Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1432
2024/1405
25 Eylül 2024
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1432
KARAR NO : 2024/1405
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/04/2022 (Karar)
NUMARASI : 2020/108 Esas, 2022/258 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2019/...Esas sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri 9.919,17 TL borç anapara miktarlı icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine 03/07/2019 tarihinde itiraz ettiğini, borçlunun çeşitli tarihlerde müvekkil şirketin servis bölümünde fatura karşılığı 9.919,17 TL bedel ile aracını yaptırdığını ve seri numaraları ... olan irsaliyeli faturaların müvekkil şirketten davalıya kesildiğini, davalının müvekkil şirkte ödemesi lazım gelen miktarın taraflarına ödenmediğini, tüm bu nedenlerle borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla verilebilecek en üst hadden olmak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalının davaya cevap vermediği görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince, "Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dava fatura alacağına ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, icra takibine konu edilen 30.07.2018 tarihli ..., 26.03.2018 tarihli ... nolu üç adet fatura nedeniyle müvekkilinin lacaklı olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiştir. Faturalar incelendiğinde .... numaralı faturanın ...nolu faturanın devamı olduğu, bu iki faturanın aslında tek bir fatura olduğu görülmektedir. İş bu faturalarda davacı tarafından yapılan işlemler tek tek yer almaktadır.
Her iki taraf da tacir olduğundan taraf defleri incelenmiş, sunulan bilirkişi raporunda, davacı firmanın 20... yılı defter kayıtlarına göre 20... yılı sonu itibariyle davalının 9.919,18 TL borcunun olduğu, davalının 20... yılı yevmiye defter kayıtlarına göre davacının düzenlemiş olduğu fatutralardan ...-... nolu faturaların kaydedildiği; bu faturaların toplam tutarının 9.919.17 TL olduğu, bu faturalardan ... nolu faturanın ... ...A.Ş. cari hesabına kaydedildiği, ... nolu faturanın ise 100 Nakit Kasa hesabı ile kapatıldığı yani fatura bedelinin peşin olarak ödendiği tespit edildiğine ilişkin görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede davacının takip dosyasına konusu ettiği faturaların hem davacının hem de davalının defterlerinde kayıtlı olduğu açıktır, takip konusu edilen faturalar her iki tarafında defterlerinde kayıtlı olduğundan çekişme bu ödemenin yapılıp yapılmadığı hususunda toplanmaktadır.
Davalı vekilinin dosya safahatında sunmuş olduğu kart ekstreleri mahkememizce incelenmiş yapılan ödemelerin icraya konu faturalardan önceki tarihli olduğu görülmüş, davalı taraf defterlerinde kayıtlı olan işlemlere ilişkin yaptığı ödemeleri ispata yarar delil sunamadığı" gerekçesiyle "Davanın kabulü ile, Erzurum... İcra Müdürlüğünün 2019/...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 9.115,00 TL asıl alacak, 386,58 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si olan 1.900,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; servis kayıtlarının istenmesine rağmen davacı tarafın servis kayıtlarını mahkemeye sunmadığını, zira söze konu işlem yeni bir işlem olmayıp yapılan önceki hatalı işlemin devamı olduğundan dosya kapsamına sunacak delil niteliğinde belgesi de bulunmadığını, işbu izah edilen neden tek başına davanın haksız açıldığının net göstergesi olduğunu, davacı taraftan fatura değil servis kayıtlarını müvekkil şirketten ise ödeme dekontlarını ve defterlerinin istendiği, müvekkil şirket de bilirkişi raporunda belirtilen tarihle uyumlu ödeme dekontlarını ve defterlerini sunduğunu, bahse geçen dekontların ilk derece mahkemesinin belirttiği gibi eski tarihli olmayıp bilirkişi raporunda belirtilen tarih aralığında olduğunu belirterek davanın reddi, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne hükmedilmiş, davalı vekili tarafından kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
6100 sayılı HMK 297/1-2. maddesinde; “(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar;…c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri…..(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi mevcuttur.
Anayasa ve 6100 sayılı Yasa hükmü birlikte değerlendirildiğinde, mahkeme kararlarının içermesi gereken gerekçenin ilgili ve yeterli olması, çelişki, tereddüt ve şüphe içermemesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Karar gerekçesinin, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Mahkemece, kararın gerekçesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde davanın kabulü hüküm altına alınmak suretiyle gerekçeyle hüküm arasında çelişki oluşturulmuştur.
Bu durumda kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması nedeniyle mahkeme kararının re'sen kaldırılması gerekmiştir.
Diğer taraftan itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı dava olup takip talebinden fazlasına hükmedilemez. Somut olayda itirazın iptaline konu edilen dava değeri 9.919,17 TL olmakla birlikte davacı vekili icra dosyasına vaki itirazın tümden kaldırılmasını talep etmiştir. Eş söyleyişle itirazın iptali davasında dava değeri 9.919,17 TL olarak gösterilmiş olup davadaki talep icra takibine itirazın iptali ve takibin devamı niteliğinde ve icra takibindeki alacak çıkış bedeli işletilen faiz miktarıyla birlikte 10.364,84 TL olmakla mahkemece HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen “hakimin davayı aydınlatma ödevi” kapsamında davacı vekiline süre verilerek davadaki talebin ne miktar olduğu hususu açıklattırılarak davanın sonuçlandırılması ve talep sonucuna göre eksik harcın tamamlattırılması gerekirken bu husus gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Öncelikle somut dava Asliye Ticaret Mahkemesi olarak görülüp karara bağlanmış olmakla genel hükümlere göre görülmekte olup 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi ile (1) sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabidir. Hal böyle olunca, yukarıda belirtildiği üzere davacının talebinin tam olarak açıklığa kavuşturulmasından sonra talep edilen değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Kanun'un 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra ve bu yapılmamışsa 30. maddesi uyarınca noksan tespit edilen değer üzerinden dava harcı tamamlatıldıktan sonra yargılamaya devam olunması gerekir. Bu hükmün aksine, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe sonraki işlemlerin yapılamayacağını öngören aynı Kanun'un 32.maddesine aykırı olarak, davaya eksik harçla bakılması doğru değildir.
O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı HMK'nın 31. Maddesi gereğince Hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında davacının talebinin tam olarak açıklığa kavuşturulması davacı tarafa bu hususta beyanda bulunması için uygun bir sürenin verilmesi akabinde talep edilen değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü tamamlattırıldıktan sonra yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir.
HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde "...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda; yukarıda ayrıntılı biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine kamu düzeni yönünden yapılan incelemeye göre, kararın kararın kamu düzenine aykırı olduğu anlaşılmakla, HMK'nın 355 ve 353/1-a/6 maddesi uyarınca kararın re'sen kaldırılmasına, istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/04/2022 tarih ve 2020/108 Esas . 2022/258 Karar sayılı kararının dava dosyasının esası incelenmeksizin HMK’nın, 355 ve 353/(1). a. 6 maddesi gereğince RE’SEN KALDIRILMASINA,
-
Dava dosyasının HMK’nın 353/(1). a. 6 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Kaldırma sebebine göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
-
İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların davalı tarafa iadesine,
-
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
-
İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
-
Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15