Gaziantep BAM 11. HD 2022/1421 E. 2024/102 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2022/1421
2024/102
1 Şubat 2024
T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1421 - 2024/102
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1421
KARAR NO : 2024/102
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..........
ÜYE :.............
ÜYE : .........
KATİP : .........
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2022
NUMARASI : 2021/830 Esas, 2022/535 Karar
DAVACI : ..........
VEKİLİ : Av...........
DAVALI : 1 -...............
DAVALI : 2 -.........
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
YAZIM TARİHİ : 01/02/2024
Taraflar arasında görülen davada ............ Karar sayılı kararının istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. Maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete, .............. numaralı nakliyat abonman sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan ........... yönlendirdiği ve ............ ait bir konteyner içerisindeki halı emtialarının .............. nakliyesi sırasında nakliyesini yapan davalı ........... adına kayıtlı , davalı borçlu ............ plakalı çekici ve ............ plakalı dorse, ............ sevk ve idaresinde iken varış yerine ulaşamadan kaybolduğunu, Meydana gelen olayda davalı ........... ve davalı diğer .......... güveni kötüye kullandığını ve emniyeti suistimal ettiklerini, davacı sigorta şirketinin meydana gelen zarar sebebiyle sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tazminini talep etme gereği hasıl olduğunu, davacı tarafça takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile ............ Esas Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip durduğundan ve asıl alacağın % 20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ......... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı adına kayıtlı olan ........... plaklı çekici ile ............ plaka sayılı dorse ............ yevmiye numaralı kira sözleşmesi ile davalılardan .............. isimli şahsa kiralandığını daha sonra söz konusu araç kira süresi dolduktan sonra teslim edilmediğini ve aracın çalındığını, davalı aracın çalınmasından sonra ............. nezdinde şikayetçi olduğunu, davacı davaya konu nakliye sürecinden hiç bir şekilde haberdar olmayıp aynı zamanda aracının çalınmasından dolayı da mağdur olduğunu, bu nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalının ise cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece; "....Dosya kapsamı değerlendirildiğinde ... aleyhine açılan itirazın iptali davası irdelenmiş olup; icra müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve icra dosyası içeriğinden ...'a gönderilen icra ödeme emrinin 10/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, dosyamıza sunduğu borca itiraz talebi bulunmadığı, takibin ... tarafından kesinleştiği anlaşılmıştır. ............. karar nolu ilamında belirtildiği üzere "davanın temelini oluşturan icra takibinde davalı şirkete ödeme emri 07/01/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, adı geçen şirket vekili tarafından 16/01/2014 tarihinde takibe itiraz edilmiştir. İİK.’nun 62. maddesine göre borçlu ödeme emri tebliğinden itibaren 7 gün içinde takibe karşı itirazlarını bildirmek zorundadır. Somut olayda itiraz 7 günlük itiraz süresi geçtikten sonra yapılmış olduğundan takip borçlu yönünden kesinleşmiştir. İtirazın iptali davasının dava şartlarından biri de icra takibine usulüne uygun olarak süresi içinde itiraz yapılmasıdır. Kesinleşen bu takibe karşı itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Hukuki yarar 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı olup aynı Kanunun 115. Maddesine göre mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Somut olayda mahkemece, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddi gerekirken esastan red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." denilerek İİK ya göre madden kesinleşen takipte itiraza uğramış bir takip bulunmadığından (takip kesinleştiğinden) dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmış olup, davalı ... yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekmiştir. Davalı ... yönünden yapılan incelemede ise dava konusu taşıma sözleşmesi nedeniyle taşınan zarar görmesi ve kaybolmasına ilişkin sigorta sözleşmesinin akdedildiği görülmüştür. Dava konusu sigorta sözleşmesinde araç sahibi veya sürücüsünün veya sigortalının bizzat istihdam ettiği şoförlerin kötü niyet veya emniyeti suistimalden dolayı taşınan malın tamamının çalınması, kaybolması veya teslim edilememesi sonucu doğacak sorumluluk tazminatı teminata dahil edilmiş olduğu kararlaştırılmıştır. Bu kişilere rücu hakkının bulunduğu belirtilmiştir. Yine kiralık araçlar ile yapılan taşımalarda meydana gelen tüm hasarlarda, kiralık araç sahibi ve/veya şoförlere rücu edileceği açıklanmıştır. Davalı ... taşıma sözleşmesinde taşınacak malın taşındığı çekici ve dorsenin malikidir. Taşıma sözleşmesi dava dışı taşıyıcı ile taşıtan sigorta ettiren arasında akdedilmiş olup, yine taşıma işini alt taşıyıcı gerçekleştirmiştir ki bu da dava dışıdır. Taşınan emtianın taşındığı aracın şoförü dava dışıdır ki delil olarak dayanılan soruşturma dosyasında bu kişi şüphelidir. Diğer davalı Uğur bu aracı kiralayandır. Davalı ... taşınan eşyanın taşındığı aracın maliki olup, taşıma sözleşmesi ile ilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı sigorta şirketi davalı ...'in kötüniyet ve emniyeti suistimaline ilişkin iddiası delil olarak dayanılan soruşturma dosyasında bu iddiayı destekler delilin bulunmaması ve yine bu iddiasını destekleyecek başka delil bulunmaması (tanık deliline dayanılmış ise de tanık dinletmeyecekleri beyan etmişlerdir) nedeniyle davalı ...'in dava konusu emtianın hırsızlanması olayına ilişkin iddia ispat olunamadığından bir sorumluluğu bulunmayan davalıya davanın yöneltilmesi uygun olmamıştır. Bu durumda davalı ... yönünden ispat olunamayan davanın reddine ...." karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda davalı ... ...'in güveni kötüye kullandığını ve emniyeti suistimal ettiğini, 2918 Sayılı KTK’nun 107. maddesinde, "...İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumluluktan kurtulur" hükmüne yer verildiğini, KTK kapsamında tehlike sorumluluğunun dışında kalan pek çok hususun genel hükümlere bağlandığını, bir zararın KTK kapsamında değil de genel hükümler kapsamında karşılanmasının TBK'da düzenlenen haksız fiil ve sözleşmeye aykırı hareketten doğan sorumlulukla giderilmek üzere işletene başvurulacağı anlamına geldiğini, davalı ... ...'in çekici ve dorsenin çalınmasında gereken özeni göstermediğinden kusurlu olmakla sorumluluğunun doğduğunu, davaya konu hasarın meydana gelmesinde davalının sorumlu olduğunun açık olduğunu, Kanun gereği ödenen tazminat miktarının işletene rücu edilebileceğini, TTK m. 1472 uyarınca,” Sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder.” hükmünün yer aldığını belirterek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, ........... Esas sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğinden istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icranın geri bırakılmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
V-DÜŞÜNCE: İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, davalıların ........... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.
Mahkemece; icra müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve icra dosyası içeriğinden ...'a gönderilen icra ödeme emrinin ........... tarihinde tebliğ edildiği, dosyaya sunduğu borca itiraz talebi bulunmadığı, takibin ... tarafından kesinleştiği anlaşıldığından davalı ........ yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine, diğer davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, davalıların taşıyıcı veya taşıyıcı yardımcısı olduklarının ispatlanamadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf isteminde bulunan davacı tarafından yatırılması gereken ......... TL harçtan, peşin alınan ........ TL'nin mahsubu ile bakiye ......... TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,
-
HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/02/2024
.......
Başkan
......
e-imzalıdır.
.......
Üye
.......
e-imzalıdır.
.....
Üye
.....
e-imzalıdır.
...
Katip
.....
e-imzalıdır.
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20