Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/522 E. 2023/177 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/522
2023/177
23 Mayıs 2023
T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ....
KARAR NO : ....
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 17/06/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 126.07.2021 tarihinde sürücü .... .... idaresindeki.... plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza nedeniyle davacının yaralandığını, olayda sürücü ....'ın kusurlu olduğunu, beyanla 50,00 TL kalıcı maluliyet, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL tedavi gideri, 50,00 TL hasta bakıcı ücreti olmak üzere toplam 200,00 TL.nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının KTK 97.nci maddeye uygun olarak başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmediğini, davacının kusura ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesini, maluliyet oranının tespiti konusunda Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, tazminat hesabının genel şartlara göre yapılmasını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin teminat dışında olduğunu, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
-
Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
-
Kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve kaza tespit tutanağı,
-
Davalı ... şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası,
-
İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
-
Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları,
-
İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminat istemlerine, ilişkindir.
Kazaya ilişkin bilgiler;
Davaya konu kaza 26/07/2021 günü ....'ın sevk ve idaresinde olan .... plakalı otomobilin yaya olan davacıya çarpması neticesinde kaza meydana gelmiştir.
Davalı ... şirketine dava açılmadan önce yapılan başvuru ve poliçeler;
Dosyada yer alan belgelerden davacının iş bu davayı açmadan önce davalıya başvuru yaparak 2918 sayılı KTK m.97 hükmünde düzenlenmiş olan başvuru şartını yerine getirmiş olduğuna kanaat getirilmiştir.
Dosyada yer alan poliçe sureti tetkik edildiğinde kaza tarihi itibariyle.... plakalı aracın davalı ... şirketi nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğu tespit edilmiştir.
Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme;
Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere arabuluculuk dava şartı olmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır.
Davacıya kaza nedeniyle herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden yapılan tespit;
SGK'ya müzekkere yazılmış olup davaya konu kazaya istinaden davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı ve herhangi bir gelir bağlanmadığı anlaşılmıştır.
Kusur yönünden yapılan değerlendirme;
Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; .... plakalı otomobilin sürücüsün 2918 sayılı KTK md. 74 hükmünü ihlal ettiği ve ağır ihmal ve ihlali olduğunu, davacının ise bu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Raporun, soruşturma dosyasında yer alan tespitler ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşme şeklinin doğru bir şekilde irdelendiği ve bu şekilde kanaate varıldığı ve bu haliyle de raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Maluliyet yönünden yapılan değerlendirme;
Kusura ilişkin tespit yapıldıktan sonra dosya maluliyet bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Burada davacının maluliyeti tespit edilirken öncelikle hangi yönetmeliği uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu noktada alınacak maluliyet raporlarında uygulanacak yönetmeliğin tespitine ilişkin olarak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/7120 Esas, 2021/2627 Karar sayılı ve 11/03/2021 Tarihli ilamında "...2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmektedir. Görüldüğü üzere uygulanacak yönetmeliği tespiti noktasında kaza tarihinin baz alınması gerekmektedir.
Somut olayda dosya kapsamında hazırlanan maluliyet raporu kaza tarihinin 26/07/2021 tarihi oluşu nazara alındığında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanmış olması isabetli olmuş ve hükme esas alınmıştır.
Talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme;
Burada davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi noktasında baz alınacak yaşam tablosu ve uygulanacak hesaplama yönteminin de ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1290 Esas, 2021/751 Karar sayılı ve 21/05/2021 Tarihli ilamında "...Mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kuruluna anılan yönetmelik çerçevesinde yeni bir maluliyet raporu tanzim ettirdikten sonra, davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için yeni bir aktüerya raporu almaktan ibaret olup..." denilmektedir.
Dosyada yer alan 14/04/2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporu dikkate alındığında bu şekilde bakiye ömre ilişkin tespitin doğru bir şekilde yapıldığı anlaşılmıştır. Yine raporda hesaplama yöntemi olarak progresif rant yönteminini benimsendiği, işlemiş aktif dönem, işleyecek aktif dönem ve işleyecek pasif dönem hesaplamalarının ayrı ayrı ve isabetli olarak yapılmış olduğu ve ayrıca SGK tarafından davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin de mahsup edildiği anlaşılmıştır.
Bu haliyle de raporun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiştir.
Bu bağlamda aktüerya raporunda tam kusur üzerinden hesaplama yapılmış olup, 115.162,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.672,77 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.504,25 TL bakıcı gideri tazminatı talep edebileceği mütalaa edilmiştir.
Bedel artırım talebi;
Davacı vekili dosyaya sunduğu 19/04/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı bakımından sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 115.162,33 TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 7.672,77 TL'ye ve bakıcı gideri tazminatı talebini de 2.504,25 TL'ye arttırmıştır. Davacı vekilince artırılan bedel miktarı bakımından 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/1-a hükmü uyarınca alınması gereken harcı da yatırmış olduğu tespit edilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talebi bakımından yapılan değerlendirmede;
Soruşturma dosyasındaki evraklardan davacının ev hanımı olduğu anlaşılmaktadır. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6778 Esas, 2021/9562 Karar sayılı ve 01/12/2021 Tarihli ilamında "...Davacı kaza tarihinde ev hanımı olup, kazanç getiren herhangi bir işte çalışmadığından (bu konuda davacı tarafın bir iddiası ile sunduğu somut neden ve delil bulunmadığından) ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre; davacı için geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekirken eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir..." denilmektedir. Bu haliyle de davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Öte yandan davacı taraf tedavi gideri talebinde de bulunmuştur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.6 hükmünde "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” denilmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan m.190 hükmünde de; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” denilmektedir.
Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
Her iki yasa düzenlemenin lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere bir taraf bir vakıayı iddia ettiğinde iddia edilen vakıanın gerçekleşmiş olduğunu ispatla mükelleftir.
Bu haliyle somut olayda davacı taraf kaza nedeniyle tedavi gideri sarf etmiş olduğunu ispatla mükelleftir.
Ancak dosya kapsamında davacı tarafça bu yönde herhangi bir delil ibraz edilmemiş olup bu haliyle de bu alacak kalemine ilişkin talebin ispatlanamadığına kanaat getirilmiş ve reddine karar vermek gerekmiştir.
Faiz başlangıcı ve türü yönünden yapılan değerlendirme;
Davacı vekili kaza tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesini talep etmiştir.
Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı ... şirketine yaptığı başvuru davalı ... şirketine 04/04/2022 tarihinde ulaşmıştır. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." denilmektedir. Bu haliyle davalının temerrüde düşme tarihi 15/04/2022 tarihidir.
Öte yandan sigorta poliçesinin tetkikinde sigortalı aracın otomobil cinsinde olduğu görülmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/13463 Esas, 2018/6799 Karar sayılı ve 05/07/2018 Tarihli ilamında "...Kabule göre de Trafik kazasına karışan araç ticari kullanım niteliğinde olmayıp hususi araç olduğundan uygulanabilecek faiz oranı da yasal faiz olmalıdır. Bu nedenle mahkemece, yasal faize hükmetmek gerekirken, yazılı olduğu üzere avans faizine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir..." denilmektedir.
Dolayısıyla da hüküm altına alınan tazminat miktarlarına davalının temerrüde düştüğü tariten itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; 115.162,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.504,25 TL bakıcı gideri tazminatının 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmü uyarınca davalının temerrüde düştüğü tarih olan 15/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri taleplerinin REDDİNE,
-
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 117.666,58 TL üzerinden alınması gereken 8.037,80 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ile 427,59 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 7.529,51 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç ve 427,59 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 4.415,00 TL yargılama giderinin davanın kabul (%93,84) ve red (%6,16 ) oranlarına göre hesaplanan 4.143,04 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 18.649,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 7.722,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi. 23/05/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:06:55