Gaziantep BAM 11. HD 2022/1330 E. 2023/1407 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2022/1330
2023/1407
25 Aralık 2023
T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1330 - 2023/1407
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1330
KARAR NO : 2023/1407
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...........
ÜYE : .............
ÜYE : ............
KATİP : .............
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/03/2022
NUMARASI : 2021/123 Esas, 2022/262 Karar
DAVACI BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI : ...........
VEKİLLERİ : Av. ...............
DAVALI BİRLEŞEN
DAVADA DAVALI : ..........
VEKİLLERİ : Av. ...........
Av. .........
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali, Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 25/12/2023
YAZIM TARİHİ : 25/12/2023
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/03/2022 tarih ve 2021/123 esas, 2022/262 karar sayılı kararın istinaf incelemesi davalı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- K A R A R -
Asıl dava yönünden;
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, hizmet alım sözleşmesinde sözleşme süresinin 4 yıl olup sözleşmenin haklı nedeniyle feshi dışında süresinden önce sözleşmeyi fesheden tarafın diğer tarafa ........... USD cezai şart ödeyeceği hususunda madde bulunduğunu, tacirin cezai şartın mahsubunu isteyemeyeceğini, sözleşmenin davalı tarafça süresinden önce feshedildiğini, davalının Eylül ayı hak edişi ........ TL ve Ekim ayı hak edişi ........ TL'nin cezai şarttan mahsubu ile bakiye tutarın ödenmesi için davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, ödenmeyen bakiye alacağın tahsili için ........... esas sayılı dosyası ile girişilen takibe davalı tarafından haksız ve kötüniyetle itiraz edildiğini, bu nedenle takibe yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmayan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava yönünden;
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında şirket hizmet satın alma sözleşmesi imzalanmış olduğunu, sözleşmeye istinaden davalı şirketin haksız olarak ..............esas sayılı dosyasında takibe giriştiğini, takibe itiraz edilmiş ise de süresinden sonra olduğundan reddedildiğini, bu nedenle davanın kabulünü ........... esas sayılı takip dosyasında davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini, davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dava yönünden;
Davalı vekili, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen dava yönünden;
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacıdan .............. tarihli hizmet satın alma sözleşmesinden kaynaklı olarak vermiş olduğu hizmet karşılığında Eylül ayına ilişkin ........... TL, Ekim ayına ilişkin ......... TL olmak üzere toplam ............. TL alacağının olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin alacağını haksız ve hukuksuz bir şekilde ödemediğini, bu sebeple davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın olmayan bir alacaktan müvekkilinin alacağını mahsup ettiğini ifade ettiğini, davacının var olduğunu iddia ettiği alacağını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı hakkında takip yaptıkları ............. esas sayılı dosyasındaki alacaklarını müvekkiline ödenmemesi yönündeki tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, davacıdan haksız ihtiyati tedbir tazminatı taleplerinin bulunduğunu, bu nedenle tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ...Asıl dava yönünden; taraflar arasında hizmet alımı sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin süresinden önce feshedildiği, davalı tarafın davacıdan hak ediş alacağı bulunduğu sabit olup bu husus tarafların da kabulünde olduğu, uyuşmazlığın sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilip edilmediği üzerinde toplandığı, her iki tarafın sağlık sektöründe faaliyet gösteren şirket olduğu tarafların ticari unvanlarından anlaşıldığı, dava dışı doktor ... tarafından akademik kariyer sebebine dayalı olarak her iki dosya tarafları arasındaki sözleşmenin feshedilmesinin haklı fesih olarak nitelendirilmediği, zira basiretli tacir yükümlülüğü gereği davalı, dava dışı doktor ... ile sözleşme akdederken doktorun akademik kariyer planlarını göz önünde bulundurularak sözleşme akdetmelidir. Bir an için dava dışı.............. Şirketi arasındaki sözleşme feshinin haklı olduğu düşünülse dahi bu sebep dosya tarafları arasında anılan basiretli tacir yükümlülüğü gereği haklı fesih olarak nitelendirilemeyeceği, bu sebeple sözleşme davalı tarafça haksız olarak feshedilerek sona erdiğinden sözleşmede belirlenen cezai şart alacağı davacı lehine muaccel hale geldiği, takibe girişilirken davalı lehine olan hak ediş alacaklarının cezai şarttan mahsup edildiği takip dosyasının incelenmesi neticesinde anlaşıldığı, bu nedenle davanın kabulü ve icra inkar tazminatının kabulüne, birleşen dava yönünden; davalı ............. tarafından hak ediş alacaklarının tahsiline dönük olarak davacıya karşı başlatılan takipte hukuka uygunluk bulunmadığı, zira davacı cezai şart alacağını takibe koyarken davalı hakedişlerini mahsup ettiği, bu sebeple ............. sayılı dosyası ile girişilen takip haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğundan birleşen davanın kabulü ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Davalı birleşen davada davalı vekili, cezai şartın fahiş olduğunu, talepleri hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, mahkemenin cezai şartın fahiş olduğu yönündeki savunmalarına itibar etmemesini gerekçelendirmesi gerektiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, miktarı yargılamayı gerektiren bir cezai şart bakımından likit alacaklar için geçerli bir müessesesinin uygulanmasının da hatalı olduğunu, dava dışı ...'ın işten ayrılışı gerek sözleşme gerekse de meri mevzuat açısından müvekkili şirket tarafından yapılan açık bir fesih olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından cezai şart isteminin yargılamayı gerektirdiğini, bilirkişi raporunda davacının işlemiş faiz alacağının .......... USD tutarında olduğu, bu sebeple takibin .......... USD üzerinden devamı ile ........... USD yönünden işlemiş faizin iptal edilmesi gerektiği ifade edilmişken, mahkeme tarafından bilirkişi raporuna itibar edilmediğini, davacının talebi doğrultusunda .............. USD işlemiş faiz yönünden de takibin devamına karar verildiğini, bilirkişi raporu alınıp daha sonra iş bu rapora itibar edilmemesinin usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan bir feshin bulunmadığını, dava dışı ...'ın işten ayrılışının taraflarınca yapılan bir fesih olduğu yönünde bir iddialarının da bulunmadığını, mahkemenin öncelikle yapılan eylemin bir fesih sebebi olduğunu akabinde bu feshin haklı veya haksız olup olmadığını değerlendirmesi gerektiğini, döviz cinsinden cezai şart kararlaştırılamayacağı yönündeki beyanlarına da itibar edilmediğini, birleşen dava yönünden de hatalı karar verildiğini, müvekkili şirketin alacağının davacı tarafın ikrarında ve likit iken davacının alacağının belirsiz ve yargılamayı gerektirdiğini, mahkeme tarafından cezai şartın kabulü yönünde karar verilmesi durumunda dahi cezai şarta yönelik borcun doğum tarihi karar tarihi olacağından bu tarihten önce başlatılan alacaklarının tahsilinin talep edilmesinin kötü niyet olarak değerlendirilemeyeceğini, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Asıl dava, itirazın iptali, birleşen dava menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince asıl dava yönünden itirazın iptaline birleşen menfi tespit davası yönünden de davacının borçlu olmadığının tespitine yani diğer bir deyişle her iki davanın da kabulüne karar verilmiştir.
Dosyalardaki belgelere, kararların dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından gerek asıl dava gerek birleşen dava yönünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-
Davalı birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
Asıl dava yönünden; alınması gereken ............ TL istinaf harcından peşin alınan ........... TL harcın mahsubu ile bakiye ........... TL harcın davalı birleşen davada davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Birleşen dava yönünden; alınması gereken ........... TL istinaf harcından peşin alınan ......... TL'den mahsubu ile bakiye ............ TL harcın talep halinde davalı birleşen davada davalıya iadesine,
-
Davalı birleşen davada davalının sarfettiği istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
-
İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
-
HMK'nın 359/4. maddesine göre kararın taraflara dairemizce tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde asıl dava yönünden; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, birleşen dava yönünden; yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 25/12/2023
Başkan V.
Üye
Üye
Katip
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15