Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/973 E. 2023/348 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/973
2023/348
13 Temmuz 2023
T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 13/01/2017
KARAR TARİHİ : 13/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/08/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İstinaf öncesi yargılama;
Davacı vekili ibraz etmiş olduğu dava dilekçesi ile; ...plakalı aracın ...adına müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalı aracın 06/07/2016 tarihinde dava dışı ... tarafından sürücü belgesiz sevk ve idare edildiği esnada kusurlu olarak kazaya karıştığını, çok sayıda kişinin yaralandığı ve araçların hasar gördüğünü, ...plakalı aracın hasarından dohayı uzman ekspretiz incelemesi yapıldığını, tespit edilen tutarın 22.200 TL olduğunu müvekkilince 06/10/2016 tarihinde araç malikine ödendiğini, ödenen bu tazminatın sürcüsü belgesiz kullanımdan dolayı müvekkilince rücu hakkının bulunduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilince ödenmiş olan 22.200 TL bedelin 06/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesi ile; Açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, 18/03/2016 tarihli oto alım satımı sözleşmesi ile davalı müvekkiline ait... plakalı araç dava dışı kazaya karışan ...'a adi yazılı alım satım sözleşmesi ile 16.000 TL bedelli satıldığını, alım satım sözleşmesine konu bedelin dava dışı ... tarafından 10.000 TL'lik kısmı ödendiğini, geri kalan 6.000 TL'lik kısmının ödenmediğini bu sebeple aracın henüz resmi işlemlerinin tamamlanmadan söz konusu kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin oto alım satım işi yapmakta olduğunu ancak vergi levhasının bulunmadığını, sözleşmenin kazadan sonra yapılmış olma hali işbu davada mümkün olmadığını, dava dışı ...'ın meydana gelen kazada vefat ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmişlerdir.
Dava nevi itibari ile trafik kazasından kaynaklanan tazminatın sigortalıya ödenmesinden dolayı ve araç sürücüsünün ehliyetsiz araç kullanmaktan kaynaklı olarak kazaya sebebiyet verdiğinden dolayı araç maliki ...'a rucü talebinden ibarettir.
Kaza 06/07/2016 tarihinden meyadana gelmiş olup ... plakalı araç yani davacı sigorta şirketince sigortalanan araç kaza anında dava dışı ... tarafından kullanılmakta olup mevctu kazada ... vefat etmiştir, davalı ...'ın savunmasına göre davacı sigorta şirketince sigortalanan ...plakalı araç kazadan yaklaşık 3 ay önce yani 18/03/2016 tarihinde dava dışı ...'a sözleşme ile satılmıştır, mevcut oto alım satım sözleşmesi adi senede bağlı olup sözleşmenin tarafı olan ...'ın kaza tarihi olan 06/07/2016 tarihinde vefat etmesinden dolayı bu tarihten sonra geriye yönelik düzenlenme ihtimali bulunmamaktadır, bu nedenle mahkememizce 18/03/2016 tarihli 2. El oto alım satım sözleşmesi altındaki imzasının dava dışı ...'a ait olup olmadığına yönelik İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik Grafoloji ihtisas dairesinden rapor alınmış alanın raporda sözleşme altındaki imazının dava dışı ...'a ait olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir, dolayısıyla bu rapordan da anlaşılacağı üzere kazaya karışan sigorta şirketince sigortalanan ... Plakalı araç dava dışı ...'a satılmış olduğu tartışmasız olup bu nedenle sigorta şirketinin açmış olduğu rucü davasının reddine karar verilmiştir.
İstinaf incelemesinde;
Somut olayda; davacı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı bulunan davalıya ait aracın karıştığı kaza sebebi ile dava dışı 3. kişiye ödenen tazminatın, sigortalı aracın sürücüsünün ehliyetsiz olması sebebi ile ZMMS genel şartları uyarınca davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesi talep edilmektedir. Davalıya sigortalı aracın kullanım amacı hususidir. Davalı araç alım satım işi yaptığını vergi levhasının bulunduğunu, aracın dava dışı sürücüye adi yazılı sözleşme ile satıldığını ancak bedelin tamamının ödenmemesi nedeni ile resmi devir işleminin yapılmadığını savunmuştur.
Mahkemece; kaza tarihinden önce aracın adi yazılı sözleşme ile üçüncü kişiye satıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesinde “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir” hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi Yasa'nın 20/d maddesinde tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin ancak noterler tarafından yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Ancak böyle bir satış ve devir işlemi araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir. Bu devrin yöntemince aracın kayıtlı olduğu tescil müdürlüğüne bildirilmemesi yüzünden aracın tescil kaydında bir değişiklik yapılmaması satışa konu aracın mülkiyetinin geçişini engellemez ise de, anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, satış işlemine dayalı olarak işleten sıfatının ve araç üzerindeki mülkiyet hakkının devredildiğinin kabulü mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta 2918 Sayılı Yasanın 104. Maddesinin uygulanmasıda mümkün değildir. Bu itibarla adi yazılı sözleşme ile yapılan haricen satım hususunun 3. kişi konumunda bulunan davacıya karşı ileri sürülemeyeceği; davacının rücu hakkının, KTK'nun 95. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.4.b. maddesine dayanan, yasadan kaynaklanan bir hak olduğu gözönünde bulundurularak; davalıya ait araç sürücüsünün kazadaki kusuru oranında, davacının davalıya rücu hakkı bulunduğunun kabulüyle işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, bu aşamada sair hususlar incelenmeksizin HMK'nın 353/1-a,6 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİNİN 30/09/2022 TARİH 2020/1589 ESAS VE 2022/1669 KARAR SAYILI ilamı sonrası yapılan yargılamada ;
Yeni duruşma gün ve saati taraflara tebliğ edilmiş olup;
Kaldırma ilamında da belirtildiği üzere KTK madde 95 ve ZMMS Genel Şartları B.4.b maddesi hükümlerine göre davacının davalıya dava dışı 3. Kişiye yapmış olduğu ödemeyi rücu hakkının bulunduğu, kaldırma ilamından önce mahkememizce alınan 08/08/2017 tarihli denetime elverişli bilirkişi raporuna göre de; dava dışı sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğu ve... plakalı araçta meydana gelen toplam zararın 22.200,00 TL olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporunda belirlenen bedelin davacı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan 06/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ İLE;
-
22.200,00 TL'nin 06/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.516,48 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça dava açılmazdan önce yatırılan 379,13 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.137,35 TL'nin davalıdan alınarak alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacının yaptığı ve karşıladığı harç dahil 1.228,13 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/07/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:01:15