Erzurum BAM 3. HD 2022/1082 E. 2024/808 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1082
2024/808
26 Nisan 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1082
KARAR NO : 2024/808
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/03/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/345 Esas, 2022/177 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekilinin tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafından dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aleyhine Erzurum ... İcra Dairesinde 2019/... Esaslı icra takibi ile müvekkilinin borcu olduğu iddiasıyla davalı tarafından ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak müvekkilinin söz konusu dosya kapsamında herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin takibe konu edildiği gibi alacaklı sigorta şirketine bir tazmin veya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu kazada kusur sahibi olmadığını aksine mağdur olduğunu, sigorta kapsamında yapılan ödemenin müvekkiline rücu edilmesinin sebebinin ilk kaza tespit tutanaklarında yanlışlıkla müvekkiline izafe edilen kusur olduğunu, yapılan yargılamada müvekkilinin kusurunun olmadığını aksine mağdur olduğunun bilirkişi ve adli tıp raporları ile sabit olduğunu, müvekkilinin devam eden Ağır Ceza davalarında kusursuzluğu nedeni ile beraat ettiğini, bu nedenle müvekkilinin aleyhine açılan Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2019/.... Esas sayılı icra dosyası kapsamında müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile neticede takibin iptalini, İİK 72/4 kapsamında haksız takip nedeni ile müvekkilinin zararlarını karşılayabilmek için alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile müvekkilinin lehine tazminata hükmedilmesi ve hükmedilen tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte karşı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş bu hacizlerden haberdar olmama ihtimalinin olmadığını, davacının banka hesaplarının bloke edilmesi, tüm diğer hacizler davacının bilgisi dahilinde olduğunu, davacı vekili aracılığı ile defalarca irtibata geçildiğini, hasar dosyası kapsamında davacının %100 oranında kusurlu olduğunu, iş bu icra dosyasına ilişkin hasardan da sorumluğu olduğunu, bu nedenlerden dolayı hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava, davalı sigorta şirketinin 29.03.2018 tarihindeki trafik kazası nedeniyle yaptığı ödemelerin, kazada kusuru bulunduğu iddia edilen davacı ...'den tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili dava konusu kaza nedeniyle Bayburt Ağır Ceza Mahkemesin'ce yargılama yapıldığını ve bu Mahkeme'ce alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle sigorta şirketinin müvekkiline rücu edemeyeceğini ve bu hakka dayanan takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Mahkememiz'ce Bayburt Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyası uyap üzerinden dosyamız arasına alınmış ve 2018/... esas sayılı dosyada davacını sanık olarak yargılandığı ve beraat ettiği anlaşılmıştır. Ağır ceza mahkemesi tarafından İTÜ Ulaştırma/Karayolu Mühendisliği ve Trafik Bilim Dalı mensuplarından olan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26.04.2021 tarihli raporda davacı ...'in dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu rapor davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davacının kusurunun bulunmaması nedeniyle davalı sigorta şirketinin rücu hakkı doğmayacağından" gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; ilgili dava üzerinden 1 yıl geçmiş olduğunu, dosyanın zaman aşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, yerel mahkemece esasa ilişkin itirazlarının dikkate almadığını, ceza dava dosyasının hukuk dava dosyasını bağlamayacağını, tüm hasar dosya kapsamından da anlaşılacağı gibi davacının %100 oranında kusurlu olduğunu, hasardan da sorumlu olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava; davalı sigorta şirketi tarafından yapılan hasar ödemesinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibinden dolayı davacı/borçlu tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda; 29/03/2018 tarihinde ölümlü/maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araçta meydana gelen hasar için yapılan ödemenin rücuen tazmini için Erzurum .... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine takip başlatıldığı, davacı ...'in de aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında Bayburt Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasında taksirle ölüme ve yaralamaya sebep olma suçundan yargılama yapıldığı, ceza yargılamasında alınan 31/08/2018 tarihli ATK raporunda, sürücü ...'in alt düzeyde tali kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, İTÜ'de görevli bilirkişi heyetince hazırlanan 26/04/2021 tarihli raporda; sürücü ...'in kusursuz olduğunun bildirildiği, Bayburt Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 2018/... Esas 2021/... Karar sayılı dosyasında davacı ...'in beraatine karar verildiği, verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, ceza dosyasındaki mevcut bilirkişi raporları dosya içerisine alınmış, davalıya bilirkişi raporu tebliğ edilmiş, yeni bir rapor alınmamıştır. Dosya içerisinde birbiriyle çelişkili iki adet rapor bulunmaktadır. Kural olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. madde gereği; ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de Hukuk Hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp Ceza Mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır.
O halde; mahkemece yeni bir rapor alınmaması, ceza mahkemesinde yapılan yargılamada alınan iki raporun çelişkili olması ve verilen kararın kesinleşmediği dikkate alınarak, ceza yargılaması sonucunda verilecek kararın eldeki davayı etkileyecek nitelikte olması nedeni ile Bayburt Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/... Esas 2021/... Karar sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ayrıca 09/03/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekili tarafından mazeret dilekçesi sunulmasına rağmen, davacı vekilinin mazereti hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin yargılamaya devamla hüküm tesis edilmesi hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1). a. 6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
-
Dava dosyasının HMK’nın 353/(1). a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
-
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
-
İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
-
Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41