SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1611

Karar No

2024/1406

Karar Tarihi

25 Eylül 2024

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1611

KARAR NO : 2024/1406

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/05/2022 (Karar)

NUMARASI : 2020/425 Esas, 2022/319 Karar

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.02.2019 tarihinde müvekkili...'in ... plakalı araç ile ...plakalı aracın yapmış olduğu kazada kalıcı olarak sakatlandığını, olay nedeniyle Erzurum CBS'nin 2019/...soruşturma numarası ile taksirle yaralama sebebiyle soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin bu olay sebebiyle çeşitli hastanelerde tedavi gördüğünü ve malul kaldığını, dosyada mübrez 12.09.2019 tarihli maluliyet raporunda müvekkilinin maluliyeti %16 olarak belirlendiğini, müvekkilinde meydana gelen kalıcı sakatlık nedeni ile ilgili şirkete başvuru yapıldığını, ilgili şirket tarafından bir miktar ödeme yapıldığını, yapılan eksik ödemenin tamamlanması için tekrar başvuru yapıldığını akabinde arabulucuya başvurulduğunu, 10.11.2020 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza neticesinde duymuş olduğu acının da telafi edilmesi gerektiğini, malul kalan müvekkilinin hayatını idame ettirebilmesinin güç hale geleceğini ve akranlarına göre işlerini ifa ederken fazlaca efor sarf edeceğini beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, müvekkili için şimdilik maluliyet sebebiyle 100 TL maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'dan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafta tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince, "Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre tespiti yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Davalı sürücünün geçiş üstünlüğüne riayet etmeden dava konusu kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşıldığından, Adli Tıp kurumu tarafından düzenlenen kusur raporu hükme esas alınmıştır. Yine Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporu ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 216.822,95 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 03/03/2020 tarihinden, davalı ... yönünden 16/02/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının yaşı, meydana gelen kazada kusurunun bulunmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar" gerekçesiyle "Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 216.822,95 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 03/03/2020 tarihinden, davalı ... yönünden 16/02/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 25.000,00 TL'nin 16/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davacının zarar ile kusur arasında illiyet bağını somut bir veri olarak mahkemeye sunamadığını, kazaya konu olan yolda ya da araçlarda teknik bir kusur olup olmadığının mahkemece araştırılmadan karar verildiğini, hükme esas alınan raporlar incelendiğinde kaza tarihinde yürürlükte olan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmediğinin ortaya çıkacağını, davaya konu trafik kazasının zincirleme kaza şeklinde gerçekleştiğini, sadece bir rapora dayanarak atfedilen %90 kusur oranına itibar ederek karar veren mahkemenin kararı haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, kaldı ki ortada bir kusur olduğu kabul edilecek olsa dahi bu kusur taksirle gerçekleştiğini, konuyla ilgili alanında uzman teknik bilirkişi ve hukukçu bilirkişilerden rapor alınarak haksız fiil sorumluları kusur oranlarının tam belirlenmeden karar verildiğini, davacı tarafın işbu davayı açmakla hukukun kendine tanıdığı hakları zenginleşme aracı olarak kullanmayı hedeflediğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece maddi tazminat isteminin tam, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabul kararına karşı, kararın kaldırılması istemiyle davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı ... ve ... plaka sayılı araçların 16.02.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı aracın kazanın etkisiyle savrularak yaya olarak bekleyen davacıya çarptığı hususun sabit olduğu, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan teknik raporda sigortalı araç sürücüsü davalı ...'nin kontrolsüz şekilde kavşakta geçiş yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, ilk geçiş hakkını bölünmüş yol üzerindeki araca vermeyip kavşakta geçişine devam edip sağ tarafından bölünmüş yol üzerinden gelen aracın sol kesmine çarpması ve akabinde çarptığı aracın savrularak yol kenarında bekleyen yaya olan davacıya çarptığı kazada asli şekilde %90 oranıyla kusurlu görüldüğü, davacıya kusur atfedilmediği, söz konusu kusur raporunun dosya kapsamına, meydana gelen trafik kazasına göre detaylı açıklama ve tespit içermiş olması sebebiyle usul ve yasaya uygun olduğu, raporun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık görülmediği anlaşıldığından davalı asilin kusura ilişkin istinaf itirazının esastan reddi gerekmiştir.

Atatürk Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 24.08.2021 tarihli ek rapora göre davacının adli muayenesi yapılarak meydana gelen kaza neticesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacıda oluşan daimi özür oranının %21 olduğu belirlenmiş olup trafik kazasının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan maluliyet durumunun incelenmesinde anılan yönetmeliğin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalının aksi yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, 6098 sayılı B.K.’nın 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)

Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, tarafların olaydaki kusur durumu, davacıda meydana gelen maluliyet derecesi ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının olmay sebebiyle duyduğu elem ve ızdırabın derecesi gibi hususlar dikkate alındığında davacı için takdir olunan manevi tazminatın yüksek olduğuna ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre; ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353-(1)/b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ...'ın istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. Başvuru sırasında alınması gerekli 16.518,920. TL harçtan peşin alınan 4.129,75. TL harcın mahsubu ile bakiye 12.389,17‬. TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,

  3. İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  5. Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ....tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararAçılanVeTazminattarihiSebebiylenumarasıerzurum(ÖlümTazminat)Cismanihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim