SoorglaÜcretsiz Dene

Erzurum BAM 3. HD 2022/1564 E. 2024/715 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1564

Karar No

2024/715

Karar Tarihi

2 Nisan 2024

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1564

KARAR NO : 2024/715

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/06/2022 (Karar)

NUMARASI : 2017/72 Esas, 2022/346 Karar

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Taraflar arasında görülen trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/07/2016 tarihinde saat 15:50 sıralarında ... İsimli şahsın sevk ve idaresindeki ... Pliaka sayılı ... atobüsü ile ...'ın idaresindeki ... Plakalı motosikletin karşılıklı kazaya karıştığını, müvekkilinin ise motosikletteki yolcu olduğunu, müvekkilin bu kazadan dolayı hiçbir kusurunun olmadığını, ... Plakalı aracın Erzurum ... Belediyesine ait olan bir otobüs olduğunu, davalı ...'nin araç işleteni sıfatıyla oluşan maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduğunu, olaydan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağına göre; ... plakalı araç sürücüsü KTK 57/1-a maddesini (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, geçiş hakkı alan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek,) ihlal ettiğinden asli kusurlu, ... plakalı motosiklet kullanıcısı da KTK 52/1-a (Araçların hızlarını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak,) maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin ise yolcu matosiklette yolculuk yaptığı için hiçbir kusuru olmadığını, müvekkilinin 18 gün hastanede yattığını, beyin hasarı geçirdiğinden şuurunun 6 ay ila 1 yıl arasında düzelebileceği bildirildiğini, olaydan sonra belli bir süre konuşamadığını, gerek kendisi gerek ailesi çok büyük sıkıntılar çektiğini, müvekkilinin henüz çok genç yaşta olduğundan bu süreçten çok etkilendiğini, sıkıntılarının halen daha devam etmekte olduğunu, müvekkili olaydan sonra Erzurum ... Hastanesine başvurmuş ve neticede %5 oranında tüm vücut fonksiyon kaybı olduğu tespit edildiğini, hiçbir ekonomik değerinin insan vücudundan önemli olmadığını, ancak kişinin çektiği elem ve ıstırabı bir nebze olsun rahatlatma için hukuk manevi tazminat kurumunu öngördüğünü, manevi zararlarının giderilmesini talep ettiklerini, olay sonrası maddi zararlarının tazmini için 15/11/2016 tarihinde müvekkilce ...Sigorta A.Ş'ye başvuruda bulunulduğunu, ancak şirket ile uzlaşma sağlanamadığını, şirket bünyesinde hasar dosyası açıldığını ancak uyuşmazlığın uzlaşmayla sonuçlanamadığını, yine 15/11/2016 tarihinde maddi zararların tazmini için ... Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunulduğunu, şirket bünyesinde hasar dosyasının oluşturulduğunu arcak uzlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, 1.000,00TL maddi tazminatın (iş göremezlik tazminatının) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine(sigorta şirketlerinin maddi tazminat ve poliçe miktarları ile sorumlu olmaları şartıyla), 100.000,00 TL (yüzbin) manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ... ve araç işleteni Erzurum ... ... Başkanlığı'ndan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen davalı müvekkilinin kazada kusurlu olduğu yolundaki iddia ve buna ilişkin dayanılan delili kabul etmediğini, iddia edildiğinin aksine kazanın oluşumunda müvekkiline atfı kabil kusuru olmadığını, müvekkilinin bütün trafik kurullarına harfiyen uymuş olmasına rağmen davacının binmiş olduğu aracın sürücüsünün hava ve yol şartlarına aldırmadan; üstelik mahaldeki hız sınırının çok üzerinde bir hızla seyretmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, ayrıca davacının bulunduğu aracın sürücüsünün yanlış manevrası ve davacının istiap haddini ihlali de kazanın ve yaralanmanın ek bir sebebi olduğunu, sunulan trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler oluşa ve duruma uygun olmadığı gibi davalı müvekkilinin beyanı alınmadan oluşturulduğunu, davacı tarafın tazminat talebinin dinlenebilmesi için davalı müvekkilinin kusurunu usulüne uygun olarak kanıtlamak zorunda olduğunu, bu sebeple kaza öncesini ve anını kaydeden DVD içinde sunacağı araç kamera kayıtları ile olay yerini gören MOBESE kayıtlarının incelenmesi sonrasında kusur durumunun uzman bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek üzere kazada müvekkilinin kusur atfının mümkün olsa dahi davacının kazada yaralanmış olmasının yasal olarak kullanmak zorunda olduğu koruyucu tertibatı kullanmaması ve istiap haddine aykırı olarak araca binmesi nedeni ile oluştuğunu, davacının kask ve benzeri bindiği araca uygun ve kullanılması yasal zorunluluk olan malzemeleri kullanmış olması durumunda yaralanmanın meydana gelmeyeceğinin açık olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili kusurlu bulunsa ve davacının yaralanması ile illiyet bağı kurulsa dahi olayın yaralanmamın niteliğine göre talep edilen manevi tazminat miktarının çok fahiş olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ve sonraya ilişkin talep haklarının saklı kalması kaydıyla, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Erzurum ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın oluşumunda diğer davalı sürücü ...'ın herhangi bir kusuru bulunmadığını, Delilleri içerisinde sunmuş oldukları CD kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere davalı ...'ın kavşağa yaklaşmış, yolu kontrol ettikten sonra hız kurallarına uyarak karşıya geçmeye başladığını, geçişini tamamlamak üzereyken davacının kullandığı motosikletin hızlı bir şekilde gelmesi suretiyle duramadığı ve araca çarptığını, kazanın oluşumunda kaza tespit tutanağında diğer davalı sürücü ...'ın kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek şeklinde kural ihlali yapması söz konusu olmadığını, asıl hızını azaltmayarak kazanın oluşumuna sebep olan davacının bulunduğu aracı kullanan ... olduğunu, bu anlamda kaza tespit tutanağı ile belirlenen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, olay yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı takdirde davalı ...'ın kusurlu olmadığının anlaşılacağını, Erzurum ... Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı Personel Destek Hizmet Alım İşi İhalesi Teknik Şartnamesi'nin 6/14.maddesinde “çalıştırılan personelin yaptığı hasar maddi hasar ve işletmelerin, araçların çalıştırılmaması sonucu meydana gelen menfi sonuçlardan idareye ve 3.kişilere karşı yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtildiğini, hizmet alımına ilişkin sözleşmede yüklenici olarak .... Yönetim San.Tic.Ltd.Şti.-.... Bay Yapı San.ve Tic.Ltd.Şti-... İş Ortaklığı gözüktüğünü, yüklenicinin sözleşme kapsamında sorumluluğunun bulunması nedeniyle davanın söz konusu şirkete ihbarı ile haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesinde dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde kaza tarihini kapsayan poliçesi bulunmadığını, ancak davacı yan tarafından bahsi geçen .... no'lu poliçe 07.08.2015/2016 vadeli ... plakalı aracı sigortaladığını, dava konusu kazaya karışan aracın plakasının tespitini aracın ... plakalı araç olması halinde müvekkili şirket nezdinde poliçesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından, poliçede üst limit olarak belirlenen tutarın her olayda otomatik olarak ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabileceğini, bu nedenlerle teminat dışı olması sebebiyle manevi tazminat taleplerinin reddine, tarafların kusur oranı ile davacının müterafik kusurunun tespitine ve hatır taşımasının , müterafik kusur nedeniyle tazminattan uygun oranda indirim yapılmasına, kusur durumu ve yalnız kaza ile illiyeti bulunan fiziki ve sürekli maluliyet oranının tespiti için kazazede Adli Tıp'a sevkedilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi nezdinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, kaza tarihinden yasal faiz taleplerinin reddine, herhalde haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş'nin usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Tüm delililer birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre tespiti yaptırılmıştır. Davacı vekili tarafından maddi tazminat davası yönünden davadan feragat edildiği bildirildiğinden ve davacı vekilinin vekaletnamesinde feragate mahsus yetkisi bulunduğundan, maddi tazminat davası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak ve davalı araç sürücüsünün kusur durumu nedeniyle hakkaniyet ölçüsünde oranlama yapılarak " gerekçesiyle "Davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile;10.000,00 TL'nin 31/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Erzurum ... Belediyesi'nden tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine" şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hatır taşımacılığında hakkaniyet indirim yapılması gerektiğini, Bilirkişi Raporunda sürücü ...'a %60 oranında kusuru verildiğini, bu dosyada ise Sürücü ...'a %75 oranında kusur verildiğini, her iki dosyadaki aynı kazaya ilişkin farklı kusur oranları verilmesinin çelişki oluşturduğunu, kusur oranları , davacıya nispetle tespit edilemeyeceğini, somut kazadaki harici tüm unsurların değerlendirmeye alınması gerektiğini, halbuki 2017/.... E. sayılı dasyada, %60-'%40 oranlaması yapılırken ayrıca yerin ıslak ve havanın yağışlı olduğunu bile bile sürüş yapılmasının kusur oluşturduğunu, bu kusurun dikkate alınmadığını, yerin ıslak ve havanın yağmurlu olması etkeninin davalı idareye yüklemenin manasız olduğunu, hakkaniyet indirimi ve birlikte kusur nedeniyle indirim yapılırken, aktüerin belirlediği, gerçek zarar miktarı üzerinden ayrı ayrı indirim yapılması gerektiğini, birlikti kusur ve hatır taşıması indiriminin ayrı ayrı uygulanması gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş belirlendiğini, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanunu yoluna başvurulmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

31/07/2016 tarihinde davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu, sürücüsü dava dışı ... olan ve davalı ...Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS Poliçesi bulunan ... plaka sayılı motosiklet ile davalı ...'ın sürücüsü bulunduğu, davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS Poliçesi bulunan işleteni davalı Erzurum ... Belediyesi olan ... plaka sayılı otobüsün karıştığı trafik kazası neticesi davacının yaralanması sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davada maddi tazminat istemlerinden feragat üzerine manevi tazminatın kısmen kabulü yönünde karar verildiği, bu karara karşı davalılardan Erzurum ... Belediyesi Vekili tarafından kararın kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf yasa yoluna başvuran davalı Erzurum ... ... Vekili yerin ıslak ve havanın yağışlı olduğu hususlarının mücbir sebep olarak gösterilmesi gerektiği, kusur raporunun ihtimalli olarak verildiği, bu hususun çelişki oluşturduğu ifade edilmiş ise de; dosya kapsamında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporu mevcuttur. Bu kusur raporunda alternatifli olarak sonuca ulaşılmıştır. Alternatifli sonuca ulaşılmasının sebebi ise kaza tespit tutanağında " belirlenemedi" olarak işaretlenen davacının kask takıp takmaması hususudur. Davacı ... plaka sayılı motosiklette yolcu/artçı konumundadır. Kazanın oluşumuna dosya kapsamına yansıyan bir kusuru bulunmamaktadır. Bu nedenle, ATK kusur raporunun alternatifli olarak sonuca ulaşması, kusurun takdirinin neticede mahkemeye ait olması ve bilirkişi raporlarının takdiri delil olduğu hususları dikkate alındığında davalının istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, kazanın meydana geldiği yer ve zamanda kaza tespit tutanağı ile havanın yağışlı olduğu belirtilmiş, ATK kusur raporunda da havanın yağışlı olduğu belirtilmiştir. Bu yönden de davalının istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.

Davacı ile dava dışı motosiklet sürücüsü ... 'ın amcaoğlu olması tek başına hatır taşımacılığı ve hakkaniyet indirimini gerektirmez. Hatır taşımacılığı için bu hususun ispatı gereklidir ve ispat yükü hatır taşımacılığını ileri sürerek bundan kendisi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosya kapsamına göre, böyle bir ispat da söz konusu olmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun da yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.

Davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde müterafik kusur hususunu da istinaf başvuru sebebi olarak belirtmiştir. Müterafik kusur oluşturan eylemin ispat yükü bundan kendisi lehine hak çıkaran tarafa dolayısı ile davalı ... Belediyesine aittir. Dosya kapsamına göre böyle bir ispatta söz konusu değildir. Zaten istinaf dilekçesinde de müterafik kusur oluşturabilecek bir eylemden de bahsedilmemektedir. Müterafik kusur ile kast edilen kaskın takılı olmaması ise bu hususun ispat yükü davalı ... Belediyesi üzerindedir. Zira, kaza tespit tutanağında kaskın takılı olup olmadığının belirlenemediği, tespit edilemediği yazılıdır. Bu sebeple de, davalı ... ... vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde: "Davacı motosiklet sürücüsü olup taşıtlara ayrılmış yerden aşkın hızla seyretmektedir. Bu itibarla aşkın hızda seyretmek başlı başına kazanın sebebi iken ayrıca kaskın takılı olmaması da kazanın asli kusur başka bir yönünü göstermektedir... " ve ayrıca "... Ayrıca yerin ıslak ve havanın yağışlı olduğunu bile bile sürüş yapan sürmeye devam eden kusur dikkate alınmamıştır. Yer ıslak ve hava yağmurludur. Harici bir etken olan bu unsuru davalı idareye yüklemek manasızdır." şeklinde istinaf dilekçesinde açıklamalarda bulunmuştur. Öncelikle ifade etmek gerekir ki, davacı motosiklet sürücüsü değil motosiklette yolcudur, artçıdır. İkinci olarak kaza tespit tutanağı ve ATK 'dan alınan kusur raporunda - her ne kadar ATK raporu alternatifli sonuca ulaşmış olsa da - asli kusur istinaf yasa yoluna başvuran davalının işleteni bulunduğu aracın sürücüsündedir. Aşkın hız hususu ise zaten bu tutanak ve raporda değerlendirilmiştir. Ayrıca motosikletin " taşıtlara ayrılmış yerden ... seyrettiği " ifadesi de doğru değildir. Zira 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre motosiklette bir taşıttır. Ve taşıt yolunda başka ifade ile karayolunda seyretmektedir. Motosiklet dışındaki taşıtlara ayrılmış özel bir karayolu parçası da bulunmamaktadır. Motosikletin hız sınırı ile kazaya karışan otobüsün hız sınırları zaten hemen hemen aynıdır. Motosikleti karayolunda kendisine ayrılmayan ancak diğer taşıtlara ayrılan yerden seyrettiğini ifade etmek hayatın gerçeklerine ve motosikleti bir taşıt kabul eden 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliklerine aykırıdır. Diğer taraftan " yerin ıslak ve havanın yağışlı olduğunu bile bile sürüş yapan, sürmeye devam eden..." ifadeleri ile motosiklet sürücülerinin zemin ıslak ve hava yağışlı iken kanunda olmamasına rağmen karayoluna çıkması yasak anlamına gelen ifadeler kullanılması da doğru görülmemiştir. Aksi takdirde yağışlı havalarda tüm motosiklet sürücülerini motosikletlerini kullanmasınlar diye bulundukları yere kapatıp seyahat özgürlüklerini sınırlandırmak gerekir.

Tüm bu nedenlerle; davacı vekili dava dilekçesi ile 100.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesince 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş, dosya kapsamına yansıyan kusur durumu, davacının motosiklette yolcu konumunda bulunması, davacının kaza sebebiyle maruz kaldığı zararın niteliği ve boyutu, manevi tazminata hakim olan ilkeler dikkate alındığında manevi tazminatın çok düşük olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen yukarıda belirtilen hususlarla birlikte manevi tazminatın fahiş olduğu yönündeki davalı ... vekilinin istinaf başvurusu da yerinde değildir. Ancak davacı tarafın bu yönde istinaf başvurusu olmadığından ve yukarıda izah edilen tüm sebeplerle davalı ... ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353-1-b-1. maddesi gereğince esastan reddi gerekmiş ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 683,10. TL harçtan başlangıçta alınan 170,76. TL harcın mahsubu ile bakiye 512,34. TL harcın davalı ... Başkanlığından alınarak hazineye irat kaydına ,

  3. İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı ... Başkanlığı tarafından bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  5. Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararmobeseAçılanVeTazminattarihihükümSebebiylenumarasıerzurum(ÖlümTazminat)Cismanicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim