi davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, davalı bankanın yetkisiz temsilciye usulsüz kredi kullandırılması nedeniyle oluşan borçtan dolayı açılmış menfi tespit davasıdır.
Mahkemece; hesaplarda yapılan işlemlerin sayısı ve miktarı, soruşturma dosyası kapsamı, davacının aynı hesaplardaki ......... hareketleri dikkate alındığında davalı bankanın asli ve % 60 oranında, davacı tacir gerçek kişinin ise müterafik ve % 40 oranında kusurlu olduğu yönünde oluşan kanaat uyarınca davanın kısmen kabulüne, davacının............. TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
-
Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf isteminde bulunan davacı tarafından yatırılması gereken .......... TL istinaf karar harcından peşin alınan ........ TL’nin mahsubu ile bakiye .......... TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
İstinaf isteminde bulunan davalı tarafından yatırılması gereken .......... TL istinaf karar harcından peşin alınan ........ TL’nin mahsubu ile bakiye .......... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,
-
HMK'nın 359/4. maddesine göre kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/02/2024
......
Başkan
......
e-imzalıdır.
.....
Üye
.......
e-imzalıdır.
......
Üye
......
e-imzalıdır.
......
Katip
....
e-imzalıdır.
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20