Erzurum BAM 3. HD 2022/1084 E. 2024/895 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1084
2024/895
8 Mayıs 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1084
KARAR NO : 2024/895
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/03/2022 (Karar)
NUMARASI : 2018/659 Esas, 2022/193 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili ile davalı... İnşaat Tic. San A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/08/2017 günü sürücüsü ... yönetimindeki ...plakalı aracın müvekkile çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, müvekkilin bu olay nedeniyle yaralandığını, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, olay nedeniyle müvekkilinin ... Devlet Hastanesi, Erzurum ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, müvekkilinin kaza tarihinde ev hanımı olduğunu ve kazadan sonra çalışamaz iş göremez duruma geldiğini, sigorta şirketi tarafından aracın ...poliçe numarası ile ZMMS ile güvence altına alındığını ve yine aynı sigorta şirketi tarafından aracın ... nolu poliçe numarasıyla da KASKO ile teminatlandırıldığını, bu nedenle sigorta şirketinin ZMMS ile maddi tazminatı güvence altına aldığını, KASKO poliçesi ile de manevi tazminatı güvence altına aldığını, bu nedenle sigorta şirketinin hem maddi hem de manevi tazminattan sorumlu olduğunu, müvekkilinin dava konusu kaza sonucu “beden gücü kaybına” uğramış olduğunu, davalı kuruma müracaat edildiğini, ... nolu hasar dosyası açıldığını ve müvekkile ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik kazaya karışan ...plakalı aracın üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, 100,00 TL maddi tazminatın (Daimi ve geçici iş göremezlik, sakatlık için) davalı sigorta şirketi yönünden (Poliçe limitiyle sınırlı olarak) müracaat tarihinden, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte tahsiline, 70.000,00 TL manevi tazminatın (Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olarak) olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ...plakalı aracın müvekkil şirket tarafından 27/01/2017 - 2018 vadeli ...nolu ZMMS poliçesi ile 14/02/2017 - 2018 vadeli ... ... Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkil şirket tarafından ...ın maluliyeti nedeniyle havale yoluyla 05/11/2018 tarihinde davacı vekiline 19.742,18 TL ödeme yapıldığını ve sorumluluğun yerine getirildiğini, dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını ve ticari iş niteliğinde olmadığını, bu nedenle davacı vekilinin avans faizine yönelik taleplerinin reddinin gerektiğini, açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın geçerli ibraname ile yapılan ödeme neticesinde zararların karşılandığından davanın reddini talep etmiştir.
Davalı... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm talepleri hakkında zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının olayın meydana gelmesinde ağır ve asli kusurunun mevcut olduğunu, dava konusu kazanın davacının karşıdan karşıya geçtiği esnada, müvekkil şirkete ait aracı farketmeksizin aniden kara yoluna çıkması ile diğer davalı ... idaresindeki aracın davacıya sağ ön tarafı ile çarpması sonucunda gerçekleştiğini, dava konusu kazaya ilişkin 396 sayılı Trafik Kazası tespit Tutanağından görüleceği üzere kazanın meydana gelmesinde davacıya asli kusur verildiğini, davacının Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/... Soruşturma sayılı dosyasında alınan Bilirkişi Raporu ile de asli kusurlu bulunduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan sağlık kurulu raporunda davacının kulak zarının bulunmaması sebebiyle %8 oranında engelli olduğunun belirtilmiş olduğunu, dava konusu kazadan sonra davacının kulağının zarar görmediğinin sabit olduğunu, müvekkil şirkete ait aracın diğer davalı... Anonim Sigorta A.Ş. tarafından hem ZMMS hem de KASKO poliçesi ile sigortalı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının dikkatsiz ve yaya geçidi olmayan yerden, etrafı kontrol etmeden, sağındaki araçtan hızla kaçarak kendisinin aracına yan taraftan çarpan bir bayanın aracına çarpması sonucu meydana geldiğini, davacının asli kusurlu olduğunu, istenen bedelin çok fahiş olduğunu, davacı tarafından sunulan aleyhe olanları kabul etmediğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre tespiti yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Ayrıca davacı ev hanımı olduğundan aktüerya hesabı aktif ve pasif tüm dönemler için AGİ'siz asgari ücret üzerinden hesaplattırılmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 76.214,55 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 30.08.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 18.08.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, davacının yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak ve davalının kusur durumu nedeniyle hakkaniyet ölçüsünde oranlama yapılarak manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 25.000,00 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 11.09.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 18.08.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine," gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ATK tarafından maluliyete ilişkin düzenlenen 06/04/2021 tarihli rapor yerine 17/08/2020 tarihli raporun hükme esas alındığını, 17/08/2020 tarihli raporda belirlenen maluliyet oranının oldukça düşük olduğunu, bu nedenle bu rapora göre tazminata hükmedilmesinin müvekkilinin haklarını etkilediğini, hükmedilen manevi tazminatın oldukça düşük olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı... İnşaat Tic. San A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu kazanın meydana gelmesinde ağır ve asli kusurlu olduğunu, hukuk yargılamasında alınan ve ceza yargılamasında alınan raporun çelişmesi durumunda bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin ceza mahkemesinde ki rapor ile bu dosyadaki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik taleplerini ve itirazlarını dikkate almadığını, çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağına göre davacının asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin tüm ifadelerinde belirttiği üzere sol şeritte seyrederken sağ şeritte giden aracın önünden bir den fırlayan siyah çarşaf tarzı giyimli birinin kendi aracına sağ ön yan taraftan çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, davacının asli kusurlu olduğunu, trafik tespit tutanağı ile ATK raporunun tezat olduğunu, tanık olarak gösterdikleri Valilik nöbetçisinin dinlenilmediğini, talep etmelerine rağmen keşif yapılmadığını, maluliyete ilişkin iki ayrı rapor düzenlendiğini, bu iki raporun tezat olması nedeni ile tezatlığın giderilmesi için ATK Genel Kurulundan rapor alınması gerektiğinin değerlendirilmediğini, manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, hesap bilirkişisinin kök raporu bilimsel olmadığı gibi ek rapor ve ikinci ek raporunda her türlü soruya cevap verir nitelikte olmadığı, itirazlarının değerlendirilmediğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda, 18/08/2017 tarihinde, davalı sürücü ... idaresinde bulunan ...plakalı otomobilin karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya davacı ...a çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, kaza tespit tutanağına göre sürücü ...'ın tali, yaya ...ın asli oranda kusurlu olduğu, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada trafik bilirkişiden alınan 04/12/2017 havale tarihli rapora göre kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın asli, davalı sürücünün tali oranda kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada alınan 22/10/2019 tarihli ATK raporunda; sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, yaya ...ın tali kusurlu olduğunun kanaatinin bildirildiği, iş bu dosyada alınan ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nin 01/12/2020 tarihli raporunda; davalı sürücü ...'ın % 80 oranında, davacı yaya ...ın % 20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, davacı da oluşan maluliyetin tespiti amacı ile alınan 12/08/2020 tarihli ATK raporuna göre; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının sürekli iş göremezlik oranının % 10, geçici iş göremezlik süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, 06/04/2020 tarihli ATK raporuna göre; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca davacının sürekli iş göremezliğinin % 19,2 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, ilk derece mahkemesince, TRH yaşam tablosu, asgari ücret ve prograsif rant yöntemi uygulanarak hesaplama yapılan aktüer bilirkişi raporuna itibarla yukarıda yazılı gerekçe ile maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Yerleşik Yargıtay kararları uyarınca; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza tarihi 18/08/2017 tarihi olup, kaza tarihi itibari ile uygulanması gereken yönetmelik Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliktir. Bu itibarla mahkemece hükme esas alınan 12/08/2020 tarihli ATK raporu doğru yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanmış olup, dosyada bulunan maluliyetin tespitine ilişkin iki ATK raporunun farklı yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanması nedeni ile raporlar arasında çelişki bulunmadığı, mahkeme kabulünde bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından maluliyet raporuna yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Her ne kadar kaza tespit tutanağında davacı yayanın asli kusurlu olduğu, davalı sürücünün tali kusurlu olduğu yönünde tespiti yapılmış ise de, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada alınan 22/10/2019 tarihli ATK raporunda davacı yayanın tali, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun bildirilmesi, iş bu dosyada alınan 01/12/2020 tarihli ATK raporunda davalı sürücünün % 80 oranında davacı yayanın % 20 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirilmesi, her iki ATK raporununda aynı doğrultuda olması nedeni ile kusur tespitine yönelik davalı ... vekilinin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 56 ncı maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacıca göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu dikkate alındığında, davacı yararına takdir olunan manevi tazminatın hak ve nesafet ilkelerine uygun olduğu, değerlendirilmekle manevi tazminata yönelik taraf vekillerinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin, davalı Davalı... İnşaat Tic. San A.Ş vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin davalı... İnş. Tic. San. A.Ş vekilinin ve davalı ... veklinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 346,90. TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 6.913,96. TL karar harcından peşin alınan 1.728,50. TL harcın mahsubu ile bakiye 5.185,46. TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,
-
İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 6.913,96. TL karar harcından peşin alınan 1.728,50. TL harcın mahsubu ile bakiye 5.185,46. TL harcın davalı... İnş. Tic. San. A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına,
-
İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19