SoorglaÜcretsiz Dene

Erzurum BAM 3. HD 2024/302 E. 2024/681 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/302

Karar No

2024/681

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/302

KARAR NO : 2024/681

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/10/2023 (Karar)

NUMARASI : 2023/467 Esas, 2023/785 Karar

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın dava dışı...dan harici sözleşme ile ev alımına ilişkin olarak anlaşma yaptığını, 130.000,00-TL parayı peyderpey ödediğini, ...'nın ise evlerin inşasında problemler yaşadığını, aldığı bedelin iadesi hususunda davalı ile anlaştığını, ancak bu ödemeyi de gerçekleştiremediğini, akabinde...nın alacaklı olduğu ... isimli şahıstan bu borcunu devralması hususunda anlaştığını, ..., ...'nın davalı ve davalının akrabalarından oluşan bir grubun bulunduğu ortama ise avukat olan müvekkilinin ... ve ... vekili olarak iştirak ettiğini, burada ...'nin borcu 150.000,00-TL olarak üstlendiğini ve ödeyeceğini beyan ettiğini, davalı tarafın bunu kabul ettiğini ve avukatın da kefil olarak bono düzenlemesi halinde anlaşabileceklerini dile getirdiğini, ...'nin müvekkiline vadesi gelmeden senedin kendisi tarafından ödeneceğini ve gerekirse mal varlığından satış yaparak senedin kendisi tarafından ödeneceğini ve gerekirse mal varlığından satış yaparak müvekkilini borçtan kurtaracağını farklı yeminlerle beyan ettiğini, bu şekilde müvekkiline bono düzenlettirdiğini, ancak bononun bedelinin vadesinde ödemediği gibi mali durumunun son derece bozulduğunu ve müvekkilinin kendisiyle iletişim kuramadığını, müvekkilinin kefil sıfatıyla bono düzenlediğini, aralarında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, bu durumun ticari defter kayıtları itibariyle sabit olduğunu, senet metnine işlenen teminaten kaydının bu durumdan kaynaklandığını, yine ciro edilemez kaydının da şahsi defilerin kullanabilmesi amacına matuf olduğunu, müvekkilinin bonoyu düzenlerken eşinden herhangi bir onay ve rıza almadığını, dolayısıyla kefilliğin TBK 584 hükmü uyarınca geçerli bir kefillik sözleşmesi kurulmadığını, bu nedenlerle davalıya söz konusu bono sebebiyle 150.000,00-TL ve fer'ileri bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı asilin ... barosuna bağlı serbest avukat olarak çalıştığını, avukatlık mesleğini icra eden davacının kötü niyetli hareket ettiğine dava dilekçesinin dahi tek başına kanıt olacağını, kefalet ilişkisi TBK'nın 15. Bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığını, madde hükmünde kefalet sözleşmesinin nitelikli yazılı şekilde yapılması zorunlu olduğunu, bu şekil şartının kefalet için bir geçerlilik şartı olduğunu, bono kefillik nedeniyle verilmediği gibi ortada bir kefalet ilişkisinin de söz konusu olmadığını, kefil olmak üzere davacı avukatın bonoyu düzenlediği düşünülse bile geçerli bir kefalet ilişki olması için yazılı sözleşme yapılması gerekirken ve eş rızası alınması gerekirken eşinin rızasının alınmadığını, bu durumun davacının kötü niyetli olarak hareket ettiğini gösterdiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yosun olarak açılan davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce dava konusu bono nedeniyle davacının borçsuzluğu iddiasını yazılı delil ile ispat edememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, istinaf dairesi tarafından bu gerekçe isabetli bulunmuş ise de, davacının yemin deliline dayanması nedeniyle usulüne uygun şekilde yemin delili hatırlatılarak, yeminli beyanın alınması akabinde değerlendirme yapılmadığı gerekçesi ile Mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Kaldırma kararından sonra Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/....Esas 2023/.... Karar sayılı ilamı doğrultusunda Mahkememizce yemin metni düzenlenmiş, yemin teklif eden tarafa yeminin ispat etmek istediği vakıaya uygun olup olmadığı sorulmuş, yemin metni duruşma tutanağına yazılmış, yalan yere yeminin sonuçları hususunda gerekli ihtarat yapılmış, yemin eden tarafın ifadesi alınmış ve yeminde ısrar edip etmediği sorulmuştur. Davalı asil ""Ben 04.08.2019 tanzim tarihli, 30.01.2020 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli senedi davacıdan hayvan satışı nedeniyle aldığıma, davacının bu senedi bana teminat olarak vermediğine, hayvan satışı nedeniyle düzenlediği bu senedin bedelini bana ödemediğine ve bu senet nedeniyle bana halen borcu olduğuna, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı yeminli ifadesinde dava konusu senedin bedelinin davacı tarafından ödenmediğini ve senedin teminat senedi olmadığını " gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı taraf senet metninde teminat ibaresinin yer almasının geçersiz olduğunu iddia ederek canla hayvan alışverişine dair bir bono olduğunu iddia edip, akabinde yemin eda ederek bu hususu dile getirdiğini, mahkemenin hiç bir delilerini araştırmaksızın davayı reddettiğini, ticari defterlerin tarım ve hayvancılık kayıtlarının incelenmesini defalarca talep ettiklerini, davalı tarafın iddia olunan satışın gayri resmi şekilde gerçekleştiğini beyan ederek defterlerde bir kayıt olmadığını ikrar ettiğini, hayvan satışının tarım ve hayvancılık nezdinde ki küpe numaraları üzerinden yapıldığının bilinen bir durum olduğunu, buna rağmen mahkemece inceleme yapılmadığını, Yargıtay'ın salt senet metninde "teminattır" ibaresinin senedi teminat senedi yapacağı yönünde kararları bulunduğunu, davacının yemin sorusuna "evet hayvan sattım" şeklinde beyanda bulunduğunu, şu halde senet metnindeki ispat kaydını değiştirdiğini, senet metninde ki temeldeki hukuki ilişki yönünden bonodaki ispat kaydının bizzat alacaklı tarafından değişikliğe uğratıldığını, alacağın varlığını ve dayandığı temel ilişkinin senetteki farklı olduğunu iddia eden alacaklının artık kendi dayandığı ve senetten anlaşılmayan elden para verme olgusunun ispat yükü ile karşı karşıya olduğunu, buna rağmen ispat yükünün taraflara yüklendiğini, keşideci ile lehtar arasında kambiyo taahhüdünün geçerli olmasının bedelsizlik definin ileri sürülmesini engellemeyeceğini, teminat kaydı geçersiz ve bir an için davalının senet metnini talil etmediği de düşünülecek olursa bu ihtimalde de gerçek bir ticaretin yokluğunu müvekkilinin ispatlamasının gerekeceğini, müvekkilinin ticari defterler, resmi kurum kayıtları, tanık yemin gibi delillerle ispatlamaya hazır olduğunu, ancak buna fırsat verilmediğini, buna yazılı ve kesin deliller olup, davada verilecek hükmü doğrudan etkileyecek mahiyette olduklarını, buna mukabil mahkemece müzekkere yazmaktan, ticari defterler istenilmekten dahi imtina edildiğini, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, her hangi bir hayvan teslimi olmadığı konusunda tanık dinletme taleplerinin kanuna uygun olduğunu, zira teslim hukuki bir olgu olup, hukuki işlem olmadığı için ispatı yazılılık veya senetle ispat şartına tabi olmadığını, sözlü yargılama aşamasına geçilmeksizin karar verilmesinin mümkün olmadığını, taraflara sözlü yargılama aşamasına geçileceğine dair ihtarat yapılmadığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalı tarafça Erzurum...İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen bono üzerindeki imzanın davacı tarafından kefil sıfatıyla atıldığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, senet üzerinde bulunan “teminaten” kaydı ile “ciro edilemez” şerhinden de bu hususun anlaşıldığını, davacının kefilliğinin eşinin rızası bulunmaması nedeni ile geçersiz olduğunu iddia ederek, senet nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde, icra takibine konu senedin kefillik nedeni ile verilmediğini ortada bir kefalet ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, yemin delilin kesin delil olup, davalının usulüne uygun olarak yemini eda ettiği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 157,75. TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

  3. İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  5. Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Tespit(KambiyocevapSenetlerindentarihiMenfiKaynaklanan)numarasıerzurumhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim